Anasayfa / Yazarlar / Ali Hüseyin KAYA / Ücretlerin Banka Kanalı İle Ödenme Zorunluluğu

Ücretlerin Banka Kanalı İle Ödenme Zorunluluğu

Sponsorlu Bağlantılar

Bilindiği gibi işsizliğin yüksek olduğu yerlerde işçilerin haklarının korunması daha da zorlaşmaktadır. Bazı işverenler daha az maliyete katlanmak için işçilerin fiilen işyerinde çalışmasına karşın resmi makamlara hiç bildirim yapmamakta ya da ücret veya süre açısından olması gerekenden daha az bildirim yapmaktadırlar. Bazı işçiler ise cari asgari ücretin de altında çalışmaya razı olabilmektedirler.

Not: Bu konuda 1 Haziran 2016 tarihinden geçerli olmak üzere değişiklik yapılmıştır. (Bkz. Artık 10’dan Az Çalışanı Olan Birçok İşyeri de Ücretleri Bankaya Yatıracak)

Ücretlerin banka aracılığı ile ödenme zorunluluğu ile tüm bu olumsuzlukların en aza indirilmesi hedeflenmektedir.

4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinin ikinci fıkrası, 5754 Sayılı Kanun’un 85. maddesi ile değiştirilerek “Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir…”. hükmü getirilmiş ve akabinde de 18 Kasım 2008 tarih ve 27058 Sayılı Resmi Gazete’de “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik” yayımlanmıştır.

Bu düzenlemeye göre 01.01.2009 tarihinden itibaren;

• 4857 sayılı İş Kanunu,

• 854 sayılı Deniz İş Kanunu,

• 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun,

• 818 sayılı Borçlar Kanunu,

kapsamında çalıştırılan ve yönetmelikte belirtilen güvenlik, istihbarat ve gizlilik dereceli tesislerde çalışanların dışındaki işçi, gazeteci ve gemi adamının ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkakı banka yoluyla ödemesi zorunlu hale gelmiştir.

Uygulamanın Sınırları neler?

1- Yukarıda belirtilen (Borçlar Kanunu hariç) kanunlar çerçevesinde çalışan kimseleri istihdam eden işverenler olması halinde,

2- Ülke genelinde 10 ve daha fazla çalışan olması halinde,

3- Yapılacak ödemenin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkak olması halinde,

Yönetmelik gereğince bu ödemelerden kanuni kesintiler yapıldıktan sonra kalan net tutar ödemelerin niteliği de belirtilerek banka hesabına aktarılması gerekir.

Değişik illerde ya da ilçelerde işyerleri olup 10 kişiden az çalışanı olan işverenler ne yapacak?

Yönetmelik Türkiye genelinde 10 çalışandan bahsettiği için bu değerlendirmede SGK dosyaları baz alınmayacak, ülke gelinde (yurtdışı hariç) kaç işyeri var ise tamamında belirtilen kanun kapsamındaki çalışanlar hesaba dahil edilecektir.

Çalışanların mevcut banka hesapları üzerinden bu ödemeler yapılabilir mi?

Her ne kadar yönetmelikte bu ödemelerin sadece bankalar aracılığı ile yapılacağı belirtilmekte ise de işverenlerin çalışanları için ücret ödemelerini yapacakları özel bir hesap açmaları gerekmektedir. İş Kanununun 32. maddesinde “…İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” Hükmü yer almaktadır.

Hangi Ödemeler Bankadan Yapılacak?

Yönetmelik kapsamında; “…ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkakı”

Tanımlarda; “Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkak ödemeleri,”

İlgili kanunlar kapsamında yapılacak ödemelerde ise; “…çalıştırdıkları … o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını”

Denilerek, İlgili kanunlar kapsamında yapılacak ödemelerde, kapsamdaki ve tanımlardaki ifadelerden farklı daha geniş ve genel bir ifade kullanılmıştır.

Yönetmelik, kapsamda ve tanımlarda “ödeme”den ne anlaşılması gerektiğini özel olarak açıkladığından; ödemelerden, “Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkak ödemeleri”nin anlaşılması gerekmektedir. Bu da temel olarak ücret ve eklentilerini (asıl/çıplak ücret, fazla mesai, ek ödeme, sosyal yardımlar –yol, yemek, giyecek vs yardımları- prim, ikramiye) kapsamaktadır.

Hak edilmeden yapılan avans ödemeleri, yılık izine ayrılanlara verilen peşin izin avansları istihkak haline gelmediğinden elden ödenebilir.

İşten Ayrılanların Durumu nedir?

İşten ayrılanlar için özel bir durum bulunmamaktadır. Aynı çalışanlarda olduğu gibi ücret ve eklentilerinin yine bankadan ödenmesi gerekmektedir.

Kıdem, ihbar, yıllık izin parası, işe iade edilen işçilere ödenen işe başlatmama tazminatı gibi ödemelerin uyuşmazlığa konu olmaması için banka aracılığı ile ödenmesi uygun olmakla birlikte zorunluluk kapsamında değildir.

Uygulamada işten ayrılanlar için bir diğer sorun da kısa bir süre çalışıp kimlik bilgileri tam alınmadan ayrılanlar ya da bir şekilde banka hesabı açılamamış olanlar için ödemelerin nasıl yapılacağıdır. Yönetmeliğe göre, İşyerlerinin bulunduğu mahalde banka şubesi bulunmaması ya da çalışanlara banka aracılığıyla ödeme yapılmasına imkân bulunmaması hâlinde ödemelerin, PTT şubeleri aracılığıyla yapılması gerekmektedir.

Borçlar Kanununa tabi olarak çalışanların Durumu Nedir?

Diğer yasalarda olduğu gibi 818 Sayılı Borçlar Kanununa tabi İşçilere ödenecek ücrete ilişkin hususları düzenleyen 323 üncü madde değiştirilerek, “…Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan iş sahipleri, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.” haline gelmiştir.

Ancak, yönetmelikte, “Borçlar Kanununa tabi olarak işçi çalıştıran iş sahiplerince, işçinin sözleşmede gösterilen veya adet olan ya da kendisinin bağlı bulunduğu genel vekâletname ile belirlenen her türlü ödemelerden öncelikle kanunî kesintiler yapıldıktan sonra işçiye net olarak ödenecek bakiye tutarının bankalar aracılığıyla ödenmesi hususunda iş sahiplerine zorunluluk getirilip getirilmemesi ve bu zorunluluğun kapsamı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

Denilerek diğer kanun kapsamında çalışanlarda olduğu gibi direk bir zorunluluk getirmeyip bunu ayrı bir yönetmelik ile yapılmasını belirtmiştir.

Sonuç olarak, Borçlar kanununa tabi olarak işçi çalıştıran işverenler, işçilerine yaptığı ödemelerden kanuni kesintilerini düştükten sonra işçiye net olarak ödenecek tutarın bankalar aracılığı ile ödenmesi hususunda yeni bir düzenleme (yönetmelik) yapılıncaya kadar; elden ödemeye devam edebilecekleri gibi banka aracılığı ile de ödeme yapabileceklerdir.

Bu Zorunluluğa Uymamanın Yaptırımı Nedir?

Yönetmelikte belirtilen ödemeleri bankalar aracılığı ile kısmen ya da hiç yapmayan işverenlere 2012 yılı için;

1-Gazeteciye, Yönetmelik kapsamında yapılan ödemeleri bankalar aracılığıyla yapmayan işverene her bir gazeteci için 5953 sayılı Kanunun 27 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2.037 TL idarî para cezası,

2-Gemi adamına, Yönetmelik kapsamında yapılan ödemeleri bankalar aracılığıyla yapmayan işverene her gemi adamı için Deniz İş Kanununun 51 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.629 TL idari para cezası,

3-İşçiye, Yönetmelik kapsamında yapılan ödemeleri bankalar aracılığıyla yapmayan işverene 4857 sayılı İş Kanununun 102. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca her işçi için ve her ay için 125 TL idari para cezası,

Yetkili birimlerce uygulanır.

Burada gazeteciler ve gemi adamları için öngörülen cezaların iş kanunu çerçevesinde uygulanan cezalardan daha yüksek gibi görünse de İş Kanunu çerçevesinde verilen cezalar bankadan ödeme yapılmayan her işçi için ve her ay için tekrarlanacağından cezaların büyük meblağlara ulaşacağı açıktır.(www.isvesosyalguvenlik.com)

A. Hüseyin KAYA*

Yazarın e-posta adresi: alihuseyinkaya@gmail.com

——————-

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu