Anasayfa / Yazarlar / Esman DİLLİ / Sahte Sigorta Tuzağına Düşmeyin

Sahte Sigorta Tuzağına Düşmeyin

Sponsorlu Bağlantılar

Son zamanlarda, sahte sigorta, sahte sigortalılık, paravan şirket, hayali şirket gibi ifadeler sık sık duyulmakta, bu konuda yazılı ve görsel basında sık sık haberler yer almaktadır. Hepsinin özünde de fiili yani gerçek çalışmaya dayanmayan ve sahte sigorta olarak nitelendirilen sigortalılıklar yer almaktadır. Normalde kişinin sigortalı olabilmesi için 4/a (işçi), 4/b (Bağ-Kur) veya 4/c (memur) kapsamında bir işyerinde veya bir işte çalışıyor olması ya da tarımla iştigal etmesi gerekmektedir. Bunlardan hiçbiri kapsamında çalışması bulunmayan kişilerin ise isterlerse ve maddi imkanları da yeterliyse isteğe bağlı sigortalı olabilme hakları bulunmaktadır.

Sahte sigortalılık genelde 4/a yani işçi – SSK kapsamında sigortalı olarak gösterilenler arasında yaygındır. Bunun tercih edilmesinin en önemli nedeni, bu kapsamda sigortalı gösterilen kişilerin özellikle prim ödeme gün sayısı bakımından daha kolay şartlarla ve daha erken emekli olabilmesi, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumunun sağlık yardımlarından daha kolay yararlanabilmesidir. Ancak, 4/a kapsamında sigortalı olarak gösterilen kişinin sigortalılığının geçerli olabilmesi için, gerçekte öyle bir işyerinin var olması ve de sigortalı gösterilen kişinin fiili olarak hizmet akdiyle o işyerinde çalışıyor olması gerekmektedir. Sigortalı gösterildiği işyerinde gerçekte çalışmayan kişi başka bir işle iştigal ediyor veya başka bir işyerinde ya da başka bir işte çalışıyor olsa dahi, çalışmadığı işyerinden gösterilen sigortalılığı sahte sigortalılık sayılmaktadır. Hatta bazen gerçekte öyle bir işyerinin veya şirketin mevcut olmadığı durumlar dahi ortaya çıkmaktadır ki paravan şirket veya hayali şirket ifadelerinden bunlar kastedilmektedir.

Herhangi bir işyerinde hizmet akdine istinaden fiili ve sigortalı olarak çalışan kişi için herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Çünkü işveren, işçi hissesini işçinin aylık ücretinden kesip, kendi hissini de ekleyerek, sigorta primini her ay Sosyal Güvenlik Kurumuna ödemektedir. Ödemese dahi bu borcun sorumluluğu işçiye değil tamamen işverene yüklenmektedir. Ancak böyle bir imkanı bulunmayan, sigortalı olarak herhangi bir işte veya işyerinde çalışmayan, herhangi bir işle iştigal etmeyen biri için tek yol olarak isteğe bağlı sigortalılık kalmaktadır. İsteğe bağlı sigortalı olmak isteyen bir kişinin ise aylık en az 301 TL prim ödemesi gerekmektedir. Eğer kişi kendi işini yapıyorsa yani kendi adına ve hesabına çalışıyorsa bu kişinin de 4/b (Bağ-Kur) kapsamında her ay en az 315 TL prim ödemesi gerekmektedir. İşte bazı kişilere, her ay belirtilen miktarda prim ödemek zor geldiğinden, bunlar aylık 100, 150, 200 TL gibi bir ücret ödeyerek sigortalı olmak, dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumunun sağlık yardımlarından faydalanmak yolunu tercih etmekte, ileride de bu şekilde emekli olmayı düşünmekte ve hayal etmekte, dolayısıyla sahte sigortalılık yoluna başvurmaktadırlar.

Sahte Sigortalı Bildirimi Yapan Kişilerin Menfaati Nedir?

Kişileri sahte olarak sigortalı yapan kişiler, gerçekte çalışmadığı ve sigortalı olma şartlarını taşımadığı halde SGK’ya sigortalı olarak bildirenler, duruma göre çeşitli haksız menfaatler temin etmektedirler. Bunların bir kısmı hayali, paravan şirketler kurmakta, bu şirketler adına Sosyal Güvenlik Kurumu’nda işyeri dosyası açtırmakta, sigortalı göstermek istedikleri kişileri bu işyerinden veya işyerlerinden Kuruma bildirmekte, bu şekilde sahte sigortalı gösterdikleri kişilerden sigorta primi olarak ücret aldıkları halde primlerini ödememekte veya dikkat çekmemek için çok cüzi miktarda prim ödemekte, dolayısıyla kişilerden aldıkları ücretler kendilerine kalmakta, böylece haksız menfaat temin etmektedirler. Bazı durumlarda ise özellikle ihale konusu iş veya özel bina inşaatı yapan kişiler, asgari işçilik uygulaması kapsamında Kuruma belirli miktarda sigortalı, dolayısıyla da işçilik bildirmeleri gerektiğinden, bu işlerde gerçekte çalışmış olan kişiler yanında çalışmamış olan bazı kişileri de sahte sigortalı olarak bildirmekte, bildirdikleri bu kişilere ait sigorta priminin önemli bir kısmını o kişilerden almakta, kalan kısmını da kendileri tamamlamakta, bu şekilde kendi ceplerinden daha az miktarda prim ödeyerek yaptıkları işlere ait işçilik miktarını doldurmaktadırlar. Bir diğer sahte sigortalılık olayı ise teşvik kapsamındaki işyerlerinde görülmektedir. Bu işyerlerinde sigortalılar adına ödenecek sigorta priminin işveren hissesine düşen kısmının tamamını veya bir kısmını teşvik kapsamında devlet karşıladığından, ödenecek prim miktarı da düşük olmakta, kişiler teşvik kapsamındaki işyerlerinden sahte sigortalı olarak bildirilmekte, normalden daha az prim ödeyerek sigortalı olmaları sağlanmaktadır. Burada belirtilenler dışında da sahte sigortalılık kapsamında değişik yollara başvuran kişiler bulunmaktadır.

Sahte Sigortalıları veya Kişileri Sahte Sigortalı Olarak SGK’ya Bildirenleri Bekleyen En Büyük Risk veya Tehlike Nedir?

Herhangi bir işte veya işyerinde çalışsın ya da çalışmasın, sigortalı olarak gösterildiği işyerinde gerçekte çalışmayan, hatta bazı durumlarda gerçekte öyle bir işyeri dahi bulunmayan kişilerin sigortalı olarak yapılan bildirimleri sahte sigortalılık olarak değerlendirildiğinden, herhangi bir ihbar veya şikayet, yapılan herhangi bir inceleme, soruşturma veya denetim kapsamında bu sahte sigortalılıkların her an ortaya çıkması, tespit edilmesi mümkündür. Hatta eğer kişinin sahte olarak sigortalı bildirildiği işyeri hayali bir işyeriyse, yani paravan, hayali olarak kurulmuş bir şirkete aitse, bu tür yerlerden yapılan bildirimlere ait sigorta primleri genelde ödenmediğinden veya çok az kısmı ödendiğinden, Kurum borcu tahsil etmek içim yasal takibe geçmekte, böylece bu tür paravan şirketler ve bu şirketlerden yapılan sahte sigortalı bildirimleri çok rahat bir şekilde tespit edilmekte, ortaya çıkarılmaktadır. Nitekim, Türkiye genelinde yapılan denetimler sonucunda paravan yani hayali şirket kuran kişilerin, yaklaşık 10 bin kişiyi Sosyal Güvenlik Kurumu’na sigortalı olarak bildirdiği, bu kişilerden her ay 200 TL sigorta pirimi topladığı, bu paraları Kuruma yatırma yerine kendi ceplerine attığı, bu tür dolandırıcı kişilerin özellikle emekliliğine birkaç yıl kalmış olan kişileri hedef aldığı, aylık 150 TL gibi düşük ücretlerle kişilere emeklilik vaat ettiği, bu durumun bazı kişilerin de işine geldiği yönünde haberler yakın zamanda basın yayın organlarında yer almıştı.

Her ay işçi adına ödenen gelir vergisi yani muhtasar vergi bir tarafa, tehlike sınıf ve derecesi en düşük bir işyerinde çalışan ve asgari ücret üzerinden sigortalı gösterilen bir işçinin aylık sigorta primi 1 Temmuz – 31 Aralık 2012 tarihleri arası için 343 TL’dir. İşveren hissine uygulanan 5 puanlık prim indirimi dikkate alındığında dahi bu miktar sadece 296 TL’ye düşmektedir. Dolayısıyla aylık 150 – 200 TL karşılığında kişileri sigortalı yapacağını vadeden, sigortalı yapan şahıs veya şirketlerin, bu işi hukuksuz, haksız bir şekilde şahsi menfaat temin etmek amacıyla yaptıkları çok açıktır.

Sahte sigortalılık tespit edildiğinde, gerçek çalışmaya dayanmayan, dolayısıyla sahte olduğu tespit edilen çalışmalar tamamen iptal edilmekte, iptal edilen çalışmalara ait prim ödeme gün sayıları ve prime esas kazançlar o kişinin sigortalı hizmetlerinden silinmekte, bunun sonucunda da;

– Eğer o kişi emekli olmuşsa ve silinen hizmetler düşüldüğünde emeklilik hakkını kaybediyorsa bağlanmış olan emekli maaşı kesilmekte, o güne kadar almış olduğu emekli maaşının tamamı kendisinden ve onu sahte sigortalı olarak bildiren kişiden veya kişilerden yasal faiziyle birlikte Kurumca geri istenmekte,

– Kişi henüz emekliliği hak etmemiş olsa dahi, sahte sigortalı olarak yapılan bildirimlere ait hizmetler silindiğinden, o kişinin bu boşluğu geriye dönük olarak borçlanma veya başka herhangi bir yolla doldurma hakkı olmayacağı için, o süreler heba olmakta, yaptığı ödemeler de boşa gitmekte,

– İptal edilen sigortalı bildirimlerine dayanarak Kurumca yapılmış sağlık yardımı varsa bu sağlık yardımı kapsamında Kurumca yapılmış olan bütün giderler yasal faiziyle birlikte Kurum tarafından istenmekte,

– İptal edilen sigortalı bildirimlerine dayanarak ödenmiş geçici iş göremezlik ödeneği varsa, tamamı yasal faiziyle birlikte geri alınmakta,

– Ödenmiş primler iade edilmemekte,

– Hayali şirket, işyeri kuran, sahte sigortalı bildirimi yapan kişiler ile duruma göre sahte sigortalı olarak bildirilen kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmakta; dolandırıcılık, sahtecilik, Kurumu zarara uğratma gibi suçlardan, haklarında hapis cezası talebiyle dava açılabilmektedir. (isvesosyalguvenlik.com)