Anasayfa / Haber / İşte Yeni İş Güvenliği Paketinin Tüm Ayrıntıları

İşte Yeni İş Güvenliği Paketinin Tüm Ayrıntıları

Sponsorlu Bağlantılar

Özellikle iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıyla ilgili düzenlemeler içeren ve iş güvenliği paketi olarak adı geçen İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı 9 Aralık 2014 tarihinde Başbakanlık tarafından Meclis’e sevk edildi. Toplam 54 maddeden oluşan tasarının iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak getirdiği değişiklik ve düzenlemeler aşağıda ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

1- Tasarının 1 inci maddesiyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlıklı 8 inci maddesinde değişiklikler yapılıyor.

– Söz konusu 8 inci maddesinin ikici fıkrası uyarınca, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının; görevlendirildikleri işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirme; bildirilen hususlardan hayati tehlike arz edenlerin işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, bu hususu Bakanlığın yetkili birimine bildirme (İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü) yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak bu hüküm uygulamada pek anlam ifade etmemektedir. Çünkü işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ücretini işverenden aldığından, dolayısıyla işverene bağımlı olduğundan, sözleşmesinin feshedilebileceği endişesiyle uyarı görevini yerine tam olarak getirememektedir.

Tasarının 1 inci maddesiyle söz konusu 8 inci maddede değişiklik yapılarak işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanına hem yaptırım hem de güvence getiriliyor. Buna göre; uyarı ve bildirim görevini yerine getirmediği tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi üç ay, tekrarında ise altı ay süreyle askıya alınacak. Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemeyecek ve hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamayacak. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilecek.

– Aynı 8 inci maddede yapılan değişiklik ile sektörel düzenleme çerçevesinde maden ve yapı ile diğer sektörlerde öncelikli olarak hangi mesleki unvana sahip iş güvenliği uzmanlarının ve bunların yanında görev yapacak diğer mesleklere sahip iş güvenliği uzmanlarının belirlenmesine dair usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenecek. Şu anki uygulamaya göre, elektrik – gıda – inşaat mühendisi ayrımı yapılmaksızın mühendis unvanına sahip olan kişi hangi sektörde olursa olsun iş güvenliği uzmanı olarak görev yapabiliyor. Örneğin şu anki düzenlemeye göre, gıda mühendisinin inşaatta iş güvenliği uzmanı olarak görev yapmasına hiçbir engel yok. Yapılan düzenleme ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden önem arz eden bazı sektörlerde hangi unvan ve mesleğe sahip iş güvenliği uzmanının çalıştırılabileceği / görevlendirilebileceği belirlenmiş olacak.

2- Tasarının 2 nci maddesi ile 6331 sayılı Kanunun “Çalışanların yükümlülükleri” uncu 19 uncu maddesine bir fıkra ekleniyor. Eklenen bu fıkra uyarınca; iş sözleşmesi (hizmet akdi) ile çalışanların bu maddede belirtilen yükümlülüklerini kendisine yazılı olarak hatırlatıldığı halde yerine getirmemesi halinde, işverenin 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesine göre haklı nedenle derhal fesih hakkı doğacak, yani çalışanı tazminatsız olarak işten çıkarabilecek. Aslında işverenin şu anki mevzuata göre böyle bir hakkı var (Bkz. İş Güvenliği Kurallarına Uymayan Çalışana Aslında Yaptırım ve Ceza Var), ancak yapılan bu düzenleme ile bunun kapsamı genişletilmiş oluyor.

3- Tasarının 3 üncü maddesi ile 6331 sayılı Kanunun “Teftiş, inceleme, araştırma, müfettişin yetki, yükümlülük ve sorumluluğu” başlıklı 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasına bir cümle ekleniyor. Eklenen cümle uyarınca; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konularında ölçüm, inceleme ve araştırma yapma konusunda görevlendirilen iş sağlığı ve güvenliği uzman ve uzman yardımcılarına, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrası hükmü çerçevesinde müfettiş ve denetçilere ödenen harcırah ödenecek.

4- Tasarının 4 üncü maddesiyle 6331 sayılı Kanunun “İşin durdurulması” başlıklı 25 inci maddesinde bazı değişiklikler yapılıyor. Buna göre;

– Mülki idare amirin tarafından işin durdurulması kararı verilen işyerlerinde durdurma işlemi kolluk kuvvetleri marifetiyle yapılacak, böylece durdurma kararı kaldırılana kadar o işyerinde faaliyete devam edilemeyecek.

– İşyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine mahkeme tarafından üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilecek.

– Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve kamudan ihale ile alınan işlerde; teknolojik gelişme, iş gücü kapasitesinin arttırılması, üretim metotlarında yenilik gibi bir kısım unsurlar sağlanmadan, yani kapasite artırımı ve diğer konularda gerekli çalışmalar yapılmadan, eksiklikler giderilmeden hayati tehlike oluşturacak şekildeki üretimi artırmaya yönelik çalışma biçimleri işin durdurulma sebebi sayılacak. Bu konu özellikle maden ocakları için çok tartışılmakta, ocak sahiplerinin ne kadar fazla kömür çıkarırsa devlete o kadar fazla kömür sattığı, dolayısıyla daha fazla para kazandığı, bunun için de işçileri daha fazla çalıştırdığı, bu durumun da iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlike oluşturduğu, kazalara sebebiyet verdiği belirtilmektedir.

5- Tasarının 5 inci maddesiyle 6331 sayılı Kanuna, “Ölümlü iş kazası sebebiyle kamu ihalesinden yasaklama” başlıklı 25/A maddesi ekleniyor. Buna göre; ölümlü iş kazası meydana gelen maden işyerlerinde kusuru yargı kararı ile tespit edilen işveren, mahkeme kararı ile iki yıl süreyle kamu ihalelerine giremeyecek, yani ihaleden yasaklı hale gelecek. Mahkeme kararının bir örneği siciline işlenmek üzere Kamu İhale Kurumuna gönderilecek ve internet sayfasında ilan edilecek.

6- Tasarının 6 ncı maddesiyle, 6331 sayılı Kanunun “İdari para cezaları ve uygulanması” başlıklı 26 ncı maddesinde önemli bazı değişiklikler yapılıyor, bazı yeni idari para cezaları ekleniyor.

– Yapılan bu değişiklilerden en önemlisi idari para cezaları konusunda getirilen ayrım. Yani aynı fiili için bütün işyerlerine aynı idari para cezası uygulanmayacak. İşyerinin çalışan sayısına ve yer aldığı tehlike sınıfına göre (az tehlikeli – tehlikeli – çok tehlikeli) farklı idari para cezası uygulanacak. Tehlike sınıfı yüksek olan işyerleriyle çalışan sayısı fazla olan işyerlerine Kanunda belirtilen idari para cezaları artırılarak uygulanacak.

– 6331 sayılı Kanuna bağlı idari para cezalarının tamamı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından uygulanıyorken, yapılan değişiklikle Kanunun 14 üncü maddesinde yer alan iş kazası ve meslek hastalığıyla ilgili bildirimlerin yapılmaması halinde idari para cezaları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanacak. Aslında doğru olan da bu. Çünkü iş kazası ve meslek hastalığı ile ilgili tüm bildirimler zaten Sosyal Güvenlik Kurumu müdürlüklerine yapılıyor. Bildirimin bir kuruma yapılması, cezanın ise başka bir kurum tarafından uygulanması sorun oluşturabiliyordu.

– 6331 sayılı Kanuna göre tahsil edilen idari para cezaları, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimine ilişkin harcamalarda kullanılacak. Bu amaçla ihtiyaç duyulan ödenek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesinde belirtilecek. Bu ödeneğin eğitim amacıyla kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenecek.

7- 6331 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı yerine görevlendirme yükümlülüğünün dört yıl süreyle (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilerek, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğünün üç yıl süreyle (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilerek yerine getirilebileceği hükmü yer almaktadır.

Tasarının 8 inci maddesiyle bu süreler uzatılıyor. Buna göre; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü 1/1/2018 tarihine kadar (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilerek, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi yükümlülüğü 1/1/2017 tarihine kadar (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilerek yerine getirilebilecek.

8- Tasarının 9 uncu maddesiyle 6331 sayılı Kanuna geçici 9 uncu madde eklenerek işverenlere af getiriliyor. Buna göre; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünü yerine getiren işverenlere geriye dönük olarak herhangi bir idari para cezası uygulanmayacak. Bu süre içinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenlere Bakanlık kayıtları esas alınarak gerekli idari para cezası uygulanacak. 6331 sayılı Kanunun 26/1-b maddesi uyarınca (2014 yılı için) görevlendirilmeyen/çalıştırılmayan her bir kişi için 5.601 TL / Aykırılığın devam ettiği her ay için 5.601 TL idari para cezası uygulanmaktadır (Bkz. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İdari Para Cezaları).

9- Tasarının 12 nci maddesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine bir ibare ekleniyor. Eklenen ibare uyarınca; yükseköğretim kurumlarına bağlı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre iş güvenliği uzmanı olabilecek mezunları yetiştiren fakültelerde iş sağlığı ve güvenliği dersleri en az iki yarıyıl zorunlu ders olarak okutulacak.

10- Tasarının 15 – 16 ve 17 nci maddeleriyle 3146 sayılı Kanununda bazı değişiklikler yapılıyor. Yapılan bu değişiklikler ile “İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü Müdürlüğü”nün adı “İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı” şeklinde değiştiriliyor, ayrıca Enstitünün görevlerinde ve yapısında bazı değişiklikler yapılıyor.

11- Tasarının 18 – 19 ve 20 nci maddeleriyle 3194 sayılı İmar Kanununda bazı değişiklikler yapılıyor. Bu çerçevede Kanunun “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesine “Şantiye şefi; konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan veya uygulatan, tekniker, teknik öğretmen, mühendis veya mimar diplomasına sahip teknik personeldir.” şeklindeki şantiye şefinin tanımı ekleniyor. Ayrıca yapı müteahhitleriyle ilgili bazı yeni düzenlemeler getiriliyor.

12- Tasarının 22 nci maddesiyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa ek 3 ve ek 4 üncü maddeler ekleniyor. Eklenen bu maddelere göre;

– Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, Bakanlıkça çıkarılacak tebliğlerde belirtilen mesleklerde, 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş sınav ve belgelendirme kuruluşlarının gerçekleştireceği sınavlarda başarılı olan kişilerin 31 Aralık 2017 tarihine kadar belge masrafı ile sınav ücretinin tamamı, 1 Ocak 2018 tarihinden 31 Aralık 2019 tarihine kadar ise belge masrafı ile sınav ücretinin yarısı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. Fondan karşılanacak sınav ücreti, meslekler itibarıyla Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek, ancak karşılanacak sınav ücreti brüt asgari ücretin yarısını geçemeyecek. Ayrıca bu desteklerden sadece bir kez yararlanılabilecek.

– Çok tehlikeli sınıfta yer alıp 10’dan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl içerisinde ölümlü veya sürekli ya da geçici iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinde çalışanların işsizlik sigortası primi işveren payı teşvik olarak bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl süreyle yüzde 1 olarak uygulanacak; ölümlü iş kazası meydana gelmesi halinde ise aynı şartlara tabi olmak üzere yüzde 3 olarak uygulanacak. Çalışan sayısının tespitinde, Türkiye genelinde birden fazla tescilli çok tehlikeli sınıfta yer alan işyeri bulunan işverenin 4/1-a (SSK) kapsamında çalıştırdığı çalışan sayısı esas alınacak. Şu an işsizlik sigortası primi işveren payı yüzde 2, işçi payı yüzde 1 olarak uygulanıyor. Öte yandan 2014-2023 dönemini kapsayan İstihdam Stratejisinde de işverenler işçin buna benzer bir teşvik getirilmesi öngörülmüştü (Bkz. İş Kazası ve Meslek Hastalığı Az Olan İşyerlerine Prim İndirimi Gelecek)

Ancak bu teşvikten yararlanan işverenlere buna bağlı olarak bir yaptırım da getiriliyor. Buna göre, bu kapsamda teşvikten yararlanan işverenlerden birinci fıkrada belirtilen iş kazalarım bildirmeyenlere fiil başka bir suç oluştursa dahi 6331 sayılı Kanunun 26/1-e maddesinde belirtilen idari para cezası 10 katı olarak uygulanacak. 2014 yılı için iş kazasını bildirmeme cezası 2 bin 240 lira olup, bunun 10 katı 22 bin 400 liraya tekabül etmektedir. Ayrıca bu durumda geçmişe dair yararlanılan primler yasal faizi ile birlikte geri alınacak, bu durumdaki işverenlere 5 yıl süre ile teşvik yasağı uygulanacak. Hakkında bu teşvik yasağı uygulanan gerçek veya tüzel kişilerin, ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları halinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı teşvik yasağı uygulanacak. Böylece, teşvikten yararlanma hakkını kaybetmemek için meydana gelen iş kazalarını bildirmek istemeyenlerin önüne geçilmiş olacak.

13- Tasarının 25 ve 26 ncı maddesiyle 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda bazı değişiklikler yapılıyor. Yapılan değişikliklerle, yapı denetimi yapacak kuruluşa;

– İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre düzenlenmesi gereken sağlık güvenlik planına ve onaylanmış yapı projesine uygun olarak çalışmaların yapıldığını denetleme,

– Gerekli tedbirlerin alınması için yapı müteahhidini yazılı olarak uyarma,

– Uyarıya uyulmadığı takdirde durumu ilgili Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne,

bildirme yükümlülüğü getiriliyor.

Ayrıca 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesi başlığıyla birlikte değiştirilerek, yapı denetimi ile ilgili yükümlülüklerini Kanun ve ilgili mevzuatta öngörülen esaslara uygun olarak yerine getirmeyen yapı denetim kuruluşlarına uygulanacak idari yaptırımlar yeniden belirleniyor.

14- Tasarının 27 nci maddesiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına eklenen bent ile ihaleli işlerde iş sağlığı ve güvenliğine dair yükümlülüklerin ihale öncesinde belirlenmesi, işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini de maliyet unsuru olarak hesaba katmaları ve tekliflerinde dikkate almaları sağlanıyor.(isvesosyalguvenlik.com)

Yorum yaz

E posta adresiniz yorumda görünmeyecek. Hakaret ve küfür içeren yorumlar yayımlanmayacaktır. YORUMLAR ONAYA TABİ OLUP, ONAYLANDIKTAN SONRA SAYFADA GÖRÜNECEKTİR. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir. *

*