BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- Bu Kanunun amacı, sosyal
sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak;
bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan
yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal
sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları
düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2- Bu Kanun; sosyal sigortalar ile
genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti
sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile her türlü
kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve
kuruluşları kapsar.
Tanımlar
MADDE 3- Bu Kanunun uygulanmasında;
1) Bakanlık: Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
2) Kurum: Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
3) Sosyal
sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını,
4) Kısa vadeli
sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını,
5) Uzun vadeli
sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını,
6) Sigortalı: Kısa
ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya
kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,
7) (Değişik: 17/4/2008-5754/1
md.) Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş
göremezlik geliri ile malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta
olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme
yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,
8) Genel sağlık
sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile
karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı,
9) Genel sağlık
sigortalısı: Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan kişileri,
10) (Değişik:
17/4/2008-5754/1 md.) Bakmakla yükümlü olduğu
kişi: 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve
sekizinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı
sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle
gelir veya aylık bağlanmamış olan; (59)
a)
Eşini,
b) 18
yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî
Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde
meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25
yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna
göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını,
c)
Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen
kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını, (59)
11) Hizmet akdi:
22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdini ve
iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini,
12) Ücret: 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara
saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve
süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,
13) Asgarî ücret:
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler
için belirlenen bir aylık brüt ücreti,
14) (Değişik:
17/4/2008-5754/1 md.) Ay: Ücretleri; her ayın
15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri
kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine kadar geçen,
diğer sigortalılar için ise ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün olarak
değerlendirilen süreyi,
15) (Değişik:
17/4/2008-5754/1 md.) Yıl: Ücretleri; her ayın
15'inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri
kapsamındaki sigortalılar için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15 Ocak
tarihine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık
tarihleri arasında geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen süreyi,
16) Gelir: İş kazası
veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak
sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,
17) (Değişik:
17/4/2008-5754/1 md.) Aylık: Malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları ile vazife malûllüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi,
18) Ödeme dönemi: Bu
Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden takip eden ödeme
tarihine kadar geçen süreyi,
19) Tarımsal
faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının
mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme
ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle
bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin
yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,
20) (Değişik:
17/4/2008-5754/1 md.) Kurum Sağlık Kurulu:
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca
düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri
incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı
oranlarını, erken yaşlanma halini, vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte
kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden
ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,
21) (Değişik:
17/4/2008-5754/1 md.) Kamu idareleri: 10/12/2003
tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu
iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve
işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50’sinden
fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi
olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,
22) Sağlık hizmeti:
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere 63 üncü madde
gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetleri,
23) Kişiye yönelik
koruyucu sağlık hizmeti: Kişilerin hastalıktan korunması veya sağlıklı olma
halinin sürdürülmesi amacıyla, kişiye yönelik olarak finansmanı sağlanacak
sağlık hizmetlerini,
24) Aile hekimi:
Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimi olarak yetkilendirilen ve Kurum ile
sözleşme yapmış hekimleri,
25) Sağlık hizmeti
sunucusu: Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve
özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini,
26) Katılım payı:
Sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı veya
bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı,
27) Sığınmacı ve
Vatansız: İçişleri Bakanlığı tarafından sığınmacı veya vatansız olarak kabul
edilen kişileri,
28) Peşin sermaye
değeri: Kurumca, bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş,
kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak
hesaplanan tutarı,
29) (Değişik:
17/4/2008-5754/1 md.) Güncelleme katsayısı: Her
yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son
temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının % 100’ü ile
sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının % 30’unun toplamına
(1) tam sayısının ilâve edilmesi sonucunda bulunan değeri,
30) (Ek: 17/4/2008-5754/1 md.) Vazife malûllüğü: Bu
Kanunun 47 nci maddesinde tarif edilen vazife ve/veya harp malûllüğü hallerini,
31)
(Ek: 17/4/2008-5754/1 md.) Uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri: Ülkemizin taraf olduğu sosyal güvenlik
sözleşmelerini,”
(Ek fıkra:
17/4/2008-5754/1 md.) Bu maddenin (29) numaralı bendinde belirtilen güncelleme
katsayısının hesabında, en son temel yıllı tüketici fiyatları genel
indeksindeki değişim oranı veya sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla
gelişme hızının eksi olduğu yıllarda eksi değerler sıfır olarak alınır.
ifade eder.
İKİNCİ
KISIM
Sosyal
Sigorta Hükümleri
BİRİNCİ
BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin
Hükümler
Sigortalı
sayılanlar
MADDE 4- (Değişik: 17/4/2008-5754/2
md.)
Bu
Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a)
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve
mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan ise;
1)
Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde
gelir vergisi mükellefi olanlar,
2) Gelir
vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
3)
Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara
bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma
iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4)
Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu
idarelerinde;
1) Bu
maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve
pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına
girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,
sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi
sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı
sayılırlar.
Birinci
fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) İşçi
sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve
yönetim kurullarına seçilenler,
b) Bir
veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne,
gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri
diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile
düşünürler ve yazarlar,
c)
Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi
yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden
hizmet akdi ile çalışanlar,
d)
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna
göre çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli
Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak
çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında
çalıştırılanlar,
g) (Ek: 11/10/2011-KHK-665/29 md.) Türkiye İş Kurumu
tarafından düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programlarından yararlananlar,
hakkında
da uygulanır.
(Ek cümle: 11/10/2011-KHK-665/29 md.) Bu fıkranın (g) bendinde
sayılanlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte bu Kanun
kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz.
Birinci
fıkranın (b) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; 10/7/1953
tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler
hakkında da uygulanır.
Birinci
fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a)
Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama
yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle
kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış
olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b)
Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları,
il encümeninin seçimle gelen üyeleri,
c)
Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu
sendikalar ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve
yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne ayrılanlar,
d) Harp
okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına
okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay
meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine
tâbi tutulan adaylar,
e) Polis
Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
okumaya devam eden öğrenciler,
hakkında
da uygulanır.
Dördüncü
fıkranın (d) ve (e) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan ayrılanlar ile
bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların, bu
okullarda geçen eğitim süreleri sigortalılıklarından sayılmaz.
Bu
Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu kapsamda oldukları
sürece uygulanmaz.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Bazı sigorta
kollarının uygulanacağı sigortalılar
MADDE 5- Kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları bakımından aşağıda sayılan kişiler hakkında uygulanacak sigorta kolları
şunlardır:
a) Hizmet akdi ile
çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde
oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve
tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası
uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar.
b) (Değişik:
13/2/2011-6111/24 md.) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim
Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören
öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek
liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan
öğrenciler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak
kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82 nci
maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından
fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır.
Bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar ve bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda
olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
6111 sayılı Kanun değişikliğinden
önceki hali: b) (Değişik:
17/4/2008-5754/3 md.) 5/6/1986 tarihli ve 3308
sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde
meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile
hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri
sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler
ile 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden
aylık prime esas kazanç tutarı, 82 nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas
kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar
hakkında ise iş kazası ve
meslek hastalığı sigortası uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
(50)
5838 sayılı Kanunun 32. maddesi ile eklenen ibare:
ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı
maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas
kazanç tutarı, 82 nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt
sınırının otuz katından fazla olmayanlar
c) (Değişik:
17/4/2008-5754/3 md.) Harp malûlleri ile
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife
malûllüğü aylığı bağlanmış malûllerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları
kesilmez. 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun
kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve
erbaşların, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
olmaları halinde de aylıkları kesilmez. Aylıkları kesilmeksizin 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli sigorta
kolları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında
çalışanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri
uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların
uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini
Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, haklarında uzun
vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca
genel sağlık sigortası primi alınmaz.
d) (Mülga:
17/4/2008-5754/3 md.)
e) (Değişik:
13/2/2011-6111/24 md.) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek
edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar
hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile bunlardan bakmakla yükümlü
olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası
hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-665/30 md.)
Bunlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte bu Kanun
kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz.
6111 sayılı Kanun değişikliğinden
önceki hali: e) Türkiye İş Kurumu
tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine
katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası
hükümleri uygulanır.
f) (Mülga:
17/4/2008-5754/3 md.)
g) (Ek: 17/4/2008-5754/3 md.) Ülkemiz ile sosyal
güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki
işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında
kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Bu
sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri halinde, 50
nci maddenin ikinci fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile
aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe
bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta
hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz. (Ek cümle:
13/2/2011-6111/24 md.) Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde
çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.
Sigortalı
sayılmayanlar
MADDE 6- Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli
sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin
işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
b) Aynı konutta
birlikte yaşayan ve üçüncü derece dahil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve
aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan
işlerde çalışanlar,
c) (Değişik:
17/4/2008-5754/4 md.) Ev hizmetlerinde çalışanlar
(ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç),
d)
Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu
öğrencileri,
e) Yabancı bir ülkede
kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına
Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tâbi
olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına
tâbi olanlar,
f) Resmî meslek ve
sanat okulları ile yetkili resmî makamların izniyle kurulan meslek veya sanat
okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri içinde yapılan,
tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
g) Sağlık hizmet
sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite edilen, hasta
veya malûller,
h) (Değişik:
17/4/2008-5754/4 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereği sigortalı sayılması gerekenlerden 18
yaşını doldurmamış olanlar,
ı) Kamu
idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak
üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde
çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal
faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete
ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu
Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az
olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar,
(60)
j) (Mülga: 17/4/2008-5754/4
md.)
k) (Değişik:
17/4/2008-5754/4 md.) Kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline
kayıtlı olanlardan, aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin
masraflar düşüldükten sonra kalan tutarı, prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler,
l) Kamu idarelerinin
dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin bulunduğu ülkede
sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk
uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda
sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde
istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin ilgili
mevzuatının zorunlu kıldığı hallerde, işverenleri tarafından bulunulan
ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı yapılanlar,
(1)
4 üncü ve 5 inci
maddelere göre sigortalı sayılmaz.
(h) bendinin
uygulanmasıyla ilgili olarak, bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden,
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre mahkemece
ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında
18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz.
Birinci fıkranın (ı)
bendinin uygulanmasında, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görüşü alınır.
Bu maddenin
uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Sigortalılığın
başlangıcı
MADDE 7- Sigorta hak ve yükümlülükleri 4
üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime veya (…)
(61) staja başladıkları tarihten,
(61)
b) (Değişik:
17/4/2008-5754/5 md.) (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan, gelir vergisi mükellefi olanlar ile şahıs
şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer
ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin
başladıkları tarihten; sermaye şirketlerinden limited şirket ortakları ile
sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının,
şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihten; anonim
şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kuruluna
seçildikleri tarihten; gelir vergisinden muaf olanların ise esnaf ve sanatkâr
siciline kayıtlı oldukları tarihten; tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek
kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde
kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin
Kuruma yapıldığı tarihten; köy ve mahalle muhtarları için seçildikleri
tarihten; 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenler için ise lisans
belgesine istinaden fiilen çalışmaya başladıkları tarihten,
c) (Değişik:
17/4/2008-5754/5 md.) (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlar için, göreve başladıkları veya bu Kanunun 4 üncü
maddesinin dördüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri kapsamındaki okullarda
öğrenime başladıkları tarihten,
itibaren başlar.
Birinci fıkranın (b)
bendinin uygulanmasında, gelir vergisinden muaf olanlar ile tarımda kendi adına
ve hesabına bağımsız çalışanların kayıt ve tescil işlemleri ile ilgili olarak
kanunla kurulmuş ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri alınır.
Sigortalı
bildirimi ve tescili
MADDE 8- (Değişik birinci fıkra:
17/4/2008-5754/6 md.) İşverenler, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden
önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak
işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi;
a)
İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en
geç çalışmaya başlatıldığı gün,
b)
Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak
çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde;
ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde
çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren
en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,
c) Kamu
idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre
işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince
yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları
tarihten itibaren bir ay içinde,
Kuruma
verilmesi halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır.
Sigortalılar,
çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı olarak
çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler. Ancak, sigortalının kendini
bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/6
md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt
bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında sigortalı
sayılan kişilerden köy ve mahalle muhtarları için seçildiklerine ilişkin
mazbatalarını ilgili seçim kurulundan aldıkları tarihten, sigortalılıkları vergi
mükellefiyetlerinin başladığı tarihten başlayan sigortalılar için vergi
mükellefiyeti işleminin tesis tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere ilgili
vergi dairesince vergi mükellefinin işe başlama işlemlerinin tekemmül
ettirildiği tarihten ve diğerleri için 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından; (4) numaralı alt bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için ise kanunla kurulu meslek kuruluşlarına
kayıt tarihinden itibaren kendi mevzuatına göre kayıt veya tescili yapan ilgili
kurum, kuruluş ve birlikler, vergi daireleri ve Esnaf ve Sanatkâr Sicil
Müdürlüğü sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek Kuruma vermekle
yükümlüdür. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1), (2) ve (3)
numaralı alt bentlerinde sayılanların bildirimleri en geç 15 gün, (4) numaralı
alt bendinde sayılanların bildirimleri ise en geç bir ay içinde yapılır. Ayrıca
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde
sayılanların kendileri tarafından da sigortalılık bildirimleri yapılabilir. 4
üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenlerin ise çalışmaya başladıkları
tarihten itibaren en geç bir ay içinde tescil eden kuruluş tarafından Kuruma
bildirilmesi zorunludur. Kurum bu bildirimlerden itibaren bir ay içinde tescili
yapılan kişilere, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başladığını bildirir.
(62)
(Mülga dördüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.)
(Değişik beşinci
fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak işverenler, bu kapsamda ilk
defa veya tekrar çalıştırmaya başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren, onbeş
gün içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Aynı kamu idaresinin farklı birimleri arasındaki naklen tayin ve
görevlendirmelerde bildirim yapılmaz.
(Mülga altıncı
fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.)
Kamu idareleri ile
bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle,
Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık
bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit
ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddenin ikinci
ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde hükümlerine
göre idarî para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş
bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın
sona ermesi
MADDE 9- Kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona
erdiği tarihten,
b) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;
1) Gelir vergisi
mükellefi olanlar için, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son
verdikleri tarihten,
2) (Değişik:
17/4/2008-5754/7 md.) Gelir vergisinden muaf
olanlar için, esnaf ve sanatkâr sicili kaydının silindiği veya 6 ncı maddenin
birinci fıkrasının (k) bendi kapsamına girdiği tarihten,
3) (Değişik:
17/4/2008-5754/7 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden
kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma
iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihten, sermayesi
paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret
sicil memurluğundan kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından
hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına
ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu
üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten,
iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın
talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına,
ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma
düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece
iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin
ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil
edildiği tarihten,
4) (Mülga:
17/4/2008-5754/7 md.)
5) (Değişik: 13/2/2011-6111/28 md.)
Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin
sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet
kapsamına girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu
tarihten,
6111 sayılı Kanun değişikliğinden
önceki hali: 5) Tarımda kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona
erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği
tarihten,
6) Köy ve mahalle
muhtarlarının, muhtarlık görevlerinin sona erdiği tarihten,
7) Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke
mevzuatı kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına
bağlı olarak, o ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten
bir gün öncesinden,
(63)
8) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.)
(3) numaralı alt bent kapsamında iflas veya tasfiye
durumu ile münfesih duruma düşen şirketlerin ortaklarından 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların, çalışmaya
başladıkları tarihten bir gün öncesinden, (63)
9) Köy ve mahalle muhtarlarından; kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar
hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten
bir gün öncesinden, (63)
10) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.)
Gelir vergisinden muaf olan, ancak esnaf ve
sanatkârlar sicili kaydına istinaden 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu sigortalılıklarının devamı
sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün
öncesinden, (63)
11) (Ek: 13/2/2011-6111/28
md.) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörler için, lisansları
yenilenmeyenlerin lisanslı oldukları yılın sonundan,
c) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların;
1) (Değişik:
17/4/2008-5754/7 md.) Ölüm veya aylık
bağlanmasını gerektiren hallerde görev aylıklarının kesildiği tarihi, 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile
sıhhi izin sürelerinin doldurulması halinde ise bu süre ve hadlerin
doldurulduğu tarihleri takip eden aybaşından,
2) (Değişik:
17/4/2008-5754/7 md.) Diğer hallerde ise görevden
ayrıldıkları tarihten,
d) 5 inci madde
gereği bazı sigorta kollarına tâbi tutulanların, sigortalı sayılmalarını
gerektiren halin sona erdiği tarihten,
e) 6 ncı maddenin
birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu
ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile irtibatlandırılanlar ile uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için
sigortalandıkları tarihten,
itibaren sona erer.
Ancak, hastalık ve
analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık;
a) İlgili kanunlar
gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak etmesi veya işverenin
lokavt yapması hallerinde, bu hallerin sona ermesini,
b) Diğer hallerde
ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu
günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Birinci fıkranın
(a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları
işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin
durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme
halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün
içinde Kuruma bildirilir. Bu kişilerin meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine
olan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona ermesine
ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
(Ek cümle: 13/2/2011-6111/28 md.) Vergi dairelerince vergi
mükellefiyetinin sona erdiğine ilişkin yapılacak bildirimlerde bu süre vergi
mükellefiyeti terk işleminin tesis tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere
vergi mükellefinin işi bırakma işlemlerinin vergi dairelerince tekemmül
ettirildiği tarihten başlar.
Birinci fıkranın (e)
bendine göre sigortalılığı sona erenler ile 8 inci maddenin birinci fıkrasının
(c) bendine göre bildirimi yapılan sigortalıların, sigortalılığının sona
ermesine ilişkin bildirimleri, üç ay içinde Kuruma yapılır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalıların
işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmaları
MADDE 10- 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici
görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların
mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri veya
(b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle yurt dışında
bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve
işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder.
(Mülga ikinci
fıkra: 17/4/2008-5754/67 md.)
İKİNCİ BÖLÜM
İşyerleri
ve İşverenlere İlişkin Hükümler
İşyeri, işyerinin
bildirilmesi, devri, intikali ve nakli
MADDE 11- İşyeri, sigortalı sayılanların maddî
olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir.
İşyerinde üretilen
mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim
altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku,
yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi
diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.
İşveren, örneği
Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya
başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında,
çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret
sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış
sayılır. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç
on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır.
29/6/1956 tarihli ve
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin
değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların
ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde şirkete yeni
ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on
gün içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.
İşyerinin faaliyette
bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi, sigortalı çalıştırılan
bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi
halinde, işyerinin nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı
tarihi takip eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde ise
mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, işyeri bildirgesini
Kuruma vermekle yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları içinde Kurumun diğer
bir ünitesinin görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi halinde, adres
değişikliğinin yazı ile bildirilmesi yeterlidir. Bu işlerde çalışan
sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam eder.
Valilikler,
belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişileri,
yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine
ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama
ilişkin bilgileri, verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
Bu maddede
belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102 nci maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır. İdarî para
cezası uygulanması, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel teşkil etmez.
Alt işveren, asıl
işverenin işyerinde çalıştırdığı sigortalıları, işverenle aralarında yaptıkları
sözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan alacağı özel bir numara ile asıl
işverenin kayıtlı olduğu dosyadan bildirir.
İşyeri bildirgesinin
verilmemesi veya geç verilmesi, bu Kanunda belirtilen hak ve yükümlülükleri
ortadan kaldırmaz. İşyeri bildirgesinin şekli ve içeriği ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
İşveren, işveren
vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren
MADDE 12- 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran
gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar
işverendir.
İşveren adına ve hesabına,
işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren
vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren
vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan
işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte
müştereken ve müteselsilen sorumludur.
4 üncü maddenin
ikinci fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda
belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran işçi sendikaları ve konfederasyonları veya işveren tarafından; 4 üncü
maddenin dördüncü fıkrasına tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda
belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu idareleri veya eğitim
gördükleri okullar tarafından yerine getirilir.
(2)
2/7/1941 tarihli ve
4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar
hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları
çalıştırmaya yetkili makam tarafından yerine getirilir.
Ceza infaz kurumları
ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde
çalıştırılan hükümlü ve tutukluların işvereni, Ceza İnfaz Kurumları ile
Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ise Ceza İnfaz Kurumları ile
Tutukevleri İş Yurtları Kurumunun sorumlu müdür ve amirleridir.
Bir işverenden,
işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin
bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları
çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin
aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl
işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile
birlikte sorumludur.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM (3)
Hizmet Akdiyle veya Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışan
Sigortalıların
Tabi Olduğu Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri
İş kazasının
tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13- İş kazası;
a) Sigortalının
işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik:
17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından
yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene
bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere
gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik:
17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın
sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan
zamanlarda,
e) Sigortalıların,
işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve
sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.
İş kazasının 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5
inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran
işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en
geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
b) (b) bendi
kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek
şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü
içinde,
c) (Mülga:
17/4/2008-5754/8 md.)
(Değişik
paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile
doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a)
bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde
meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Kuruma bildirilen
olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için
gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları
tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu
soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve
olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak
yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı
bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Meslek
hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının
çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya
işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel
veya ruhsal özürlülük halleridir.
Sigortalının
çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık
kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü
hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya
koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık
Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı,
işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten
kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi
için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu
hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha
uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli
belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik
ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin
işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki
yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin
başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek
hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığının
4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a)
bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının
meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen
işveren tarafından, (4)
b) (b) bendi
kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,
bu durumun öğrenildiği
günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi
ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya
yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene
veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya,
Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş
göremezlik ödenekleri rücû edilir.
Meslek hastalığı ile
ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol
ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri
vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin
meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli
ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte
belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı
sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Hastalık ve
analık hali
MADDE 15- (Değişik: 17/4/2008-5754/9
md.)
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş
kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan
rahatsızlıklar, hastalık halidir.
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının
veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı
gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı
olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk
sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan
gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri analık hali
kabul edilir.
İş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar
(5)
MADDE 16- (Değişik: 17/4/2008-5754/10
md.)
İş
kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a)
Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği
verilmesi.
b)
Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.
c) İş
kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir
bağlanması.
d) Gelir
bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş
kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.
Hastalık
ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak
ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği
verilir.
Analık
sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması
nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı
gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı
olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve
Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden
emzirme ödeneği verilir.
Sigortalı
kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe
emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının;
a) (a)
bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa
vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,
b) (b)
bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa
vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil
prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması,
şarttır.
Emzirme
ödeneğine hak kazanan sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı sona
erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa,
sigortalı kadın veya eşi analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı
erkek, doğum tarihinden önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş
olması şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır.
Ödenek ve
gelirlere esas tutulacak günlük kazanç
(6)
MADDE 17- İş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin
hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu
tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı
tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde 80 inci maddeye göre hesaplanacak
prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim
ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Mülga
son cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)
Oniki aylık dönemde
çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş
kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek
ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç; çalışmaya
başladığı tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih arasındaki sürede elde
ettiği prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi
suretiyle; çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya
emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi gereği sigortalı sayılanların ödenek veya gelire
esas günlük kazançlarının hesabında:
a) Prim, ikramiye ve
bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas
alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle
hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak bulunan
tutardan çok olamaz.
b) İdare veya yargı
mercilerince verilen karar gereğince yapılan ücret, ikramiye, zam, tazminat ve
bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas alınan üç aylık
dönemden önceki aylara ilişkin olanlar dikkate alınmaz.
Meslek hastalığı,
sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl
geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı
tarih esas alınarak yukarıdaki fıkralara göre hesaplanır.
İş kazası ile meslek
hastalığı sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak aylık kazanç,
yukarıdaki hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın otuz katıdır.
Geçici iş
göremezlik ödeneği
MADDE 18- Kurumca yetkilendirilen hekim
veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla;
a) İş kazası veya
meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,
b) (Değişik:
17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık
sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde,
iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa
vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü
gününden başlamak üzere her gün için,
c) (Değişik:
17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1),
(2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı
halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta
primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık
sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki
haftalık süre ilâve edilerek çalışmadığı her gün için,
d) (Değişik:
17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1),
(2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, erken doğum
yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile
isteği ve hekimin onayıyla doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde,
doğum sonrası istirahat süresine eklenen süreler için,
(64)
geçici iş göremezlik
ödeneği verilir.
(Değişik ikinci
fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine
göre sigortalı sayılanlara iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık halinde
geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime
ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince
veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu
aldıkları sürede ödenir. Ancak bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre
doğum öncesi ve doğum sonrası çalışmadığı sürelerde geçici iş göremezlik
ödeneğinin ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.
(Değişik üçüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve
sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği,
yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı,
ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.
Sigorta prim ve
ödeneklerinin hesabına esas tutulacak günlük kazançların alt sınırında meydana
gelecek değişikliklerde, yeniden tespit edilen alt sınırın altında bir günlük
kazanç üzerinden ödenek almakta bulunanların veya almaya hak kazanmış veya
kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük kazançlarının alt sınırındaki
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak değiştirilmiş günlük
kazançların alt sınırına göre ödenir.
Bir sigortalıda iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse,
geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.
Geçici iş göremezlik
ödenekleri, toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile kamu idarelerinin
işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûl ve esaslara göre Kurum adına
sigortalılara ödenerek, daha sonra Kurum ile mahsuplaşmak suretiyle tahsil
edilebilir.
Geçici iş göremezlik
ödeneklerinin ödeme zamanı ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sürekli iş
göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş
kazası ve meslek hastalığı hali
MADDE 19-
(Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.) İş kazası veya meslek
hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden
Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış
bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi
halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen
sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur.
Sürekli iş
göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre
hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17 nci maddeye göre
hesaplanan aylık kazancının % 70'i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş
göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi
hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir.
Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100
olarak uygulanır.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, sürekli iş göremezlik
geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık
sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
(7)
(Mülga beşinci
fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.)
(Mülga altıncı
fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.)
Yukarıdaki fıkralara
göre hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç
tarihi arasında 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre artırılarak
belirlenir.
Sigortalının sürekli
iş göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik
ödeneğinin sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş
göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna
ait sağlık kurulu raporu tarihini,
takip eden ay
başından başlar.
Sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük veya meslek
hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren
18 inci maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile
aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün için
geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
Sigortalının yeniden
bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına tutulması halinde,
meydana gelen özürlerin bütünü göz önüne alınarak kendisine, sürekli iş
göremezliğini doğuran son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki kazancı
üzerinden gelir hesaplanır. Ancak, sigortalının son iş kazası veya meslek
hastalığı sırasındaki günlük kazancına göre bulunacak geliri, hesaplanan ilk
gelirinden az ise sigortalının sürekli iş göremezlik geliri ilk kazanç
üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek
hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki
kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl
ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Hak sahiplerine
gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri
MADDE 20- İş kazası veya meslek hastalığına
bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde
gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70'i, 55 inci maddenin ikinci
fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak
bağlanır.
İş kazası veya
meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda
kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün
iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın birinci
fıkraya göre belirlenen tutar, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine
gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya
meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında
kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin,
ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının
almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak
sahiplerine gelir olarak bağlanır.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine
gelir bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı, genel sağlık
sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
(8)
Gelirin başlangıcı,
kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddeler uygulanır.
37 nci madde
hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği verilir.
İş kazası ve
meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin
sorumluluğu
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı,
işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına
aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak
sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler
ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı,
sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı
olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde
kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İş kazasının, 13
üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren
tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre
için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden
tahsil edilir.
Çalışma mevzuatında
sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora
dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı
işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen
veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen
hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği
işverene ödettirilir.
İş kazası, meslek
hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse,
sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler
ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı,
zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara
rücû edilir.
İş kazası, meslek
hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri
tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak
yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak
sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya
ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu
ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek
ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru
bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak
sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.
Sigortalının
kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin
artması
MADDE 22- Sigortalının aşağıdaki sayılan
nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması, hastalanması,
tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması hallerinde geçici iş
göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu
olmayanlar ile kabul edilebilir bir mazereti olanlar hariç, sigortalının iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle hekimin bildirdiği
tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzamasına veya iş
göremezlik oranının artmasına, malûl kalmasına neden olması halinde, uzayan
tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı
Kurumca eksiltilir.
b) Ceza sorumluluğu
olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına
tutulan veya hastalanan sigortalının kusur derecesi esas alınarak üçte birine
kadarı Kurumca eksiltilir.
c) Kasdî bir
hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan, hastalanan
veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen
sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
d) Tedavi gördüğü
hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın
çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da
yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren 96 ncı madde hükümlerine göre geri
alınır.
13 üncü maddenin
ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler tarafından iş kazasının anılan
bentte belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda, sigortalıya
yapılacak iş göremezlik ödenekleri bildirim tarihinden itibaren ödenir.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Süresinde
bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk
MADDE 23- Sigortalı çalıştırmaya
başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma
bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı
çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir
ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada
belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her
türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki
ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı
sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu halde, 8 inci maddenin
üçüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde bildirimde bulunmayanlara,
bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı,
analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenmez.
(9)
Kısa vadeli
sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler
MADDE 24- Kısa vadeli sigorta kolları
bakımından;
a) Herhangi bir
sebeple silâh altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,
b) Hükümlülükle
sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre,
c) İş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği alan
sigortalının iş göremediği süre,
d) Sigortalının
greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde geçen süre,
18 inci maddede
belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin başladığı veya
hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir yılın hesabında
da dikkate alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun
Vadeli Sigorta Hükümleri
Malûl sayılma
MADDE 25- (Değişik: 17/4/2008-5754/13
md.)
Sigortalının
veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve
dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün
veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %
60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını
veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum
Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.
Ancak,
sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının
çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma
gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık
veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.
Yedek
subay veya er olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla
görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâh altına alındıkları dönemde malûl
olup, bu malûllükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmaya mani olmayanlar
hakkında, bu hastalık veya özürleri sebebiyle malûllük sigortasına ilişkin
hükümler uygulanmaz.
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların yazılı
talepleri halinde, haklarında bu madde hükümleri uygulanmaksızın
malûllüklerinin mani olmadığı başka vazife veya sınıflara nakil suretiyle
tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmiş
sayıldıktan sonra dahi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını isteme hakları
mahfuzdur. Ancak, kurumlarında başka vazife ve sınıflara nakli mümkün
olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi olanlar, bu
yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya malûliyetlerinin yeni vazifelerine de mani
olduğuna dair usûlüne uygun yeniden rapor almadıkça bu haklarını kullanamazlar.
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan, vazifelerini
yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar, hastalıkları kanunlarında tayin
edilen sürelerden fazla devam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine ve
doğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarınca malûl veya 47 nci madde
hükümlerine göre vazife malûlü sayılırlar.
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan; personel
kanunlarına tabi olmayanların hastalık sebebiyle malûl sayılmalarına esas
alınacak hastalık süresi hakkında kendi özel kanunları
yürürlüğe girinceye kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine
ilişkin hükümleri uygulanır. Kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen
hastalığı en çok bir yıl içinde nüksetmesi halinde eski ve yeni hastalık
süreleri birleştirilmek suretiyle işlem yapılır.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Malûllük
sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 26- Malûllük sigortasından
sigortalılara sağlanan hak, malûllük aylığı bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük
aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye
göre malûl sayılması,
b) (Değişik:
17/4/2008-5754/14 md.) En az on yıldan beri
sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına
muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi
aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş
olması,
c) Malûliyeti
nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini
kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,
halinde malûllük
aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası
primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının ödenmiş olması zorunludur.
(10)
Malûllük
aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 27- (Değişik: 17/4/2008-5754/15
md.)
Malûllük
aylığı; prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün
üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı
üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka birinin
sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan
artırılır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.
Malûllük
aylığı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılar ile (c) bendi kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve
daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların;
a) Malûl
sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı
istek tarihini,
b) Malûl
sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor
tarihini,
c) 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların ise,
malûliyetleri sebebiyle görevlerinden ayrıldıkları tarihi,
takip
eden ay başından itibaren başlar.
Malûllük
aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında
çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip
eden ödeme dönemi başında kesilir ve bu Kanuna tabi olarak çalıştıkları süre
zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81
inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık
sigortasına ait prim alınır. Bunlardan işten ayrılarak yeniden malûllük aylığı
bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da emekliye ayrılan veya sevkedilenlere;
kontrol muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığına esas malûllüğünün devam
ettiği anlaşılmak kaydıyla, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında çalışıyorsa görevinden ayrıldığı tarihi, diğerlerine ise istek
tarihlerini takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden malûllük aylığı
hesaplanarak bağlanır.
Bu
durumdakilerden ilk bağlanan malûllük aylığına esas prim ödeme gün sayısı;
a) 9000
günün üzerinde olanların aylıkları 30 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi
hükümleri uygulanarak hesaplanır.
b) 9000
günden az olanların aylıkları ise, eski aylığın kesildiği tarihten sonra
aylıklara yapılan artışlar uygulanmak suretiyle aylığın başlangıç tarihi
itibariyle hesaplanan tutarının emeklilik öncesi ve sonrası prim ödeme gün
sayısı toplamının emeklilik öncesi prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü ile
emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın toplamından oluşur. Emeklilik
sonrası çalışmaya ait kısmi aylık, emeklilik öncesi ve sonrası prim ödeme gün
sayısı toplamı ve emeklilik sonrası çalışmaya
ait prime esas kazançları üzerinden bu maddenin birinci
fıkrasına göre hesaplanan aylığın emeklilik sonrası prim ödeme gün sayısına
orantılı bölümü kadardır. Yeni aylık, eski aylığın kesildiği tarihten sonra
aylıklara yapılan artışlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarın altında olamaz.
Yukarıdaki
(a) ve (b) bentlerinde belirtilen 9000 prim gün sayısı, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 7200 gün olarak
uygulanır.
Yaşlılık
sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 28- Yaşlılık sigortasından
sigortalıya sağlanan haklar şunlardır:
a) Yaşlılık aylığı
bağlanması.
b) Toptan ödeme
yapılması.
(Değişik ikinci
fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) İlk defa bu Kanuna göre sigortalı sayılanlara;
a) Kadın ise 58,
erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için prim gün sayısı şartı 7200 gün olarak uygulanır.
b) (a) bendinde
belirtilen yaş şartı;
1) 1/1/2036 ilâ
31/12/2037 tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61,
2) 1/1/2038 ilâ
31/12/2039 tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62,
3) 1/1/2040 ilâ
31/12/2041 tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63,
4) 1/1/2042 ilâ
31/12/2043 tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64,
5) 1/1/2044 ilâ
31/12/2045 tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65,
6) 1/1/2046 ilâ
31/12/2047 tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65,
7) 1/1/2048
tarihinden itibaren ise kadın ve erkek için 65,
olarak uygulanır.
Ancak yaş hadlerinin uygulanmasında (a) bendinde belirtilen prim gün sayısı
şartının doldurulduğu tarihte geçerli olan yaş hadleri esas alınır.
Sigortalılar, ikinci
fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan yaş hadlerine 65 yaşını geçmemek üzere
üç yıl eklenmek ve adlarına en az 5400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla da yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
(11)
Sigortalı olarak ilk
defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre
malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle
malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri
sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun
düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum
Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59
arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları
ve 4320 gün,
b) % 40 ilâ % 49
arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları
ve 4680 gün,
malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a)
bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Bunlar
94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilirler.
Bakanlıkça tespit
edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak en
az 20 yıldan beri çalışan sigortalılar için ikinci fıkrada belirtilen yaş şartı
55 olarak uygulanır.
55 yaşını dolduran
ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş dışındaki diğer
şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(12)
(Ek fıkra:
17/4/2008-5754/16 md.) Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın
sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu
bulunanların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün
sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenir ve eklenen
bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir.
(Değişik
sekizinci fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından
yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen
sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan
ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan
emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık aylığı
bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibarıyla genel
sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime
ilişkin her türlü borcunun olmaması zorunludur.
(12)
Bu maddenin
uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Yaşlılık
aylığının hesaplanması
MADDE 29- (Değişik: 17/4/2008-5754/17
md.)
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı
fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa
sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere
göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı
sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık
kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu
yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl
gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar
toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam
prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın
otuz katıdır.
Aylık
bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen
toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu
hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak
aylık bağlama oranı % 90'ı geçemez.
28 inci maddenin
dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için
hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar
için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı
sonucu bulunan rakamın % 60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre,
% 50'yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme
gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına
göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün
sayısı 7200 gün, % 50 oranı da % 40 olarak uygulanır.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan
aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55
inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara
uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine
rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme
dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak,
sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.
Yaşlılık
aylığının başlangıcı, kesilmesi veya sosyal güvenlik destek primi ödenmesi
MADDE 30- 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının;
a) (a) ve (b)
bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara,
yazılı istek tarihinden sonraki,
b) (Değişik:
17/4/2008-5754/18 md.) (c) bendinde belirtilen
sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan alınan
emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip
eden,
c) (Değişik:
17/4/2008-5754/18 md.) (c) bendinde belirtilen
sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra
başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol
muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise
istek tarihini takip eden,
ay başından itibaren
aylık bağlanır.
Aylığın ödenmesine
başlanacağı tarihte hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği almakta
olan sigortalının yaşlılık aylığı, geçici iş göremezlik ödeneği verilme
süresinin sona erdiği tarihi takip eden ay başından başlar. Ancak, bağlanacak
yaşlılık aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından fazla ise,
aradaki fark birinci fıkraya göre tespit edilecek tarihten başlanarak verilir.
(Değişik üçüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra;
a) 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç
olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya
başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden
ödeme dönemi başında kesilir. Bunlardan bu Kanuna tabi çalıştıkları süre
zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81
inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık
sigortasına ait prim alınır. Yaşlılık aylığı kesilenlerden, işten ayrılarak
veya işyerini kapatarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için
yazılı
istekte bulunanlara ya da emekliye ayrılan veya sevk edilenlere, yazılı istek
tarihini veya görevinden ayrıldığı tarihi takip eden ödeme döneminden itibaren
yeniden yaşlılık aylığı hesaplanarak bağlanır. Yeni aylık, eski aylığın
kesildiği tarihten sonra aylıklara yapılacak artışlar uygulanarak bu fıkrada
belirtilen aylık başlangıç tarihi itibarıyla bulunan tutarı ile emeklilik
sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın toplamından oluşur. Emeklilik sonrası
çalışmaya ait kısmı aylık, talep tarihindeki emeklilik öncesi ve sonrası prim
ödeme gün sayısı ve emeklilik sonrası çalışmaya ait prime esas kazançları
üzerinden 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylığın emeklilik sonrası prim ödeme
gün sayısına orantılı bölümü kadardır.
b) 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç
olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlardan aylıklarının
kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine
devam edilir. Bunlardan, almakta oldukları aylıklarının % 15’i oranında sosyal
güvenlik destek primi kesilir. Ancak kesilecek olan bu tutar, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında
ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek
priminden fazla olamaz. Bu sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları
primi alınmaz. Sosyal güvenlik destek primine tabi olanların primleri,
aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir. Sosyal güvenlik destek primi
ödenmiş veya bildirilmiş süreler bu Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları prim ödeme gün sayısına ilâve edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde
hükümlerine göre toptan ödeme yapılmaz.
(Mülga dördüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.)
(Değişik beşinci
fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine
tabi faaliyete başladığı için üçüncü fıkranın (a) bendine göre yaşlılık aylığı
kesilenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalılıkları devam ettiği süre içinde bu maddenin üçüncü fıkrasının (b)
bendi hükümlerinin uygulanmasını; (b) bendi hükümlerine göre sosyal güvenlik
destek primine tabi olanlar ise haklarında üçüncü fıkranın (a) bendi
hükümlerinin uygulanmasını isteyebilirler.
Yaşlılık toptan
ödemesi ve ihya
MADDE 31- (Değişik: 17/4/2008-5754/19
md.)
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile
bu Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir
nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı
bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık
aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi
kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her
yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar
geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek
toptan ödeme şeklinde verilir.
Bu
Kanuna göre toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan,
yeniden bu Kanuna tabi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
bildirilmiş olanlar, yazılı olarak müracaat etmeleri halinde, aldıkları toptan
ödemenin ödeme tarihi ile yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için her
yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan tutarın
ilgiliye tebliğ tarihini takip eden ayın sonuna kadar ödemeleri halinde, bu
hizmetler ihya edilerek bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınır.
Ölüm
sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 32 - Ölüm sigortasından sağlanan
haklar şunlardır:
a) Ölüm aylığı bağlanması.
b) Ölüm toptan
ödemesi yapılması.
c) Aylık almakta
olan kız çocuklarına evlenme ödeneği
verilmesi. (13)
d) Cenaze ödeneği
verilmesi.
(Değişik ikinci
fıkra: 17/4/2008-5754/20 md.) Ölüm aylığı;
a) En az
1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için,
her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup,
toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
b) 47
nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü veya
yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık
aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
c)
Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı
olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş,
durumda
iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır.
Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel
sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime
ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.
Ölüm
sigortasından bağlanacak aylığın hesaplanması
(14)
MADDE 33- Sigortalının ölümü halinde hak
sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında;
a) Sigortalının
almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı malûllük vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı,
b) Malûllük veya
yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya başlaması
sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihi esas alınarak 27 nci veya 30
uncu maddelere göre tespit edilecek aylığı,
c) 32 nci maddenin
ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi ödemiş olan sigortalının prim ödeme gün sayısı, 9000 günden az ise 9000
gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla ise toplam prim ödeme gün sayısı
üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanan aylığı,
esas alınır.(Ek
cümle: 17/4/2008-5754/66 md.) Ancak, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000
prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile 5 inci madde kapsamındaki
sigortalılar için ayrı ayrı olmak üzere; sigortalıların ölümleri halinde ölüm
sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç
tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar
uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın
son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı ödenen en düşük
yaşlılık aylığından az olamaz. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç
durumda malûl sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise, birinci fıkranın
(a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında bu durum dikkate alınmaz.
Ölüm aylığının
hak sahiplerine paylaştırılması
MADDE 34- Ölen sigortalının 33 üncü madde
hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a) (Değişik:
17/4/2008-5754/21 md.) Dul eşine % 50'si;
aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya
yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı
nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75'i,
b) (Değişik:
17/4/2008-5754/21 md.) Bu Kanunun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun
kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi
sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18
yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması
halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum
Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl
olduğu anlaşılanların veya,
3)
Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan
veya dul kalan kızlarının,
her
birine % 25'i,
c) (b) bendinde
belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya
sonradan bu duruma düşenlerle, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan
veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya
babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi
bulunmayanların her birine % 50'si,
d) (Değişik:
17/4/2008-5754/21 md.) Hak sahibi eş ve
çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde
etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer
çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya
aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25'i oranında; ana ve
babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki
şartlarla toplam % 25'i,
oranında aylık
bağlanır.
Sigortalı tarafından
evlât edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya babalığı hükme
bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları,
bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
Hak sahiplerine
bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını geçemez. Bu
sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından orantılı
olarak indirimler yapılır.
Hak sahiplerinin
aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 35- Ölüm sigortasından sigortalının
hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm
tarihini,
b) Hak sahibi olma
niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı
tarihi,
takip eden ay
başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede
belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından
itibaren kesilir.
Ancak bu Kanunun 4
üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde belirtilenlerden
öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, bağlanan aylıkların kesilmesini
gerektirmez.
Aylığın kesilmesine
yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirtilen şartlar
saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren
yeniden aylık bağlanır. (Mülga son cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)
Bu madde gereğince
aylığı kesilen çocuklardan, sonradan Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü
en az % 60 oranında kaybederek malûl olduğu anlaşılanlara, 34 üncü maddede
belirtilen şartları taşımaları halinde, malûllük durumlarının tespitine esas
teşkil eden rapor tarihini takip eden ay başından itibaren, 94 üncü madde hükmü
saklı kalmak kaydıyla aylık bağlanır.
Yeniden bağlanan
aylık, aylığın kesildiği tarihten tekrar bağlandığı tarihe kadar geçen süre
için 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılmak suretiyle belirlenir.
Ölüme bağlı
toptan ödeme ve ihya
MADDE 36- (Değişik birinci fıkra:
17/4/2008-5754/22 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile bu Kanuna göre ilk
defa aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan
ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, ölüm
tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan
tutar, 34 üncü madde hükümleri dikkate alınarak hak sahiplerine toptan ödeme
şeklinde verilir.
Hak sahiplerine
yapılacak toptan ödemenin toplamı, sigortalıya yapılacak toptan ödeme tutarını
geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin hisselerinden
orantılı olarak indirim yapılır.
Toptan ödeme
yapıldıktan sonra artan tutar olursa sigortalının ölümünden sonra doğan veya
soy bağı düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan çocuklarına da bu madde
hükümlerine göre toptan ödeme yapılır.
(Değişik dördüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/22 md.) Bu Kanuna göre toptan ödeme yapılarak tasfiye
edilmiş süreler, borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri birleştirilerek ya da
sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin eklenmesi suretiyle
ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli prim ödeme gün sayısının
tamamlanması halinde, hak sahiplerinin yazılı isteği üzerine 31 inci maddenin
ikinci fıkrasına göre ihya edilir. Yukarıdaki süreler, ihya edilen süreye
ilişkin tutar dahil her türlü borçların ödendiği tarihi takip eden ay başı
itibarıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasında dikkate alınır.
Evlenme ve cenaze
ödeneği
MADDE 37- (Değişik: 17/4/2008-5754/23
md.)
Evlenmeleri
nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına
evlenmeleri ve talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya
gelirlerinin iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği
olarak peşin ödenir. Evlenme ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği
tarihten itibaren iki yıl içerisinde yeniden hak sahibi olması halinde, iki
yıllık sürenin sonuna kadar gelir veya aylık bağlanmaz, bu durumda olanlar 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı
sayılır.
Evlenme
ödeneği verilmesi halinde, diğer hak sahiplerinin aylık veya gelirleri evlenme
ödeneği verilen sürenin bitimini takip eden ödeme döneminden itibaren 34 üncü
maddeye göre yeniden belirlenir.
İş
kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri,
malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için
en az 360 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da
ölen sigortalının hak sahiplerine Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan
tarafından onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği,
sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da
yoksa kardeşlerine verilir.
Cenaze
ödeneğinin üçüncü fıkrada sayılanlara ödenememesi ve sigortalının cenazesinin
gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılması durumunda, üçüncü fıkrada
belirtilen tutarı geçmemek üzere belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan
gerçek veya tüzel kişilere ödenir.
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan
ölenlerin hak sahiplerine kendi kurumları tarafından ilgili mevzuat gereği ölüm
yardımı hariç cenaze gideri, cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette bir
ödemenin yapılması halinde, Kurum tarafından cenaze ödeneği ödenmez.
Uzun vadeli
sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi
MADDE 38- (Değişik birinci fıkra:
17/4/2008-5754/24 md.) Malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı;
sigortalının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası
Kanununa, mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm
Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer
Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar
Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun
geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği
tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri
saklıdır.
Bu Kanunun
uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi
olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul
edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
(Değişik üçüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Aylık bağlama işlemlerinde dikkate alınan
sigortalılık süreleri, sigortalılığın başlangıç tarihi ile sigortalının aylık
bağlanması için yazılı istekte bulunduğu, aylık bağlanması için istekte
bulunmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen süredir. 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından
sigortalılık süresi; sigortalılığın başlangıç tarihi ile 48 inci maddeye göre
yetkili makamdan emekliye sevk onayının alınarak görevi ile ilişiğinin
kesildiği ayın son günü arasında geçen süredir.
(Ek fıkra:
17/4/2008-5754/24 md.) Vazife malûllüğü aylığı almakta iken, çalışmaya
başlamaları nedeniyle haklarında uzun vadeli sigorta hükümleri uygulananlar
için malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme
yapılmasında esas alınacak sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prime
esas kazancın hesaplanmasında, vazife malûllüğü aylığı bağlandığı tarihten
önceki süreler dikkate alınmaz.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından üçüncü kişinin
sorumluluğu
MADDE 39- Üçüncü bir kişinin kastı
nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya
veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara
sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir. (15)
Malûllük, vazife malûllüğü veya ölüm hali, kamu görevlilerinin
veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer
kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş
ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar
hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya
bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. (15)
Fiilî hizmet
süresi zammı
MADDE 40-
(Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.)
Aşağıda
belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu
işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında
gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360
günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî
hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi
zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı
sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile
birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine
maruz kalması şarttır.
Aşağıdaki
bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî
hizmet süresi zammı uygulanır.
|
Kapsamdaki
İşler/İşyerleri
|
Kapsamdaki
Sigortalılar
|
Eklenecek
Gün Sayısı
|
|
1)
Kurşun ve arsenik işleri
|
1) Kurşun üretilen
galenit, serüzit, anglezit gibi cevherlerin çıkarılmasına ilişkin maden ocağı
işlerinde çalışanlar.
2) Kurşunlu
madenlerden yahut içinde kurşun
bulunan kül, maden
köpüğü, kurşun fırın kurumu, üstübeç artığı ve benzeri maddelerden kurşun
üretimi için yapılan izabe işlerinde çalışanlar.
3) Antimuan, kalay,
bronz ve benzeri maddelerle yapılan kurşun alaşımı işlerinde çalışanlar.
4) Kurşun izabe
fırınlarının teksif odalarında biriken kuru tozları kaldırma işlerinde
çalışanlar.
|
60
90
|
|
2) Cam fabrika ve atölyeleri
|
1) Cam yapımında
kullanılan ilkel maddeleri toz haline getirme, eleme, karıştırma ve kurutma
işlerinde (bu işleri yapmak üzere tam kapalı odalar içinde otomatik makineli
tesisat veya çalışma ortamındaki tozları sağlık için tehlike oluşturmayacak
düzeye indiren havalandırma tesisatı bulunmadığı takdirde) çalışanlar.
2) Eritme işlerinde
(otomatik besleme fırınlarıyla çalışılmadığı takdirde) çalışanlar.
3) Ateşçilik
işlerinde çalışanlar.
4) Üfleme işlerinde
(tamamen otomatik makinelerle yapılmadığı takdirde) çalışanlar.
5) Basınçla yapılan
cam işlerinde (cam tazyiki işleri) çalışanlar.
6) Ayna camı
sanatında potalı cam dökümü işlerinde (potalar kalıp masasına mekanik
araçlarla taşınmadığı takdirde) çalışanlar.
7) Camı fırın
başından alma işlerinde çalışanlar.
8) Yayma
fırınlarında düzeltme işlerinde çalışanlar.
9) Traş işlerinde
çalışanlar.
10) Asitle hak ve
cilâlama işlerinde çalışanlar.
11) Basınçlı havayla
kum püskürten cihazlarla yapılan işlerde (çalışma ortamındaki tozları sağlık
için tehlike oluşturmayacak düzeye indiren havalandırma tesisatı bulunmadığı
takdirde) çalışanlar.
12) Pota ve taş
odalarında görülen işlerde çalışanlar.
|
60
|
|
3)
Cıva üretimi işleri sanayii
|
1) Cıva izabe
fırınlarında görülen işlerde çalışanlar.
2) Elementer cıva
bulunan ocaklarda görülen işlerde çalışanlar.
|
90
|
|
4)
Çimento fabrikaları
|
1) İlkel maddeleri
kırma, ufalama, ezme, eleme ve karıştırma işlerinde çalışanlar.
2) Otomatik
fırınlarda pişirme işlerinde çalışanlar.
3) Klinkeri öğütme,
eleme, torba ve fıçılara koyma işlerinde (otomatik olarak tozun etrafa
yayılmasını önleyici bir düzenleme yapılmadığı takdirde) çalışanlar.
|
60
|
|
5) Kok
fabrikalarıyla termik santraller
|
1) Ateşçilik, ocak
temizliği, jeneratör, doldurma, boşaltma ve temizleme işlerinde çalışanlar.
2) Kimyasal arıtma
işlerinde çalışanlar.
3) Gazın geçtiği
cihaz ve boruların onarılması ve temizlenmesi işlerinde çalışanlar.
4) Kok fabrikalarında
kömür ve ocak işlerinde
çalışanlar.
5) Elektrik enerji
üretim santrallerinin kazan
dairesindeki
ateşçilik, kül ve kömürlerin taşınması işlerinde çalışanlar.
6) Termik
santrallerle her çeşit buhar kazanlarının kazan dairesindeki ateşçilik, kül
ve kömürlerin taşınması işlerinde çalışanlar.
|
60
|
|
6)
Alüminyum fabrikaları
|
1) Alüminyum oksit
üretimi işlerinde çalışanlar.
2) Alüminyum bronzu
hazırlama işlerinde çalışanlar.
3) Alüminyum madeni
üretimi işlerinde çalışanlar.
|
60
|
|
7)
Demir ve çelik fabrikaları
|
1) Demir izabe
fabrikalarında cevherin demire
çevrilmesi işleriyle
boru fabrikalarının fırın ve
döküm dairelerinde
yapılan işlerinde çalışanlar.
2) Çelikhanelerin
çelik yapılan fırınlarıyla bunların teferruat ve eklentilerinden olan ikinci
derecedeki fırınlarda ve konvertörlerde yapılan işlerinde çalışanlar.
3) Sıvı haldeki
demir ve çeliğin tesisat ve teçhizatla veya mekanik olarak taşınmasına ilişkin
işlerde çalışanlar.
4) Sıcak veya sıvı
haldeki cürufun taşınması ve işlenmesi işlerinde çalışanlar.
5) Haddehanelerde
(soğuk demirle çalışılan
haddehaneler hariç),
fırınlarda, hadde serilerinde, haddehaneyi kızgın veya sıvı çelik yahut
demirle besleyen tesisat ve araçlarla görülen işlerle kızgın halde olan yarı
mamul parçaların kesilmesi ve hazırlanması işlerinde çalışanlar.
|
90
|
|
8)
Döküm fabrikaları
|
1) Döküm kalıp ve
maçalarının yapılması ve döküme hazır duruma getirilmesi işlerinde
çalışanlar.
2) Döküm şarjının
hazırlanması ve her çeşit maden eritme (izabe) fırınlarının döküme hazır
duruma getirilmesi işlerinde çalışanlar.
3) Maden eritme ve
dökme işlerinde çalışanlar.
|
60
|
|
9) Asit üretimi
yapan fabrika ve atölyeler
|
1) Asit için
hammaddelerin hazırlanması işlerinde çalışanlar.
2) Asidin yapılma
safhalarındaki işlerinde çalışanlar.
3) Baca gazlarından
asit elde edilmesi işlerinde
çalışanlar.
|
90
|
|
10)
Yeraltı işleri
|
Maden ocakları (elementer
cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel yapımı
gibi yer altında yapılan işlerde çalışanlar.
|
180
|
|
11) Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler
|
Doğal ve yapay
radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emanasyon
kaynakları ile yapılan işlerde çalışanlar.
|
90
|
|
12) Su altında veya
su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işler
|
1) Su altında
basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerden 20- 35 metreye kadar
derinlik veya 2-3,5 kg/cm2 basınçta yapılan işlerde çalışanlar.
2) Su altında
basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerden 35-40 (40 hariç) m.
derinlik veya 3,5-4 (3,5 hariç) kg/cm2 basınçta yapılan işlerde çalışanlar.
3) Dalgıçlık işinde
çalışanlar.
|
60
90
|
|
13)
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde (80)
|
Subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş ve erler.(80)
|
90
|
|
14) Emniyet ve polis
mesleğinde, Milli İstihbarat Teşkilâtında(54)
|
Asaleti onaylanmış olmak şartıyla adaylıkta
geçirilen
Milli
İstihbarat Teşkilâtında süreler dahil
polis
memuru, başpolis
memuru ve kıdemli başpolis memuru,
komiser
yardımcısı, komiser, baş komiser, emniyet amiri,
emniyet müdürleri ile bu ve daha yukarı maaş ve derecelerdeki emniyet
mensupları, Milli İstihbarat Teşkilâtı mensupları.
(54)
|
90
|
|
15) İtfaiye veya
yangın söndürme işleri
|
Yangın söndürme
işlerinde çalışanlar.
|
60
|
Bu
maddenin birinci fıkrası hükmüne göre hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, yukarıdaki
tablonun (13) ve (14) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için sekiz,
diğer sigortalılar için beş yılı geçmemek üzere uzun vadeli sigorta kolları
uygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir. Bu sürelerin, üç yılı geçmemek
üzere yarısı emeklilik yaş hadlerinden indirilir. Tablonun (10) numaralı
sırasında yer alan sigortalılar için bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz.
Yukarıdaki
fıkrada belirtilen yaş haddi indiriminden yararlanabilmek için ölüm ve
malûliyet halleri hariç tablonun (10) numaralı sırasında yer alan
sigortalıların en az 1800 gün, diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en
az 3600 gün belirtilen işyeri ve işlerde çalışmış olmaları şarttır.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun önerisi üzerine
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
Sigortalıların
borçlanabileceği süreler
MADDE 41- Bu Kanuna göre sigortalı
sayılanların;
a) (Değişik:
17/4/2008-5754/67 md.) Kanunları gereği verilen
ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak
üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine
istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte
bulunulan süreleri,
b) Er veya erbaş
olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
c) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre
aylıksız izin süreleri,
d) Sigortalı
olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt
dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,
e) Sigortalı
olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri,
f) Sigortalı iken
herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı
beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
g) Grev ve lokavtta
geçen süreleri (…) (16) ,
h) Hekimlerin fahrî
asistanlıkta geçen süreleri,
ı) Seçim kanunları
gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin
yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreleri,
i) (Ek: 13/2/2011-6111/30 md.) Bu
bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857
sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi
süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri,
kendilerinin veya
hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak
üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden hesaplanacak
primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile
borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.
(Ek cümle: 13/2/2011-6111/30 md.) (i) bendi kapsamında
borçlanılacak sürelere ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmiş olması
halinde, genel sağlık sigortası primi ödenmiş bu sürelere ilişkin borçlanma
tutarı % 20 oranı üzerinden hesaplanır.
Bir ay içinde ödenmeyen
borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma
süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne şekilde belgeleneceğini
belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu Kanuna göre
tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için
borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün
sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına
hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay
başından itibaren aylık bağlanır.
Borçlanılan süreler,
uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından;
a) Birinci fıkranın
(a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı
tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) (Değişik:
13/2/2011-6111/30 md.) Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği
borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine, (i) bendine göre
borçlananlar ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre,
6111 sayılı Kanun değişikliğinden
önceki hali: b) Birinci fıkranın
(c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendine göre,
sigortalılık süresi
olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün
sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun
ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran
ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın
prime esas kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir
suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez.
Bildirim
(17)
MADDE 42- Kurum, sigortalıya veya hak
sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin
ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve
tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir. (Mülga son iki cümle:
17/4/2008-5754/67 md.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu
Görevlilerine İlişkin Hükümler
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği
görevinde bulunanların aylıkları (83)
MADDE 43-
Cumhurbaşkanı iken bu görevinden herhangi bir nedenle ayrılanlara, istekleri
üzerine, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren, istek tarihinde
Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40'ı oranında yaşlılık aylığı
bağlanır.
Ancak, herhangi bir nedenle görevden ayrılan Cumhurbaşkanı, 28 inci maddeye göre
yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa, 29 uncu maddeye göre yaşlılık aylığı ayrıca
hesaplanır ve aylıklardan yüksek olanı yaşlılık aylığı olarak bağlanır. 28 inci
maddeye göre aylığa hak kazanamaması halinde birinci fıkraya göre bağlanan
aylığın tümü, 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanması halinde ve 29 uncu
maddeye göre hesaplanan aylık, birinci fıkraya göre bağlanan aylıktan düşükse
aradaki fark, Hazineden tahsil edilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken bu görevinden herhangi
bir nedenle ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden ay
başından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık
ödeneğin % 40'ı esas alınarak Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının %
75'i oranında yaşlılık aylığı bağlanır.
Ancak herhangi bir nedenle görevden ayrılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
veya Başbakan, 28 inci maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa, 29 uncu
maddeye göre yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır ve aylıklardan yüksek olanı
yaşlılık aylığı olarak bağlanır. 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanılamıyorsa
üçüncü fıkraya göre bağlanan aylığın tümü, 28 inci maddeye göre aylığa hak
kazanılıyor ve 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylık, üçüncü fıkraya göre
bağlanan aylıktan düşükse aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken veya bu
görevlerden ayrıldıktan sonra ölenlerin hak sahiplerine, bu maddeye göre hesap
edilen aylık 34 üncü madde hükümlerine göre ölüm aylığı olarak bağlanır.
(Ek fıkra:
17/1/2011-6270/5 md.)
Dışarıdan bakanlık
veya Türkiye
Büyük
Millet Meclisi
üyeliği
görevlerinde
bulunanlara veya bu görevleri
herhangi bir sebeple sona erenlere, Kanunun 26, 28, 44, geçici
2 ve geçici
4 üncü
maddeleri gereğince
aylık
bağlanmasına
hak kazanmaları
ve en az 2 yıl
süreyle
bu görevlerde
bulunmuş
olmaları
halinde, 27, 29, geçici
2 ve geçici
4 üncü
maddelere göre
hesaplanacak aylık
tutarından
az olmamak kaydıyla,
Cumhurbaşkanına
ödenmekte
olan aylık
ödeneğin
% 40’ı
esas alınarak
Cumhurbaşkanına
bağlanacak
yaşlılık
aylığının
% 42’si
oranında
malullük,
emeklilik veya yaşlılık
aylığı
ödenir.
Bu fıkra
hükümlerine
göre
aylık
ödenebilmesi
için,
bu maddenin yürürlüğe
girdiği
tarihten önce
geçici
4 üncü
madde kapsamında
dışarıdan
bakanlık
ya da Türkiye
Büyük
Millet Meclisi
üyeliği
görevi
esas alınarak
malullük
veya emeklilik aylığı
ödenenler
hariç
olmak üzere,
malullük,
emeklilik veya yaşlılık
aylığı
bağlanmış
olanlar ile aylık
bağlanma
şartlarını
haiz olmayanların
en az 2 yıl
süreyle
Başbakanlık
Müsteşarı
emsal alınarak
sigorta primi veya geçici
4 üncü
madde kapsamında
emekli keseneği
ile kurum karşılığı
ödemiş
olmaları
da zorunludur.
(Ek fıkra:
17/1/2011-6270/5 md.)
Yukarıdaki fıkraya göre tespit edilen aylığı
almakta iken ya da dışarıdan
bakanlık
veya Türkiye
Büyük
Millet Meclisi
üyeliği
görevleri
sırasında
veya bu görevlerinin
sona ermesinden sonra
ölenlerin
bu Kanunda düzenlenen
koşullara
sahip olan hak sahiplerine, 2 yıl
süreyle
bu görevlerde
bulunmuş
olma ve sigorta primi veya emekli keseneği ile kurum karşılığı
ödenmesi
açısından
yukarıdaki
fıkrada
düzenlenmiş
olan şart
aranmaksızın,
bu maddeye göre
hesap edilen aylık
esas alınarak
ölüm
ya da dul ve yetim aylığı
bağlanır.
(Ek fıkra:
17/1/2011-6270/5 md.)
Ancak, dışarıdan bakanlık
veya Türkiye
Büyük
Millet Meclisi
üyeliği
görevlerinde
bulunanlar ile bunlardan
ölenlerin
hak sahiplerine, 27, 29, 33, geçici 2 ve geçici
4 üncü
maddelere göre
hesaplanan aylık,
altıncı
ve yedinci fıkraya
göre
bağlanan
aylıktan
düşükse
aradaki fark, Hazineden tahsil edilir.
(Değişik
fıkra:
17/1/2011-6270/5 md.)
Bu madde kapsamında
bağlanan
aylıklar,
Cumhurbaşkanına
ödenmekte
olan aylık
ödenekteki
değişime
bağlı
olarak yeniden hesaplanarak
ödenir
ve bu aylıklar
hakkında
55 inci maddenin ikinci fıkrası
uygulanmaz.
Bazı kamu
görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller
MADDE 44- Bu Kanun hükümlerinin
uygulanmasında bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılan bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı
bağlanmasına ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi gereğince yaş
haddinden emekliye ayrılanlara 5400 gün prim ödeme gün sayısı olması halinde,
b) Özel kanunları
gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı
aranmaksızın, prim ödeme gün sayısı 9000 gün olması halinde,
yaşlılık aylığı
bağlanır.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlardan subay, astsubay, askerî
memurlarla uzman jandarma ve uzman erbaşlar ahlâk noktasından hükümle veya
yetersizlik ya da disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut
askerî mahkemelerce verilecek kararlar üzerine kurumlarınca re'sen, bunlar
dışında kalanlar ise ahlâk ve yetersizlik sebeplerinden dolayı yönetmeliğine
göre sicilleri üzerine kurumlarınca re'sen emekliye sevk edilenlere ise, 28
inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen yaş ve prim ödeme gün
sayısını tamamlamaları halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Birinci fıkranın (a)
ve (b) bentleri gereğince bağlanan yaşlılık aylıkları, 28 inci maddenin ikinci
ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı tamamlanıncaya kadar
bunları çalıştıran kamu idarelerinden tahsil edilir.
Kanunları
gereğince görevden uzaklaştırılanlar, tutuklananlar veya görevine son
verilenlerin sigortalılıkları ve primleri
MADDE 45- Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan sigortalılardan görevden
uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan
tutuklanan veya gözaltına alınanlardan, kanunları gereğince eksik aylığa
müstahak bulunanların prime esas kazançlarının yarısı; kanunlarına göre bu
müddetler için sonradan görevlerine iade edilerek tam aylığa hak kazananların
ise prime esas kazançlarının tamamı üzerinden prim alınır. (Ek cümle:
17/4/2008-5754/66 md.) Prime esas kazançların
yarısı üzerinden prim alınanların prim ödeme gün sayısı bu sürelerin yarısı
olarak hesap edilir.
Görevine son
verilenlerden yargı kararı ile görevlerine iade edilenlerin primleri, göreve
son verildiği tarihten görevine başladığı tarihe kadar kendi kadrosunun veya
emsali kadronun prime esas kazancına göre hesaplanır. Bu durumdakilerin
primlerine ait sigortalı ve işveren hisselerinin gecikme cezası ve gecikme
zamları kurumlarınca ödenir ve bu süreler sigortalılık süresinden sayılır.
Birinci ve ikinci
fıkraya göre sigortalılık durumu değişenler için ek bildirge düzenlenerek
Kuruma verilir ve bu durumda 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan,
ilgili kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin sürelerinin bitiminden
sonra göreve başlayanlar ile göreve başlaması için
tanınan süreler ile bir yıl ve daha az süreyle aylıksız izne ayrılanların
aylıksız izin sürelerinde bu Kanunun 67 nci maddesinde aranan 30 günlük
prim ödeme şartı aranmaz. (18)
(Ek cümleler: 13/2/2011-6111/31 md.) Bu durumdaki
sigortalıların aylıksız izinli oldukları süreler için prime esas kazanç alt
sınırının altında olmamak kaydıyla aylıksız izne ayrıldıkları tarihteki prime
esas kazançları üzerinden % 12 oranında genel sağlık sigortası primi
işverenlerince ödenir. Ancak askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne
ayrılanların genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde, bir yıllık süre sınırı
uygulanmaz.
Bazı kamu
görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı
MADDE 46- (Değişik: 17/4/2008-5754/26
md.)
Harp
okulları ile fakülte ve yüksek okullarda silâhlı kuvvetler hesabına okuyanların
ve astsubay meslek yüksek okulu öğrencileri ile astsubay nasbedilmek üzere
temel askerlik eğitimine tabi tutulan adayların öğrenci harçlıkları ile
ilgisine göre en az aylık alan teğmen veya astsubay çavuşun prime esas kazançları
arasındaki farkın primi; polis akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda
Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile
komiser yardımcısı veya polis memuru prime esas kazançları arasındaki farkın
primi, öğrenciler adına kurumlarınca ödenir.
Fakülte
veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa
nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile
fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı
veya polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın
yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun
veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden, bu
sürelere ait primler kendilerince ödenerek borçlandırılmak suretiyle hizmetten
sayılır. Bu şekilde hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl
içinde eşit taksitler halinde ödenir.
Fakülte
veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri veya
Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha önce
kendi hesabına okudukları normal okul süreleri hakkında, ikinci fıkra hükümleri
uygulanır.
Talim ve
manevra için rütbe ile silâh altına alınan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında olan sigortalılardan rütbelerinin prime esas kazançları,
vazifelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazanç
farklarına ait primleri vazife gördükleri kurumlarınca ve seferberlik ve harp
için silâh altına alınanlardan vazifelerinin prime esas kazançları,
rütbelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazançları
arasındaki farkın primleri de, rütbelerinin prime esas kazancını ödeyen kamu
idaresince kesilerek Kuruma ödenir.
4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına giren sigortalıların prime esas
kazançlarının tespitinde 82 nci maddede belirtilen üst sınır aranmaz. 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına giren sigortalılardan, aylıksız
izinli sayılmaksızın ve tabi olduğu personel kanunu ile ilgisi devam edecek
şekilde yurt dışına geçici ya da sürekli görevle gönderilenlerin prime esas
kazancının hesabında; geçici görevle gönderilenlerin bulundukları kadroya
ilişkin prime esas kazancı, yurt dışı kadrolarına atananların ise yurt dışına
atanma tarihi itibarıyla, atandıkları kadro ile atanmadan önceki yurt içi
kadrosuna ilişkin prime esas kazançtan yüksek olanı esas alınır. Sürekli
görevle atananların yurt dışı kadrolarına ilişkin prime esas kazancın hesabında
dikkate alınacak ödeme unsurlarından, ilgili mevzuatı uyarınca söz konusu
kadroya bağlı olarak belirleme yapılmamış ödeme unsur ve tutarlarını,
kadrosunun bulunduğu kurum personelinin yararlanmakta olduğu ödeme unsurlarıyla
sınırlı olmak ve aynı veya benzer nitelikteki kadroya ilişkin prime esas
kazanca tabi ödemeleri gözönünde bulundurmak suretiyle belirlemeye ilgili kamu
idaresinin görüşü üzerine Kurum ve Maliye Bakanlığı müştereken yetkilidir.
Vazife malûllüğü (19)
MADDE 47- (Değişik: 17/4/2008-5754/27 md.)
Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde
vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük;
sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında
idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri
yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş
yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü
sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife
malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.
Vazife
malûllükleri;
a) Keyif
verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
b) Kanun,
tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
c) Yasak
fiilleri yapmaktan,
d)
İntihara teşebbüsten,
e) Her
ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar
verme amacından,
doğmuş
olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.
Kamu
idareleri vazife malûllüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk
kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhal, Kuruma da en
geç onbeş iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre
içerisinde sigortalılar veya hak sahiplerince de yapılabilir. Vazife
malûllüğüne sebep olan olaydan kamu idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar
edilmemiş olması hali dışında; ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin
bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kuruma
bildirim süresi;
a)
Vazife malûllüğüne sebep olan olayın meydana geldiği tarihten,
b)
Hastalıklarının sebep ve mahiyetleri dolayısıyla haklarında vazife malûllüğü
hükümleri uygulanacaklar için, hastalıklarının tedavisinin imkânsız olduğuna
dair düzenlenen kati raporun onay tarihinden,
c)
Esirlik ve gaiplik hallerinde ise, bu hallerin sona erdiği tarihten,
başlar.
Süresi
içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm
ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden
aybaşından itibaren bağlanır.
Vazife
malûllüğü süresi içerisinde bildirilmeyen sigortalılara; kamu idareleri ya da
sigortalılar veya hak sahiplerince sonradan yapılacak bildirim üzerine, vazife
malûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmaları şartıyla, bu Kanunun
zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak suretiyle vazife malûllüğü aylığı bağlanır
veya bağlanmış olan aylıklar düzeltilir. Bu durumda sigortalı veya hak
sahiplerine bağlanacak aylık ya da aylık farklarının, vazife malûllüğünün
bildirildiği tarihe kadar olan toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine
ödettirilir.
Vazife
malûllüğü aylığı, vazife malûllerinden itibari hizmet süreleri eklenmek
suretiyle bulunacak prim ödeme gün sayısı toplamı;
a) 10800
güne kadar olanlara 10800 gün üzerinden,
b) 10800
günden fazla olanlara, toplam prim ödeme gün sayıları üzerinden,
en son
prime esas kazancı esas alınmak suretiyle 29 uncu maddeye göre hesaplanacak
aylıklara, malûllük derecelerine göre aşağıda yazılı oranlarda ayrıca zam
yapılmak suretiyle bağlanır:
|
Malûllük Derecesi
|
Zam nispeti
|
|
1
|
% 30
|
|
2
|
% 23
|
|
3
|
% 15
|
|
4
|
% 7
|
|
5
|
% 3
|
|
6
|
% 2
|
Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan;
(81)
a)
Harpte fiilen ateş altında,
b)
Harpte, harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve
hizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c)
Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman silâhlarının etkisiyle,
d)
Askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu
hareketlerin sebep ve etkisiyle,
e)
Barışta veya olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi
meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan
uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan
dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak
denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya
dalgıçlığın çeşitli sebep ve etkileriyle,
f)
Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası
sözleşmeler uyarınca Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesini
gerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden
itibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş
sırasında,
vazife
malûlü olanlara harp malûlü denir.
Bunlardan uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere bulundukları kademenin üç
ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara bulundukları rütbenin bir üst
rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarla yarbay rütbesine kadar (yarbay hariç)
bir üst rütbenin aynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay,
kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbenin, bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılara ise bir
üst derecesine veya kademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerinden aylık
bağlanır.
(81)
Bulundukları
derecenin bir üst derecesi olmayanlar için o derecenin üç ilerisindeki kademe
göstergesi, üç ilerisindeki kademe göstergesi olmayanlar için de o derecenin
son kademe göstergesinin prime esas kazancı esas alınır.
Harp
malûllerinin, malûllük derecesine göre aşağıdaki yazılı göstergelerin, memur
aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktar "Harp malûllüğü
zammı" olarak ayrıca eklenir.
|
Malûllük Derecesi
|
Göstergeler
|
|
1
|
1100
|
|
2
|
950
|
|
3
|
800
|
|
4
|
600
|
|
5
|
600
|
|
6
|
400
|
Harp malûlü
sayılanlardan bir harekâtın başarıyla sonuçlanmasını şahsen sağladığı ve örnek
tutulacak cesaret ve fedakârlık gösterdiği sıralarda bu malûllüğe uğradıkları
usûlüne göre sıralı üstlerince saptanan Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları ile
Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen sivil görevlilere, Genelkurmay
Başkanlığının uygun görmesi ve Millî Savunma Bakanının onayı ile harp malûllüğü
zamları % 25 fazlasıyla bağlanır.
Bu madde
gereğince vazife malûllüğü aylığı almakta iken veya vazife malûllüğü aylığı
bağlanması gerekirken ölenlerin, hak sahiplerine, müstahak olmaları halinde
harp malûllüğü zammı da dahil olmak üzere prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın
ölüm aylığı bağlanır.
Harp
malûlü olanlara verilecek harp malûllüğü zammı tutarının Kurumca belirlenecek
peşin sermaye değeri toplamı en geç bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığı veya
İçişleri Bakanlığı tarafından Kurumun göstereceği hesaplara yatırılır.
Süresinde yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde hükümleri uygulanır.
Vazife
malûllüğü aylığı bağlananlardan;
a) 5
inci maddenin (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı
bağlanmış olanlardan harp malûllüğü zammı hariç Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları,
çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir
ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır. Bunlardan
çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas
kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır. Bunlar ile 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaları nedeniyle
istekleri üzerine haklarında uzun vadeli sigorta kolları uygulananlardan;
yeniden aylık bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da emekliye ayrılan
veya herhangi bir nedenle görevi sona erenler hakkında sonraki çalışmaları
karşılığında aylığa hak kazanmaları halinde bu süre için, 29 uncu maddeye göre
aylık hesaplanır. Sonradan geçen çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığına hak
kazanamayanların kendilerine toptan ödeme, vefatı halinde ise hak sahiplerine
ölüm aylığı bağlanır veya toptan ödeme yapılır.
b) 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaları sırasında
malûllük derecelerinin değişmesi halinde aylığı yeni malûllük derecesi de
dikkate alınarak son prime esas kazancı üzerinden ilk vazife malûllüğü
aylığından az olmamak kaydıyla yeniden hesaplanır.
c) 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi hariç olmak
üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlar hakkında 30 uncu maddenin
üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmü uygulanır.
Vazife
malûllüğüne bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, bu madde
gereğince tespit edilecek aylık, 34 üncü ve 35 inci madde hükümlerine göre
bağlanır. Ayrıca 37 nci madde hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve
evlenme ödeneği de verilir.
Bu
maddeye göre bağlanacak vazife veya harp malûllüğü aylıkları, bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre
emsali iştirakçiye bağlanacak harp veya vazife malûllüğü aylığından az olamaz.
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,
uluslararası barışı koruma ve destekleme operasyonlarında Türkiye
Cumhuriyetince görevlendirilenlere, bu görevleri esnasında veya bu görevleri
nedeniyle vazife malûlü aylığı ödendiği sürece harp malûllüğü zammı ayrıca
verilir.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Kamu
görevlilerinin emekliye sevk onayları
MADDE 48- (Değişik birinci fıkra:
17/4/2008-5754/28 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık, malûllük veya vazife
malûllüğü işlemleri;
a)
Re'sen emekliye sevk hallerinde, sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki
usûle göre atamaya yetkili makamın,
b) İstek
üzerine veya yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü hallerinde kamu
idaresinin en yüksek amirinin,
c) Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri için Meclis Başkanlığının, belediye başkanları
için belediye encümeninin, illerin daimi komisyon üyeleri için il valiliğinin,
çalıştıkları kamu idareleri ile ilişikleri kesilmiş olup da bir kanunla
sigortalılık hakkı devam edenler için daha önce görev yaptıkları son kamu
idaresinin en yüksek amirinin,
d)
Kurumların yönetim kurulu üyelerinin istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde,
atanmalarında atamayı yapan kurumun en yüksek amirinin,
e)
Danıştay Başkanının istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde Başbakanlık,
Sayıştay Başkanının aynı halleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı,
onayı
ile tekemmül eder.
Özel kanun hükümleri
hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden
itibaren bir ayı geçemez. Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile
atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile
tekemmül eder.
Özelleştirilmeleri
sonucu sermayesindeki kamu payı % 50'nin altına düşen kuruluşlar ile satış veya
devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlar için
emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b) bendine göre emekliye
ayrılmak isteyenler için her durumda, istek tarihinden itibaren bir aylık süre
sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır.
İtibarî hizmet
süreleri ve itibarî hizmet süresi primi
MADDE 49- (Değişik: 17/4/2008-5754/29
md.)
İtibarî
hizmet süresi, bu Kanuna göre bağlanacak aylıklar ve yapılacak toptan
ödemelerin hesabında dikkate alınan ancak hiçbir şekilde bu Kanunla tanınan hakları
kazanma bakımından gerekli prim ödeme gün sayısı, yaş ve emeklilik
ikramiyesinin hesabında nazara alınmayan süredir. Sigortalıların aşağıda yazılı
görevlerde geçen zamlar hariç, fiilî hizmet sürelerinin her yılı için;
a) Subay (yedek subay dahil), astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlerden;
(82)
1) Harbi
doğuran genel ve kısmî seferberliğe katılanların, harbin ilânından
seferberliğin bitim tarihine,
2)
Seferberliği gerektiren iç tedip hareketlerine fiilen katılan birliklerde
görevli olanların, çarpışmaların başlangıcından seferberliğin sona erdiği
tarihe,
3) Harp
veya seferberlik ilân edilmeden, Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin
taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca, yabancı ülkelere gönderilen
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görev yapanların çarpışma meydana gelmesi halinde,
çarpışma süresince veya çarpışma bitmeden dönenler için Türkiye'ye dönüş
tarihine,
kadar
geçen tutsaklık süreleri dahil fiilî hizmet sürelerinin,
b) 4
üncü madde gereği sigortalı sayılanlardan bu fıkranın (a) bendinin (1), (2) ve
(3) numaralı alt bentlerinde yazılı hareketlere sivil görevli, er veya erbaş
olarak katılanların, bu durumlarda geçen fiilî hizmet sürelerinin, bu
tarihlerden sonra devam eden tutsaklık sürelerinin,
c) Harp
halinde düşmana tutsak düşen veya düşman tarafından enterne edilen
sigortalılardan kanunları gereğince, aylıkları ödenmek suretiyle, sözleşmeli
personel hariç olmak üzere kurumları ile ilgileri kesilmeyenlerin, bu
durumlarda geçen fiilî hizmet sürelerinin,
her yılı
için altı ay itibarî hizmet süresi olarak eklenir. Bu nedenlerle eklenecek
itibarî hizmet sürelerinin toplamı, üç yıldan fazla olamaz.
Kamu
idarelerinde pilot olan ve olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve
paraşütçülerin bu görevlerde geçirdikleri fiilî hizmet sürelerinin her yılı
için üç ay itibarî hizmet süresi eklenir. Bunlardan bu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde gösterilenler için
itibarî hizmet süresi zamları ayrıca eklenir.
Her yıl
sonunda, sigortalının fiilî hizmet süresine bu maddenin birinci fıkrasının (a),
(b) ve (c) bentleri ile ikinci fıkrası hükümleri uyarınca eklenen itibarî
hizmet süresinin her otuz günü için, yılın son ayında sigortalı adına ödenen
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren prim toplamı
kadar ayrıca itibarî hizmet süresi primi işverenden tahsil edilir. Süresinde
yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde hükümleri uygulanır.
ALTINCI
BÖLÜM
İsteğe
Bağlı Sigorta Hükümleri
İsteğe
bağlı sigorta ve şartları
MADDE 50- İsteğe bağlı sigorta; kişilerin
isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve
genel sağlık sigortasına tâbi olmalarını sağlayan sigortadır.
(Değişik ikinci
fıkra: 17/4/2008-5754/30 md.) İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için
Türkiye'de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik
sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından;
a) Bu
Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı
olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün
çalışmamak,
b) Kendi
sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
c) 18
yaşını doldurmuş bulunmak,
d)
İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak,
şartları
aranır.
İsteğe bağlı
sigorta başlangıcı ve sona ermesi
MADDE 51- (Değişik birinci fıkra:
17/4/2008-5754/31 md.) İsteğe bağlı sigortalılık,
müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren
başlar.
İsteğe bağlı sigortalı
olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı
gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu sigortalılıkla
çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin
ödedikleri primler ilgililere iade edilir.
(Ek fıkra:
17/4/2008-5754/31 md.) Ay içerisinde 30 günden
az çalışan veya 80 inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam
çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma
saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe
bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu
sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir
ve eklenen bu süreler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(65)
İsteğe bağlı
sigortalılık;
a) İsteğe bağlı
sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü
takip eden günden,
b) Aylık talebinde
bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden,
c) Ölen sigortalının
ölüm tarihinden,
itibaren sona erer.
İsteğe
bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile
genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve söz konusu
süreler, bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(65)
İsteğe bağlı
sigorta primleri ve ödenmesi
MADDE 52-
(Değişik: 17/4/2008-5754/32 md.)
İsteğe
bağlı sigorta primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt
sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen prime esas
aylık kazancın % 32'sidir. Bunun % 20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi, % 12'si genel sağlık sigortası primidir. 51 inci maddenin üçüncü
fıkrasında belirtilenler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas
kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak kaydıyla belirlenen günlük
kazanç ve gün sayısı üzerinden malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel
sağlık sigortası primi alınır.
İsteğe
bağlı sigortalı olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı
sayılır ve genel sağlık sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler. Yabancı
ülke vatandaşlarından Türkiye’de yerleşik olma hali bir yılı doldurmadıkça
genel sağlık sigortası primi alınmaz ve bu kişiler genel sağlık sigortalısı
sayılmaz.
Ait
olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına
göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen
süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu 12 aylık süreden sonra ödenen
primler 89 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade edilir.
İsteğe
bağlı sigortalıların zorunlu sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması halinde,
isteğe bağlı sigortaya tâbi ödenen primler öncelikle zorunlu sigortalılık
nedeniyle Kuruma olan borçlarına mahsup edilir.
YEDİNCİ
BÖLÜM
Kısa
ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına
İlişkin Ortak Hükümler
Sigortalılık
hallerinin birleşmesi
MADDE 53- (Değişik birinci fıkra:
13/2/2011-6111/33 md.) Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan
sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi
halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve
(b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun
kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci
maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin
hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında
talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş
kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde,
kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta
kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu
fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen
ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci
fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak
şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki
diğer sigortalılık durumu dikkate alınır.
(Ek fıkra:
17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.
(Ek fıkra:
17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalı olanların 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya
başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak
kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer.
Sigortalının, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık
halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin
çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra
hükmü uygulanır.
Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere
sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık
halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen
primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas
alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.
(66)
(Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına
tabi olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla
sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile
malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla
belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık
halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır.
Aylık ve
gelirlerin birleşmesi
MADDE 54- Bu Kanuna göre bağlanacak aylık
ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
a) Uzun vadeli
sigorta kollarından;
1) Hem malûllük hem
de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı,
aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2) Malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı ile
birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığı,
(20)
3) Ana ve babasından
ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan
aylığın yarısı,
4) Birden fazla
çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân veren ilk
iki dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,
5) (Değişik:
17/4/2008-5754/34 md.) Hem eşinden, hem de ana
ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da
ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı,
6) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Bu Kanuna göre vazife
malûllüğü aylığı almakta iken, tekrar sigortalı olanlardan hem vazife
malûllüğüne hem de malûllük aylığına hak kazananlara bu aylıklardan yüksek
olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife
malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak kazananlara, bu aylıkların her ikisi,
7) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm
nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de aylığa hak kazananlara
tercih ettiği aylığı,
bağlanır.
b) Kısa vadeli
sigorta kollarından;
1) Sürekli iş
göremezlik geliriyle birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak kazanan eşe her
iki geliri,
2) Ana ve babadan
ayrı ayrı gelire hak kazananlara, yüksek olan gelirin tamamı, az olanın yarısı,
3) (Değişik:
17/4/2008-5754/34 md.) Birden fazla çocuğundan
gelire hak kazanan ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk iki dosyadan
yüksek olan gelirin tamamı, düşük olan gelirin yarısı,
4) (Değişik:
17/4/2008-5754/34 md.) Hem eşinden, hem de ana
ve/veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da
ana ve/veya babasından bağlanacak geliri,
5) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm
nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de gelire hak kazananlara
tercih ettiği geliri,
bağlanır.
c) (Değişik:
17/4/2008-5754/34 md.)Malûllük, yaşlılık, ölüm
sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından
hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu
aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde
ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife
malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.
Birinci fıkradaki
sıralamaya göre yapılacak değerlendirmeler sonucunda, bir kişide ikiden fazla
gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye
imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanır, diğer dosya veya
dosyalardaki gelir ve aylık hakları durum değişikliği veya diğer bir dosyadan
gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşer.
Gelir ve
aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama
işlemleri
(21)
MADDE 55- Bu Kanuna göre gelir veya aylık
bağlanan sigortalı ile hak sahibi kişilerin durumlarının, kendilerine veya
başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık tutarının düzeltilmesini
gerektirir bir şekilde değişmesi halinde gelir veya aylık tutarları,
değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ödeme dönemi başından başlanarak
yeni duruma göre düzeltilir.
(Değişik:
17/4/2008-5754/35 md.) Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz
ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici
fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak belirlenir.
(Ek: 17/4/2008-5754/35 md.) Bu Kanuna göre sigortalıya
bağlanacak aylıklar ile ölen sigortalının hak sahiplerinin aylıklarının
hesabına esas tutar, çalışma sürelerindeki her yıl için 82 nci maddeye göre
tespit edilen prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep
veya ölüm yılına ait Ocak ayı itibariyle 29 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre
belirlenen ortalama aylık kazancın % 35'inden, sigortalının bakmakla yükümlü
olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40'ından az olamaz. Hak sahibi kimselerin
aylıkları; hak sahibi bir kişi ise bu fıkraya göre hesaplanan alt sınır
aylığının % 80'inden, hak sahibi iki kişi ise % 90'ından az olamaz.
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmı aylıklar için
bu fıkra hükümleri uygulanmaz.
(Ek:
17/4/2008-5754/35 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri
kapsamındaki sigortalılar için ayrı ayrı olmak üzere, malûllük sigortasından
dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç tarihinin ait olduğu
yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar uygulanmaksızın hesaplanacak
tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın son ödeme ayında söz konusu
sigortalılar için ayrı ayrı dosya bazında ödenen en düşük yaşlılık aylığından az
olamaz.
(Ek:
17/4/2008-5754/35 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu başka birinin sürekli bakımına
muhtaç duruma gelen sigortalı için bu Kanunun 19 uncu maddesine göre
hesaplanacak sürekli iş göremezlik geliri, 82 nci maddeye göre tespit edilen prime
esas kazanç alt sınırının aylık tutarının %85'inden az olamaz.
Sigortalıya veya hak
sahiplerine bağlanan gelir veya aylıklar, her ay peşin olarak ödenir. Gelir ve
aylıkların ödeme dönemleri, ödeme tarihleri, ödeme şekli ve ödeme merkezleri
Kurumca belirlenir.
Gelir ve aylık alma
şartlarının devam edip etmediğine yönelik yoklama işlemlerine ilişkin usûl ve
esaslar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
Gelir ve aylık
bağlanmayacak haller
MADDE 56- (Değişik birinci fıkra:
17/4/2008-5754/36 md.)
Ölen
sigortalının hak sahiplerinden;
a)
Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı veya gelir ya da aylık bağlanmış olan
sigortalıyı kasten öldürdüğü veya öldürmeye teşebbüs ettiği veya bu Kanun
gereğince sürekli iş göremez hale veya malûl duruma getirdiği,
b)
Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıya veya gelir ya da aylık bağlanmamış
olan sigortalıya veya hak sahibine karşı ağır bir suç işlediği veya bunlara
karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi
nedeniyle ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçılıktan çıkarıldıkları,
hususunda
kesinleşmiş yargı kararı bulunan kişilere gelir veya aylık ödenmez. Ödenmiş
bulunan gelir ve aylıklar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.
Eşinden boşandığı
halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların,
bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar,
96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.
Yaş
MADDE 57- İş kazasıyla meslek hastalığı
halinde, hak sahiplerine bağlanacak gelirlerin hesabında, iş kazasının olduğu
veya meslek hastalığının hekim veya sağlık kurulu raporu ile ilk defa tespit
edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri esas alınır.
Malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında,
sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417
sayılı Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve
2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun
geçici 20 nci maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı
bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya
başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan
doğum tarihleri esas alınır.
İş kazası, meslek
hastalığı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri
ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının
hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu
Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya
başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.
Nüfus kayıtlarında
doğum ay ve günleri yazılı olmayanlar 1 Temmuz’da, doğum ayı yazılı olup da
günü yazılı olmayanlar o ayın birinde doğmuş sayılır.
Türk Silâhlı
Kuvvetleri mensuplarının 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun 40 ıncı maddesinde belirlenen yaş hadleri sebebiyle emeklilik
işlemleri, doğum tarihlerinde ay ve gün yazılı olmayanlar ile doğum günleri 1
Eylülden önce olanlar için 1 Eylül, doğum günleri 1 Eylül ve daha sonra olanlar
için müteakip yılın 1 Eylül tarihinde yapılır.
Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulu
(22)
MADDE 58- Bu Kanunda yazılı olan görevleri
yerine getirmek üzere branşları Kurum tarafından belirlenecek uzman hekimlerden
oluşan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kurulur. Kurul; Millî Savunma
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yüksek
Öğretim Kurulu, en fazla üyeye sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil
eden konfederasyonlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve
Sanatkârları Konfederasyonu, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Kurum tarafından
görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur. Aynı usûlle birden fazla Kurul
oluşturmaya Bakanlık yetkilidir.
Kurula, kendi
aralarından seçecekleri üye başkanlık eder. Başkan, yokluğunda yerine bakacak
üyeyi belirler. Kurul, haftada en az bir kez ve en az yedi üye ile toplanır,
kararlar salt çoğunlukla alınır. (Ek cümle: 17/4/2008-5754/37 md.) Oylarda eşitlik olması halinde başkanın bulunduğu taraf
çoğunluk sayılır.Kurulda görevlendirilecek olan hekimlerin hizmet
süreleri üç yıl olup, üç yıl sonunda yeniden görevlendirilebilirler. Bir takvim
yılı içerisinde mazeretsiz olarak birbirini izleyen beş veya toplam on
toplantıya katılmayan üyelerin üyelikleri kendiliğinden sona erer. Bu şekilde
üyeliği sona eren üyenin yerine bir başka kişi, aynı usûlle görevlendirilir.
(Değişik üçüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/37 md.) Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna iştirak
edenlerden; katıldıkları her toplantı günü için 4000 gösterge rakamının memur
aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda ve ayda sekiz toplantıyı
geçmemek üzere huzur hakkı ödenir. Kurulun çalışmaları ile ilgili her türlü
giderler Kurumca ödenir. Kurul gerek gördüğü hallerde dışarıdan uzman kişilerin
görüşüne başvurabilir. Bu kişilere de aynı miktar ve şartlarda huzur hakkı
ödenir.
Kurul, sigortalılar
hakkında vazife malûllük derecesi, iş kazası ve
meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma
gücünün malûliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen
kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul, sigortalı
veya hak sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi dinlemek
zorundadır.
Kurul, bu Kanunda
yazılı görevlerle sınırlı olmak kaydıyla, mahkemelerden intikal eden ve
bilirkişi sıfatıyla rapor düzenlenmesi talep edilen dava dosyaları hakkında,
gerekli incelemeleri yaparak görüş bildirir. Mahkemeler, bahse konu dosyalar
için belirlediği bilirkişi ücretini kurul üyelerine iletilmek üzere Kuruma
gönderir.
Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulunun hizmetlerini ifa etmesi için gerekli sekretarya
işlemleri Kurumca yerine getirilir. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun
görev, yetki, çalışma usûl ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin
diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurumun denetleme
ve kontrol yetkisi
MADDE 59- Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin
işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları
eliyle yürütülür. Askerî işyerlerine ait sigorta işlemlerinin denetim ve
kontrolü, askerî iş müfettişleri tarafından da yapılabilir.
Kurumun denetim ve
kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri
Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her
türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi
sabit oluncaya kadar geçerlidir. İşverenler ve sigortalılar ile işyeri
sahipleri, tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel
kişiler, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi
verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve
delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü
kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları
görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı gösterir ve
yardımcı olurlar.
Bu Kanunun
uygulanması bakımından, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol yetkisini
de haizdir.
İhaleli işler ile
özel bina inşaatı işyerleri işverenlerine, Kuruma prim borçlarının
bulunmadığını gösteren ilişiksizlik belgesinin verilmesinde, 1/6/1989 tarihli
ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve
Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa göre yetki verilmiş serbest muhasebeci malî
müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından işyeri kayıtlarının
incelenmesi sonucunda Kuruma bildirildiği tespit edilen işçilik tutarlarının
uygunluğu, Kurumun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, esas alınabilir.
Usûl ve esasları
Kurumca belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olarak serbest muhasebeci malî
müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen rapor ile Kuruma yeterli
işçilik bildirilmediği anlaşılan işyeri ve işverenlerinin, tespit edilen fark
işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak prim, gecikme cezası ve gecikme zammı
tutarını 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin (4)
numaralı alt bendi uyarınca verilecek idarî para cezaları ile birlikte
ödemeleri kaydıyla ilişiksizlik belgesi verilebilir.
Kurumca belirlenen
usûl ve esaslara aykırı hareket ederek Kurum zararına sebebiyet verdiği
anlaşılan serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler
tarafından düzenlenen raporlar dikkate alınmaz ve bunların daha sonra
düzenleyecekleri raporlar Kurumca işleme konulmaz. Gerçeğe aykırı rapor
düzenleyen serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler,
Kurumun bu nedenle uğradığı zarardan işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen
sorumlu olup, bunlar hakkında, genel hükümlere göre Kurumun takip hakkı
saklıdır. Meslek mensupları, işverenlerin devamlı işyerlerinin sigortalıları
ile yaptıkları işler ile Kurumda tescil edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla
birlikte işçilik bildiriminde bulunulmamış olan yukarıdaki işler hakkında
inceleme yapamazlar.
Kamu idarelerinin denetim elemanları kendi mevzuatı gereğince
işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında,
çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız
çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorundadır. Bu kurumlar ayrıca kendi
mevzuatları gereğince yaptıkları inceleme ve tespitler sırasında bu Kanuna göre
sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının
eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de en geç bir ay içinde Kuruma
bildirirler. Kurum bu bildirimleri esas almak üzere gerekli yasal işlemi yapar.
İlgililerin itiraz hakları saklıdır. (23)
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Genel
Sağlık Sigortası Hükümleri
BİRİNCİ
BÖLÜM
Kapsamdaki Kişiler ve
Tescili
Genel sağlık
sigortalısı sayılanlar
MADDE 60- (Değişik: 17/4/2008-5754/38
md.)
İkametgahı
Türkiye'de olan kişilerden;
a) 4
üncü maddenin birinci fıkrasının;
1) (a)
ve (c) bentleri gereğince sigortalı sayılan kişiler,
2) (b)
bendi gereğince sigortalı sayılan kişiler,
b)
İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,
c)
Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılmayanlardan;
1)
Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate
alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit
edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin
üçte birinden az olan vatandaşlar,
2)
Vatansızlar ve sığınmacılar,
3)
1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz
Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan
kişiler,
4) 24/2/1968
tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet
Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref
aylığı alan kişiler,
5)
28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması
Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,
6)
3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,
7) 24/5/1983
tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu
hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz
faydalanan kişiler,
8) Harp
malûllüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar,
9)
18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci
fıkrasına göre görevlendirilen kişiler ile aynı Kanunun ek 16 ncı maddesine
göre aylık alan kişiler,
10)
11/10/1983 tarihli ve 2913 sayılı Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu
Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun
hükümlerine göre aylık alan kişiler,
d)
Mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke
vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan
kişiler,
e)
25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili
kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler,
f) Bu
Kanun veya bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre
gelir veya aylık alan kişiler,
g)
Yukarıdaki bentlerin dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından
yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar,
genel
sağlık sigortalısı sayılır.
6 ncı
maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g), (h), (ı) ve (k)
bentlerinde sayılanların öncelikle, genel sağlık sigortalısının bakmakla
yükümlü olduğu kişi olup olmadığına bakılır. Genel sağlık sigortalısının
bakmakla yükümlü olduğu kişi ise tescili yapılmaz. Aksi takdirde birinci fıkra
hükümlerinden durumuna uyan bende göre genel sağlık sigortalısı sayılır.
Birinci fıkranın (f) bendi kapsamında gelir alması nedeniyle genel sağlık
sigortalısı sayılanlar, aynı zamanda diğer bentler gereği de genel sağlık
sigortalısı sayılması halinde (f) bendi dışındaki bentler kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılır.
6 ncı
maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (l) bentleri kapsamında olanlar, ceza
infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde bulunan hükümlü ve tutuklular,
birinci fıkranın (d) bendi kapsamına girenlerden Türkiye'de bir yıldan kısa
süreyle yerleşik olanlar, (f) bendi kapsamında olup mülga 30/5/1978 tarihli ve
2147 sayılı ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı kanunlara göre borçlanarak aylık
bağlanan kişilerden ise Türkiye’de ikamet etmeyenler genel sağlık sigortalısı
ve genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılmazlar.
Birinci
fıkranın (d) ve (g) bentlerinin uygulanmasında evli olanlar için, eşlerden
hangisinin bu maddeye göre genel sağlık sigortalısı, hangisinin bakmakla
yükümlü olunan kişi olacağının tespiti kendi tercihlerine bırakılır. Diğer
bentler gereği eşlerin her ikisinin de genel sağlık sigortalılık şartlarının
oluşması halinde her ikisi de ayrı ayrı genel sağlık sigortalısı sayılır.
4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan,
ilgili kanunları gereğince bir yıldan fazla aylıksız izin kullanan eşler, genel
sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılır.
Bu
maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi ile 80 inci
maddede belirtilen aile; aynı hane içerisinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk,
büyük ana ve büyük babadan oluşur.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/34 md.)
4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanununa göre üniversitelerde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu
öğrenciler, yükseköğrenimlerinin devam ettiği sürelerle sınırlı olarak birinci
fıkranın (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesindeki
şartlar aranmaksızın, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç
alt sınırının üçte birinin
30 günlük tutarı üzerinden kendilerince genel sağlık
sigortası primi ödenmek suretiyle genel sağlık sigortalısı olurlar. Ancak
bunlardan kamu idareleri, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, kamu yararına
faaliyet gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından tam
burs sağlanan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrılan kontenjanlar dâhilinde
yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler genel sağlık sigortalısı sayılmaz
ve bunların sağlık giderleri 2547 sayılı Kanunun 46 ncı ve 47 nci maddeleri
çerçevesinde üniversitelerin bütçelerine konulacak ödenekten karşılanır.
(84)
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/34 md.)
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık stajı
yapmakta olanlardan bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya bakmakla
yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar staj süresi ile sınırlı olmak üzere
genel sağlık sigortalısı sayılır. Bu şekilde genel sağlık sigortalısı
sayılanların genel sağlık sigortası primleri Kanunun 82 nci maddesine göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının %
6'sıdır. Bu primler Türkiye Barolar Birliği tarafından ödenir.
Genel sağlık
sigortalılığının başlangıcı, bildirimi ve tescili
MADDE 61- Genel sağlık sigortalılığı
başlangıcının tespiti ve tescil işlemleri aşağıdaki hükümlere göre yürütülür.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b)
bentlerinde sayılanlar; sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olarak tescil
edildikleri tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca bir
bildirime gerek olmaksızın tescil edilmiş sayılır.
b) (Değişik:
17/4/2008-5754/39 md.) (c) bendinde
sayılanlardan; (1) numaralı alt bentte belirtilenler Kurumca tescil edildiği,
(3), (4), (5), (6), (8), (9) ve (10) numaralı alt bentlerde belirtilenler ise
aylığa hak kazandıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır.
Yukarıdaki alt bentler kapsamı dışında kalanlar ise vatansız ve sığınmacı
sayıldıkları, korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz
yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve
ilgili kurumlarca kapsama alındığı tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma
bildirilir. (1) numaralı alt bentte belirtilenlerin taleplerinin Kurumca
değerlendirilmesi sonucu talep tarihi itibariyle müstahak olduğu anlaşılanların
talep tarihi; daha sonra müstahak olanların ise müstahak oldukları tarih,
Kurumca tescil edildikleri tarih olarak kabul edilir.
c) (d) bendinde
sayılanlar; Türkiye'deki yerleşim süresinin bir yılı geçtiği tarihten
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten itibaren bir ay içinde
verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler.
d) (Değişik:
17/4/2008-5754/39 md.) (e) bendinde sayılanlar,
işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya başladıkları tarihten
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu tarafından
işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma
bildirilir.
e) (f) bendinde
sayılanlar; gelir veya aylıktan yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın
tescil edilmiş sayılır.
f) (Değişik:
13/2/2011-6111/35 md.) (g) bendinde sayılanlar; diğer bentlere göre
genel sağlık sigortalısı olmadıkları veya diğer bentlere göre genel sağlık
sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği tarihten itibaren bu bent
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve Kurumca resen tescil
edilirler.
6111 sayılı Kanun değişikliğinden
önceki hali: f) (Değişik:
17/4/2008-5754/39 md.) (g) bendinde sayılanlar;
diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılır ve bu tarihten itibaren bir ay içinde
verecekleri genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler. Ancak
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel sağlık
sigortalısı sayılanların zorunlu sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren
10 gün sonra bu bent kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır.
(Değişik ikinci
fıkra: 17/4/2008-5754/39 md.) 60 ıncı madde gereği genel sağlık sigortalısı
sayılanların çocukları, ana ya da babanın tescil edilmiş olmasına bakılmaksızın
ve ayrıca bir işleme gerek olmaksızın 18 yaşını dolduruncaya kadar genel sağlık
sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi
olarak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. 18 yaşından
küçük çocuğun ana ve babası da yok ise 18 yaşını dolduruncaya kadar 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (7) numaralı alt bendi kapsamında
primi Devlet tarafından ödenmek üzere genel sağlık sigortalısı sayılır.
(Değişik üçüncü
fıkra: 17/4/2008-5754/39 md.) 60 ıncı madde gereği genel sağlık sigortalısı
iken durumunda değişiklik olan kişilerden, aynı maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinin (1) numaralı alt bendine veya (g) bendi kapsamına giren kişiler
durumlarında değişiklik olduğu tarihten itibaren en geç bir ay içinde Kuruma
başvurmak zorundadır. Bu kişilerin 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamına girmediğinin tespit edilmesi halinde,
durumlarında değişiklik olduğu tarihten başlamak üzere (g) bendi kapsamında
genel sağlık sigortalısı sayılırlar.
Genel sağlık
sigortalılığı, yerleşim yerinin Türkiye olmadığı veya 60 ıncı maddenin üçüncü
fıkrası gereği genel sağlık sigortası kapsamı dışına çıkılan tarihten itibaren
sona erer.
Bu maddede
belirtilen genel sağlık sigortası giriş bildirgesini süresi içinde vermeyenler
hakkında 102 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre idarî para cezası
uygulanır.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/35 md.) 60 ıncı
maddenin yedinci fıkrası kapsamında sayılanlar yükseköğrenimlerinin başladığı
tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve yükseköğrenimlerinin
devam ettiği sürece genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki
öğrenciler yüksek öğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren bir ay içerisinde
ilgili üniversitelerce genel sağlık sigortası giriş bildirgesiyle Kuruma
bildirilir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/35 md.) 60 ıncı
maddenin sekizinci fıkrası kapsamında sayılanlar avukatlık stajına başladıkları
tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve avukatlık stajları
devam ettiği sürece genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki
stajyerler, staja başladıkları tarihten itibaren bir ay içerisinde Türkiye
Barolar Birliğince genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile Kuruma
bildirilir.
Genel sağlık
sigortası giriş bildirgesinin içerik ve şekli ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık hizmetleri
ve diğer haklar ile bunlardan yararlanma
MADDE 62- Bu Kanun gereğince genel sağlık
sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel
sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum için
ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür.
Sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü
olduğu kişiler yararlandırılır.
Bu Kanun
kapsamındaki kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile
kişilerden alınan primlerin tutarı arasında ilişki kurulamaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Sağlanan Sağlık Hizmetleri ve Diğer Haklar
Finansmanı
sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi
MADDE 63- Genel sağlık sigortalısının ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde
sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık
sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş
göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek
amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Kişilerin
hastalanmalarına bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile insan
sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik koruyucu sağlık
hizmetleri.
b) Kişilerin
hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene,
hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, laboratuvar
tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak
yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon
hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik
sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık
meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım
ve tedaviler.
c) Analık sebebiyle
ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum
üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, doğum, laboratuvar tetkik ve
tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak
tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi, rahim tahliyesi, tıbbî sterilizasyon
ve acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu
sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım ve tedaviler.
d) (Değişik:
17/4/2008-5754/40 md.) Kişilerin hastalanmaları
halinde ayakta veya yatarak; ağız ve diş muayenesi, diş hekiminin göreceği lüzum
üzerine ağız ve diş hastalıklarının teşhisi için gereken klinik muayeneler,
laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise
dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, diş çekimi, konservatif
diş tedavisi ve kanal tedavisi, hasta takibi, diş protez uygulamaları, ağız ve
diş hastalıkları ile ilgili acil sağlık hizmetleri, 18 yaşını doldurmamış
kişilerin ortodontik diş tedavilerinin 72 nci maddeye göre belirlenen tutarı,
e) Evli olmakla
birlikte çocuk sahibi olmayan genel sağlık sigortalısı kadın ise kendisinin,
erkek ise karısının;
1) Yapılan tıbbî
tedavileri sonrasında normal tıbbî yöntemlerle çocuk sahibi olamadığının ve
ancak yardımcı üreme yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğinin Kurumca
yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben
mümkün görülmesi,
2) 23 yaşından
büyük, 39 yaşından küçük olması,
3) Son üç yıl içinde
diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından belgelenmesi,
4) Uygulamanın
yapıldığı tıbbî merkezin Kurum ile sözleşme yapmış olması,
5) En az beş yıldır
genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup, 900 gün genel
sağlık sigortası prim gün sayısının olması,
şartlarının birlikte
gerçekleşmesi halinde en fazla iki deneme ile sınırlı olmak üzere yardımcı
üreme yöntemi tedavileri ile bir hastalığın tedavisinin başka tıbbî bir
yöntemle mümkün olmaması ve Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları
sağlık kurulları tarafından tıbben zorunlu görülmesi halinde yardımcı üreme
yöntemi tedavileri.
f) Yukarıdaki
bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri
için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez,
protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf,
iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması,
garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri.
(Değişik ikinci
fıkra: 17/4/2008-5754/40 md.) Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık
hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık
hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve
esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Kurum,
bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle
işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usûl ve esasları Maliye Bakanlığı
ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir.
60 ıncı maddede
sayılan genel sağlık sigortalısı sayılma şartlarının yitirilmesi halinde, devam
etmekte olan tedavi nedeniyle sağlanacak sağlık hizmetleri kişinin iyileşmesine
kadar sürer.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü üzerine Kurum
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurumca
finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri
(24)
MADDE 64- Kurumca finansmanı
sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Vücut bütünlüğünü
sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya,
hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda
yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık
hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri.
b) Sağlık
Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık
Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri.
c) (Ek: 17/4/2008-5754/41 md.) Yabancı ülke
vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının
bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik
hastalıkları,
d) (Ek: 17/1/2012-6270/7 md.) 63 üncü maddeye göre yöntem,
tür, miktar ve kullanım sürelerinin belirlenmesi sonucunda Kurumca finansmanı
sağlanacak sağlık hizmetlerinin kapsamı dışında bırakılan sağlık hizmetleri.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü
alınarak, Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yol gideri,
gündelik ve refakatçi giderleri
MADDE 65- Hekimin veya diş hekiminin
muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği lüzum üzerine genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetinden
yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim yeri dışına yapılan
sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile sınırlı olmak üzere
refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve gündelikleri; yatarak tedavilerde
ise gidiş ve dönüş tarihleri için gündelikleri ile yol gideri Kurumca
karşılanır. (Ek cümle: 17/1/2012-6270/8 md.) Kurum gerekli
gördüğü hallerde bu fıkra gereğince kişilerin ulaşım hizmetlerini, hizmet satın
alma ve kiralama gibi usullerle temin etmeye yetkilidir.
Genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yatarak tedavileri sırasında,
hekimin veya diş hekiminin tıbben göreceği lüzum üzerine yanında kalan
refakatçinin yatak ve yemek giderleri bir