Anasayfa / Yazarlar / Ali Hüseyin KAYA / Meslek Kodları, Kayıtdışılık ve İdari Para Cezası

Meslek Kodları, Kayıtdışılık ve İdari Para Cezası

Sponsorlu Bağlantılar

Ülkemizin kronik sorunlarından biri de “kayıt dışılık”tır. Özellikle ticari ve mali mevzuatın yetersizliği ya da uygulanabilirliğinin düşük olduğu az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde bu sorun yaygın bir şekilde görülmektedir. Kayıt dışılık ticari ve mali alanda olduğu gibi istihdam alanında da yaygın olarak görülmektedir.

Kayıt dışı istihdam veya bilinen tabirleri ile sigortasız işçi çalıştırılması ya da kaçak işçi çalıştırılması iki şekilde görülmektedir;

1- İşyerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na, Vergi Dairesine ve diğer ilgili mercilere bildirimi yapılmaksızın her yönü ile kayıtsız faaliyet göstermesi,

2- Yasal anlamda faaliyet için gerekli asgari bildirimler yapılmakla birlikte, yapılan bu bildirimlerin gerçek durumu ya da faaliyet hacmini tam olarak yansıtmaması.

Son yıllarda mevzuattaki mevcut açıkların giderilmesi, bürokrasinin azaltılması, resmi kurumlarda bilgi işlem sistemlerinin kullanımının yaygınlaşması, kurum içi ve kurumlar arası veri paylaşımı ve entegrasyonun artması, elektronik veri bankalarının kurulması, denetimlerin etkinleşmesi ve sürekli sistem denetimlerinin kullanılması v.s. gibi etkenlerle işyerlerinin kayıt dışı/tescilsiz faaliyetleri çok aza inmiştir.

Ancak, tescilli işyerlerinde çalışanlara ilişkin, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin hala tam ve istenilen şekilde yapıldığını söylemek mümkün değildir. Bu alandaki sorunlara bakıldığında;

– Çalışanların yasal bildirimlerinin yapılmaması,

– Çalışma sürelerinin ve/veya ücretlerin düşük bildirilmesi,

olduğu görülmektedir.

Kurum, mali sıkıntıların baş gösterdiği doksanlı yılandan itibaren yasal ve idari önlemler alarak bu alandaki aksaklıkları gidermeğe çalışmaktadır. 506 sayılı Yasa döneminde sigortalılar için bir ay olan bildirim süresi işverenler tarafından yoğun bir şekilde istismar edilmiş ve denetimleri etkisizleştirmiş idi. Daha sonra yapılan yasal düzenleme ile sigortalıların bildirimi işe başlamadan bir gün önceye çekilerek bu sorun giderilmiş ve 5510 sayılı Yasada da aynı hüküm korunmuştur.

Aynı şekilde yasal düzenlemelerin açıklarından istifade etmek suretiyle, sigortalıların ayda birkaç gün bildirimi yapılarak, çalışanların gün ve kazanç bildirimleri çok düşük seviyede tutulmakta iken, daha sonra yapılan düzenleme ile işverenlerin ay içinde otuz günden az çalışan sigortalıların eksik gün nedenlerinin bildirilmesi zorunluluğu getirilmiş ve bu alandaki eksiklikte büyük ölçüde giderilmiştir.

Yine bu konudaki önemli bir sorun da yapım işlerindeki kayıt dışılık idi. Bazı işverenler çok büyük hacimli inşaatları ve yapım işlerini birkaç sigortalı ile birkaç ayda yaptıklarını beyan edebilmekte iken, getirilen asgari işçilik uygulamaları ile ihale işlerinde ve özel bina inşaatlarında belirlenen kıstaslara göre asgari işçilik/baraj uygulaması getirilmiştir.

Diğer yandan da 506 sayılı Yasanın 140. maddesinde yapılan değişiklikler ve 5510 sayılı Yasanın 102. maddesinde getirilen idari para cezalarıyla ve teşvik kanunlarına, teşvikten yararlanma şartı olarak sosyal güvenlik borcu ve kayıt dışı işçi çalıştırılmaması şartı eklenerek caydırıcı önlemler alınmaya çalışılmıştır.

Tüm bu düzenlemeler kayıt dışılığı çok ciddi anlamda azaltsa da bitirmeye yetmemiştir. Çünkü hala çok büyük orandaki işletmeler için çalışanların ücretlerinin gerçek değer üzerinden SGK’ya bildirimlerinin yapıldığını söylemek mümkün değildir.

Kurum verilerine göre Türkiye’de 11,5 milyon civarında çalışanın yaklaşık yarısının primi asgari ücret üzerinden bildiriliyor. Bir çok kişi, çalışma süresince asgari ücretten bildiriliyor. Bu nedenle her yıl hem çalışanlar hem de Sosyal Güvenlik Kurumu milyarlarca lira prim kaybına uğruyor. İki bin TL ücret alan bir işçinin bildirimi bin TL üzerinden yapılıyorsa, bu durum aslında o işyerinde bir kişinin kayıt dışı çalışması ile aynı sonuca geliyor. İşte bu konudaki sorunu azaltabilmek amacıyla Kurum Kasım/2012 bildirgesinden başlayarak Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinde Meslek Kodlarının belirtilmesi uygulamasını getirmiştir. Kurum daha önce işe giriş bildirgelerinde başlattığı meslek kodu girilme uygulamasını, 1 Kasım 2012 tarihinde yayımladığı “Aylık Prim ve Hizmet Belgesine Meslek Kodlarının Eklenmesi Hakkında Duyuru” ile Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinde de getirdi.

Duyuruya göre uygulama;

– Özel sektör işyerlerinde 4 (a) kapsamında çalışanları,

– 7, 19, 22, 25, 42, 43 ve 44 belge türlerinin dışındaki tüm belgeleri (7- 3308 Sayılı Kanunda Belirtilen Aday Çırak, Çırak ve İşletmelerde Mesleki Eğitim Görenler, 19- Ceza İnfaz Kurumları İle Tutukevleri Bünyesinde Oluşturulan Tesis Atölye ve Benzeri Ünitelerde Çalıştırılan Hükümlü ve Tutuklular, 22- Meslek Liselerinde Okumakta İken veya Yüksek Öğrenimleri Sırasında Staja Tabi Tutulan Öğrenciler ile 2547 Sayılı Kanun Uyarınca Üniversitelerde Kısmi Zamanlı Çalıştırılan Öğrencilerden Bakmakla Yükümlü Olunanlar, 25- Türkiye İş Kurumu Tarafından Düzenlenen Eğitimlere Katılan Kursiyerlerden Bakmakla Yükümlü Olunanlar 42- 3308 Sayılı Kanunda Belirtilen Aday Çırak, Çırak ve İşletmelerde Mesleki Eğitim Gören Öğrencilerden Bakmakla Yükümlü Olunmayanlar 43- Meslek Liselerinde Okumakta İken veya Yüksek Öğrenimleri Sırasında Staja Tabi Tutulan Öğrenciler İle 2547 Sayılı Kanun Uyarınca Üniversitelerde Kısmi Zamanlı Çalıştırılan Öğrencilerden Bakmakla Yükümlü Olunmayanlar 44- Türkiye İş Kurumu Tarafından Düzenlenen Eğitimlere Katılan Kursiyerlerden Bakmakla Yükümlü Olunmayanlar hariç,)

kapsamaktadır.

Meslek kodları girişinde, sigortalının mesleği veya uzmanlık alanı değil, fiilen yaptığı işe karşılık gelen meslek kodu girilecektir. Bir otelde otel müdürü olarak çalışan genel cerrahi uzmanı aylık prim ve hizmet belgesinde 2212.05 (Genel Cerrahi Uzmanı) kodu ile değil, 1412.01 “Otel Müdürü” olarak bildirilecektir.

Bununla birlikte uygulamanın başlamış olması ile birlikte bazı sorunlar da ortaya çıkmaya başlamıştır. Öncelikle işe giriş bildirgesindeki meslek isimleri ve kodları ile aylık prim ve hizmet belgesindeki meslek isimleri ve kodlarının farklı girilmesi halinde veya meslek kodlarının seçilmemiş olması halinde ya da hatalı seçilmiş olması halinde iş verenlerin ne şekilde hareket edecekleri belli değildir. Daha da önemlisi, bu durumdaki işverenlerin idari para cezası ile muhatap olup olmayacakları konusudur. Kurum bu konuda bir açıklama yapmamıştır.

Bizce, aylık prim ve hizmet belgelerinin yukarıda belirtildiği şekilde meslek kodları girilmeden onaylanmış olması halinde ya da meslek kodunun hatalı girilmesi halinde aylık prim ve hizmet belgesinin iptal edilerek ek nitelikte yeni bir aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesine gerek yoktur. Çünkü yukarıda bahsedilen duyuruda bu hususta bir zorunluluktan ve yaptırımdan bahsedilmemektedir. Kurumun bu konuda bir zorunluluk getirmesi halinde bunu Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde ve “İşveren Uygulama Tebliğinde” bir değişiklikle ilan etmesi, e-bildirge ekranında bu alanı zorunlu alan olarak belirlemesi ve ihlali halinde yaptırımını belirtmesi gerekir.

Netice olarak, mevzuatta bir değişiklik olmadığı sürece, bu günkü uygulama çerçevesinde meslek kodlarının girilmemiş olması ya da hatalı girilmiş olması halinde idari para cezası uygulanması mümkün değildir. Ancak, aylık prim ve hizmet belgesinde meslek koduna ilişkin alanın zorunlu alan haline getirilmesi halinde, bu alan doldurulmadan aylık prim ve hizmet belgesi onaylanamayacağından, belge verilemediği için 5510 sayılı Yasanın 102. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince idari para cezası uygulanabilir. Önümüzdeki dönemde asıl sorun meslek kodlarının, dolayısı ile isimlerinin kasıtlı olarak ya da sehven sağlıksız girilmesi halinde işverenlerce ve Kurumca ne gibi bir işlem yapılacağıdır. Bizim düşüncemize göre, sadece meslek kodlarının yanlış girilmesi halinde bir düzeltme yapılacak ise idari para cezası uygulanmaması gerekir. Ancak meslek kodlarının yanlış girilmesi neticesinde gün ve kazanç ta değişiyor, ücret daha düşük gösteriliyor ise böyle bir tespit halinde zaten ek aylık prim ve hizmet belgesi verilmesi gerekeceğinden 5510 sayılı Yasanın 102. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince idari para cezası uygulanması gerekir.(www.isvesosyalguvenlik.com)

A. Hüseyin KAYA*

—————————————————–

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu

alihuseyinkaya@gmail.com