Anasayfa / Yazarlar / Ali Hüseyin KAYA / Yaşı Bekleyen Memurların Başka Bir İşte Çalışmaları

Yaşı Bekleyen Memurların Başka Bir İşte Çalışmaları

Sponsorlu Bağlantılar

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olarak çalışan bayanlar 20 hizmet yılını, erkekler ise 25 hizmet yılını doldurmaları halinde, başka bir şart aranmaksızın istekleri halinde emekli olabiliyorlardı. Ancak, 1999 yılında yürürlüğe giren 4447 sayılı kanunla 20 – 25 yıllık hizmet süresine bir de yaş şartı eklenmiş oldu. Buna göre emekli aylığı ve emekli ikramiyesi alabilmek için hizmet süresinin yanında yaş şartının da tamamlanması gerekmektedir. 4447 sayılı Kanunun kademeli yaş şartını düzenleyen geçici 205 ve 206. maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile yaş şartları 4759 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenmiştir.

Belirtilen yasal düzenlemelere göre 20 – 25 yılını ve belirlenen yaş şartını yerine getirmeyen hiç bir memur emekli olamaz. Ancak, 20 – 25 hizmet yılını dolduran memurlar çalıştıkları kurumlara müracaat ederek, yaş şartı dışındaki hizmet süresini tamamladıklarını ve yaşı çalışmadan bekleyeceklerini belirterek emekliliklerini istemekte ve kurumlarından aldıkları onay ile görevlerinden ayrılmaktadırlar. Bu şekilde yaşı çalışmadan bekleyen memurlar (5510 sayılı Yasanın 4-c bendi kapsamındakiler) her ne kadar emekliliklerini istemişler ve onay alarak görevlerinden ayrılmışlar ise de hukuki anlamda henüz emekli olamamışlardır. Çünkü emeklilik için yeter şart olan fiili hizmet süresi ile yaş şartının ikisinin birden yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle belirlenen yaş şartının dolmasına kadar bu kişiler ne aktif (çalışan) ne de pasif sigortalı (emekli) değildirler, her iki statünün hak ve yükümlülüklerinden de bağışıktırlar. Emekli aylığı ile emekli ikramiyesine ancak hizmet ve yaş şartını doldurduklarında hak kazanabilirler.

Yaşı Bekleyen Memurlar Sağlık Yardımı Alabilir Mi?

2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi çalışanlar ile aylık ve gelir alanlar ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişileri 15.01.2010 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası kapsamına alınmışlardır. Belirtilen kimselerin sağlık yardımları 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun genel sağlık sigortasına ilişkin hükümleri ile Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülmektedir.  Kanunun 60. maddesinde kimlerin genel sağlık sigortalısı olduğu sayılmıştır. Kanunda ve diğer idari düzenlemelerde yaşı bekleyenler için ayrı bir hüküm bulunmadığından (bakmakla yükümlü kişi değiller ise) 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinin (g) bendi gereğince “Yukarıdaki bentlerin dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar” gelir testi yaptırarak, sonucuna göre genel sağlık sigortası primlerini kendileri (şartları var ise devlet) ödemek suretiyle genel sağlık sigortalısı olabileceklerdir.

Bununla birlikte geçtiğimiz günlerde, 25 yıllık hizmet süresini tamamlayıp emekli olacağı yaşı çalışmadan tamamlamak isteyen bir TSK mensubuna bekleme devresi içinde sağlık yardımı verilmemesi üzerine açtığı davada, Ankara 7. İdare Mahkemesi; davacının 25 yıllık hizmet süresini tamamladığı ve emeklilik hakkını kazandığını, yaşı tamamlamadan emekli aylığı alamayacağı hususunun emeklik statüsünde olmasını etkileyemeyeceği, aksi durumun Anayasanın 2. maddesindeki “Sosyal Devlet” ilkesi ile de bağdaşmayacağını belirtilerek SGK’nın sağlık yardımı alamayacağına ilişkin kararını iptal ettiği,  basında yer almıştır. Ancak bu olaya mahsus bir karar olup, genel bir uygulama olmadığı gibi, yasal düzenlemeler karşısında isabetli bir karar olduğu da söylenemez. Çünkü yukarıda da açıklandığı gibi emeklilik hukuki bir statü olup ilgilisine bir takım haklar sağlamaktadır. Emeklik için yasanın aradığı “olmazsa olmaz” iki şart olan hizmet süresi ve yaş şartı yerine gelmemiştir. Bu iki şart birlikte gerçekleştiğinde ancak emeklilik statüsü ve hakları yani emekli ikramiyesi, emekli maaşı ve sağlık yardımları doğmaktadır. Dolayısı ile bekleme süresi ile ilgili yasal bir düzenleme olmadan SGK tarafından sağlık yardımı yapılmasının mümkün olamayacağı değerlendirilmektedir. Tıpkı 4-a kapsamındaki sigortalılardan, 15 yıl, 3600 gün dahil olmak üzere yasada belirtilen yaş dışındaki sigortalılık süresini ve gün sayısını doldurup yaşı çalışmadan bekleyenlerin sağlık yardımı alamaması gibi…

Yaşı Bekleyen Memurların Yeniden Çalışmaları

Çalıştığı kurumdan hizmet süresini tamamlaması sebebi ile ayrılarak emeklilik yaşını bekleyen bir kimsenin daha sonraki zaman zarfında bir daha çalışmaması düşünülemez. Emeklilik aylığı olmayan biri başka bir geliri de yoksa geçimini temin edebilmek için çalışması gerekmektedir. Yaşı beklemek için çalıştığı kurumdan ayrılan bir kimsenin daha sonra başka bir yerde çalışamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Yani, bu şekilde işten ayrılan biri daha sonra aynı ya da farklı bir statüde başka bir işte/işyerinde çalışabilir.

Yaşı Bekleyen Memurların 4-c Kapsamında Yeniden Çalışmaları

Yaşı bekleyen eski 4-c kapsamındaki bir kimsenin yeniden 4-c kapsamındaki bir göreve atanması mevcut statüsünde ve haklarında temel bir değişiklik getirmez. Kişi yeniden aktif 4-c çalışanı olduğundan, bu statünün sağladığı hak ve yükümlülükler ile özlük hakları ve hizmet süresi kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar.

Ancak, yaşı bekleyen eski 4-c kapsamındaki kimsenin 4-a kapsamında ya da 4-b kapsamında bir işe başlaması hem statüsünü hem de emeklilik şartlarını ve haklarını değiştirebilmektedir.

Yaşı Bekleyen Memurların 4-a Kapsamında Yeniden Çalışmaları

Yaşı bekleyen eski 4-c kapsamındaki bir kimsenin 4-a kapsamında (SSK’lı olarak) bir işte çalışmaya başlaması halinde bu kimsenin sosyal güvelik statüsü de artık 4-a kapsamında olacaktır. Bu kimse yaşı beklemesi nedeni ile 4-c kapsamında (memur statüsünde) emekli olamadığı için 4-a kapsamında SGK’ya bildiriminin yapılması gerekmektedir. Tabi bu kimse hukuken emekli olmadığından, kendisi için sosyal güvenlik destek primi (SGDP) değil, tüm sigorta kollarına tabi olarak bildirim yapılıp, prim ödenecektir.

Bu durumda 2829 sayılı Kanunun 8. maddesi ile “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında 24/05/1983 Tarihli ve 2829 Sayılı Kanunun Uygulama Esaslarıyla İlgili Yönetmelik” hükümlerine göre; son çalışılan tarihten geriye doğru prim veya kesenek  ödenerek geçen son yedi yıllık fiili hizmet (360×7=2520 gün) süresi esas alınarak, bu süre içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise sonuncusunun (eşit hizmet sürelerinden) tabi  olduğu kurumca ve kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.

Dolayısı ile 4-a statüsündeki çalışma 3,5 yılı geçmesi halinde artık emekli aylığı ve diğer hakları 4-a kapsamında değerlendirilecektir.

Bu Kimselerin Emekli İkramiyeleri

Emekli ikramiyesini düzenleyen 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 89. maddesi, Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez iptal edilmesinden sonra 6270 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenerek “. . . Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, . . . Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu … çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Buna göre çalışanın en az 15 yıl memurluk yaptıktan sonra istifa etmesi ya da memurluk öncesi hizmetleriyle beraber 15 yılı tamamlamasından sonra istifa etmesi halinde emekli ikramiyesi alabilecektir. Ancak memuriyette 15 yıllık hizmet süresini tamamlayamamış olanlar ile memuriyetten önceki çalışmaları ile birlikte 15 yıllık hizmet süresini tamamlayamamış olanların emekli ikramiyesi almaları mümkün değildir.

Yaşı Bekleyen Memurların 4-b Kapsamında Yeniden Çalışmaları

Yaşı bekleyen eski 4-c kapsamındaki kimselerin 4-b kapsamında (Bağ-Kur’lu olarak) bir faaliyette bulunmaları halinde, bu kimsenin sosyal güvelik statüsü de artık 4-b kapsamında olacaktır. Bu kimse, yaşı beklemesi nedeni ile henüz 4-c kapsamında (memur statüsünde) emekli olamadığı için 4-b kapsamında SGK’ya bildirim yapılması gerekmektedir. Tabi bu kimse hukuken emekli olmadığından, kendisi için sosyal güvenlik destek primi (SGDP) değil tüm sigorta kollarına tabi olarak bildirim yapılarak prim ödenecektir.

Yaşı bekleyen eski 4-c kapsamındaki kimseler, Bağ-Kur kapsamında faaliyet göstermeye başlamaları halinde artık 4-b statüsünde olduklarından emeklilik işlemleri yukarıda 4-a’lılar için anlatıldığı gibi hizmet birleştirme kanunu esaslarına göre, emekli ikramiyeleri de 6270 sayılı kanun hükümlerine göre belirlenecektir. (www.isvesosyalguvenlik.com)

A. Hüseyin KAYA*

———————-

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu

alihuseyinkaya@gmail.com