Anasayfa / Haber / Torba Yasa İle Sağlık Alanında Yapılan Değişiklik ve Düzenlemelerin Ayrıntıları

Torba Yasa İle Sağlık Alanında Yapılan Değişiklik ve Düzenlemelerin Ayrıntıları

Sponsorlu Bağlantılar

02/01/2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek, Cumhurbaşkanı’nın onayını müteakip 18 Ocak 2014 tarihli ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sağlık alanında yapılan değişiklik ve düzenlemelerin ayrıntıları aşağıda yer almaktadır. Kanunun tam metnine ise ilgili Resmi Gazete’den ulaşabilirsiniz.

1- Taşradaki genel sekreter, başkan ve hastane yöneticisinin sözleşmeleri Sağlık Bakanı tarafından yapılacak.

2- 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, sağlık mesleklerinin uygulanmasından dolayı zarara uğradığını iddia edenlerin dava açma süresi içerisinde yapacakları maddî ve manevî tazminat başvurularının Bakanlık tarafından uzlaşma yoluyla halledilebileceğine ilişkin “Uzlaştırma prosedürü” başlıklı 24 üncü maddesi yürürlükten kaldırıldı.

3- 657-4/B kapsamında çalıştırılan sözleşmeli personelin izinleri ve sosyal güvenlik açısından 4/1a (SSK) kapsamına girenlerin iş sonu tazminatı hususlarında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkin hükümler uygulanacak.

4- 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Denetime tâbi olan (…) tüzel kişiler, (…) bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep hâlinde göstermek, sayılmasına ve incelenmesine yardımcı olmak zorundadır.” şeklindeki cümle; “Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekli olan bilgi, belge, defter ve kayıtları vermek, ayniyatı göstermek ve incelenmesine yardımcı olmak zorundadır.” şeklinde değiştirildi, dolayısıyla para ve para hükmündeki evrakı gösterme zorunluluğu kaldırıldı.

5- Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunda, gerekmesi hâlinde denetim hizmetlerini yürütmek üzere merkeze bağlı gruplar oluşturabilecek.

6- 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 55 inci maddesinde yer alan; Bakanlığın kamu ve özel bütün sağlık kuruluşlarında çalışmakta olan sağlık personeli için görevli olduğu kuruluşun bulunduğu yerleşim yeri sınırları içinde ikamet etme mecburiyeti getirme yetkisi, “Sağlık personelinin mesai saatleri haricinde de hizmetine ihtiyaç duyulduğunda ilgili sağlık kuruluşuna ulaşabilmeleri için alınacak tedbirler ve ilgililerin uyacağı kurallar Bakanlıkça belirlenir” şeklinde değiştirilerek, yerleşim yerinde ikamet etme zorunluluğu yerine çağrıldığında icabet etme zorunluluğu getirilmiş oldu.

7- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci fıkrasının son cümlesi ile ikinci fıkrası;

“Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.” şeklinde yeniden düzenlendi.

8- Yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetler için nöbet ücretleri yüzde 50 oranında artırıldı.

9- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Çalışma esasları” başlıklı 36 ncı maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen altıncı fıkrası yeniden düzenlendi ve maddeye yeni fıkralar eklendi. Yapılan düzenlemeler uyarınca;

Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, tıp ve diş hekimliği fakültelerinin ihtiyaç duyulan alanlarında teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tabi tutulmaksızın sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalıştırılabilecek.

Üniversitelerde tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından, profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilecek. Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların yüzde 20’sini geçmemek üzere bu fıkra kapsamında üniversite ile sözleşme yapabilecek.

10- 2547 sayılı Kanunun “Döner sermaye” 58 inci maddesinde bazı değişiklikler yapıldı. Maddenin, (a) fıkrasının; “Döner sermaye işletmesinden verilen hizmetler dolayısıyla öğretim elamanları adına her ne nam altında olursa olsun ayrıca ücret talep edilemez.” şeklindeki altıncı paragrafı yürürlükten kaldırıldı. Maddeye iki yeni fıkra eklendi. Yapılan düzenlemeler uyarınca;

Öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden dolayı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alınan ilave ücret alınabilecek ve bu ücretler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak. Bu tutardan, maddede belirtilen şartlar dahilinde hizmeti sunan öğretim üyesine ödeme yapılacak.

Üniversite hastanelerinde burada belirtilen şekilde mesai saati dışında verilecek sağlık hizmeti için alınabilecek ilave ücret tutarı, Bakanlar Kurulu’nun 2/1/2014 tarihli ve 2014/5797 sayılı Kararnamesinin Eki Karar ile belirlendi. Buna göre; Kamu idaresindeki yükseköğretim kuramlarına ait sağlık hizmeti sunucularında öğretim üyeleri tarafından mesai saatleri dışında bizzat verilen sağlık hizmetleri için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca belirlenmiş sağlık hizmetleri bedelinin, bir defada asgari ücretin iki katını geçmemek üzere, poliklinik muayenelerinde en fazla iki katı, diğer hizmetlerde en fazla bir katı kadar ilave ücret alınabilecek.

11- 2547 sayılı Kanunun ek 29 uncu maddesinde; “Türk vatandaşı olup, üniversitelerin (Gülhane Askeri Tıp Akademisi dahil) tıp fakültelerinin beşinci yılını tamamlayıp altıncı yıla geçen öğrencilerine intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden oniki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde yer alan “Türk vatandaşı olup,” ibaresi madde metninden çıkarıldı.

12- 18/1/2014 tarihi itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyeleri (part-time çalışan öğretim üyeleri), 18/1/2014 tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmezlerse,  bunların üniversiteyle ilişikleri kesilecek.

13- Yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, yükseköğretim kurumlarında tıpta uzmanlık eğitimi yapmakta olan tabip araştırma görevlileri, uzmanlık eğitimlerini tamamladıklarında Sağlık Bakanlığına, uzman olduklarının bildirildiği tarihten sonraki ilk Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurasına kadar kurumları ile ilişkileri kesilmeksizin araştırma görevlisi olarak görev yapmaya devam edecekler.

14- 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (Ç) fıkrasına eklenen paragrafa göre; öğretim üyesi tabip ve öğretim üyesi diş tabipleri için rütbe ve dereceleri itibarıyla belirlenmiş olan sağlık hizmetleri tazminatı oranları, 100 puan artırılmak suretiyle uygulanacak.

15- 926 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesince iptal edilen ek 27 nci maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlendi. Yapılan düzenleme uyarınca; Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup subaylar, astsubaylar ile harp okulları, fakülteler, yüksek okullar ve astsubay okullarında öğrenim yapan asker öğrenciler, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacak; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamayacak.

16- Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, ihtiyaç duyulan alanlarda teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tabi tutulmaksızın Gülhane Askeri Tıp Akademisinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalıştırılabilecek.

17- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 3 üncü maddesinde bazı değişiklik ve düzenlemeler yapıldı. Yapılan düzenlemelere göre;

– Sünnet ameliyat kapsamına alındı. Dolaysıyla artık sadece doktorlar sünnet yapabilecek. Ancak, olağanüstü ve istisnai hâllerde Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek eğitimi alan kimseler tarafından hekim gözetiminde sünnet yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilecek. 18/1/2014 tarihi itibarıyla mülga 58 inci ve 59 uncu maddeler uyarınca sünnetçilik etme yetkisi bulunanlar, 31/12/2014 tarihine kadar sünnetçilik etmeye devam edebilecek.

– 3 üncü maddede ikinci fıkrasında “Acil tıbbi yardım ve bakım ile sınırlı kalmak ve Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliğinde belirtilmek kaydıyla acil tıp teknikerleri ile acil tıp teknisyenleri hastaya müdahale edebilir, bu hususta lazım gelen iş ve işlemleri yapabilirler.” hükmü yer alıyordu. Buradaki “ile acil tıp teknisyenleri” ibaresi madde metninden çıkarıldı.

– Maddeye eklenen fıkra uyarınca; Türk Silâhlı Kuvvetlerinin muharip unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatı personelinden, görevlendirilen ve ilgili eğitimi başarıyla tamamlayanlar, görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere, sağlık personeli yokluğunda, sağlık hizmetine ulaşıncaya kadar acil tıbbi müdahaleleri yapmaya yetkili olacak. Söz konusu personelin yetki ve sorumlulukları ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenecek.

18- 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde yapılan değişiklik ile kamuda çalışan doktorların belirli şartlarla işyerlerinde işyeri hekimi olarak görev yapmalarına imkan getirildi. Bu konuya daha önce İşyeri Hekimliğiyle İlgili Madde Değiştirilerek Kabul Edildi başlıklı haberimizde yer vermiştik. Yapılan düzenleme uyarınca; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla; Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilecek. Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilecekler.

19- Türkiye’de üniversitelerin ebelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksekokullarından mezun olan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenler ile öğrenimlerini yurt dışında ebelik ile ilgili bir okulda tamamlayarak denklikleri onaylanan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenlere ebe unvanı verilecek.

20- 1219 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesine eklenen fıkra uyarınca; tıpta ve diş tabipliğinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara, ilgili kurumun döner sermayesinden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçesinden, vakıf üniversitelerinde ise kendi bütçelerinden (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılacak. Bu ödemeden damga vergisi dışında herhangi bir kesinti yapılmayacak.

21- 1219 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesine eklenen fıkra uyarınca; eğitime başladıkları tarihte çalıştıkları aile hekimliği birimini en az üç yıl değiştirmemek şartıyla bu maddeye göre uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 3 üncü maddesi uyarınca yapmakla yükümlü oldukları Devlet hizmetini ifa etmiş sayılacaklar.

22- 18/1/2014 tarihinden itibaren, sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilmeyecek. 18/1/2014 tarihinden itibaren 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sağlık meslek liselerinin hemşirelik programına da öğrenci kaydı yapılmayacak. Bu tarihe kadar kaydı yapılmış olan öğrenciler ise eğitimlerini kayıtları yapılan programlarda tamamlayacaklar ve bitirdikleri programların meslek unvanını kullanacaklar. Sağlık meslek liselerinin kapatılan programlarından 18/1/2014 tarihine kadar mezun olanlar da meslek unvanlarını kullanmaya devam edecekler.

23- 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbî Müstahzarlar Kanununda bazı değişiklik ve düzenlemeler yapıldı. Yapılan düzenlemeler uyarınca;

– 10 uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların (ilaçların) terkibinde (karışımında) bulunan maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ile müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlara on bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilecek. Müstahzarların bu Kanuna aykırı şekilde tanıtım ve satışını yapanlar ile bunları onaylı endikasyonu dışında pazarlayan ve bu şekilde reçete oluşumunu teşvik edenlere, ürünün son bir yıllık satış tutarı toplamının beş katına kadar idari para cezası verilecek. Ancak bu ceza yüz bin Türk Lirasından aşağı olamayacak.

Tanıtım veya satışların internet üzerinden yapılması hâlinde, Bakanlık tarafından derhâl erişimin engellenmesine karar verilecek ve bu karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilecek.

Yetkili merciden izin almaksızın veya verilen izne aykırı olarak sağlık beyanı ile ürün tanıtım ve satışını yapanlar hakkında yirmi bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilecek.

Fiillerin tekrarı hâlinde verilecek idari para cezası, daha önce verilen cezanın iki katı olarak uygulanacak.

– Ruhsatsız olarak müstahzar (ilaç) imal edenler veya bu şekilde imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlar, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Bu müstahzarların kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde ceza üçte bir oranında artırılacak. Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanacak. Yani tanıtım veya satışların internet üzerinden yapılması hâlinde, Bakanlık tarafından derhâl erişimin engellenmesine karar verilecek ve bu karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilecek.

24- 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununda özel hastanelere uygulanacak bazı cezalarla ilgili 35 inci ve 45 inci maddeleri yürürlükten kaldırıldı.

25- 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunda bazı düzenleme ve değişiklikler yapıldı. Yapılan düzenlemelere göre;

– Eczacılara, meslekte geçirilen toplam yıl sayısı ile eczacının hizmet puanı çarpımı sonucu değil toplamı sonucu tespit edilen yerleştirme puanı verilecek.

– Eczaneler için Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu ve Türk Eczacıları Birliği dışında ayrıca başka herhangi bir kurum veya kuruluştan kayıt veya onay belgesi aranmayacak.

– Eczanelerden zehirli ve müessir maddeler ile ilaçların toptan satışı yapılamayacak ve eczaneler ihalelere giremeyecek. Eczaneler arası ilaç takası, toptan satış sayılmayacak; ilaçların satışı, alındığı ecza deposuna veya mücbir sebep hâlinde diğer depolara iadesi, eczaneler arasındaki takası, miadı geçmiş ya da bozulmuş olanlarının imhası işlemlerinde ilaç takip sistemine bildirim yapılması zorunlu olacak. İlaçların internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortamda satışı yapılamayacak. Eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamayacak.

Eczacılar, kendilerine reçete gönderilmesine yönelik olarak her ne şekilde olursa olsun, kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum ve kuruluşları veya üçüncü şahıslar ile açık veya gizli iş birliği yapamayacak, simsar, kurye elemanı ve benzeri yönlendirici personel bulunduramayacak, reçete toplama veya yönlendirme yapamayacak, bu yollarla gelen reçeteleri kabul edemeyecek. Bu fiillerin tespiti hâlinde eczacı ile aracı kişi veya kuruluşa beş bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilecek. Fiillerin tekrarı hâlinde verilecek idari para cezası, daha önce verilen cezanın iki katı olarak uygulanacak.

– 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunda bazı değişiklik ve düzenlemeler yapıldı. Yapılan düzenlemeler uyarınca;

– Eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 9 uncu maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, her bir branş itibarıyla sayılarının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri döner sermaye hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilmelerine karar vermeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmayacak ve çalıştırılacak kişiler, Bakanlıkça belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre tespit edilecek. Bu çalışma karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak ve elde edilen gelirin yüzde 50’si, herhangi bir limite bağlı olmaksızın çalıştırılan kişilere ödenecek. Bu şekilde çalıştırılacaklar;

a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamayacak.

b) Mesai dışı ek ödeme alamayacak.

c) Aylık sözleşme ücretleri, kadroları için belirlenen mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamayacak.

ç) İdari görevlerde bulunamayacak.

d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamayacak.

Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların yüzde 20’sini geçmemek üzere yedinci fıkra kapsamında üniversite ile sözleşme yapabilecek. Vakıf üniversiteleri ile iş birliği yapan özel hastanelerde yüzde 20 oranının hesabında, üniversite kadrolarındaki tabip ve diş tabibi dikkate alınmayacak. Bunlardan ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davrananların, bu kapsamdaki ilgili sözleşmesi sona erdirilecek ve bunlar bir yıl süreyle yeni sözleşme yapamayacak. Aykırı davranışın üç yıl içinde tekerrüründe ise beş yıl süreyle yeni sözleşme yapma yasağı uygulanacak.

– Döner sermaye gelirlerinden, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri ile teknik hizmetler sınıfı kadrolarına atanmış olup Kurumun analiz ve kontrol laboratuvarlarında fiilen görev yapan personele döner sermaye gelirlerinden dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde ek ödeme verilecek.

– Nöbet hizmetleri hariç olmak üzere, mesai saatleri dışında gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak profesör, doçent ve eğitim görevlilerine 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan oranların yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde ayrıca ek ödeme verilecek.

26- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa eklenen bazı ek maddeler eklendi. Buna göre;

– Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenecek.

Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılacak.

Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılacak. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilecek.

 Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanacak.

Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanacak; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulacak. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanacak.

Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkili olacak. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek.

– Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlar kapsamına alındı.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılacak.

– İlkyardım eğitimlerinde teorik ve uygulamalı sınavlar için katılımcılardan alınacak sınav ücreti ile sınavlarda görev alan sınav gözetmenlerine ödenecek ücretler, her yıl Sağlık Bakanlığınca belirlenecek.

– 18/1/2014 tarihinden önce ek 9 uncu maddeye göre birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin döner sermayesinden, üniversite rektörü, rektör yardımcısı, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı, dekan yardımcısı ve öğretim elemanlarına yapılmış ek ödemeler için borç çıkarılmayacak.

27- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa eklenen Geçici 9 uncu madde uyarınca; 1/1/2013 tarihinden önce yurt dışında mesleki faaliyette bulunan tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ve 18/1/2014 tarihinden önce yurt dışında eğitimlerini tamamlayanlar, 18/1/2014 tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’ye dönmek ve en az üç yıl süreyle Türkiye’de fiilen meslek icrasında bulunmak şartıyla Devlet hizmeti yükümlülüğünden muaf tutulacak.

28- 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 3 üncü maddesinde yapılan değişiklik ve düzenlemeler uyarınca;

– Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilecek. Bunlara entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde nöbet ücreti ödenecek.

– Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenecek.

29- 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 27 nci ve 42 nci maddesine eklemeler yapıldı. Buna göre;

Esaslara uygunluk bakımından belediye veya il özel idarelerinin sorumluluğunda bulunan içme sularının Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılacak veya yaptırılacak her türlü tetkik ve tahlil bedelleri ilgili belediye veya il özel idaresince karşılanacak. Belediyelerce ödenecek tetkik ve tahlil bedelleri, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına belediyelerce tahakkuk ettirilecek su kullanım bedellerinden mahsup edilecek.

– 27 nci madde uyarınca Sağlık Bakanlığının denetim alanındaki sular bakımından bu 5996 sayılı Kanunda belirtilen idari yaptırımları uygulamaya halk sağlığı müdürü yetkili olacak. Bu sularla ilgili iş ve işlemler Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca yapılacak. (www.isvesosyalguvenlik.com)