Anasayfa / Yazarlar / Esman DİLLİ / Yönetmelikle SGK Uygulamalarında Yapılan Önemli Değişiklikler

Yönetmelikle SGK Uygulamalarında Yapılan Önemli Değişiklikler

Sponsorlu Bağlantılar

Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamaları içerisinde 5510 sayılı Kanundan sonra en önemli yeri tutan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde; 21 Ağustos 2013 tarihli ve 28742 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle önemli değişiklikler yapıldığı, yapılan değişiklilerden önemli olanların ayrıca ele alınacağı daha önce belirtilmişti (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler Yapıldı başlıklı haber).

Aslına bakılırsa, söz konusu Yönetmelikte bahse konu değişiklikten önce en son değişiklik 17/4/2012 tarihli ve 28267 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle yapılmıştı. Oysa bu tarihten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamalarının ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin temelini oluşturan 5510 sayılı Kanunda, 6322, 6353, 6385, 6458, 6462, 6486, 6494 sayılı Kanunlarla değişiklik yapıldı. Son olarak da 2 Ağustos 2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6495 sayılı Torba Kanunla bazı değişiklikler yapıldı. 5510 sayılı Kanunda yapılmış olan bu değişikliklerin tamamı değilse de en azından bir kısmı Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasını gerektiriyordu. Dolayısıyla 21/8/2013 tarihinde yapılan Yönetmelik değişikliklerinin bir kısmı daha önce belirtilen kanunlarla yapılan değişiklikler nedeniyle yapılan değişiklikler olmakla beraber, herhangi bir ayrım yapılmaksızın 21 Ağustos 2013 tarihli yönetmelik değişiklikleri aşağıda ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

1- Sigortalı sayılanlar başlıklı 9 uncu maddede yapılan düzenlemeler;

• Maddeye eklenen (ı) bendi ile Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programlarından yararlananlar da sigortalı sayılanlara dahil edildi.

• Maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklikle, meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında oldukları halde çeşitli nedenlerle provizyon verilemeyen öğrencilerin hakkında da ayrıca genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması imkanı getirildi.

2- Sigortalı sayılmayanlar başlıklı 10 uncu maddede yapılan düzenlemeler;

• Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için en fazla üç ay süreyle gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler sigortalı sayılmıyordu. Üç aylık süre sınırlaması kaldırıldı. Yeni düzenlemeye göre sosyal güvenlik sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu durumdaki kişiler Türkiye’ye gönderildiği süre ne olursa olsun sigortalı sayılmayacaklar.

• Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu, bağımsız spor federasyonları tarafından yapılan her türlü gençlik ve spor faaliyetleri ile bu faaliyetlerle ilgili kamp, eğitim ve hazırlık çalışmalarında süreklilik arz etmeyecek şekilde görevlendirilenler sigortalı sayılmayacak.

3- Sigortalıların kamu idareleri ile bankalarca bildirilmesi başlıklı 13 üncü maddede yapılan düzenlemeler;

Maddenin birinci fıkrası; “Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.” şeklindeydi. Bu fıkraya eklenen uyarınca; söz konusu elektronik altyapı oluşturuluncaya kadar Kurum gerekli görülmesi hâlinde, sigortalılık kontrollerini manuel olarak yaptırılabilecek ya da sigortalılık kontrollerine esas ilgili bilgi ve belgelerin Kuruma gönderilmesini isteyebilecek.

4- Sigortalıların re’sen tescili başlıklı 18 inci maddede yapılan düzenlemeler;

• 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması gerektiği halde yapılan kontrol ve denetimlerden ya da maddede sayılan kurum ve kuruluşlardan alınan belge veya bilgilerden Kuruma bildirilmediği, yani sigortasız çalıştırıldığı tespit edilen kişiler, maddede belirtilen kurum ve kuruluşlardan alınan belge veya bilgilere istinaden re’sen Kurum tarafından sigortalı sayılıyor, yani sigorta kapsamına alınıyordu. Maddede yapılan düzenleme ile sadece beyan esasına dayanan belge veya bilgiler kapsam dışında tutuldu. Buna göre sigortasız çalıştırıldığı tespit edilen kişilerin Kurumca re’sen sigorta kapsamına alınması işlemi, sadece beyan esasına dayanmayan belge veya alınan bilgilere istinaden yapılacak. Alınan belge ve bilgi sadece beyan esasına dayanıyorsa, bu durumda Kurum ilgili kişiyi sigorta kapsamına almayacak.

5- Sigortalı işten ayrılış bildirgesi başlıklı 25 inci maddede yapılan düzenlemeler;

Normalde, sigortalı işten ayrılış bildirgesinin sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta yoluyla verilmesi gerekmekte, hiç verilmemesi veya 10 günü geçtikten sonra verilmesi halinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi gereğince idari para cezası uygulanmaktadır.

Maddeye eklenen yedinci fıkra uyarınca, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesi yasal süresinde verilmiş sayılacak. Yani, işverenin işten çıkardığı işçinin işe iadesine karar verildiği halde işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, yukarıda belirtilen süre içerisinde sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmesi halinde, 10 günlük süre geçmiş olsa bile bildirge yasal süresinde verilmiş sayılacak ve işverene idari para cezası uygulanmayacak.

6- İşyeri bildirgesi başlıklı 27 nci maddede yapılan düzenlemeler;

Maddenin ikinci fıkrası “Aynı işverenin, birden fazla işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi hâlinde her işyeri için ayrı işyeri bildirgesi düzenlenir.” şeklindeydi. “Aynı işverenin birden fazla işyeri kurması” ibaresi, “Aynı işverenin, birden fazla özel ya da ihale konusu iş alması, işyeri kurması” şeklinde genişletildi. Aslında Kurum uygulaması zaten her bir ihale konusu iş veya özel bina inşaatı için de ayrı işyeri dosyası açılması şeklindeydi. Yapılan bu düzenleme ile bu zorunluluk yönetmelikte açıkça belirtilmiş oldu.

7- İşyeri sicil numarası başlıklı 28 inci maddede yapılan düzenlemeler;

Daha önceki uygulamaya göre, işyerlerinin kısa vadeli sigorta kolları için hangi oranda prim ödeyeceğini belirlemek üzere SGK’da tescil edilen (işyeri dosyası açılan) her işyerine işyeri sicil numarasıyla birlikte ayrıca dört haneli bir işkolu kodu verilir, bu işkolu kodu verilirken de Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesi yani Prim Tarife Cetveli esas alınırdı. Ancak 1 Eylül 2013 tarihinden geçerli olmak üzere tüm işyerleri için kısa vadeli sigorta kolları % 2 olarak sabitlendiğinden (Prim Oranlarıyla İlgili Değişiklik Yürürlüğe Girdi başlıklı haber), söz konusu Prim Tarife Cetvelinin bir anlamı kalmamıştı. Bu doğrultuda Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ekinde yeni İşkolu Kodu Listesi yayımlandı, 28 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile de işyerlerinin tescili sırasında işkolu kodu verilirken, 1 Eylül 2013 tarihinden geçerli olmak üzere Yönetmelik eki İşkolu Kodu Listesi esas alınması zorunluluğu getirildi. Dolayısıyla 1/10/2008 tarihinden beri uygulamada esas alınan Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesi yani Prim Tarife Cetveli artık uygulanmayacak.

8- Tespit veya resmî belgelere istinaden tescil başlıklı 32 nci maddede yapılan düzenlemeler;

Maddenin (b) bendi uyarınca, maddede belirtilen kurum ve kuruluşlardan alınan bildirim ve bilgilerden, 5110 sayılı Kanun kapsamına girdiği halde işveren tarafından işyeri bildirgesi verilmemiş olduğu anlaşılan işyerleri Kurum tarafından re’sen tescil edilmekte, yani işyeri olarak tescil edilmektedir. Sigortalıların re’sen tescilinde olduğu gibi, söz konusu bentte yapılan düzenleme ile yetkili mercilerden alınan bilgilerden sadece beyan esasına dayananlar kapsam dışı bırakıldı. Yani yetkili mercilerden alınan bilgi sadece beyan esasına dayanıyorsa, Kurum re’sen işyeri tescili yapmayacak.

9- İş kazası ve meslek hastalığının soruşturulması başlıklı 37 nci maddede yapılan düzenlemeler;

Maddenin “Ünitece karar verilemeyen, şüpheli görülen ve tereddüt edilen, uzun süreli tedavi gerektiren, malûliyet veya ölümle neticelenen, Kuruma büyük malî yük getiren iş kazaları Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya Bakanlık iş müfettişlerince soruşturulur.” şeklindeki ikinci fıkrası, “Ünitece karar verilemeyen, malûliyet veya ölümle neticelenen iş kazaları Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya Bakanlık iş müfettişlerince soruşturulur.” şeklinde değiştirildi. Yapılan bu düzenleme ile şüpheli görülen ve tereddüt edilen, uzun süreli tedavi gerektiren, Kuruma büyük malî yük getiren iş kazalarının soruşturulacağı şeklindeki hüküm çıkarılmış oldu.

10 – Ölüm geliri başlıklı 42 nci maddede yapılan düzenlemeler;

Maddenin üçüncü fıkrasında ölen sigortalılarla ilgili bazı tahkikatların kontrol memurları aracılığıyla yapılacağı belirtilmekteydi. Ancak 6111 sayılı Kanunla Kurumun Kontrol Memurları, Denetmen unvanı almış olduğundan, söz konusu üçüncü fıkradaki “kontrol memurları” ibaresi “denetmenleri” olarak değiştirildi.

11- Sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışma başlıklı 58 inci maddede yapılan düzenlemeler;

5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; emekliye ayrıldıktan sonra tekrar çalışmaya başlayanlardan, sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışanların istediklerinde aylıklarını kestirip tüm sigorta kollarına tabi çalışmayı tercih edebileceği, ayıkları kesilmiş olanların ise tekrar aylıkları bağlanarak sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmayı tercih edebileceği hükmü yer almaktadır.

Yönetmeliğin 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise bu konudaki tercih değişikliği talebinin, Kurumca hazırlanacak sigorta kolu tercih bildirimi ile yapılacağı hükmü yer almaktaydı. Söz konusu fıkrada yapılan değişikliğe göre, tercih değişikliği talebinde bulunanların bu değişikliğe ilişkin talepleri artık sigortalı işe giriş bildirgesi ile yapılacak. Ayrıca bu nedenle sigortalı işe giriş bildirgesi, geç verilmiş olsa dahi idari para cezası uygulanmayacak.

12- Borçlanmaya ilişkin süreler başlıklı 66 ncı maddede yapılan düzenlemeler;

• Maddenin üçüncü fıkrasında, Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma hâlinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceği hükmü yer almaktaydı. Dolayısıyla burada borçlanma halleri için ayrım yapılmamıştı. Fıkrada yapılan düzenleme ile hangi borçlanma hallerinde sigortalılık başlangıç tarihinin geriye doğru götürüleceği açıkça belirtildi. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının sadece (b), (d), (e), (h) ve (j) bentlerine göre borçlandırılması hâlinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülecek. Bu borçlanma halleri aşağıda belirtilmiştir;

b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,

d) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,

e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri,

h) Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri,

j) Sigortalı olmaksızın, 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre yurt dışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmı,

kapsamında yapılacak hizmet borçlanmalarında, borçlanma sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için yapılmışsa, sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülecek.

• Maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendinde; 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlanılan sürelerin, borçlanma talep tarihinde tabi olunan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bendine göre, uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası bakımından prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirileceği hükmü yer almaktadır. Yani kişi hizmet borçlanması için başvurduğunda, başvuru tarihinde 4/a, 4/b, 4/c sigortalılık hallerinden hangisi kapsamındaysa, yapılan hizmet borçlanmasının de o sigortalılık kapsamında değerlendirileceği belirtilmektedir. Bentte yapılan düzenlemeyle, burada sayılan (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerine  (j) bendi de eklendi.

• Maddenin beşinci fıkrası; “Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden, bu sürelere ait primler kendilerince ödenerek, borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bu şekilde hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler hâlinde ödenir.” şeklindeydi.

Yapılan düzenlemeyle fıkrada yer alan “eşit” ibaresi çıkarıldı. Dolayısıyla taksitlerin eşit olması şartı ortadan kaldırılmış oldu.

• Hizmet borçlanması başvuru belgelerinin onaylatılması gereken yerlerin belirtildiği dokuzuncu fıkraya (j) bendi eklendi. Eklenen bu bentte;

8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre yurt dışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin borçlandırılması hâlinde, borçlanma belgelerini ilgili kamu idarelerine onaylatmaları gerektiği belirtilmektedir.

• Maddenin, “5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre yapılan borçlanmalarda aylık bağlanmamış olması şartıyla borçlanma tutarının tamamı sigortalının talebi halinde bir defaya mahsus olmak üzere iade edilir.” şeklindeki onbirinci fıkrası;

“Kanunun 41 inci maddesine göre yapılan borçlanmalarda aylık bağlanmamış olması şartıyla Kuruma yazıyla müracaat edilmesi halinde borçlanmadan vazgeçilebilir. Ödenen borçlanma tutarının tamamı faiz uygulanmaksızın iade edilir. Kısmi iade yapılmaz.” şeklinde değiştirildi.

Yapılan düzenlemeyle sigortalının hangi halde borçlanmadan vazgeçebileceği daha açık şekilde belirtilmiş ve ayrıca kısmi iade yapılmayacağı ve borçlanma tutarının tamamının faiz uygulanmaksızın iade edileceği hükmü eklenmiş oldu.

13- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları başlıklı 98 inci maddede yapılan düzenlemeler;

• Maddenin birinci fıkrasının (a) bendine eklenen bir cümle ile 4/b (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılara e-Devlet üzerinden prime esas günlük kazanç beyanında bulunma imkanı getirildi. Eklenen cümle uyarınca bu sigortalıların e-Devlet üzerinden yapacakları prime esas günlük kazanç beyanları, Kuruma verilmiş beyan olarak kabul edilecek.

• 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. Aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük olduğu tespit edilen sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit edilen kazanç düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, 89 uncu madde hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, aynı zamanda 4/a (SSK) kapsamında sigortalı çalıştıran 4/b sigortalılarının kendileri adına Kuruma bildirecekleri prime esas kazançların daha doğrusu prime esas kazanç beyanlarının, yanlarında çalıştırdıkları sigortalı adına Kuruma bildirdikleri prime esas kazançtan daha düşük olmasını engellemek için getirilmiştir.

Yönetmeliğin bu maddesinin birinci fıkrasına eklenen (d) bendi ile tüzel kişiliği haiz kuruluşların ortakları bu hüküm dışında tutuldu. Dolayısıyla sigortalı çalıştıran 4/b sigortalılarının Kuruma bildirdikleri prime esas kazançlarının yanlarında çalıştırdıkları sigortalılar için Kuruma bildirdikleri kazançlardan daha düşük olamayacağı hükmü şirket ortaklığı nedeniyle 4/b sigortalısı olanlar başta olmak üzere tüzel kişiliği haiz kuruluşların ortakları hakkında uygulanmayacak.

14- Aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi, verilmesi ve saklanması başlıklı 102 nci maddede yapılan düzenlemeler;

• Maddenin üçüncü fıkrasında, aylık prim ve hizmet belgesi geç verilse dahi süresinde verilmiş sayılarak idari para cezası uygulanmayacak istisnai durumlar bentler halinde belirtilmiş olup, bu bentlerden işe iadesine karar verilen sigortalılarla ilgili (d) ve geriye dönük ödeme yapılmasına karar verilen sigortalılarla ilgili (h) bentleri aşağıdaki gibi değiştirildi.

“d) 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlaması halinde, davete ilişkin tebligatın alındığı tarihin veya işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden aybaşından,”

“h) Kamu kurumlarında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için mahkeme kararları veya idarece verilen kararlar gereğince geriye yönelik ücret ve ücret niteliğinde ödeme yapılması halinde, mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden günden veya idarenin karar tarihinden itibaren,”

Dolayısıyla diğer bentlerde belirtilen durumlarda olduğu gibi bu iki bentte belirtilen durumlarda da yine bentlerde belirtilen tarihlerden başlamak üzere İşveren Uygulama Tebliğinde belirtilen süreler içinde verilecek ek veya asıl aylık prim ve hizmet belgeleri yasal süresi içinde verilmiş kabul edilecek.

• Maddenin onikinci fıkrasında; aylık prim ve hizmet belgesi ile birlikte ay içinde otuz günden az çalışan veya eksik ücret ödenen sigortalılarla ilgili olarak eksik gün bildirimine ilişkin bilgi formu ekinde Kuruma elden verilmesi veya posta ile gönderilmesi gereken belgeler bentler halinde sayılmıştır. Bu bentlerden (a) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

“a) Kurumca elektronik ortamda alınabilenler hariç, Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularından veya işyeri hekimlerinden alınmış istirahatli olduğunu gösteren raporu,”

“d) Sigortalının imzasını taşıyan puantaj kayıtları,”

Yapılan bu değişiklik uyarınca eksik gün bildirimine ilişkin bilgi formu ekinde gönderilmesi gereken istirahat raporlarından, Kurumca elektronik ortamda alınabilenler hariç tutulmuş, ayrıca puantaj kayıtlarında sigortalının imzasının mutlaka bulunması şartı getirilmiştir.

• Maddenin ondördürcü fıkrasında, diğer bazı işyerleri yanında 30 ve üzerinde sigortalının çalıştırıldığı özel sektör işyerlerinde, eksik gün bildirim nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesinin yeterli olacağı, bu işyerleri için ayrıca eksik gün bildirim formu ile eki belgeler aranmayacağı hükmü yer almaktaydı. Yapılan düzenleme ile fıkrada yer alan “30” ibaresi “10” olarak değiştirildi. Dolaysıyla artık 10 ve üzerinde sigortalının çalıştırıldığı özel sektör işyerlerinde, eksik gün bildirim nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesi yeterli olacak, bu işyerleri için ayrıca eksik gün bildirim formu ile eki belgeler verilmesi gerekmeyecek.

15- Aylık prim ve hizmet belgesinin sonradan verilmesi başlıklı 103 üncü maddede yapılan düzenlemeler;

• Maddenin başlığı; “Aylık prim ve hizmet belgesinin sonradan verilmesi ve resen düzenlenmesi” olarak değiştirildi.

• Maddeye, diğer fıkralara benzer şekilde re’sen belge düzenlenmesini içeren beşinci fıkra eklendi. Bu fıkrayla eklenen hükümler aslında Yönetmeliğin 112 nci maddesinde sekiz ve dokuzuncu fıkralar olarak aynen yer almaktaydı. Ancak, söz konusu sekiz ve dokuzuncu fıkralar 112’nci maddeden kaldırılarak bu maddeye taşınmış oldu. Eklenen fıkra uyarınca;

İşyerlerinde;

a) Fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından düzenlenen belge veya bilgilerden, çalıştığı tespit edildiği hâlde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen,

b) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığına veya eksik ücret ödendiğine dair belgeleri Kuruma verilmeyen veya verilen bu belgeler Kurumca geçerli sayılmayan,

sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, sigortalı işe giriş bildirgesi, sigortalı işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgesi ünitece yapılacak bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya alt işverenden Kurumca istenecek. Söz konusu belgeler, yapılan tebligata rağmen verilmediği takdirde ünitece yani ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğü veya sosyal güvenlik merkezi tarafından re’sen düzenlenecek.

16- İşyeri kayıtlarının ibrazı başlıklı 107 nci maddede yapılan düzenlemeler;

Maddeye aşağıdaki sekizinci ve dokuzuncu fıkralar eklendi;

“(8) İşverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren ilgili mevzuat gereğince tutmak zorunda olduğu tüm defter, kayıt, bilgi ve belgeleri istenilmesi halinde ibraza yükümlüdür. İstenildiği halde ibraz edilmeyen defter, kayıt, bilgi ve belgelerden herhangi birinin veya birkaçının eksik ibrazı, yükümlülüğün tam olarak yerine getirilmediği hükmünde sayılır.

(9) İşverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren ilgili mevzuat gereğince tutmak zorunda olduğu tüm defter, kayıt, bilgi ve belgelerden istenilen herhangi birinin veya bir kaçının mücbir sebep olmaksızın ibraz edilemeyeceğinin bildirilmesi, idari para cezasının uygulanmasına engel teşkil etmez.”

17- Sigorta primlerinin ödenme süresi ve erken ödeme başlıklı 108 inci maddede yapılan düzenlemeler;

Maddenin dördüncü fıkrasında yer alan (e) ve (i) bentleri;

“e) 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlaması halinde, davete ilişkin tebligatın alındığı tarihin veya işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ay başından,”

“i) Kamu kurumlarında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için mahkeme kararları veya idarece verilen kararlar gereğince geriye yönelik ücret ve ücret niteliğinde ödeme yapılması halinde mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden günden veya idarenin karar tarihinden itibaren,”

şeklinde değiştirildi.

Dolaysıyla söz konusu betlerde belirtilen durumlarda sigorta primleri süresi geçtikten sonra ödenmiş olsa dahi, yine söz konusu bentlerde belirtilen tarihlerden başlamak üzere İşveren Uygulama Tebliğinde belirtilen süreler içinde ödenirse yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecek ve herhangi bir gecikme zammı ve cezası uygulanmayacak.

18- İhale konulu işlerde araştırma ve re’sen yapılacak işlemler başlıklı 110 uncu maddede yapılan düzenlemeler;

Maddenin ikinci fıkrası;

“İşin sözleşmesinde çalıştırılacak sigortalı sayısı belli ise, öncelikle bu sigortalıların kişi/gün sayısı üzerinden Kuruma bildirilmiş olup olmadığı araştırılır. Bu araştırma sonucunda Kuruma bildirilmeyen sigortalılar ile ilgili belgelerin verilmesi, yapılacak bir ay süreli bir tebligat ile işverenden istenir. Belgelerin verilmemesi veya eksik verilmesi hâlinde bu belgeler ünitece re’sen düzenlenir. Belgelerin ünitece düzenlenmesinin mümkün olmadığı hâllerde ise birinci fıkrada öngörüldüğü gibi işlem yapılır. İşin sözleşmesi ile Kuruma yapılan bildirimler arasında bir eksikliğin bulunması hâlinde söz konusu eksikliğin ihale makamınca doğrulanması durumunda bazı aylardaki kişi/gün sayısı eksikliği üzerinde durulmaz.” şeklindeydi.

Bu fıkrada yer alan “Belgelerin ünitece düzenlenmesinin mümkün olmadığı hâllerde ise birinci fıkrada öngörüldüğü gibi işlem yapılır.” cümlesi madde metninden çıkarıldı.

Söz konusu birinci fıkra ise;

“Kanunun 85 inci maddesi ikinci fıkrasında belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan her türlü işlerde ünitece yapılacak araştırma; işin kesin kabulünün ya da geçici kabulünün noksansız olarak yapıldığı tarihten sonra ve işverene ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi hariç, malzeme fiyat farkı ve akreditif bedeli dâhil toplam istihkak tutarına, işin asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle yapılır.” şeklindedir.

Dolayısıyla ihale konulu işin sözleşmesinde çalıştırılacak işçi sayısı belliyse, Kuruma bildirilmeyen sigortalılar ile ilgili belgelerin tebligata rağmen işveren tarafından verilmemesi ve belgelerin ünitece düzenlenmesinin de mümkün olmaması halinde dahi bu işlerle ilgili olarak oransal asgari işçilik uygulaması yapılmayacak.

19- Özel nitelikteki inşaatlarda araştırma ve re’sen yapılacak işlemler başlıklı 111 inci maddede yapılan düzenlemeler;

• Maddenin üç, dört ve beşinci fıkraları değiştirildi. Bayındırlık ve İskan Bakanlığının ismi 2011 yılında KHK ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak değiştirilmiş olduğundan; bu doğrultuda söz konusu fıkralarda yer alan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ibareleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak düzeltilmiş oldu.

• Kurum tarafından artık inşaat birim maliyet bedelleriyle ilgili olarak ayrıca Genelge yayımlanmayıp, doğrudan Bakanlık tarafından yayımlanan tebliğ esas alındığından, maddenin; “Genelgede belirtilmemiş olan inşaata ait birim maliyet bedeli, genelgede kayıtlı benzeri bir inşaatın birim maliyet bedeli üzerinden hesaplanabilir.” şeklindeki beşinci fıkrası “Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan ilgili tebliğlerde belirtilmemiş olan inşaata ait birim maliyet bedeli, aynı tebliğlerde kayıtlı benzeri bir inşaatın birim maliyet bedeli üzerinden hesaplanabilir.” şeklinde değiştirildi.

20- Araştırma ve re’sen yapılacak işlemlerde ortak hükümler başlıklı 112 nci maddede yapılan düzenlemeler;

 Maddenin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirildi, sekizinci ve dokuzuncu fıkralar ise madden çıkarıldı.

• İhale konulu işler ile özel bina inşaatlarında, eksik işçilik bildirimi nedeniyle konunun müfettiş incelemesine havale edildiği bazı durumlarda, inleme sonuçlanmadan işveren isterse fark işçiliği ilgili müdürlüğe ödeyerek incelemeyi durdurabilmekte olup, bu uygulama sarfınazar olarak nitelendirilmektedir. Ancak, maddenin beşinci fıkrasında yer alan “En geç 15 gün içinde borcun ödendiğine ilişkin yazının Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarına ulaşması üzerine, kontrol ve inceleme işleminden vazgeçilmiş sayılır ve yasal kayıt ve belgeleri işverene iade edilir. İşverenin borcu ödememesi durumunda ise incelemeye devam edilir.” hükmü bazı sorunlara yol açmaktaydı. Şöyle ki, ihale konulu iş veya özel bina inşaatıyla ilgili inceleme müfettiş tarafından yürütülürken, işveren ilgili müdürlüğe başvurarak, çıkan fark işçiliği ödeyeceğini taahhüt etmekte, buna istinaden müdürlük müfettişten incelemenin durdurulmasını talep etmekte, bu talebin müfettiş tarafından kabulü üzerine inceleme durdurulmaktaydı. Ancak, işverenin taahhüdünü yerine getirmemesi yani fark işçiliği ödememesi durumunda yukarıda belirtilen hükme istinaden müdürlük müfettişten tekrar inceleme talep edebilmekteydi. Yapılan bu düzenleme ile fıkrada yer alan söz konusu hüküm değiştirildi.

Yeni düzenlemeye göre; konu müfettiş incelemesindeyken eğer işveren fark işçilik borcunu ödeyeceğini taahhüt eder ve müfettişte incelemeden vazgeçilmesi (sarfınazar) talebini kabul ederse artık borç kesinleşmiş sayılacak, dolayısıyla işveren taahhüt ettiği fark işçilik prim borcunu ödemezse müdürlük tekrar inceleme yapılması talebinde bulunamayacak, yasal yollardan borcun takip ve tahsili yoluna gidecek.

• Bu maddeden kaldırılan sekizinci ve dokuzuncu fıkralarda yer alan hükümlerin ise 103 üncü maddeye beşinci fıkra olarak aynen eklendiği yukarıda belirtilmişti.

21- İtiraz komisyonları başlıklı 113 üncü madde yapılan düzenlemeler;

Maddenin “İşkolu Kodu İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya görevlendireceği yardımcısı ilgili şef, dosya memuru ve varsa sosyal güvenlik kontrol memurundan oluşur.” şeklindeki altıncı fıkrası;

“İşkolu Kodu İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya görevlendireceği yardımcısı ilgili şef, dosya memuru ve varsa sosyal güvenlik denetmeninden oluşur.” şeklinde değiştirildi. Yukarıda belirtildiği üzere 2011 yılında 6111 sayılı Kanunla sosyal güvenlik kontrol memuru unvanı sosyal güvenlik denetmeni olarak değiştirilmiş olduğundan, fıkradaki söz konusu değişiklikte bu nedenle yapıldı.

22- Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları başlıklı 114 üncü maddesinde yapılan düzenlemeler.

2011 yılında 6111 sayılı Kanunla sosyal güvenlik kontrol memuru unvanı sosyal güvenlik denetmeni olarak değiştirilmiş olduğundan; “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda belirtilen Kurum müfettişleri ile sosyal güvenlik kontrol memurlarıdır.” şeklindeki madde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda belirtilen Kurum müfettişleri ile sosyal güvenlik denetmenleridir.” şeklinde değiştirildi.

23- Bazı kamu personelinin borçlanma işlemleri başlıklı geçici 15 inci maddede yapılan düzenlemeler;

6495 sayılı Kanun ve bazı kanunlarla getirilen hizmet borçlanmaları çerçevesinde maddeye aşağıdaki beşinci ve altıncı fıkralar eklendi;

“(5) 1416 sayılı Kanuna göre yurt dışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup geçici 4 üncü madde kapsamında çalışmaya devam edenler; yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmının tamamını veya bir bölümünü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde veya mecburi hizmetlerini tamamlayacakları tarihten itibaren üç ay içinde müracaat etmeleri ve müracaatın kabul edildiği ay itibarıyla geçerli olan emekli keseneğine esas kazanç tutarı üzerinden ve borçlanacakları süreye ilişkin olarak hesaplanacak kesenek ve kurum karşılığı toplamından oluşan yükümlülük tutarının tamamını peşin olarak veya müracaatın kabul tarihinden itibaren oniki ayda eşit taksitler halinde ödemek suretiyle borçlanabilirler. Borcunu taksitler halinde ödeyecek olanların borçlanma işlemi sırasında hesaplanan aylık taksit tutarı, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır ve bulunan tutar, ilgili ayın taksit tutarı kabul edilir. Borcunun tamamını peşin ödeyenler ile taksit ödeme dönemi sonunda borcunun tamamını ödemiş olduğu tespit olunanların borçlanmış oldukları süreler, fiili hizmet süresinin hesabında ve iştirakçiliğin başlangıç tarihinin tespitinde dikkate alınır. Aylık taksitlerini zamanında ödemeyenlerin önceki aylara ilişkin olarak ödemiş oldukları tutarlar, süresi geçen son taksit tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgililere iade edilir. Yapılacak borçlanma işlemlerinde bu fıkrada belirtilmemiş hususlar bulunması halinde sigortalılar hakkında mülga hükümleri dahil 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

(6) 23/4/1999 ile 14/2/2005 tarihleri arasında tabi oldukları personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu memuriyetleri sona erip, 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile ortadan kaldırılanların 12/7/2012 tarihinden itibaren 3 ay içinde Kuruma müracaat etmeleri halinde ve yaş haddine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla; memuriyetlerinin sona erdiği tarih ile 22/6/2006 tarihi arasındaki dönem içinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigorta primi ödenmemiş veya emekli keseneği yatırılmamış sürelerine ilişkin kesenek ve kurum karşılığı toplamları, görevden ayrıldıkları tarihteki derece ve kademelerine hizmet olarak sayılacak sürenin her üç yılına bir derece ve her yılına bir kademe verilmek ve öğrenim durumları itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesindeki yükselebilecekleri dereceleri geçmemek üzere tespit edilecek derece ve kademeleriyle başvuru tarihinde uygulanmakta olan katsayılar esas alınarak belirlenecek emekli keseneğine esas aylık tutarları üzerinden Kurum tarafından hesaplanarak, halen çalıştıkları veya kamu görevlisi olarak en son çalışmış oldukları kamu idarelerine bildirilir ve söz konusu tutarlar bu idareler tarafından üç ay içerisinde Kuruma defaten ödenir. Haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile 5525 sayılı Kanun uyarınca ortadan kaldırılmış olanlardan memuriyetten çıkarılmış oldukları kuruma yeniden atanmak üzere başvuranların, bu başvurularının ilgili kurumların kayıtlarına geçtiği tarihten başlayarak bu kurumlarda yapılan ilk atamalarının kendilerine tebliği tarihine kadar olan dönem içerisindeki uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigorta primi ödenmemiş veya emekli keseneği yatırılmamış süreleri hakkında ise, derece yükselmesi ve kademe ilerlemeleri saklı kalmak kaydıyla, haklarında bu fıkrada belirtilen esaslara göre işlem yapılır. Ancak, ataması 12/7/2012 tarihinden önce yapılmış olanların bu düzenlemeden yararlanabilmesi için, 12/7/2012 tarihinden itibaren altı ay içerisinde, 12/7/2012 tarihinden önce atama talebinde bulunduğu halde atama işlemleri bu tarihten sonra tamamlanacakların ise, atamalarını izleyen altı ay içerisinde Kuruma başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Bu madde uyarınca ilgililer adına kesenek ve kurum karşılığı ödenmiş olması; bu fıkrada belirtilen dönem içerisinde ödenmiş olan emeklilik veya malullük aylıkları ya da dul ve yetim aylıkları için kendilerine borç çıkarılmasını, emekli ikramiyesi farkı ve geriye dönük olarak aylık farkı ödenmesini gerektirmez.”(www.isvesosyalguvenlik.com)

24- Yönetmeliğin aşağıda belirtilen ekleri değiştirilmiştir;

Ek-4, Ek-5, Ek-9/A’sının arka sayfa açıklamalar bölümü, Ek-9/A-1’inin arka sayfa açıklamalar bölümü, Ek-9/B, Ek-9/B-1, Ek-9/C ve Ek-9/C-1