DOLAR 7,4642
EURO 9,0240
ALTIN 438,14
BIST 1.524
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 6°C
Kar Yağışlı
İstanbul
6°C
Kar Yağışlı
Paz 3°C
Pts 1°C
Sal 3°C
Çar 4°C

Sosyal Güvenlikle İlgili Tanımlar

28.02.2014
A+
A-

SORU 1- SOSYAL GÜVENLİK NE DEMEKTİR ?

CEVAP 1: Sosyal güvenlik; gelirleri ne olursa olsun, kişilere belirli sosyal riskler (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük, yaşlılık, ölüm, işsizlik) karşısında gelir ve sağlık güvencesi sağlama görevini yerine getiren uygulamalar topluluğudur.

Bu çerçevede, sosyal güvenlik hem aktif çalışma dönemi, hem de sonrası için bir hayat garantisidir.

SORU 2- SOSYAL SİGORTA NE DEMEKTİR ?

CEVAP 2: Sosyal sigorta, sosyal güvenlik sistemlerinde kullanılan üç yöntemden biri olup, finansmanı; sigortalı, işveren ve devlet katkılarından oluşan primlerle karşılandığı için primli sosyal güvenlik sistemi olarak da adlandırılmaktadır.

Sosyal güvenliğin primsiz sistemini oluşturan iki yöntemden biri sosyal yardımlar, diğeri ise sosyal hizmetlerdir. Bu iki yöntemin ortak özelliği, finansmanın devlet bütçesinin önemli gelir kaynaklarından biri olan vergilerle karşılanmasıdır. Sosyal yardımlarda parasal yardımlar, sosyal hizmetlerde ise adı üzerinde hizmet yardımları öne çıkar.

SORU 3- KİMLER SOSYAL GÜVENLİK (SİGORTA) SİGORTA KAPSAMINDADIR ?

CEVAP 3-

– Hizmet akdiyle (eski SSK’lı) çalışanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Kendi nam ve hesabına bağımsız (eski bağ-Kur’lu) çalışanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Köy ve mahalle muhtarları ve bunların bakmakla yükümlü kişileri

– Tarımda kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar (çiftçiler) ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Tarımda hizmet akdiyle süreksiz çalışanlar (tarım işçileri) ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Kamu idarelerinde çalışan kamu görevlileri (eski Emekli Sandığı) ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Umumi Hıfzısıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular,

– Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler,

– Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri,

– Vatansızlar ve sığınmacılar,

– 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,

– 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler,

– Harp malullüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilen kişiler ile aynı Kanunun ek 16 ncı maddesine göre aylık alan kişiler,

– 2913 sayılı Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan kişiler ve bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar,

– Polis Akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler,

– Anne ve babalarından dolayı bakmakla yükümlü sıfatını taşımayan öğrenci, aday çırak, çırak, stajer ve avukatlık stajı görenler,

– SGK’dan gelir ve aylık alanlarla, ölüm aylığı ve geliri alanlar hariç bunların bakmakla yükümlü kişileri,

– SGK kapsamında çalışmayan ve gelir/aylık almayanlardan yapılan gelir testi sonucunda aile içinde kişi başına düşen gelirleri asgari ücretin üçte birinden az olanlar,

– SGK kapsamında çalışmayan ve gelir/aylık almayanlardan yapılan gelir testi sonucunda aile içinde kişi başına düşen gelirleri asgari ücretin üçte birinden fazla olanlar ve bunların bakmakla yükümlü kişiler,

Sosyal (sigorta) güvenlik kapsamındadır.

SORU 4- SİGORTALI NE DEMEKTİR ?

CEVAP 4- Sigortalı; yani işçi, memur ya da bağımsız olarak çalışmaya başlanılması halinde, zorunlu olarak sosyal güvenlik sistemine dahil olan kişiyi ifade etmektedir.

Bir kişinin anayasal bir zorunluluk olarak sosyal güvenlik sistemine dahil olması gerekir.

SORU 5- SİGORTALILIĞIN ZORUNLU OLMASI NE ANLAMA GELMEKTEDİR ?

CEVAP 5- Kanun gereği sigortalılık zorunlu olup, Kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmesi mümkün olmayıp, bu konuda aksine sözleşme yapılamamasını ifade etmektedir.

Çalışan bir kişinin, bu hakkından kendi isteği ile de olsa vazgeçmesi mümkün değildir. Bu bakımdan, çalışan kişiler, aynı zamanda “sigortalı” olarak adlandırılmaktadır.

SORU 6- ZORUNLU SİGORTALILIK HANGİ SİGORTA KOLLARINI KAPSAMAKTADIR ?

CEVAP 6- Zorunlu sigortalılık;

– Kısa vadeli sigorta kollarını (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden sağlanan yardımları),

– Uzun vadeli sigorta kollarını (malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bağlanan gelir veya aylıkları ve diğer yardımları),

– Genel sağlık sigortasını (sağlık yardımlarının karşılanması),

kapsamaktadır.

Kanun gereği kısmen sigortalı sayılanlar hariç, zorunluluk kapsamında sigortalı olan bir kişi, bu üç sigorta koluna da tabi olmak zorundadır. İsteğe bağlı olarak bu sigorta kollarından bir veya bir kaçını seçmek mümkün değildir.

SORU 7- KISMİ SİGORTALILIK NE DEMEKTİR ?

CEVAP 7- Kısmi sigortalılık, sosyal güvenlik mevzuatına göre bazı çalışmalar için tüm sigorta kollarına değil de bazı sigorta kollarına tabi olunmasını ifade etmektedir.

Bu kapsamda çalışanlar kanunla belirlenen sigorta kollarına tabi olarak çalışmaktadır. Daha açık ifadelerle, hangi sigorta kollarına tabi olacakları kendi isteklerine bırakılmamış ve bu durumu kanun belirlemiştir.

Örneğin; çırak statüsünde çalışanların sadece kısa vadeli sigortalarına tabi olması gibi…

SORU 8- İŞVEREN KİMLERE DENİLMEKTEDİR ?

CEVAP 8- Hizmet akdine veya iş sözleşmesine istinaden çalışan kişiler ile memur statüsündeki kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren sayılmaktadır.

Sadece tüm sigorta kolları bakımından değil, aynı zamanda bazı sigorta kolları bakımından sigortalı sayılanları çalıştıranlarda işveren kabul edilmektedir.

SORU 9- İŞVERENLİK SIFATI NE ANLAMA GELMEKTEDİR ?

CEVAP 9- İşverenlik sıfatı, sigortalı çalıştırmanın bir sonucudur. Yani, bir kişinin işveren sayılması için mutlaka yanında çalıştırdığı bir kişi olmalıdır.

Diğer yandan, çalışan kişinin sigortalılık niteliği yoksa (örneğin ücretsiz çalışan eş) sosyal güvenlik mevzuatı anlamında işverenlik de söz konusu değildir.

Ayrıca, sigortalı çalıştırılan işyerinin yasal eksikliklerinin bulunması (örneğin ruhsatsız olması) veya kanun dışı faaliyetlerde bulunması işverenlik sıfatını etkilememektedir.

SORU 10- İŞVEREN VEKİLLİĞİ NEDİR ?

CEVAP 10- İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir.

SORU 11- ALT İŞVERENLİK NEDİR ?

CEVAP 11- Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir.

SORU 12- HANGİ YERLER İŞYERİ SAYILMAKTADIR ?

CEVAP 12- Sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler işyeridir.

İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılmaktadır.

Sosyal güvenlik mevzuatı açısından bir yerin işyerinden sayılabilmesi için orada en az bir sigortalının çalışıyor olması gerekmektedir.

SORU 13- KISA VADELİ SİGORTA KOLLARI NE DEMEKTİR ?

CEVAP 13- Kısa vadeli sigorta kolları; çalışmaya başlar başlamaz (hatta çalışmanın ilk günü), çalışma şartlarından kaynaklanan veya hayatın normal süreci içerisinde çalışma hayatını olumsuz şekilde etkileyen riskler karşısında kapsamda bulunanlara sağlanan yardımları içermektedir.

Bu sigorta koluna, “kısa vadeli” denilmesinin nedeni, çalışmaya başlar başlamaz ortaya çıkabilecek riskleri karşılayan yardımları kapsamına dayanmaktadır.

Örneğin, işe başlar başlamaz iş kazasına maruz kalındığında bu sigorta kolundan hiçbir şart aranmadan yardımlar yapılmaktadır.

Tüm hükümleri 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla, kısa vadeli sigorta kollarından, sağlık yardımları tamamen ayrılmış ve Bu Kanunla kısa vadeli sigorta kolları içerisinde sadece çalışamama karşılığından çalışanların kayıplarını telafi edici ödenek ve diğer yardımlara yer verilmiştir.

SORU 14- UZUN VADELİ SİGORTA KOLLARI NE DEMEKTİR ?

CEVAP 14- Sosyal sigorta uygulamasında, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması ve diğer yardımların yapılmasını ifade etmektedir.

Bu sigorta kolundan sağlanan yardımlara hak kazanmak için belli bir sürenin geçmesi ve belli şartların yerine getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sigorta kolundan sağlanan yardımlar için belli bir sürenin geçmesine ihtiyaç duyulduğundan, “uzun vadeli sigorta kolu” olarak adlandırılmıştır.

Örneğin, emekli olmak için belli bir prim ödeme gün sayısı ve yaş şartı aranmaktadır.

SORU 15- GENEL SAĞLIK SİGORTASI NE DEMEKTİR ?

CEVAP 15- Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleriyle karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigorta olup, sağlık hizmetlerinin tek elden ve tüm ülke nüfusunu kapsayacak şekilde yürütülmesidir.

Bu sigortanın ana amacı, tüm ülke nüfusuna tek elden ve standart bir sağlık hizmet verilmesidir.

Temel özelliği, tüm ülke nüfusunu kapsamı ve herkese eşit sağlık hizmetidir.

Bu anlamda, Türkiye’de yaşayan (ikametgahı bulunan) yabancı uyruklular hariç herkesin zorunlu olarak bu kapsama alınması öngörülmüştür.

SORU 16- KİMLER HAK SAHİBİ SAYILMAKTADIR ?

CEVAP 16- Hak sahibi; sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümleri halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını ifade etmektedir.

Bu kavram, çoğu kez ölen kişinin yakınları ile karıştırılmaktadır. Oysa hak sahipliği, ölen kişinin yakınlarından, kanunda öngörülen kişi ve bu kişilerden de belli şartlara haiz olanları kapsamaktadır.

Örneğin, amca, yeğen gibi yakınlar hak sahipliği içerisinde sayılmamıştır.

SORU 17- KİMLER BAKMAKLA YÜKÜMLÜ KİŞİ SAYILMAKTADIR ?

CEVAP 17- Aktif olarak çalışanlar, isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenler, SGK’dan ölüm geliri ve aylığı hariç gelir ve aylık alanlarla bu durumda olmayıp gelir testine göre aile içindeki kişi başına düşen gelirleri asgari ücretin üçte birinden fazla olanların gerekli şartları taşımaları halinde eş, çocukları ve anne – babasının sağlık yardımlarından yararlanmalarını ifade etmektedir.

Bu kavram, sadece sağlık için kullanılmakta ve çalışan, isteğe bağlı sigortalı, emekli veya genel sağlık sigortalısı olan kişilerin tüm yakınlarını değil de sadece kanunda sayılan ve belli şartları taşıyan kişiler için kullanılmaktadır.

SORU 18- AY VE YIL KAVRAMI NASIL TANIMLANMIŞTIR ?

CEVAP 18- Ay, ücretleri; her ayın 15’inde ödenen hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan sigortalılar ve kamu görevlileri için, ayın 15’inden ertesi ayın 15’ine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise ayın 1’i ilâ sonu arasında geçen ve 30 gün,

Yıl, ücretleri; her ayın 15’inde ödenen hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan sigortalılar ve kamu görevlileri için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15 Ocak tarihine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri arasında geçen ve 360 gün,

olarak değerlendirilen süredir.

Görüldüğü gibi, sosyal güvenlik mevzuatında “ay” ve “gün” kavramları her zaman için takvim ayı ve yılı ile eş olarak kullanılmamakta, çalışanların statüsüne göre değişmektedir.

SORU 19- GELİR VE AYLIK KAVRAMI NE ANLAMA GELMEKTEDİR ?

CEVAP 19- Gelir; iş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,

Aylık ise; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi,

ifade etmektedir.

SORU 20- SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PRİMİ NEDİR ?

CEVAP 20- Sosyal güvenlik destek primi; genel olarak, yaşlılık veya emekli aylığı bağlanmış olan kişiler için kısa vadeli sigorta kolları dışında karşılığı olmayan belli bir miktarda prim ödenerek/ödeyerek aylıklarının kesilmeksizin sigortalı olarak çalışmalarını sürdürebilmelerine imkan veren bir uygulamadır.

SORU 21- GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ NE DEMEKTİR ?

CEVAP 21- Geçici iş göremezlik ödeneği; iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri nedeniyle istirahatlı bulunan sigortalıya çalışmadığı günler için SGK’ca ödenen parasal tutardır.

Adından da anlaşılacağı üzere, geçici bir parasal yardımı içermektedir. Bu ödeneğe neden olan istirahatın sona ermesiyle ödenek de sonlandırılmaktadır. Yani geçici gelir kayıplarını telafi edici niteliktedir.

SORU 22- SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK GELİRİ NE DEMEKTİR ?

CEVAP 22- Sürekli iş göremezlik geliri; çalışanların iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü en az % 10’unu yitirenlere yapılan sürekli ödemeyi ifade etmektedir.

SORU 23- ÖLÜM GELİRİ NEDİR ?

CEVAP 23- Ölüm geliri; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ya da sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine, hesaplanan veya sigortalıya ödenmekte olan sürekli iş göremezlik gelirinin paylaştırılmasıdır.

SORU 24- KONTROL MUAYENESİ NE DEMEKTİR ?

CEVAP 24- Kontrol muayenesi; iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünün en az % 10 yitirmiş olanlarla çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücünü en az % 60 yitirip malullük aylığı bağlananların, çalışma veya meslekte kazanma gücü açısından iyileşme ve kötüleşme olup olmadığının belli periyotlarda SGK tarafından değerlendirmeye tabi tutulmasıdır.

SORU 25- İSTEĞE BAĞLI SİGORTA NEDİR ?

CEVAP 25- İsteğe bağlı sigorta; kişilerin, çalışma olmaksızın prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tâbi olmalarını sağlayan sigortadır.

Bu sigorta kolunun özelliği, ya zorunlu çalışma sürelerinin emekli olmak için tamamlanması ya da doğrudan bu sigorta koluna prim ödenerek kısa vadede sağlık ve uzun vadede de emeklilik hakkının elde edilmesidir.

Tüm hükümleriyle 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla, isteğe bağlı sigortalılık; giriş şartları kolaylaştırılarak ve çıkış şartları esnetilerek, alternatif bir emeklilik sistemi haline getirilmiştir.

SORU 26- HİZMET BORÇLANMASI NEDİR ?

CEVAP 26- Hizmet borçlanması; çeşitli kanunlarda öngörülen kurallara uyularak, sigortalılıktan önce veya sigortalılığa ara verilmesi sırasında sigortalılar tarafından primleri ödenmek suretiyle emeklilik işlemlerinde nazara alınmasına yönelik “hizmet saydırma” işlemidir.

Örneğin, askerliğini yapan bir kişi, gerek çalışma süreci içerisinde gerekse de emeklilik aşamasında borçlanarak, bu süreleri sigortalılık başlangıcı ve/veya emeklilik sürelerinden saydırabilme imkanı bulunmaktadır.

SORU 27- MUAFİYET NEDİR ?

CEVAP 27- Muafiyet, kelime ve genel anlamıyla, kuralları önceden konulmuş bir iş ve yükümlülükten ayrı tutulmadır.

Sosyal güvenlik mevzuatında ise, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar için;

– Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan (eski Bağ-Kur tarım sigortalıları) 65 yaşının üzerinde olanların istekleri halinde, (6111 sayılı Kanunla getirilmiştir) veya bu tür faaliyette bulunanların yaşlarına bakılmaksızın ziraat odalarından, bunların bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden,

– Gelir vergisinden muaf kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların esnaf ve sanatkârlar odaları birliğinden, bunların bulunmadığı yerlerde meslek odalarından aldıkları,

belge ile sigortalı olmaktan ve prim ödemekten muaf olmalarını içermektedir.

SORU 28- İLİŞİKSİZLİK BELGESİ NEDİR ?

CEVAP 28- İlişiksizlik Belgesi, Kanun kapsamındaki işveren tarafından, idareye ihale konusu işle ilgili olarak işverenin ihaleyi aldığı idareye verilmek üzere, SGK’ya ait prim ve idari para cezası borcunun bulunmadığını gösteren bir belgedir. Bu belge SGK tarafından düzenlenmektedir.

Bu belge, daha çok geçici ve ihaleli işlerde kullanılmaktadır. Geçici işi ve ihaleyi alanlar iş veya ihalenin sonunda istihkaklarını almak için SGK’dan bu belgeyi alarak işi yaptıran veya ihale makamına ibraz etmek zorundadır.

SORU 29- İDARİ PARA CEZASI NEDİR ?

CEVAP 29- İdarî para cezası; işyeri bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi, sigortalı işe giriş/işten ayrılış bildirgeleri gibi belgelerin SGK’ya zamanında veya hiç verilmemesi, asgari işçilik tutarının bildirilmemesi, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi, SGK’nın denetim ve kontrolle görevli elemanlarına işlerini yapmalarına engel olunması ve Kanun gereğince SGK’ca istenilecek diğer bilgi ve belgelerin verilmemesi gibi durumlarında ortaya çıkan parasal yaptırımlardır.

Bu yaptırımdan amaç, sosyal güvenlik işlemlerini zamanında veya hiç yapmayanlara caydırıcılık yaratmasıdır.

SORU 30- GELİR VE AYLIĞA HAK KAZANMA NE ANLAMA GELMEKTEDİR ?

CEVAP 30- Kanunda sürekli iş göremezlik ve ölüm geliri ile malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı için öngörülen şartları taşımaları halinde sigortalılara ve hak sahiplerine yapılacak olan ödemelere hak kazanma durumudur.

Zira, ölen bir kişinin, aslında hak sahibi olarak sayılan eş, çocuk ve ana-babası Kanunda belirtilen şartlar itibarıyla hak sahibi sıfatına ölüm esnasında haiz olmayabilir.

Örneğin, bir erkek çocuğunun hak sahibi olarak ölen babasından aylık alabilmesi için öğrenci olması ve 25 yaşını geçmemiş olması gerekmektedir.

SORU 31- GELİR VE AYLIĞA GİRME NE ANLAMA GELMEKTEDİR ?

CEVAP 31- Gelir ve aylığa hak kazanan sigortalı ve hak sahiplerine, SGK’ya müracaatları halinde veya Kanunda belirtilen şartlara sonradan haiz olmaları durumunda gelir ve aylıkların ödenmeye başlanmasıdır.

Örneğin, yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışmaya başlayan ve aylığı kesilen bir kişinin bu çalışmasının sonlanmasıyla yeniden aylık bağlanması gibi…

Örneğin, bir kız çocuğu babası öldüğünde evli olduğundan dolayı aylık almaya hak kazanamazken, bu kız çocuğu boşandığında babasından aylık almaya hak kazanması gibi…

SORU 32- GELİR VE AYLIĞIN DURDURULMASI NE DEMEKTİR ?

CEVAP 32- Gelir ve aylığın ödenmesine çeşitli nedenlerle ara verilmesidir.

Gelir veya aylığın durdurulması; SGK tarafından ara verilme nedeninin netleştirilmesi ve araştırma yapılması için zamana gerek duyulması nedenine dayanmaktadır.

Örneğin; bankaya gönderilen gelir ve aylığını 6 ay boyunca çekmeyenlerin, durumlarının araştırılması için ve sağ olduğunun tespitine kadar aylıklarının durdurulması gibi…

SORU 33-YERSİZ ÖDEME NEDİR ?

CEVAP 33- SGK’ca; işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen her türlü ödeme “yersiz ödeme” olarak kabul edilmektedir.

Yersiz ödenen miktarlar; Kanunda öngörülen şartlarla ve süre içerisinde ilgililerden tahsil edilmektedir. Yani, geri alınma keyfi olmayıp belli kurallara bağlanmıştır.

SORU 34- ÖDEME DÖNEMİ KAVRAMI NE DEMEKTİR ?

CEVAP 34- Sigortalıya ve hak sahiplerine SGK’ca ödenen aylık ve gelirleri peşin olarak ve ödeme yapılacak güne göre dönemini ifade etmektedir.

SGK yapılan ödemeler de Kanunla veya Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmiş olup, bu konuda yapılan düzenlemelerle belirlenen tarihlerde ödemelerin gerçekleştirilmesi öngörülmüştür.

Örneğin, işçilerin (eski SSK) emekli aylık ödeme tarihleri kendilerine verilen emekli (tahsis) numaralarının son rakamına göre belirlenmiştir.

SORU 35- “e-SİGORTA” NE DEMEKTİR ?

CEVAP 35- İşverenlerce ve sosyal güvenlik kapsamında olanlarca, sosyal yükümlülüklerinin yerine getirilmesi amacıyla SGK ile işveren veya diğer kişiler tarafından usulüne uygun olarak doldurulmuş ve imzalanmış “e-Sigorta Hizmetleri İnternet Kullanıcı Kodu ve Kullanıcı Şifresi Başvuru Formu” ve “e-Sigorta Sözleşmesi”yle bilgi ve belgelerin internet üzerinden SGK’ya gönderilmesidir.

Yani, internet üzerinde sosyal güvenlik işlemlerinin gerçekleştirilmesidir.

YORUMLAR - Kısa sorular imkanlar ölçüsünde cevaplandırılır. Emeklilikle ilgili, daha önce yazılmış veya cevaplandırılmış konularla ilgili sorular cevaplandırılmaz.
  1. CÜNEYT dedi ki:

    Sosyal güvenlik risk kolları nelerdir acaba

  2. Muhasebe öğrencisi dedi ki:

    Sosyal güvenlik sistemleri nelerdir aciklarsanız sevinirim

  3. yağmur dedi ki:

    sosyal güvenliğin sigortalılar ve taraflar açısından önemi nedir ? acil ceavp verecek olan varmı tez hazırlamam gerekiyor

    1. Admin dedi ki:

      Kısaca; sigortalılar (çalışanlar) açısından sosyal güvenlik; kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık yardımı almasını, hastalık, kaza gibi nedenlerle çalışamaz duruma geldiğinde geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası), sürekli iş göremezlik geliri veya malullük aylığı almasını, yaşlanması halinde yaşlılık (emeklilik) aylığı almasını, işsiz kaldığında işsizlik maaşı almasını, ölümü halinde hak sahiplerine ölüm geliri veya ölüm aylığı (dul-yetim) aylığı bağlanmasını sağlar. Belirtilen konularla ilgili sitemizde çok sayıda yazı bulunmaktadır. Ayrıca SGK’nın web sitesindeki Kurumsal / Yayınlar, Kurumsal Tanıtım bölümünde yer verilen yayınlara da bakabilirsiniz.