Anasayfa / Makale / İşsizlik Ödeneği

İşsizlik Ödeneği

Sponsorlu Bağlantılar

1- GİRİŞ: Bilindiği üzere, hizmet akdiyle çalışanların sürekli çalışma garantisi bulunmamakta, çeşitli nedenlerle çalışma süreleri kesintiye uğramaktadır.

Çalışma sürelerinin kesintiye uğramasında en önemli sorun, kişinin hemen ücret kaybına uğraması ve sağlık yardımlarından mahrum kalmasıdır.

Bu çerçevede, çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatında, çalışanın kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle işinden ayrılmak zorunda kalması durumunda, kişinin muhtemel mağduriyetlerini önlemek için bazı düzenlemelere yer verilmiş ve özelde de 2000 yılından itibaren de İşsizlik Sigortası uygulaması getirilmiştir.

2- KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

İşsizlik sigortası konusuna geçmeden önce, sosyal güvenlik mevzuatında işsiz kalanlar açısından bazı koruyucu düzenlenmelerden bahsedilmesi uygun olacaktır.

Gerek 1/10/2008 tarihinden önce 506 sayılı Kanunda gerekse de bu tarihten sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunda, hizmet akdiyle çalışanlar için belli şartların mevcudiyeti halinde işten ayrılmalarından sonra, 10 gün sigortalılıklarının devam edeceği ve bu tarihten sonra 90 gün daha sağlık yardımlarından yararlanmaları uygulaması bulunmaktadır.

5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesi gereğince sadece hizmet akdi değil, diğer statülerde çalışanlar için de işten ayrıldıkları veya çalışmayı sonlandırdıkları tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 gün prim bildirimi veya ödemesi varsa bunlara ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere genel sağlık sigortası kapsamında 10+90 gün daha sağlık yardımları verilmektedir.

Kanunda bu haktan yararlanmak için “zorunlu sigortalılık” şartı aranmış olduğundan, isteğe bağlı sigortalıların bu kapsamda olmadığının bilinmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, işsiz kalanlar için 5510 sayılı Kanunla statü açısından kapsam daha genişletilerek sağlık yönünden kişilerin mağdur olmalarının önlenmesi uygulamasına devam edilmiştir.

İşsizlik sigortasına gelince, genel anlamda “İşsizlik Sigortası”; “Bir kişinin çalışma isteği, yeteneği olmasına ve işten ayrılma konusunda talebi veya işten ayrılmasının gerektirecek şekilde kastı ve kusuru olmaksızın işini kaybedenlere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları/uğrayacakları ücret kaybını belli ölçü ve süre için telafi etmeyi amaçlayan uygulamayı” ifade etmektedir.

Tanımlamadan da anlaşılacağı üzere, 5510 sayılı Kanuna göre işten ayrılan veya çalışması sonlandırılanlar için sağlık yardımı verilmesinde, hizmet akdi dışındaki statüleri de kapsamasına ve işten ayrılmada veya çalışmanın sonlandırma nedenine bakılmadığı halde, işsizlik ödeneği sadece hizmet akdiyle çalışanları kapsamakta ve işten ayrılma nedeni de önem kazanmaktadır.

Esasen, işsizlik sigortası kapsamında başka yardımlar da sağlanmakla birlikte, yazımızda bu yardımlardan sadece “işsizlik ödeneği” konusuna değinilecektir.

a) İşsizlik ödeneğine hak kazanma şartları

İşsizlik ödeneğine hak kazanmak için aşağıda belirtilen şartların mevcudiyeti gerekmektedir:

– Hizmet akdinin 4857 sayılı İş Kanununun 17, 24 ve 25 inci maddelerinde belirtilen ve işçilerin haklı sebeplerle iş akdini feshetmesi, hizmet akdinin süreli olması nedeniyle bitmesi, işyerinin el değiştirmesi, kapanması/kapatılması veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedeniyle işçinin işten çıkarılmış olması, işyerinin özelleştirme kapsamında kapanmasına bağlı olarak işçinin işsiz kalması,

– İşten ayrılmadan tarihten önce 3 yıl içinde toplam 600 gün prim bildiriminin olması,

– İşten ayrılmadan önceki son 120 gün sürekli çalışma ve primlerinin eksiksiz bildirilmiş olması,

– Kişinin Türkiye İş Kurumuna işten ayrıldığı tarihten itibaren bir ay içinde şahsen veya elektronik ortamda www.iskur.gov.tr aracılığıyla başvurarak yeni iş talebinde bulunması ve bu başvuru esnasında hizmet akdinin grev, lokavt ve diğer sebeplerle askıya alınmamış olması.

b) Başvuru süresinde hak düşürücü süre

Kişinin işsizlik ödeneği alabilmesi için işten ayrıldığı tarihten itibaren en geç bir ay içerisinde başvuru yapması gerekmektedir. Ancak bir ay içinde başvuru yapmaması halinde işsizlik ödeneği alma hakkı tamamen kaybolmamaktadır.

Kişi her işsizlik ödeneği alma süresi içerisinde daha sonra başvursa dahi, başvuru tarihinden sonra kalan süre için işsizlik ödeneği alabilmektedir.

Ancak, daha sonra başvuru esnasında işsizlik ödeneği alma süresi geçmiş ise doğal olarak işsizlik ödeneği alma hakkı ortadan kalkmaktadır.

c) İşsizlik ödeneğinin miktarı

İşsizlik ödeneği, işsiz kalan kişinin işten ayrılmadan önceki son dört aylık sigorta primine esas kazançları dikkate alınarak ortalama olarak bulunan günlük brüt kazancın % 40’ı olarak hesaplanmaktadır.

Ancak bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği aylık alarak yürürlükteki asgari ücretin yüzde 80’inden fazla ise işsizlik ödeneği aylık olarak ancak asgari ücretin yüzde 80’i olarak ödenmektedir.

İşsizlik ödeneğinden ayrıca binde 6,6 damga vergisi kesilmektedir.

d)İşsizlik ödeneğinin ödenme süresi

İşsizlik ödeneği, devamlı ödeme mahiyetinde olmayıp belli bir süre dahilinde ödenmekte ve ödeme süreleri de kişilerin işten ayrılmadan önceki çalışma sürelerine göre belirlenmektedir.

Buna göre işsizlik ödeneği almak için gerekli şartları taşıyanların;

Son 3 yıl içinde en az 600 en fazla 900 gün prim varsa 6 ay,

Son 3 yıl içinde en az 900 gün en fazla 1800 gün prim varsa 8 ay,

Son 3 yıl içinde 1800 günden fazla prim varsa 10 ay,

Süresince işsizlik ödeneği verilmektedir.

e) İşsizlik ödeneğinin ödenme şekli

İşsizlik ödeneği peşin olarak değil, ilk hak edildiği tarih ile bu tarihin ait olduğu takvim ayının sonunda hak edilen süre kadar ödenmektedir.

Daha sonraki aylarda ise her ayın sonunda (hak edildikten sonra) aylık olarak ödenmeye devam etmektedir.

f) İşsizlik ödeneğinin kesintiye uğraması

Kişi, işsizlik ödeneği alırken ve işsizlik ödeneğini alma süresini doldurmadan işe girerse doğal olarak işsizlik ödeneği kesilmektedir.

Ancak henüz işsizlik ödeneği alma süresi dolmadan tekrar işsiz kalırsa ve yeniden işsizlik ödeneği alma şartlarına bakılmaksızın, işsiz kaldığı tarih itibarıyla önceki işsizlik süresi dolmamışsa bu süreyi dolduruncaya kadar işsizlik ödeneği almaya devam etmektedir.

Diğer taraftan, muvazzaf askerlik ve diğer nedenlerle silah altına alınma veya hastalık/analık durumlarında geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi sürelerinde, işsizlik ödeneği durdurulmakta, bu hallerin ortadan kalkması durumunda tekrar ödenmeye devam edilmektedir.

g) İşsizlik ödeneğinin kesilmesi

Öncelikle, işsizlik ödeneği alınırken kişinin işe girmesi veya emekli olması ya da gelir getirici diğer faaliyetlerde bulunduğunun tespiti halinde işsizlik ödeneği kesilmektedir.

Bunun dışında, Türkiye İş Kurumu tarafından teklif edilen işin haklı bir sebep olmasızın veya önerilen meslek edindirme, geliştirme ve yetiştirme eğitimlerinin kabul edilmemesi, yine Türkiye İş Kurumu tarafından haklı bir sebep olmaksızın yapılan çağrılara cevap verilmemesi ve istenen bilgi ve belgelerin verilmemesi durumlarda işsizlik ödeneğinin verilmesine son verilmektedir.

h) İşsizlik ödeneği alınan süreler için sağlık yardımı verilmesi

5510 sayılı Kanunla birlikte, yani 1/10/2008 tarihinden itibaren, işsizlik ödeneği alanlar, ödenek alınan süre içerisinde genel sağlık sigortalısı sayılarak, primleri Türkiye İş Kurumu tarafından ödenmek suretiyle sağlık yardımları verilmektedir.

3- SONUÇ

Aslında, yazımızın değerlendirme bölümünde yapılan açıklamalarda da anlaşılacağı üzere, işsizlik ödeneği alma şartlarının ağır olduğunu söylemek mümkündür.

Bu durum, işsizlik ödeneği primi alınmasına karşın, yeterli şartlar sağlanamadığından bir çok kişiye işten ayrılma durumunda işsizlik ödeneği ödenememekte ve dolayısıyla fon gittikçe artan miktarda para birikmesine sebebiyet verilmektedir.

Bu husus dikkate alınarak, şartların yeniden gözden geçirilerek fonda bulunan paraların amacına uygun olacak şekilde geriye döndürülmesine paralel düzenleme yapılması uygun olacaktır.(www.isvesosyalguvenlik.com)

Recep LEVENT*

—————————————————–

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu