Anasayfa / Makale / Kıdem Tazminatına Farklı Bir Bakış

Kıdem Tazminatına Farklı Bir Bakış

Sponsorlu Bağlantılar

I- GİRİŞ: Kıdem tazminatı uygulaması, şartlar açısından ödenmesi/ödenmemesi, işçinin sadakatle çalıştığı işyerinden ayrılmasının bir karşılığı olup/olmaması veya işverene getirdiği parasal yük açısından her zaman için tartışma konusu olmuştur.

Günümüzde kıdem tazminatı, çalışanın “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını tamamlaması” durumunda, işten kendi isteğiyle ayrılsa dahi sorgusuz ve herhangi bir araştırma yapılmadan ödenen bir yardım haline gelmiştir.

Oysa, günümüzde (“günümüzde” kastedilen; ilk işe giriş tarihine göre 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı şartlarının en fazla 8/9/2014 tarihine kadar devam edecek olmasıdır) ödenen kıdem tazminatı şartlarında aslında “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı” şartının mutlak bir şart olmadığı düşünülmektedir.

Zira, 8/9/1999 tarihinden önce işe girenler için halen yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun geçici 81 nci maddesinde üç ayrı alternatifle emeklilik şartları düzenlenmiştir.

Ancak, uygulamada, “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı” şartı kıdem tazminatı açısından mutlak şart olarak kabul edilmiş ve bugüne kadar uygulana gelmiştir.

Diğer taraftan, 8/9/1999 tarihinden sonra ilk defa işe girenlerin emeklilik açısından kıdem tazminatı alma şartlarının “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı” olmadığının da bilinmesinde yarar görülmektedir.

Bu yazımızda yukarıda açıklanan hususların mevzuat ve hukuki boyutlarıyla değerlendirilmesi yapılamaya çalışılacaktır.

2- KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bilindiği üzere, kıdem tazminatı ilk defa, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesiyle düzenlenmiş ve uygulama alanı bulmuştur.

10/6/2003 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu kabul edilmekle birlikte, bu Kanunun 120 nci maddesiyle 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi yürürlükte bırakılmıştır.

Bu çerçevede; 4857 sayılı İş Kanununun 120 ve geçici 6 ncı maddeleri uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanununun 14 ncü maddesinde;

“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

– İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı ben­dinde gösterilen sebepler dışında,

– İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,

– Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,

– Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlı­lık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) ben­dinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlan­ması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını ta­mamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı sü­resince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır”

hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun geçici 1 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Bu Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 2 nci bentleriyle 11 nci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar, Bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilerek, kıdem tazminatı şartlarının aynen 1475 sayılı Kanunda yer aldığı şekliye düzenlendiği görülmüştür.

Olaya, 1475 sayılı Kanunun 14, 4857 sayılı Kanunun 120 ve geçici 6 ncı maddeleri esas alınarak, emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı şartlarına bakıldığında ortada ciddi bir garabet olduğu görülecektir.

Nasıl mı ? Açıklayalım…..

Öncelikle, sosyal güvenlik açısından hizmet akdiyle çalışanların emeklilik şartlarının tespitinde; 8/9/1999 tarihinden önce işe girenler için 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesi, bu tarihten sonra ilk defa işe girenler için 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi, 30/4/2008 tarihinden sonra işe girenler için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 28 inci maddesi dikkate alınmakta ve bu hususlar 4857 sayılı İş Kanunun geçici 6 ncı maddesinde açıklandığı gibi, 5510 Kanununun geçici 1 inci maddesi, geçici 7 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve geçici 9 uncu maddesinin birinci fıkrasıyla da teyit edilmiş bulunmaktadır.

Buna göre;

a) 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinde emeklilik şartları (A), (B) ve (C) bentlerine göre üç alternatif şekilde düzenlenmiş ve aşağıda tablolar halinde gösterilmiştir:

81 inci maddenin (A) bendine göre emeklilik şartları

KADINLAR İÇİN EMEKLİLİK ŞARTLARI

SİGORTALILIK SÜRESİNİN BAŞLANGICI

TAHSİS TALEP TARİHİNDE EN AZ

SİGORTALILIK SÜRESİ

YAŞ

PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

8/9/1981 Tarihi Öncesi

50

5000

15

50

3600

20

5000

 

ERKEKLER İÇİN EMEKLİLİK ŞARTLARI

SİGORTALILIK SÜRESİNİN BAŞLANGICI

TAHSİS TALEP TARİHİNDE EN AZ

SİGORTALILIK SÜRESİ

YAŞ

PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

8/9/1976 Tarihi Öncesi

55

5000

15

55

3600

25

5000

81 inci maddenin (B) bendine göre emeklilik şartları

23/5/2002 TARİHİNDEKİ SİGORTALILIK SÜRESİ/SİGORTALILIK SÜRESİNİN BAŞLANGICI

TAHSİS TALEP TARİHİNDEKİ EN AZ

Sigortalılık Süresi

Yaşı

Gün

Sayısı

Kadın

Erkek

Kadın

Erkek

Kadın

Erkek

18 yıl – 20 yıl 8 ay 15 gün

9/9/1981-23/5/1984

23 yıl – 25 yıl 8 ay 15 gün

9/9/1976-23/5/1979

20

25

40

44

5000

17 yıl – 18 yıl

24/5/1984-23/5/1985

21 yıl 6 ay-23 yıl

24/5/1979-23/11/1980

20

25

41

45

5000

16 yıl – 17 yıl

24/5/1985-23/5/1986

20 yıl – 21 yıl 6 ay 24/11/1980-23/5/1982

20

25

42

46

5075

15 yıl – 16 yıl

24/5/1986-23/5/1987

18 yıl 6 ay-20 yıl

24/5/1982-23/11/1983

20

25

43

47

5150

14 yıl – 15 yıl

24/5/1987-23/5/1988

17 yıl-18 yıl 6 ay

24/11/1983-23/5/1985

20

25

44

48

5225

13 yıl – 14 yıl

24/5/1988-23/5/1989

15 yıl 6 ay-17 yıl

24/5/1985-23/11/1986

20

25

45

49

5300

12 yıl – 13 yıl

24/5/1989-23/5/1990

14 yıl-15 yıl 6 ay

24/11/1986-23/5/1988

20

25

46

50

5375

11 yıl – 12 yıl

24/5/1990-23/5/1991

12 yıl 6 ay-14 yıl

24/5/1988-23/11/1989

20

25

47

51

5450

10 yıl – 11 yıl

24/5/1991-23/5/1992

11 yıl-12 yıl 6 ay

24/11/1989-23/5/1991

20

25

48

52

5525

9 yıl – 10 yıl

24/5/1992-23.05.1993

9 yıl 6 ay-11 yıl

24/5/1991-23/11/1992

20

25

49

53

5600

8 yıl – 9 yıl

24/5/1993-23/5/1994

8 yıl-9 yıl 6 ay

24/11/1992-23/5/1994

20

25

50

54

5675

7 yıl – 8 yıl

24/5/1994-23/5/1995

6 yıl 6 ay-8 yıl

24/5/1994-23/11/1995

20

25

51

55

5750

6 yıl – 7 yıl

24/5/1995-23/5/1996

5 yıl-6 yıl 6 ay

24/11/1995-23/5/1997

20

25

52

56

5825

5 yıl – 6 yıl

24/5/1996-23.05.1997

3 yıl 6 ay-5 yıl

24/5/1997-23/11/1998

20

25

53

57

5900

4 yıl – 5 yıl

24/5/1997-23/5/1998

2 yıl 8 ay 15 gün-3 yıl 6 ay

24/11/1998-8/9/1999

20

25

54

58

5975

3 yıl – 4 yıl

24/5/1998-23/5/1999

20

55

5975

2 yıl 8 ay 15 gün-3 yıl

24/5/1999-8/9/1999

20

56

5975

81 inci maddenin (C) bendine göre emeklilik şartları

KADINLAR İÇİN İLERİ YAŞTA EMEKLİLİK ŞARTLARI

SİGORTALILIK SÜRESİNİN BAŞLANGICI

(15 YIL+50 YAŞ+3600 GÜN SAYISININ YERİNE GETİRİLDİĞİ TARİH)

TAHSİS TALEP TARİHİNDE EN AZ

SİGORTALILIK SÜRESİ

YAŞ

PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

23/5/2002’den Önce

15

50

3600

24/5/2002-23/5/2005

15

52

3600

24/5/2005-23/5/2008

15

54

3600

24/5/2008-23/5/2011

15

56

3600

24/5/2011 Tarihinden Sonra

15

58

3600

ERKEKLER İÇİN İLERİ YAŞTA EMEKLİLİK ŞARTLARI

SİGORTALILIK SÜRESİNİN BAŞLANGICI

(15 YIL+55 YAŞ+3600 GÜN ŞARTININ YERİNE GETİRİLDİĞİ TARİH)

TAHSİS TALEP TARİHİNDE EN AZ

SİGORTALILIK SÜRESİ

YAŞ

PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

23/5/2002’den Önce

15

55

3600

24/5/2002-23/5/2005

15

56

3600

24/5/2005-23/5/2008

15

57

3600

24/5/2008-23/5/2011

15

59

3600

24/5/2011-23/5/2014

15

59

3600

24/5/2014 Tarihinden Sonra

15

60

3600

b) 506 sayılı Kanunun 4447 sayılı Kanunla değişik emeklilik şartları ise 8/9/1999 ila 1/5/2008 tarihleri arasında işe girenler için “kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak” veya “kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 25 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 4500 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak” şeklinde belirlenmiştir.

c) 5510 sayılı Kanunla (yani 30/4/2008 tarihinden sonra işe girenler için) emeklilik şartları ise; 2036 yılına kadar kadınlar 58 ve erkekler 60 yaş ile 7200 gün prim ödeme gün sayısı, 2036 ila 2048 yılları arasında yaşların kademe olarak artışı ve 2048 yılından sonra hem kadın hem erkek için yaş 65, 2036 yılından sonra yaş olarak kademeli geçiş sürecinin de;

-1/1/2036 ilâ 31/12/2037 tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61,

-1/1/2038 ilâ 31/12/2039 tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62,

-1/1/2040 ilâ 31/12/2041 tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63,

-1/1/2042 ilâ 31/12/2043 tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64,

-1/1/2044 ilâ 31/12/2045 tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65,

-1/1/2046 ilâ 31/12/2047 tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65,

-1/1/2048 tarihinden itibaren ise kadın ve erkek için 65,

olarak uygulanması öngörülmüş, ayrıca, 30/4/2008 tarihinden sonra ilk defa işe girenlerden ileri yaşta olanlar için, yukarıda belirtilen yaş hadlerine 3 yıl eklenmek suretiyle 5400 gün prim ödeme gün sayısıyla emekli olmalarına imkan tanınmıştır.

Bu çerçevede; her üç dönemdeki emeklilik şartlarıyla ilgili maddelerde alternatif bentleri ve dolayısıyla alternatif emeklilik şartları bulunmaktadır.

Kanunlardaki değişiklik dönemlerinde yukarıda belirtilen şartlara bakıldığında, özellikle 8/9/1999 tarihinden önce işe girenler için üç alternatifli emeklilik şartlarının bulunduğu görülmektedir. Diğer yandan 1475 sayılı Kanunun kıdem tazminatıyla ilgili 14 uncu maddesi ve 4857 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinde sadece normal emeklilik şartları gereği sadece 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerine atıfta bulunulmakta, bunun dışında hiçbir maddenin bentlerine herhangi bir atıf bulunmamaktadır.

Daha açık ifadelerle; İş Kanunu kıdem tazminatı için emeklilik şartları açısından sadece emeklilik şartlarına ilişkin maddelere atıf yapmış olup, bu maddelerin alternatif emeklilik şartlarını içeren hiçbir bend’e yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.

Bu durumda özellikle, kadınlar için 8/9/1981-8/9/1999 ve erkekler için 8/9/1976-8/9/1999 dönemlerinde işe girenlerin kendi istekleriyle işten ayrılmaları durumunda sorgusuz ve herhangi bir araştırma yapılmaksızın hangi gerekçeyle “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı” şartlarıyla kıdem tazminatı ödenmektedir?

Daha açık ifadelerle, söz konusu dönemdeki emeklilik şartlarının 506 sayılı Kanunun halen yürürlükte olan geçici 81 nci maddesiyle düzenlenmiş olduğu ve bu maddeye göre (A), (B) ve (C) bentleriyle üç değişik alternatifli emeklilik şartları bulunduğu hususu dikkate alındığında; 1475 sayılı Kanunun 14 üncü ve 4857 sayılı Kanunun 120 nci maddesinde, 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (C) bendine özel bir atıf bulunmadığı halde kıdem tazminatı ödenirken neden sadece bu bent dikkate alınmaktadır?

Kaldı ki, daha da açıkçası, İş Kanununda sadece “yaş şartı” dışındaki diğer şartlardan bahsedilmiş ve bunun dışında herhangi bir istisna getirilmemiştir.

Aslında, bu durum işçilerin lehine olarak en asgari sigortalılık süresi ve prim ödemesi olarak düşünülmüş olmasına karşın, bunun ilgili kanun maddelerine ve hukukun genel prensiplerine uygun olmadığı açıktır. Zira, 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (C) bendi, ileri yaşta çalışmaya başlayan veya ileri yaşta çalışmaya başlamamakla birlikte çalışmaları sürekli olmayan ve yaş ilerlediğinden çalışma imkanı bulunmayanlar için iyi niyetli bir düzenleme olarak karşımıza çıkmakta, ancak bu durumun kıdem tazminatı açısından kötüye kullanıldığı düşünülmektedir.

Bir kişinin 8/9/1999 tarihinden önce 20 yaşında çalışmaya başladığını ve aralıksız olarak çalışma ile 15 yılını doldurduğunda 35 yaşına geldiğini ve “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı” şartlarıyla işinden ayrılarak kıdem tazminatını talep ettiğini düşünelim. İşveren ne yapacak? Uygulamaya göre kıdem tazminatını ödeyecektir (!) Kıdem tazminatını alacak kişi 35 yaşında ne yapacak? Tekrar çalışmaya, daha doğrusu başka bir işyerinde çalışmaya başlayacaktır (!)

Bu tür örnekler oldukça fazla olduğundan, kötü niyetli bu tür girişimler zaman zaman dava konusu olmuştur. Nitekim, çalışanın kıdem tazminatı aldıktan sonra çalışmasının hukuka uygun olmadığına dair Yargıtay 9. Hukuk Dairesince verilen kararlar bulunmaktadır. (Yargıtay 9. H.D., 4/4/2006 ve 20/6/2006)

Demek ki, 8/9/1999 tarihinden önce işe girenler için mutlak olarak “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı” şartlarıyla kıdem tazminatı ödenmesi, aslında hem ilgili mevzuat hükümlerinin istismar edilmesi hem de hukukun genel prensiplerine aykırı bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaldı ki, 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (C) bendi, aslında en erken emeklilik şartlarını da içermemektedir. Bu bentte, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı diğer şartlara göre az olmasına karşın, yaş şartı, kadınlar için 58 ve erkekler için 60 yaşına kadar çıkabilmektedir. Bu durum bile bu uygulamanın diğer bir garabetini ortaya koymaktadır.

Diğer bir tereddüt konusu veya yanlış değerlendirilen hususun da, “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısı” kıdem tazminatı şartlarının, her dönemde işe girenler için geçerli olması şeklinde olduğu görülmektedir. Zira, bu şart kamuoyunda öyle kanıksanmıştır ki, tüm dönemler için işe girenleri kapsadığı zannedilmektedir.

Oysa, kıdem tazminatı açısından “15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı” şartı sadece 8/9/1999 tarihinden önce işe girenleri kapsayacak ve bu tarihten sonra,

– 8/9/1999-30/4/2008 döneminde işe girenler için “7000 gün prim ödeme gün sayısı veya 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim ödeme gün sayısı”,

-1/5/2008 tarihinden sonra işe girenler için de 7200 prim ödeme gün sayısı veya 5400 prim ödeme gün sayısı”,

şartları aranacaktır.

Diğer taraftan, 8/9/1999-30/4/2008 döneminde prim ödeme gün sayısı olarak 4500’ün yanında 25 yıl sigortalılık süresi arandığından, bu dönemdeki şartlar istismar edilmeye çok müsait olmasa da, eğer bu konuda herhangi bir uygulama değişikliği olmazsa, aynı durum, yani konunun istismar edilmesinin 30/4/2008 tarihinden sonra ilk defa işe girenler için de yaşanması muhtemel olacaktır. Zira, bu dönemde sigortalılık süresi şartı da bulunmadığından, her çalışanın, yaş şartlarına 3’er yıl eklenmesi hükmünden yararlanmak suretiyle 7200 gün yerine 5400 gün şartıyla işyerinden kıdem tazminatı talebinde bulunacaktır.

3- SONUÇ

Günümüzde ödenen ve gelecekte ödenecek olan kıdem tazminatlarında, emeklilik şartlarının uygulanması yönünden çalışma hayatının olumsuz etkilenmesinin ve ilgili mevzuatın istismar edilmesinin önlenmesi açısından gerek iş mevzuatı ve gerekse verilen kıdem tazminatı yazısı içeriğinin tekrar gözden geçirilmesi uygun olacaktır. (www.isvesosyalguvenlik.com)

Recep LEVENT*

——————

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu