Dolar 13,7194
Euro 15,5684
Altın 786,58
BİST 1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Pts 17°C
Sal 16°C
Çar 13°C
Per 14°C

Arabulucu veya Mahkemede Kazanılan Ücret ve Tazminatlardan Hangi Kesintiler Yapılır ?

17.02.2021
A+
A-
Arabulucu veya Mahkemede Kazanılan Ücret ve Tazminatlardan Hangi Kesintiler Yapılır ?

İşverenle yaşadığı anlaşmazlık veya husumet nedeniyle arabulucuya başvuran veya mahkemede dava açan çalışanların işverenden almaya hak kazandıkları ücret, fazla mesai, ihbar ve kıdem tazminatı gibi ücret ve tazminat alacaklarından hangi kesintilerin yapıldığı aşağıda açıklanmıştır.

Ücret – Fazla Mesai Ücreti – Hafta Tatili Ücreti ve Genel Tatil Ücreti

Ücret alacağı hak edildiği tarihteki brüt ücrete göre; fazla çalışma (fazla mesai) ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayramlar ve genel tatil günlerinde çalışma ücreti hak edildiği tarihteki brüt ücrete göre hesaplanır. Fazla mesai ücreti saat esasına göre, tatil günlerinde çalışma ücretleri ise gün esasına göre hesaplanır. Hesaplanan brüt ücret tutarından damga vergisi, gelir vergisi ve yüzde 15 SGK sigorta primi işçi hissesi kesilir.

Yıllık İzin Ücreti

İşçinin çalışma süresinde hak kazandığı halde kullandırılmamış olan yıllık ücretli izin sürelerine ait ücretlerin, fesih nedeni ne olursa olsun yani işçi hangi sebeple işten çıkmış veya çıkarılmış olursa olsun fark etmez, hizmet akdinin feshi halinde işçiye ödenmesi gerekmektedir. Yıllık izin ücreti, işçinin fesih tarihindeki günlük çıplak brüt ücreti ile hak edip kullanmadığı toplam izin gün sayısının çarpımı yapılarak hesaplanır. Bu ücretten de aynı şekilde damga vergisi, gelir vergisi ve yüzde 15 SGK sigorta primi işçi hissesi kesilir. (Bkz. Yıllık İzin Ücreti Prime Tabi midir ?)

İhbar Tazminatı

İhbar tazminatı, işçinin fesih tarihindeki giydirilmiş günlük brüt ücreti ile tabi olduğu ihbar süresinin (bildirim önelinin) çarpımı yapılarak hesaplanır. (Bkz. İş Akdinin Feshinde Bildirim Önelleri – İhbar Süreleri) Hesaplanan brüt tutardan, gelir vergisi ve damga vergisi kesilir. İhbar tazminatı sigorta primine tabi olmadığı için SGK prim kesintisi yapılmaz. (Bkz. İhbarlı Fesih ve İhbar Tazminatı)

Kıdem Tazminatı

Kıdem tazminatı, fesih tarihindeki giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır, işçinin çalıştığı her bir yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan arta kalan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Bkz. Kıdem Tazminatının Hesaplaması Nasıl Yapılır ?) Basın İş Kanununa tabi çalışanlar hariç, tavan uygulamasına tabidir. (Bkz. Kıdem Tazminatı Tavanı) Kıdem tazminatından sadece damga vergisi kesilir, gelir vergisi kesilmez, ayrıca kıdem tazminatı sigorta primine tabi olmadığı için SGK prim kesintisi de yapılmaz.

Kötüniyet Tazminatı

Kötüniyet tazminatı, işçinin fesih tarihindeki günlük giydirilmiş brüt ücreti ile tabi olduğu ihbar süresinin 3 katının çarpımı yapılarak hesaplanır. (Bkz. Kötü Niyet Tazminatı Nedir ?) Kötüniyet tazminatından gelir vergisi ve damga vergisi kesilir, sigorta primine tabi olmadığı için SGK prim kesintisi yapılmaz.

Ayrımcılık Tazminatı – Sendikal Tazminat

Eşit davranma ilkesine aykırı hareket eden işverenden işçi ayrımcılık tazminatı talep edebilir. (Bkz. Ayrımcılık Tazminatı Nedir ?) İşçi, eşitlik ilkesine aykırı olarak ödenmeyen veya eksik ödenen ücretini, ikramiyesini veya sosyal yardımları da işverenden isteyebilir. Ayrımcılık tazminatı işçinin çıplak ücreti esas alınarak hesaplanır. Ücretin ekleri olan ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardımlar bu tazminatın hesabında dikkate alınmaz. Ayrımcılık tazminatı, işçinin dört aylık ücret tutarını aşmamak üzere hakim tarafından belirlenir.

Aynı şekilde sendika üyesi olan işçi, sırf bu nedenle ayrımcılığa uğrarsa işverenden sendikal tazminat talep edebilir. (Bkz. Sendikal Tazminat Nasıl Alınır ? Sendika Nedir ?) Sendikal tazminat tutarını hakim takdir eder, ancak tazminatın miktarı işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olamaz. Sendikal tazminat, işçinin son çıplak brüt ücreti üzerinden hesaplanır.

Ayrımcılık tazminatı ve sendikal tazminattan gelir ve damga vergisi kesilir. Ücret niteliğinde olmadığından, sigorta primine tabi olmadığından SGK prim kesintisi yapılmaz. Ancak işçi ayrımcılık tazminatı yanında eksik ödenen ücretini, ikramiyesini veya sosyal yardımları da talep etmişse, bunlardan gelir ve damga vergisi dışında ayrıca yüzde 15 sigorta primi işçi hissesi kesintisi yapılır. Bunun tek istisnası, sosyal yardımlardan sigorta primine tabi olmayanlardır. (Bkz. Prime Tabi Olmayan Yemek-Aile-Çocuk Yardımı Tutarları, Prime Tabi Olan – Olmayan Ödemeler)

İşe İadede Boşta Geçen Süre Ücreti ve İşe Başlatmama Tazminatı

İşçinin işe iade talebi sonucu işveren tarafından yapılan feshin geçersiz sayılarak işe iadesine karar verilmesi halinde, işçinin süresinde işe başlamak için işverene başvurmuş olması şartıyla işveren işçiyi ister işe başlatmış olsun, isterse işe başlatmamış olsun, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarını ödemek zorundadır. (Bkz. İşe İadede İşçinin Taşıması – Uyması Gereken Şartlar) Buna boşta geçen süre ücreti denilmektedir. Boşta geçen süre ücreti giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanır, işçinin belirtilen dönemde işyerinde çalışıyormuş gibi yapılması ve para ile ölçülebilen tüm değerlerin dikkate alınması gerekir.

Ayrıca işe iade talebi kabul edilen işçinin, süresinde işe başlamak için işverene başvurması, buna karşılık işverenin işe başlatmaması halinde, işverenin işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ödemesi gerekir. (Bkz. İşe İadede İşverenin Yükümlülükleri) Bu tazminata işe başlatmama tazminatı da denir. İşe başlatmama tazminatı çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanır.

Boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı, işçinin dava tarihindeki ücreti esas alınarak parasal olarak belirlenir.

İşçi işe iade için önce arabulucuya başvurmak zorunda olup, arabuluculuk faaliyeti sonunda işçinin işe başlatılması konusunda işçi – işverenin anlaşması hâlinde, işverence ödenecek boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının parasal tutarının arabuluculuk son tutanağında yer alması zorunludur. (Bkz. Yeni Düzenlemelere Göre İşe İade Süreci)

Boşta geçen süre ücretinden, damga vergisi, gelir vergisi ve yüzde 15 SGK sigorta primi işçi hissesi kesilir. (Bkz. İşe İade Davasını Kazanan İşçiyle İlgili Yapılacak İşlemler)

İşe başlatmama tazminatından ise sadece damga vergisi kesilir, gelir vergisi ve sigorta primi kesintisi yapılmaz.

Asgari Geçim İndirimi (AGİ)

Çalıştığı süre içerisinde işvereni tarafından kendisine AGİ ödenmeyen veya eksik ödenen, işçinin talebi üzerine mahkeme tarafından geriye dönük ödenmesine karar verilen asgari geçim indirimi tutarından, gerek damga ve gelir vergisi, gerekse sigorta primi kesintisi yapılmaz.

Gelir ve Damga Vergisi Kesintisi Oranları

Yukarıda belirtilen ücret ve tazminatlardan, en az yüzde 15 olmak üzere çalışanın tabi olduğu gelir vergisi diliminde belirtilen oranda gelir vergisi kesintisi yapılır. (Bkz. Ücretliler İçin Gelir Vergisi Dilimleri) Çalışanların ücret ve tazminatlarından yapılacak damga vergisi kesintisinin oranı ise her yıl belirlenir. 2013 yılından beri damga vergisi kesintisi binde 7,59 olarak uygulanmaktadır. 2021 yılı için de aynı oran belirlenmiştir.

Kesintileri Kim Yapar ?

Yukarıda belirtilen ücret ve tazminatları işveren işçiye ödemek zorunda olduğundan, doğal olarak belirlenen ödemelerden kesilecek damga ve gelir vergisi ile sigorta primi işçi hissesi tutarını işveren hesaplar ve gerekli kesintileri yapar, kesintiler sonrası kalan net tutarı öder.

Avukatlık Ücreti Kesintisi

Gerek arabuluculuk, gerekse dava süresi için avukat tutmuş olan işçinin avukata ödeyeceği ücret, avukat ile arasında yaptığı anlaşma / sözleşmeye göre belirlenen ücrettir. Taraflar aralarında avukatlık ücretini istedikleri gibi belirleyebilirler. İleride taraflar arasında bir anlaşmazlık çıkmaması için, avukatlık ücretinin işlemler başlamadan önce belirlenmesi gerekir.

Ancak Kanuna ve mevzuata göre avukatlık ücretinde alt sınır ve üst sınır uygulaması vardır. Nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164 üncü maddesinde;

– Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.

– İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.

– Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz.

– Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.

hükümleri yer almaktadır.

Öte yandan, gerek arabulucuya başvuru gerekse dava açmak için avukat tutma zorunluluğu bulunmayıp, işçi isterse bu işlemleri kendisi yapabilir. (Bkz. Arabulucuya Başvuru ve Örnek Dilekçe) Maddi durumu iyi olmayan, ancak özellikle kendisi dava açma ve mahkeme sürecini yürütmekte zorlanacak olan işçi, Baro’dan ücretsiz avukat talebinde bulunabilir. (Bkz. Adli Yardımla Ücretsiz Dava Açma ve Avukat Tutma)

Genelde her yıl yeni Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır. Bu tarifelere Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi sayfasından ulaşılabilir. Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifelerde yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.

Mahkeme (dava) aşamasında işçinin haklı bulunması halinde, avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen tutar üzerinden işçinin avukatlık (vekalet) ücretinin davalı yani işveren tarafından ödenmesine hakim karar verebilir. Ancak arabuluculuk sürecinde böyle bir durum söz konusu olmayıp, işçinin avukatlık ücretinin işveren tarafından ödenmesi işverenin kabul etmesine bağlıdır, arabulucu bu konuda karar veremez. (Bkz. Arabuluculukta Avukatlık Ücreti Sorunu) (isvesosyalguvenlik.com)

YORUMLAR

  1. ZELİHA dedi ki:

    BİLGİLENDİRME İÇİN TEŞEKKÜRLER