Anasayfa / Emeklilik / Erken Emeklilik Düzenlemesinden Vaz mı Geçildi?

Erken Emeklilik Düzenlemesinden Vaz mı Geçildi?

Sponsorlu Bağlantılar

1999 yılında emeklilik (yaşlılık aylığı) şartları değiştirilmeden önce, emeklilik için çalışma süresi ve prim ödeme gün sayısı şartı aranıyor, bu iki şartı tamamlayanlar, yaşlarına bakılmaksızın talep etmeleri halinde emekli olabiliyordu. Ancak, çalışanların erken yaşta emekli olmaları, buna bağlı olarak emekli sayısının artması, aktüeryal dengeleri bozduğundan ve sosyal güvenlik açıklarının artmasına neden olduğundan, emeklilik için gerekli çalışma süresi ve prim gün sayısına ayrıca yaş şartı da eklendi. Yapılan bu düzenlemeden sonra birçok çalışan, emeklilik için gerekli olan çalışma süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurduğu halde üçüncü şart olan yaşı doldurmadığından emekliliği yaşa takıldı. Hatta emekliliğine çok kısa süre kalan, emeklilik için gün sayan bazı çalışanların bu değişiklikten sonra emeklikleri için gerekli süre önemli ölçüde uzadı. Bunun ardından da “emeklilikte yaşa takılanlar” diye tabir edilen ve yaklaşık beş milyon kişiden oluşan yeni bir kesim ortaya çıktı. Bu kesimin itirazlarının en önemli gerekçesi, “biz işe girerken emeklilik için gerekli şartlar belliydi, bu şartlara göre emekliliği beklerken şartlar değiştirildi” şeklindeydi.

Bu kapsamdaki kişiler için, bir ara medyada bunlar gerekli çalışma süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurduklarında, artık çalışmasalar bile prim ödemeden sağlık yardımlarından yararlanma hakkı elde edecekler şeklinde haberler yer aldı. Ancak bu konuda söylenenler bir türlü gerçekleşmedi.

Öte yandan, emeklilikte yaşa takılanlar seslerini duyurabilmek için ülke çapında çeşitli örgütlenme ve gruplar oluşturdular, siyasilerle görüşmeler yaptılar. Son olarak, kademeli emeklilik sisteminin yürürlüğe girmesiyle hak kaybına uğradıklarını savunan, bir grup halinde geçtiğimiz Mart ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile görüştüler. Görüşme sonrasında Bakan Çelik; ”Bütün kesimlerin sorunlarını dinlemek, enine boyuna irdelemek, haklı haksız, eksik fazla ne varsa bunları karşılıklı konuşarak ortaya çıkarmak, bizim yönetim anlayışımız. Bunu bütün alanlarda uyguladığımız gibi, bu şekilde talepte bulunan değerli arkadaşlarla da bir araya gelmeyi uygun bulduk. Kendilerinden bilgileri alacağız. O bilgiler, bizdeki bilgilerle karşılaştırılacak. Ortaya çıkacak tabloyu da sürekli iletişim halinde olarak değerlendirmeye devam edeceğiz.” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Bu görüşmeden kısa bir süre sonra medyada ilk önce, prim gününü doldurduğu halde emeklilik için yaşını bekleyenlere daha düşük bir maaşla hemen emekli olma hakkı getirileceği şeklinde haberler çıktı. Daha sonra, bu haktan sadece 7000 günün üzerinde prim ödeyenlerin yararlanacağı, 15 maddelik tasarının hazır olduğu, yakın zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk dileceği, düşünülen alternatiflerden birinin, emekliliğe kalan her yıl için bağlanacak emekli aylığında yüzde beş indirimi kabul edenlerin erken emekli olması şeklinde olduğu, haberleri medyada yer almaya devam etti.

Medyada bu şekilde haberler yer alırken, Prof. Dr. Şükrü KIZILOT’da tam tersi “erken emeklilik için umutlanmayın” şeklinde bir yazı yazdı. Kızılot yazısında; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı üst düzey yetkilileri tarafından böyle bir düşüncenin ortaya atıldığını ama yüksek maliyeti nedeniyle anında vazgeçildiğini, erken emekliliğin imkansız olduğunu, bunun bir değil birden fazla nedeni olduğunu, 5 milyon kişiye ortalama olarak ayda 1.000 lira aylık bağlansa, 60 milyar lira (eski parayla 60 katrilyon lira), ayda 800 lira bağlansa 48 milyar lira edeceğini; asgari ücretten ayda yaklaşık 360 TL, yılda 4.320 (sigorta primi işçi ve işveren primi, işsizlik sigortası primi ve gelir vergisi) toplandığını, 5 milyon kişi hesabıyla bunun da 21.6 milyar lira “vazgeçilen gelir” anlamını taşıdığını, böyle bir düşüncenin ortaya atıldığını ama yüksek maliyeti nedeniyle “anında vazgeçildiğini, bazı gazetelerin yazdığının aksine, önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu’na 5 milyon kişiye “erken emeklilik” ile ilgili bir düzenlemenin gelmesinin söz konusu olmadığını belirtti.

Bu şekilde haberler çıkmaya devam ederken ve herkes umutlanmışken, Anadolu Ajansı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk ÇELİK’in “Bu ayaküstü çözülecek bir konu değil. Şu anda üzerinde çalışıyoruz” dedi. Emeklilikte yaşı bekleyenlerle bir araya geldiğini anlatan Çelik, konunun özellikle 2000 yılı öncesindeki SSK’lıları ilgilendirdiğini belirterek şunları söyledi; “Bunların sayıları 5 milyon. 500 bini prim gününü doldurmuş yaşı bekliyor. Bu 500 bine peyderpey 5 milyon kişi ilave olacak. 1999 yılında eski yasayla vatandaş 10 yıl sonra emekli olacağını düşünürken o günün üçlü koalisyon hükümeti, ‘Kusura bakmayın 10 yıl değil 20 yıl sonra emekli olacaksınız’. Şimdi onlar, ‘Oyun oynarken kural değişti, bizim ne günahımız var?’ diyor. Biz de kendilerine söyledik ‘Haklısınız, bu hakkı size teslim ediyoruz.” Türkiye’de 10 milyon emekli olduğunu, buna 5 milyon daha ilave etmenin mali açıdan ağır bir yük olacağına dikkat çeken Çelik, “Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) görüşürüz. Mali yönü ortaya çıksın konu netleşir. Ama kimseye ümit vermedik” şeklindeki açıklamasını yayımladı. Daha sonra Bakan Çelik konuyla ilgili olarak; “Yarım gün boyu birlikte olduk, dertlerini dinledik. Gerçekten çok ciddi sorunlarla karşı karşıya olan kardeşlerimiz de var. ‘Bizden öncekiler böyle bir şey yaşanmadı, oyunun ortasında değil de bu kural çalışmaya başlayanlara konsaydı’ şeklinde talepleri var. Biz de Batı’daki uygulamalara bakalım, bu nedir. Yani sizin şu an emekliliğiniz 5 yıl önce alınırsa ne gibi bir maliyet çıkıyor. Çünkü bizim yeni bir maliyeti çıkartacak uygulamayı devreye koyma şansımız yok. Orta, kısa vadeli programlarımız belli. Fakat burada sağlıkla ilgili yaşanan problemi olanlar var. Bazıları belki de çok daha düşük aylıkla emekli olmayı kabul edecek vatandaşlar da var. Bizim şu an yaptığımız şu; bu vatandaşlar bir talepte bulunuyor, bizler de bunları dinledik. Çalışma yapıyoruz. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na bu işi taşırız. Bunun mali boyutu ayıklanacak, eğer bir çıkış yolu bulabilirsek, ona göre bilgi veririz. Bu, 5 milyon çalışanı ilgilendiren bir konudur. Bir çıkış yolu yoksa da bunun olamayacağını ifade edeceğiz. Ama vatandaşları dinlemek, sorun çözüldü demek değil, sorunun başındayız daha.” açıklamasını yaptı.

Konu basında sık sık yer almaya başlayınca; Sosyal Güvenlik Kurumu da “yaşı bekleyenlere erken emeklilik konusunda kurumca alınmış ve diğer bakanlıklara iletilmiş herhangi bir karar bulunmadığı, geçmiş yıllardaki erken emeklilik ve diğer borçlanma uygulamalarının, sosyal güvenlik sisteminin gelir gider dengesini bozduğu ve finansman açığını arttırdığı gerçeğinden hareketle mali sürdürülebilirliğin, yapılan çalışmalara esas teşkil ettiği.” Şeklinde açıklama yaptı.

Meselenin ekonomik boyutu ve bütçeye getireceği mali yük önem taşıdığından, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de konuyla ilgili olarak değişik zamanlarda; “Sosyal güvenlik sistemi bütçeden 74 milyar TL destek alıyor. Böyle destek alan bir kurumun ilave gider getirecek bir yol izlemesi mümkün değil”, ”bu konu ne Türkiye’nin hayrınadır ne de Türkiye bu yükü kaldırabilir. Maliye Bakanlığı olarak bu konudaki tutumumuz açık ve net” şeklinde açıklamalar yaptı.

Bakan Çelik en son ise 21/4/2013 tarihinde katıldığı bir programda basın mensuplarının konuyla ilgili soru sormaları üzerine, bu konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü, konunun medya tarafından farklı alanlara çekildiğini ve bunu doğru bulmadığını, konunun ciddi bir mali boyutu olduğunu ve üzerinde çalışıldığını, mali dengeleri bozacak bir davranış içerisinde olamayacaklarını, bunun üzerinde çalışmalar toparlanınca soru gelirse yine kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtti.

Yaşanan bu süreç sonucunda, başta umutlanan birçok kişinin kafası karıştı, erken emeklilik düzenlemesinden vaz mı geçildi veya bu konuda çıkan haberler gerçek değil miydi şeklinde sorular sorulmaya başlandı.

Bu konuda aslında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu bürokratları tarafından bir ön çalışma başlatıldı. Ancak konu henüz Bakanlar Kurulu veya Ekonomik Koordinasyon Kurulu gündemine gelmediği gibi, düzenlemenin özellikle bütçeye getireceği mali yük açısından Maliye Bakanı da düzenlemeye karşı çıkıyor. Zaten Bakan Çelik de açıklamalarında konunun mali boyutuna dikkat çekerek, mali dengeleri bozacak bir davranış içinde olamayacaklarını özlellikle vurguluyor . Dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri tarafından, yaşı bekleyenlerle ilgili bir erken emeklilik düzenlenmesinin yapılmayacağı veya bundan vazgeçildiği yönünde bir açıklama henüz yapılmamış olmakla birlikte, bunun gerçekleşmesi de çok zor görünüyor. Tabi ki bu konuda son sözü Başbakan söyleyecek.