Anasayfa / Haber / 15 Yıl Çalışıp Kıdem Tazminatı Alacaklara Yargıtay’dan Farklı Karar

15 Yıl Çalışıp Kıdem Tazminatı Alacaklara Yargıtay’dan Farklı Karar

Sponsorlu Bağlantılar

15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim gününü doldurarak işten ayrılanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alacakları yazıyı işverene vererek kıdem tazminatı alabilmekte, hatta bunlar daha sonra başka işyerinde işe girip çalışabilmektedir.

Kıdem tazminatı alabilme şartları 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenmiş olup bu konuda ayrıntılı bilgi Kıdem Tazminatı Uygulaması – Hak Kazanma Koşulları – Hesaplanması – Kapsama Giren Ödemeler başlıklı yazıda yer almaktadır. Maddeye göre, emeklilik için gerekli olan yaş dışındaki şartlardan prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi şartını tamamlayanlar işten ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alabilmektedir. 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim gününü tamamlayanlar da bu hükme istinaden kıdem tazminatı alabilmektedir. (Bkz. 15 Yıl – 3600 Günle Kıdem Tazminatı Alma Şartları Nelerdir ?)

Tekrar İşe Girebilirler

Bu şekilde 15 yıl – 3600 günü doldurduğu için işten ayrılıp kıdem tazminatı alan kişilerden daha sonra başka işyerinde çalışmaya başlayanlar sorun yaşamakta, bunları mahkemeye veren işverenler ödedikleri kıdem tazminatını geri alabilmekteydi. Bu tür davalar artınca Yargıtay bu konuda karar değiştirdi ve 15 yıl – 3600 günü doldurduğu için kıdem tazminatı alıp işten ayrılanların, daha sonra başka işyerinde çalışmaya başlamalarının fesih hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bunların tekrar işe girmelerinin önünü açtı ve bu konudaki engeli kaldırdı (Bkz. 15 Yılını Doldurunca Kıdem Tazminatı Alıp İşten Ayrılan Başka İşte Çalışabilir mi?). Yargıtay’ın sonraki kararları da hep bu yönde oldu.

Yargıtay’dan Farklı Karar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 4.3.2015 tarihli kararı (Esas No. 2013/11223, Karar No. 2015/9012) ise tamamen farklı yönde oldu. Daire kararında; Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi uyarınca; herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağına vurgu yaptı. Dolayısıyla da fesihten önce işçinin bir başka yerde iş bulup sonra feshe başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, işçinin fesih hakkını dürüstlük kuralına uygun kullanmadığını, dolayısıyla kıdem tazminatı alamayacağını belirtti.(isvesosyalguvenlik.com)

Yorum yaz

E posta adresiniz yorumda görünmeyecek. Hakaret ve küfür içeren yorumlar yayımlanmayacaktır. YORUMLAR ONAYA TABİ OLUP, ONAYLANDIKTAN SONRA SAYFADA GÖRÜNECEKTİR. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir. *

*