Anasayfa / Bilgi / Kiralık İşçi Uygulaması ve Zorunlu BES Anayasaya Uygun Bulundu

Kiralık İşçi Uygulaması ve Zorunlu BES Anayasaya Uygun Bulundu

Sponsorlu Bağlantılar

Anayasa Mahkemesinin, çalışma hayatına ilişkin olarak verdiği iptal ve red kararlarına web sitemizde sık sık yer veriyoruz. Mahkemenin en son verdiği kararlar kamuoyunda kiralık işçi olarak bilinen geçici iş ilişkisi uygulaması ile çalışanların zorunlu bireysel emeklilik kapsamına alınmasıyla ilgili.

Geçici İş İlişkisiyle (Kiralık İşçi Uygulamasıyla) İlgili İptal Başvurusu

Kiralık işçi olarak nitelendirilen geçici iş ilişkisiyle ilgili düzenleme 2016 yılında 6715 sayılı Kanunla yapılmıştı. TÜRK-İŞ: 10 Milyon Çalışan İçin Kiralık İşçi Olma Yolu Açılacak !, İşte Meclis’e Sunulan Tasarıya Göre Kiralık İşçi Çalıştırma Şartları, Kiralık İşçilik Çalışanlar İçin Kölelik mi Yoksa Kazanç mı Olacak ?, başlıklı yazılarımızda konuya yer vermiştik.

Söz konusu düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle 122 milletvekilinin imzasıyla Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmıştı.

İptal dilekçesinde; geçici iş ilişkisinin özel istihdam büroları aracılığıyla kurulmasına olanak tanıyan kuralda iş sözleşmesinin unsurları olan iş görme edimi, bağımlılık ve ücret ödeme ediminin nasıl tanımlanacağı hususlarının belirtilmediği, kuralın iş sözleşmesinin işçi açısından daha koruyucu olan ikili karakterini değiştirerek işçilerin kiralanmasına neden olduğundan Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan sosyal hukuk devleti ilkesiyle çeliştiği, kuralla işçilerin sözleşme özgürlüğünün sınırlandırıldığı, özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulmasının çalışanların düzensiz, belirsiz ve daha kötü koşullarda çalıştırılması sonucunu doğuracağı, kuralla işçilerin ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin haklarının ortadan kaldırıldığı, çalışanların sendika kurma ve sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarının kullanılamaz hâle getirildiği, özel istihdam bürosunun kiraya verdiği işçilerin ücret ve diğer haklarını ödenmesi konusunda kullanıcı işverenin müteselsil sorumluluğunun öngörülmediği, bu konuda kullanıcı işverene kontrol ve denetim görevinin verilmediği, işçilerin kıdem tazminatı hakkından yararlanmalarının mümkün olmadığı, sosyal güvenliğe ilişkin haklardan ancak fiilen çalışılan dönemlerde yararlanılabileceği, geçici işçi çalıştıran işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bakımından yükümlülüklerinin eğitim verme ve gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü ile sınırlandırılarak geçici işçilerin sağlıksız ve güvensiz çalışma koşullarına terk edildiği, işsizlik ödeneğinden yararlanmalarının mümkün olmadığı, kuralla geçici işçilerin çalışma ve sözleşme hürriyeti ile çalışma haklarının özüne dokunulduğu, geçici işçilerin aynı işi yaptıkları hâlde sırf sözleşmenin biçimi nedeniyle diğer işçilerin sahip olduğu çeşitli haklardan mahrum kalmalarının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, özel istihdam bürolarına işçi kiralama imtiyazı tanındığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 10., 13., 48., 49., 50., 51., 53., 54., 55. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştü.

Zorunlu BES Uygulamasıyla İlgili İptal Başvurusu

6740 sayılı Kanununla 40 yaşını doldurmamış çalışanlar için 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren zorunlu BES (bireysel emeklilik) uygulaması getirilmiş, konuya Çalışanlar İçin Zorunlu Bireysel Emeklilik Nasıl Uygulanacak ?, Otomatik BES Kesintisi Bütün Çalışanlar İçin Hemen Başlamayacak, Her Ay 100 Liralık BES Kesintisi Hangi Çalışanlardan Yapılacak ? başlıklı yazılarımızda yer vermiştik.

Düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, 129 milletvekilinin imzasıyla Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmıştı.

İptal dilekçesinde; dava konusu kuralın emeklilik şirketleri arasından otomatik katılımlı bireysel emeklilik sözleşmesi yapılacak şirketleri belirleme yetkisini idareye verdiği, herhangi bir kriter belirlenmeden verilen bu yetkinin eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına aykırı olduğu; sisteme dâhil edilecek işyerleri ve çalışanların belirlenmesi ile ilgili olarak sınırların ve temel ilkelerin ifade edilmesi yerine idareye keyfî ve adaletsiz uygulamalara neden olabilecek, yasama yetkisi kapsamında kalması gereken hususlarda yetki tanıyan bir düzenleme yapıldığı, böylece hukuki belirsizlik oluştuğu ve yasama yetkisinin yürütme organına devredildiği; kişisel verilerin veri sahibinin rızası aranmaksızın ilgili kuruluşlar arasında paylaşılabileceği, paylaşılacak verilerin kapsamı, niteliği, paylaşım amacının sınırları, bu süreçlerin denetimi ve veri sahibinin bu konularda bilgilendirilmesi konularının açık ve anlaşılır bir şekilde düzenlenmediği, mevcut düzenlemenin hedeflenen amacın ötesinde özel hayatın ve kişisel bilgilerin gizliliğinin keyfî şekilde ihlal edilmesi ve Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, ülkemizin taraf olduğu ve uymakla yükümlü bulunduğu uluslararası sözleşmelere aykırılık sonucunu doğurduğu, böylece hukuki belirsizlik oluştuğu ve özel hayatın korunması hakkına yönelik ölçüsüz bir sınırlama getirildiği, belirtilen nedenlerle düzenlemenin Anayasanın 2.,7., 10., 13., 20., 48., ve 90. maddelerine aykırı olduğu belirtilmişti.

Anayasa Mahkemesi Her İki Düzenlemeyi de Anayasaya Uygun Buldu

Mahkeme gerek zorunlu BES uygulamasıyla ilgili kanun hükümlerini, gerekse geçici iş ilişkisi (kiralık işçi uygulaması) ile ilgili kanun hükümlerinin Anayasaya aykırılık iddialarını reddetti, dolayısıyla her iki konudaki düzenlemeyi de Anayasaya uygun buldu.

Anayasa Mahkemesinin;

– Zorunlu BES düzenlemesine ilişkin 28/12/2017 Tarihli ve E: 2016/179, K: 2017/176 Sayılı Kararı gerekesiyle birlikte 8 Şubat 2018 tarihli Resmî Gazete’de,

– Geçici iş ilişkisi (kiralık işçi) düzenlemesine ilişkin 28/2/2018 Tarihli ve E: 2016/141, K: 2018/27 Sayılı Kararı gerekesiyle 29 Mart 2018 Tarihli ve 30375 sayılı Resmî Gazete’de,

yayımlandı.(isvesosyalguvenlik.com)