facebook twitter in rss
 
2015 Yılında Uygulanacak Tutarlar / 2015 Pratik Bilgiler
TORBA YASA ÖZEL - 6552 Sayılı Torba Yasa Hakkındaki Tüm Haber - Bilgi ve Açıklamalar
Brüt Asgari Ücret Net Asgari Ücret - Bekar İşçi Prime Esas Kazanç Alt Sınır Prime Esas Kazanç Üst Sınır
1.201,50 TL 949,07 TL 1.201,50 TL 7.809,90 TL
Anasayfa / Yazarlar / Esman DİLLİ / Ayda 30 Günden Az Çalışan İşçinin 30 Gün Üzerinden Bildirilmesini Gerektiren Haller ve Diğer Özellikli Durumlar

Ayda 30 Günden Az Çalışan İşçinin 30 Gün Üzerinden Bildirilmesini Gerektiren Haller ve Diğer Özellikli Durumlar

Sponsorlu Bağlantılar

4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca, genel olarak çalışma süresi haftada en çok 45 saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. İşçi ve işverenin anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde 11 saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu durumda da iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini yani 45 saati aşamaz. Bu iki aylık denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.

4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca da bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, tatil gününden önce 63 üncü maddede belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yani haftalık 45 saatlik çalışma süresini tamamlamış olmaları koşulu ile işçilere yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak işçiye ödenir. Uygulamada da genel olarak hafta içi sekizer saat ve Cumartesi günü de öğlen saat 13:00’a kadar yani beş saat çalışan işçilere Pazar günü hafta tatili izni verilmektedir. İşçiye hafta tatili izninin mutlaka Pazar günü kullandırılması şart olmayıp, eğer işyerinde Pazar günü de çalışma yapılıyor ise bu durumda hafta tatili izni uygun olan başka bir günde kullandırılabilir.

İşçinin işyerindeki haftalık çalışma süresi eğer 45 saati aşıyorsa, 4857 sayılı İş Kanunun 41 inci maddesi uyarınca, 45 saati aşan kısım fazla çalışma sayılır. Bu durumda her bir saatlik fazla çalışma (fazla mesai) için, normal saat başına düşen ücret miktarının yüzde elli fazlası ücret ödenmesi gerekir. Öte yandan, fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz.

Yukarıda belirtildiği şekilde, bir günlük hafta tatili izni ile birlikte işçi haftanın yedi günü, dolayısıyla da bir ayda 30 gün işyerinde çalışmış sayılır, buna bağlı olarak da her ay 30 gün üzerinden sigortalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekir.

Ancak, haftanın her günü işyerinde çalışmayan, dolayısıyla hafta tatili iznine de hak kazanamayan işçiler de bulunmaktadır. Doğal olarak bu durumdaki işçiler her ay 30 gün üzerinden değil, ay içerisinde işyerinde kaç gün çalışmışsa, çalıştığı gün sayısı üzerinden sigortalı olarak bildirilmektedir. İşte burada çok önemli bir ayrıntı devreye girmektedir. Eğer işçinin, haftanın hangi günü işe geleceği, hangi günü işe gelmeyeceği önceden kesin olarak belirlenmişse, yani işçi haftanın önceden belirlenen günlerinde işyerine gelip çalışıyor, diğer günlerde ise serbest kalıyorsa, bu durumda işveren doğal olarak o işçiyi işyerinde çalıştığı gün sayısı üzerinden sigortalı olarak bildirebilir. Her ay otuz gün üzerinden sigortalı olarak bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ayda 30 Günden Az Çalışan İşçinin 30 Gün Üzerinden Sigortalı Gösterilmesini Gerektiren Durum:

Eğer durum böyle değilse, yani işçinin haftanın hangi günü işe geleceği, işveren tarafından hangi gün, ne zaman işe çağrılacağı belli değilse, her an işveren çağırabilir endişesiyle beklemek ve işveren çağırdığında işe gelmek zorundaysa, bu durumdaki işçi haftanın kaç günü işe gelir ve işyerinde çalışırsa çalışsın, işverenin bu işçiyi her ay 30 gün üzerinden sigortalı olarak bildirmesi gerekir. Çünkü, bu durumdaki işçinin ne zaman işe çağrılacağı belli olmadığından, işçi işyerinde çalışmadığı, yani boş kaldığı günler için başka herhangi bir yerde işe giremez, çalışamaz, dolayısıyla her ay 30 gününü işverene ayırmış olur. Nitekim, 4857 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; işçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği sürelerin, çalışma süresinden sayılacağı belirtilmiştir.

Çağrı Üzerine Çalışma:

4857 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin, yani işçinin işyerine gelip çalışacağının kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş ilişkisidir. Burada, hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi 20 saat olarak kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır. Bu çalışma ilişkisinde, işçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle, yani işyerine gelip çalışmakla yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 101 inci maddesi uyarınca; çağrı üzerine çalışmada, yazılı iş sözleşmesi ile çalışma süresi gün, hafta veya ay olarak belirlenmiş ise işçi bu sözleşmede belirlenen süreler üzerinden sigortalı olarak bildirilir. Eğer, taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta veya ay olarak belirlenmemiş ise 4857 sayılı Kanunun söz konusu 14 üncü maddesi hükümleri de dikkate alınarak, sigortalının ay içerisinde işyerinde çalıştığı toplam süre (aylık çalışma saati toplamı) günlük çalışma süresi olan 7,5 (yedi buçuk) saate bölünerek, sigortalı için Kuruma bildirilmesi gereken gün sayısı tespit edilir. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar bir güne tamamlanır. Ancak 4857 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca, hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi 20 saat olarak kararlaştırılmış sayılır. Öte yandan, Yönetmeliğin 101 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca; bu şekildeki bir hesaplamada haftalık toplam çalışma süresi normal haftalık çalışma süresi olan 45 saatin üçte ikisi oranından fazla yani 30 saat veya daha fazla çıkarsa o zaman işçinin aylık 30 gün üzerinden sigortalı olarak bildirilmesi gerekir.

Çağrı Üzerine Çalışmanın Ayda 30 Günden Az Çalıştığı Halde 30 Gün Üzerinden Sigortalı Gösterilmeyi Gerektiren Çalışmadan Farkı:

Çağrı üzerine çalışmada en önemli fark; taraflar yani işçi ve işveren aralarında anlaşarak aksini kararlaştırmamışlarsa, işveren işçiyi işe çağıracağı zaman en az dört gün önceden işçiye bildirmek zorundadır. Ayrıca bu çalışma ilişkisinde taraflar, işçinin hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde işyerinde ne kadar süreyle çalışacağını yazılı sözleşme ile belirleyebilirler. İşçinin, işyerinde ayda 30 günden az çalıştığı halde 30 gün üzerinden bildirilmesini gerektiren iş ilişkisinde ise tamamen belirsizlik söz konusudur. İşverenin işçiyi ne zaman işe çağıracağı, işçiyi haftanın hangi günleri, haftada veya ayda ne kadar süre veya kaç gün çalıştıracağı belli değildir. Böyle olunca da işçi işyerinde çalışmaksızın boş geçirdiği süreleri, her an işveren çağırabileceği için değerlendirmez, başka bir işe giremez.

Part-Time Çalışma:

Par-time çalışma, işçinin işyerinde günlük çalışma süresinin tamamında değil, günde sadece birkaç saat çalıştığı çalışma şeklidir. 4857 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesinde kısmi çalışma olarak nitelendirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 101 inci maddesinde de sigortalının normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre üçte ikisi oranından yani haftalık 30 saatten daha az belirlendiği çalışmalar kısmî süreli çalışma olarak nitelendirilmiştir. Part-time yani kısmi süreli çalışmada, işçinin bir aylık çalışma saati toplamı günlük normal çalışma süresi olan 7,5 (yedi buçuk) saate bölünerek, işçinin ay içerisindeki çalışmasının kaç güne isabet ettiği bulunur, 7,5 saatten az süreler bir gün olarak sayılır, bu şekilde tespit edilen gün sayısı üzerinden işçi sigortalı olarak bildirilir. Eğer haftalık çalışma süresinin toplamı 30 saat veya üzerinde ise bu taktirde part-time yani kısmi çalışmadan söz edilemez.

30 Günden Az Çalışan İşçilerle İlgili Verilmesi Gereken Belgeler:

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 86 ncı maddesi ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 102 nci maddesi onikinci fıkrası uyarınca; ay içerisinde 30 günden az çalışan, dolayısıyla da aylık prim ve hizmet belgesinde çalışma süreleri 30 günden az gösterilen sigortalılarla ilgili olarak;

a) Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularından veya işyeri hekimlerinden alınmış istirahatlı olduğunu gösteren raporun,

b) Ücretsiz veya aylıksız izinli olduğunu kanıtlayan izin belgesinin,

c) Disiplin cezası uygulaması, gözaltına alınma ile tutukluluk hâline ilişkin belgelerin,

ç) Kısmi süreli çalışmalara ait yazılı iş sözleşmesinin,

d) İşverenin veya sigortalının imzasını da taşıyan puantaj kayıtlarının,

e) Grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, doğal afetler nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulduğunu veya işe ara verildiğini gösteren ilgili resmî makamlardan alınan yazı örneğinin,

sigortalıların eksik gün bildirimine ilişkin bilgi formu (Ek-10) ekinde Kuruma verilmesi veya Acele Posta Servisi, iadeli taahhütlü ya da taahhütlü olarak Kuruma gönderilmesi gerekir.

Yukarıda sayılan hâllere ilişkin belgelerin geriye yönelik olarak her zaman düzenlenebilir nitelikte olanları, aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süreden sonra verilmesi hâlinde işleme konulmaz.

Genel bütçeye dahil dairelerin, özel bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, fonların, belediyelerin, il özel idarelerinin, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmelerin, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşların, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarının, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının, sendikaların, vakıfların, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşların işyerleri ve toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile 30 ve üzerinde sigortalının çalıştırıldığı aylara ilişkin özel sektör işyerlerinde eksik gün bildirim nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesi yeterlidir. Bu işyerleri için ayrıca eksik gün bildirim formu ile eki belgeler aranmaz.

Kurumca Re’sen 30 Güne Tamamlama:

5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi beşinci fıkrasında; sigortalıların 30 günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, 30 günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesinin Kurumca re’sen düzenleneceği ve muhteviyatı primlerin, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre Kurumca tahsil edileceği belirtilmiştir. Kanunun bu hükmüne istinaden, eksik gün nedenlerine ilişkin bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi veya verilmesine rağmen Kurumca geçerli sayılmaması halinde, sigortalının aylık çalışma süresi Kurumca re’sen 30 güne tamamlanır ve aradaki fark prim işverenden alınır.

Ayda 30 Günden Az Çalışanların Aylık Çalışma Süresinin Kendileri Tarafından 30 Güne Tamamlanması:

5510 sayılı Kanunun 50 nci maddesi ikinci fıkrasının (a) bendi ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 91 ve 96 ncı maddeleri uyarınca ayda 30 günden az çalışan veya tam gün çalışmayan yani part-time çalıştığı için ay içersindeki toplam çalışma süresi 7,5 saate bölününce aylık çalışma süresi 30 günden az çıkan sigortalılar, isterlerse ayrıca isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyip aylık prim ödeme gün sayılarını 30’a tamamlayabilirler. Bu şekilde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına 30 günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu süreler, 01/03/2011 öncesi için 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak, 01/03/2011 tarihi ve sonrası için yapılan prim ödemeleri ise 4/a kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

Genel Sağlık Sigortası Primlerinin 30 Güne Tamamlanması:

Sigortalıların 30 günden az gösterilmesiyle ilgili belgeler Kuruma verilmiş ve Kurumca kabul edilmiş olsa bile, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi dördüncü fıkrası uyarınca; 4/a kapsamında sigortalı olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalıların, eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin kendileri tarafından 30 güne tamamlanması zorunludur. Bu durumda olan sigortalıların eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primleri, 5510 sayılı Kanunun genel sağlık sigortalısı sayılanlarla ilgili 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi veya (g) bendi kapsamında ödenir. Yani bu kişilerin harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, yapılacak gelir testi sonucunda tespit edilecek aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olanların, eksik güne ait genel sağlık sigortası primleri ilgili kamu idareleri (devlet) tarafından, bunun dışındakilerin eksik güne ait genel sağlık sigortası primleri kendileri tarafından ödenir. (www.isvesosyalguvenlik.com)