Anasayfa / Yazarlar / Ali Hüseyin KAYA / Avukatların Sosyal Güvenceleri ve Ödeyecekleri Primler

Avukatların Sosyal Güvenceleri ve Ödeyecekleri Primler

Sponsorlu Bağlantılar

Serbest çalışan avukatların sosyal güvenceleri ilk olarak 19/03/1969 tarihli, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun mülga 186. maddesi ile sağlanmıştır. Buna göre;

– Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi bir hizmette çalışmakta olanlar,

– 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına girenler,

* Aynı Kanunun 85. maddesindeki isteğe bağlı sigortadan faydalananlar,

* Aynı Kanunun geçici 2. maddedeki borçlanma hakkından faydalananlar,

hariç olmak üzere, serbest çalışan avukatların 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86. maddesi gereğince zorunlu topluluk sigortasına tabi olacakları hüküm altına alınmış idi.

 01/10/2008 tarihine kadar avukatlar, 506 sayılı Kanuna tabi olarak mevcut sosyal güvenlik sistemi içinde yaşlılık, malullük ve ölüm sigortalarından (uzun vadeli sigorta kollarından) yararlanmışlardır. Ancak iş kazaları, meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigorta kolları olan kısa vadeli sigorta kollarının hukuken topluluk sözleşmesine dahil edilme imkanı bulunmasına rağmen uygulamada bu sigorta kolları uygulanmadığından avukatlar tarafından sürekli eleştirilmiştir.

Yeni sosyal güvenlik kanununun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden itibaren 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 186-189. ve 191. maddeleri ile 506 sayılı kanunun 86. maddeleri yürürlükten kaldırılmış ve serbest çalışan avukatlar bu tarihten itibaren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 50. maddesi gereğince 4-b (Bağ-Kur) statüsünde İsteğe Bağlı Sigortalı sayılmışlardır.

Yeni sosyal güvenlik sisteminde, avukatların çalışma durumlarına göre sosyal güvenlik statüleri de değişmektedir.

Stajyer Avukatların Sosyal Güvenceleri

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 15. maddesinde; “Avukatlık stajı bir yıldır. Stajın bu kısmında yer alan hükümler uyarınca ilk altı ayı mahkemelerde ve kalan altı ayı da en az beş yıl kıdemi olan (bu beş yıllık kıdem hesabına Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler de dahildir.) bir avukat yanında yapılır…” Denilmektedir. Buna göre avukatlık stajı kanuni bir zorunluluk olup, Kanun ile “Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliği” çerçevesinde yapılmaktadır. Dolayısı ile avukat ile stajyer avukat arasındaki ilişki iş akdi ilişkisi ya da hizmet akdi ilişkisi olmayıp kanuni bir ilişki olmaktadır. Bu nedenle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun uygulandığı 01/10/2008 tarihinden önce olduğu gibi 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra da avukatlık stajı süresince stajyer avukatlar sigortalı (4-a kapsamında) olamamaktadırlar.

Bununla birlikte stajyer avukatlar, 5510 sayılı Kanunun 50. maddesi gereğince staj süresince 4-b kapsamında isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri gibi, aynı kanunun 41. maddesinin (e) bendi gereğince (Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri”)  bu staj sürelerini daha sonra borçlanabilme imkanları da vardır.

Zorunlu genel sağlık sigortası 01/01/2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlandığından, stajyer avukatların da şayet isteğe bağlı sigortalı değillerse, gelir testi yaptırarak GSS primlerini ödemeleri gerekmektedir.

4-c Kapsamındaki Avukatlar

657 sayılı Devlet Memurları Kanuna tabi olarak çalışan (5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununa tabi olan) avukatlar 5510 sayılı Kanunun 4-1/c maddesi kapsamında sigortalıdırlar. Sosyal güvenlik açısından avukatlar da diğer kamu çalışanları gibi aynı hükümlere tabidir. Sigorta ve prim belgelerinin verilmesi ve primlerinin ödenmesi Kurumlarının sorumluluğundadır.

4-a Kapsamındaki Avukatlar

Herhangi bir işletmede, işyerinde, işveren ya da avukatın yanında hizmet akdiyle çalışan avukatlar 5510 sayılı Kanunun 4-a maddesi kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. Uygulamada genellikle bordrolu avukat olarak adlandırılan bu çalışanların, vergi mükellefiyetleri ve kendileri adına kayıtlı avukatlık büroları olmaması gerekmektedir. Diğer çalışanlarda olduğu gibi avukatların da sigorta bildirimleri ile prim belgelerinin verilmesi ve primlerinin ödenmesi işverenlerin sorumluluğundadır.

4-b Kapsamındaki Avukatlar

Serbest çalışan avukatların sigortalılıkları yukarıda da anlatıldığı gibi 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 186-189 ve 191. maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86. maddesi çerçevesinde topluluk sigortası yoluyla sağlanmakta iken, 5510 sayılı Kanunla topluluk sigortası uygulaması sona erdirilmiş ve 01/10/2008 tarihinden itibaren serbest çalışan avukatlar 5510 sayılı Kanunun 50. maddesi gereğince 4-b kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı sayılmışlardır.

Bu hüküm gereğince, bir hizmet akdi olmaksızın, kendi adına ve hesabına ticari kazanç veya serbest meslek kazancı elde eden, gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan avukatlar, Kanunun 4-b maddesi kapsamında sigortalı sayılacaklar ve isteğe bağlı sigortalı olacaklardır. Her ne kadar isteğe bağlı sigorta denilmekte ise de aslında mecburi bir sigortalılık sözkonusudur.

Bu kapsamdaki avukatların sigortalılığı vergi kaydının başlangıç tarihi ile birlikte başlatılmakta olup, topluluk sigortası uygulamasında olduğu gibi ilgili baro başkanlığı tarafından herhangi bir bildirim yapılması gerekmemektedir. Vergi dairelerini, avukatların vergi mükellefiyetinin tesisinden itibaren 15 gün içinde SGK’ya bildirmde bulunmaları gerekmektedir.

Prime Esas Kazançlar (Prim Matrahları)

Prime esas kazanç beyanı, ilgilinin isteğine göre prime esas kazancın alt sınırı ile üst sırı arasında serbestçe belirlenerek, Kurumun ilgili ünitesine yazılı olarak beyan edilmesi ya da sözlü beyanının sisteme girilmesi ve tahakkuk alınması şeklinde olabilmektedir. Prime esas kazanç beyanı değiştirilmediği ve primler ödendiği sürece bu beyan diğer aylarda da geçerli olmaktadır.

Kuruma kazanç beyan edilmemesi halinde, her ay yapılan ödemeler, prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak kaydıyla, ödemenin ait olduğu ay için beyan olarak kabul edilmektedir.

Primlerin ödenmesi gereken süre içinde kazanç beyanında bulunulmaması ve herhangi bir ödeme de yapılmaması halinde primler alt sınır üzerinden tahakkuk ve tahsil olunmaktadır.

Diğer taraftan dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, 5510 sayılı Kanunun 80. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi “Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz.” gereğince, yanında sigortalı (avukat, sekreter, büro elemanı vs.) çalıştıran avukatların prime esas kazançlarının, yanında çalıştırdıkları sigortalılardan kazancı en yüksek olanın kazancından daha az olamayacağıdır. Bu yasal gereğe aykırı davrananların kazançları Kurumca re’sen arttırılarak, aradaki fark primler gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.

SGDP Uygulaması

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmakta olan avukatlar ile bu tarihinden önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık aylığı bağlanmış bulunan avukatlar ile yine bu tarihinden önce T.C. Emekli Sandığı’ndan malullük veya emekli aylığı bağlanmış bulunan ve bağlanacak olan avukatlar, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek serbest avukatlık faaliyetlerini sürdürebilirler. (www.isvesosyalguvenlik.com)

A. Hüseyin KAYA*

———————-

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu

alihuseyinkaya@gmail.com