Anasayfa / GSS / GSS Borçlarının Taksitlendirilmesi Sorunu Çözecek mi ?

GSS Borçlarının Taksitlendirilmesi Sorunu Çözecek mi ?

Sponsorlu Bağlantılar

Bilindiği üzere, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren çok az istisnası hariç Genel Sağlık Sigortası (GSS) herkes için zorunlu hale gelmiş ve buna bağlı olarak gelir testi uygulaması hayatımıza girmişti (Bkz. Genel Sağlık Sigortası ve Gelir Testi İle İlgili Ayrıntılı Açıklamalar başlıklı yazı). Bu uygulama yürürlüğe girdikten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu; sigortalılık, emeklilik, dul yetim aylığı alma, bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında başkası üzerinden sağlık yardımı alma şeklinde hiçbir sosyal güvencesi olmayan kişileri 60/g kapsamında re’sen genel sağlık sigortalısı olarak tescil etmeye başladı, bu kişiler için gelir testi yaptırma zorunluluğu doğdu (Bkz. Başından Sonuna Bütün Yönleriyle Gelir Testi ve Tespiti), GSS kaydı devam ettiği sürece bu kişiler adına her ay prim borcu da tahakkuk etmeye başladı. Bu kişilerin bir kısmı Sosyal Güvenlik Kurumu müdürlükleri tarafından gelir testine başvurmalarına gerektiğine dair kendilerine gönderilen yazılarla zamanında durumdan haberdar oldular, bazıları ise zaman sonra GSS kapsamına alındıklarını ve yüklü miktarda prim borçları olduğunu öğrendiler. Bunlardan zamanında gelir testi yaptırıp, primi devlet tarafından ödenen kişi (yeşil kart) kapsamına alınanlar ile primlerini düzenli ödeyenler sağlık yardımı alabildi. Gelir testi yaptırmayıp, primlerini de düzenli ödemeyenler ise hiçbir sağlık yardımı alamadığı gibi her ay tahakkuk eden prim borcu ve buna eklenen gecikme zammı ve cezası (Bkz. GSS Prim Borcuna Aylık Ne Kadar Faiz İşlemektedir ?) ile borç her artmaya devam etti. Bu durumda olanların borçları halen de aynı şekilde artmaya devam ediyor.

Bu şekilde 3 milyon civarında vatandaşımızın, yaklaşık 4 milyar (eski parayla 4 katrilyon) civarında GSS prim borcunun olduğu tahmin ediliyor. Bu sorun toplumun önemli bir kesimini ilgilendirdiği ve bunlardan önemli bir kısmının borcunu ödeme imkanı da olmadığından, buna bağlı olarak toplumda geniş bir af beklentisi oluştu. Konuya ilişkin düzenlemeyi içeren torba yasa tasarısı nihayet 30 Mayıs 2014 tarihinde Meclis’e sunuldu ve şu an komisyonlardaki görüşmeleri devam ediyor. Muhtemelen Meclis tatile girmeden de tasarı yasalaşacak.

Tasarıda Meclis’e sunulan halinde yer alan düzenlemeye göre (Torba Yasaya Göre GSS Borçları Ne Olacak- Silinecek mi ?); belirttiğimiz şekilde 60/g kapsamında GSS’li olan ve borcu biriken kişilerin, yasa çıktıktan sonra önce gelir testi için başvurması gerekiyor. Gelir testi sonucuna göre aile içerisinde kişi başına düşen aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinden az çıkanlar primi devlet tarafından ödenecek kişiler (yeşil kart) kapsamına alınacak ve bunların borcu silinecek. Geliri asgari ücretin üçte biri veya daha fazla çıkanların prim borçları ise tespit edilen aylık gelir durumuna isabet eden aylık prim tutarına göre faizsiz olarak yeniden hesaplanacak, bu şekilde çıkacak borcu isteyen bir defada ödeyecek, isteyen 12 aya kadar faizsiz taksit yaptırabilecek.

Öte yandan, tasarının komisyonda görüşülmesi sırasında yapılandırma yerine GSS borçlarının tamamen silinmesi gerektiği yönünde görüşler olduğuna dair basında haberler çıktı, ancak bu konuda henüz kesin bir bilgi yok.

Faizlerin Silinip Kalan Borcun Taksitlendirilmesi Sorunu Çözecek mi ?

Burada asıl konu, söz konusu GSS borçları tasarıda yer aldığı gibi yapılandırılıp, taksitlendirildiğinde sorun çözülecek mi yani artık bir problem çıkmayacak mı ? Bu soruya olumlu cevap vermek çok zor. Çünkü bu kapsamda olan yani re’sen GSS kapsamına alınan kişilerin tamamı 18 yaşını doldurmuş olup, hemen hemen tamamı işsiz olan veya öğrenci olduğu halde bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında anne veya babası üzerinden sağlık yardımı alma imkanı bulunmayan kişiler. Bunlar öğrenim gördükleri için işsiz oldukları gibi, ayrıca ya annesi / babası ayrı yaşayan veya hayatını kaybetmiş veya anne ve babası da sosyal güvencesiz olan kişiler. Bunların çok az bir kısmı ise 25 yaşını doldurduğu için anne veya babası üzerinden sağlık yardımı alamayan kişiler de olabilir (Bkz. 18 Yaşını Dolduran Çocukların Genel Sağlık Sigortasından Yararlanma Durumu – 18 Yaşını Dolduran Herkesin Prim Ödemesi Gerekir mi, Liseyi Bitirenlerin Sağlıktan Yararlanma Şartları, Çocukların Sağlık Yardımı Almalarında Son Durum başlıklı yazılar). Şimdi bu şekilde çıkan GSS borcunu ödeyememiş olan kişiler, eğer aynı durumları devam ediyorsa, gelir testi yaptırdıklarında gelirleri asgari ücretin üçte biri veya daha fazla çıkması nedeniyle borçları da silinmezse (mevcut düzenlemeye göre gelir testine başvuran kişi işsiz de olsa – hiçbir geliri olmasa da birlikte ikamet ettiği kişilerin gelirleri de o kişinin geliri gibi dikkate alınmakta, aile içindeki kişilerin toplam geliri aile içindeki kişi sayısına bölünmekte), taksitlendirilse bile taksitleri ödeyebilecekler mi ? Ayrıca bunlardan işsiz oldukları için halen GSS kapsamında olanların, her ay mevcut primlerini de ödemeleri gerekeceğinden, bunlar hem eski borca ait taksitleri hem de har ay işleyecek güncel primleri ödeyebilecek mi? Diğer bir konu, bu şekilde GSS borcu olan kişilerden işe girmiş olanlar, gelir testine başvurduklarında geriye dönük aylık gelirleri tespit edilemeyeceğine göre, bu günkü gelir durumlarına göre geriye dönük borcu ilgilendiren gelir testi yapılacak olması.

Belirtilen nedenlerle, söz konusu GSS borçlarının tamamen silinmesi daha mantıklı gibi görünmektedir. Aksi halde, borcun yapılandırılıp, taksitlendirilmesi ilerde yeni GSS borçlularının ortaya çıkmasına yol açacaktır. Ayrıca bu şekilde GSS borcu olan kişilerin içinde kaç kişi sağlık yardımı almıştır, o bile tartışılır. Çünkü, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları” başlıklı 67 nci maddesine göre; 60/g kapsamında sadece GSS sigortalısı olan kişiler ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri için en az 30 günlük GSS sigortalılıklarının olması, ayrıca tecil ve taksitlendirilerek tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması gerekmektedir. Dolayısıyla, yukarıda belirtilen GSS prim borçlusu kişiler içerisinde sağlık yardımı almış kişi sayısı yok denecek kader azdır. Bu nedenle bu borçlarının yapılandırma ve taksitlendirme yerine tamamen silinmesi bu yönüyle de mantıklı görünmektedir. Gerekirse sağlık yardımı almış olanların, bu aylara ait borçları silinmeyebilir.

Borçların silinmesi de çözüm olmayabilir.

Yukarıda belirttiğimiz şekilde mevcut GSS prim borçlarının silinmesi de kalıcı çözüm olmayabilir. Ayrıca şu anki uygulamada da değişikliğe gidilmelidir. Örneğin, kişinin re’sen GSS kapsamına alındığı kendisine tebliğ edildikten sonra GSS tescili yapılmalı ve bu tarihten sonra prim borcu işlemeye başlamalı, buna bağlı olarak da GSS kapsamına alınan kişilere sağlıklı bir şekilde tebligat yapılmalıdır. Özellikle büyük şehirlerde bu konu problem olmakta, kişi tebligatta belirtilen adresinde o an yoksa posta dağıtım görevlisi kapıya haber verme kağıdı yapıştırıp, tebligatı muhtarlığa bırakmakta, haber verme kağıdı yapıştırılan kapı eğer dış kapı ise bu kağıt kaybolabilmekte, ilgili kişi durumdan haberdar olmamaktadır. Bu tebligat sorunuz çözülse ve mevzuatta yer alan düzenleme tam işlerlik kazansa, GSS kapsamına alınan kişi vaktinde durumdan haberdar olup gelir testi için başvuracak, gelir testi sonucu aile içinde kişi başına düşen aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az çıkarsa borcu silinecek ve ondan sonra da GSS primi devlet tarafından ödenecek, bunun dışındakiler de tespit edilen gelir durumuna göre prim ödeyecek, dolayısıyla sistem daha sağlıklı işleyecek, kişiler de sağlık yardımlarından yararlanacak, dolayısıyla Genel Sağlık Sigortasının herkesi sağlık güvencesine kavuşturma amacı da gerçekleşmiş olacaktır.

Yorum yaz

E posta adresiniz yorumda görünmeyecek. Hakaret ve küfür içeren yorumlar yayımlanmayacaktır. YORUMLAR ONAYA TABİ OLUP, ONAYLANDIKTAN SONRA SAYFADA GÖRÜNECEKTİR. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir. *

*