Anasayfa / Eski Haberler / Asgari Ücretten Vergi Kaldırılmadan Tartışmaları Başladı

Asgari Ücretten Vergi Kaldırılmadan Tartışmaları Başladı

Sponsorlu Bağlantılar

Şu an 16 yaşından büyükler için aylık brüt asgari ücret 940,50 TL olarak uygulanmakta olup, asgari ücretten üç kalem kesinti yapılmaktadır. Bunlar;

1-Sigorta Primi ile işsizlik sigortası primi işçi hissesi (% 14 + 1)

2-Gelir vergisi kesintisi (% 15)

3-Damga vergisi kesintisi (‰ 6,6)

Söz konusu kesintilerin toplamı 267,20 TL tutmakta ve 940,50 TL’lik brüt asgari ücretten bu kesintiler düşüldükten sonra, asgari geçim indirimi hariç, işçiye ödenecek net asgari ücret 673,30 TL’ye düşmektedir. Yani asgari ücretle çalışan bir işçiye işveren tarafından aylık 940,50 TL ödenmesi gerekirken, söz konusu kesintiler yapılarak işçi adına işveren tarafından devlete ödenmekte, kalan miktar ise işçiye ödenmektedir.

Asgari ücretten yapılan kesintinin yüksek olması, özellikle de asgari ücretten vergi alınması, işçi kesimi (çalışanlar ve işçi sendikaları) tarafından ülkemizde yılladır eleştirilmekte, en azında vergi kesintisinin azaltılması istenmektedir.

Meseleye işveren açısından bakıldığında ise 940,50 TL tutarındaki brüt asgari ücrete, 183,80 TL tutarındaki sigorta primi işveren hissesi ile 18,80 TL tutarındaki işsizlik sigortası işveren hissesi eklendiğinde, asgari ücretle çalışan bir işçinin işverene aylık maliyeti 1.143,10 TL olmaktadır. Bu yönüyle de yıllardır işveren kesimi (işverenler, işveren sendikaları ve dernekleri), asgari ücretin işverene maliyetinin yüksek olduğundan yakınmaktadırlar.

Hal böyleyken, Türkiye Büyük Millet Meclisi Uzlaşma Komisyonu’nda müzakere ve görüşmeleri devam eden yeni Anayasa çalışmaları kapsamında, “Sosyal güvenlik ve adil ücret hakkı” maddesinin ele alındığı bölümde; “”Herkes çalışma, dinlenme, insan onur ve haysiyetine uygun yaşam sürdürmesini sağlayacak düzeyde bir adil ücret hakkına sahiptir. Hiçkimse yaşına ve gücüne aykırı işte çalıştırılamaz. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adil bir ücret elde etmek, sosyal yardımlardan yararlanmak, yaşam düzeyini yükseltmek ve çalışanları ve işsizleri korumak, işsizliği önlemeye elverişli bir ekonomik ortam yaratmak, iş güvenliğini korumak için gerekli tedbirleri alır. Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ekonomik durumu göz önünde bulundurulur. Asgari ücretten vergi alınamaz” şeklinde bir hükmün Anayasaya konulması hususunda taraflar arasında uzlaşmaya varıldığı yönünde, yazılı ve görsel basında haberler yer aldı.

Bu haber çalışan kesim tarafından sevinçle karşılanırken, çok geçmeden tartışmalar da başladı. İşveren örgütlerinin “yükümüz ağır, bu para bize verilmeli” şeklinde taleplerinin olduğuna dair haberler de yazılı ve görsel basında yer almaya başladı.

Öte yandan, eğer söylendiği gibi, asgari ücret vergi dışı bırakılırsa, bu durumda asgari ücretle çalışanlar açısından asgari geçim indirimi uygulaması da doğal olarak sona erecektir. Çünkü, daha önce çalışanlar tarafından yıl boyunca toplanan fiş ve faturalar karşılığı yapılan vergi iadesinin yerini, 5615 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle getirilen asgari geçim indirimi uygulaması almış, fiş ve fatura toplama uygulaması sona ermiş, 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren asgari geçim indirimi uygulaması başlamıştı. Bu uygulama ile, çalışan kişinin bekar veya evli olup olmadığı, evli ise çocuk sayısı dikkate alınarak, asgari geçim indirimi adı altında belirlenen tutar çalışanın aylığından/maaşından kesilecek vergi miktarından düşülerek, yani çalışan kişinin ödeyeceği vergiden o kişi için belirlenen asgari geçim indirimi tutarında indirim yapılarak, bu miktar çalışana ödenmektedir. Eğer söylendiği gibi, asgari ücretten vergi kesintisi kaldırılırsa, bu durumda asgari geçim indirimi yapılacak bir vergi kesintisi söz konusu olamayacağından, bu durumda asgari ücretliler için asgari geçim indirimi uygulaması da söz konusu olmayacaktır. Ancak, vergi kesintisi kaldırıldığında, daha önce vergi olarak asgari ücretten kesilen miktar aynen işçiye kalırsa, bu durumda asgari geçim indirimi uygulamasının sona ermesi işçi açısından herhangi bir kayıp oluşturmayacaktır. Çünkü, asgari geçim indiriminde, belirlenen asgari geçim indirimi tutarı işçiden kesilen vergiden düşülerek işçiye iade edilirken, asgari ücretten vergi kaldırıldığında kesilen verginin tamamı zaten işçiye iade edilmiş olacaktır.