Anasayfa / Haber / Çalışınca Malullük Aylığının Kesilmesi Anayasaya Aykırı Değil

Çalışınca Malullük Aylığının Kesilmesi Anayasaya Aykırı Değil

Sponsorlu Bağlantılar

Gerek Sosyal Güvenlik Reformundan önceki mevzuat, gerekse şu an yürürlükte olan mevzuat uyarınca; malullük aylığı alan birinin sigortalı herhangi bir işte çalışmaya başlaması halinde aylığı kesilmektedir.

Çünkü 5510 sayılı Kanunun 27 nci maddesindeki hüküm aynen; “Malûllük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir.” şeklindedir. Bunun istisnası olan durumlar ise Malullük Aylığı Alanların Çalışabileceği Durumlar başlıklı yazıda belirtilmiştir. Sosyal Güvenlik Reformundan önce yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde de aynı hüküm yer almaktaydı.

Dava Konusu Olay

Bahse konu olayda da kendisine 1996 yılında malullük aylığı bağlanan şahıs 4.7.2006 tarihinde tekrar çalışmaya başlamış, ancak aynı zamanda malullük aylığı da almaya devam etmiş, şahsın tekrar çalışmaya başladığını 2.7.2013 tarihinde tespit eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) almakta olduğu maluliyet aylığını kesmiş ve çalışmaya başladığı Temmuz 2006 ile maluliyet aylığının kesildiği Temmuz 2013 dönemi arasında ödenen maluliyet aylığının toplu olarak iadesini talep etmiştir, bunun üzerine söz konusu şahıs mahkemede borcun iptali (borçlu olmadığının tespiti) için dava açmış, mahkemenin verdiği karara karşı Yargıtaya temyize gidilmiş; bu şekilde dava dosyası önüne gelen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kişinin çalıştığı için malullük aylığının kesilmesine gerekçe gösterilen söz konusu kanun hükmünü Anayasaya aykırı bularak Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmıştır.

İptal İsteminin Gerekçesi

21. Hukuk Dairesi Anayasa Mahkemesine açtığı iptal davasında gerekçe olarak; iptali istenen kanun hükmüyle, malullük aylığı almakta iken çalışmaya başlaması nedeniyle aylığı kesilen malul sigortalının çalışma imkânının tamamen ortadan kaldırıldığını, bu durumun çalışma hakkına ölçüsüz bir müdahale niteliğinde bulunduğunu, çalışma hakkı yönünden eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu, maluller için alınacak tedbirlerin ise eşitlik ilkesine aykırı olmayacağını, Devletin bireylerin maddi ve manevi varlıklarının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama ve engellilerin korunmalarını sağlayıcı tedbirleri alma yükümlülükleriyle bağdaşmadığını belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin Red Kararının Gerekçesi

Buna karşılık Anayasa Mahkemesi ise söz konusu Kanun hükmünün Anayasaya aykırılık teşkil etmediği sonucuna vararak iptal talebini oyçokluğuyla reddetmiş, dört üye ise karşı yönde oy kullanmıştır. Mahkemenin konuya ilişkin gerekçeli kararı 11 Ekim 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. (Esas Sayısı: 2015/105, Karar Sayısı: 2016/133, Karar Tarihi: 14.7.2016)

Anayasa Mahkemesi iptal talebinin reddine gerekçe olarak;

– İptali istenen kanun hükmünün, bireyin sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmadığını ve malullükten emekli olma statüsünün zarar görmediğini, çünkü malullük aylıkları kesilenlerden işten ayrılarak malullük aylığı verilmesi için yazılı istekte bulunanlara kontrol muayenesine tabi tutulmak ve malullüğünün devam ettiği anlaşılmak şartıyla malullük aylığının tekrar bağlandığını, bu durumda da sosyal güvenliğin sosyal riskler karşısında asgari yaşam düzeyinin sağlanması amacının ortadan kalkmamış olduğunu; kişinin malullüğü dolayısıyla çalışamama riski karşılığında sosyal güvenlik sisteminin kendisine sağladığı malullük aylığından, belirtilen Kanuna tâbi işlerde çalışarak daha iyi bir yaşam elde etme düşüncesiyle kendi isteği ile vazgeçmiş olduğunu,

– Kanuna göre, malullük aylığının bağlanabilmesi için gerekli şartlardan birinin de malulün çalışmakta olduğu işten ayrılması olduğuna göre, yeniden çalışılma hâlinin malullük aylığının kesilmesinin doğal bir nedeni olduğunu,

– Çalışılamayacak olması nedeniyle bağlanan bir aylığın, çalışılmaya başlanılması nedeniyle kesilmesinin, malullük aylığının getirilme nedeni ile uyumlu olduğunu,

– Malullük aylığına hak kazanma şartlarının belirli bir ölçü ve denge gözetilerek belirlenmesinin ve bu bağlamda Kanuna tâbi bir işte çalışılmama hâlinin de bir koşul olarak öngörülmesinin, çalışma hakkını sınırlayan veya Devletin, engellilerin korunması ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alma yükümlülüğüne aykırı bir düzenleme olarak nitelendirilemeyeceğini,

– Açıklanan nedenlerle iptali istenen Kanun hükmünün, Anayasa’nın 5., 48., 49. ve 61. maddelerine aykırı olmadığını,

belirtmiştir. (isvesosyalguvenlik.com)

Yorum yaz

E posta adresiniz yorumda görünmeyecek. Hakaret ve küfür içeren yorumlar yayımlanmayacaktır. YORUMLAR ONAYA TABİ OLUP, ONAYLANDIKTAN SONRA SAYFADA GÖRÜNECEKTİR. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir. *

*