Anasayfa / GSS / Özel Hastanelere Girişte Biyometrik Kimlik Doğrulama Uygulaması Başlıyor

Özel Hastanelere Girişte Biyometrik Kimlik Doğrulama Uygulaması Başlıyor

Sponsorlu Bağlantılar

Sosyal Güvenlik Kurumunun, sağlık alanındaki suiistimal ve yolsuzlukları önlemek, gerçekte hastaneye gitmemiş kişilerin hastaneye gitmiş gibi gösterilerek bunlar adına ilaç ve tedavi giderleri çıkarılmasını önlemek için uygulamaya koymayı planladığı, daha önce pilot bölge olarak birçok hastanede uygulamaya konulan, Biyometrik Kimlik Doğrulama sistemi 1 Aralık 2013 tarihinden itibaren 2. basamak özel sağlık tesislerinde yani özel hastane ve tıp merkezlerinde zorunlu hale geliyor.

Eğer herhangi bir değişiklik olmazsa, sistem tıp fakültesi (üniversite) hastanelerinde ise 1 Eylül 2014’ten itibaren zorunlu hale gelecek.

Sistem avuç içi damar izi veya parmak damar izi okuma şeklinde uygulanacak olup, önce kişilerin avuç içi damar izi veya parmak damar izi bir cihaz vasıtasıyla sisteme kaydedilecek, zorunluluk kapsamındaki özel hastane veya tıp merkezlerine başvuran kişiler cihaza damar izlerini okutacaklar, sistem kendilerini tanıdıktan sonra SGK’nın sağlık yardımlarından yararlanma hakları varsa provizyon alınacak ve bu kişiler muayene ve tedavi olabilecek.

Öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu konuyla ilgili olarak bir duyuru yayımladı.

Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan söz konusu duyuruda;

01.12.2013 tarihinden itibaren 2. basamak özel sağlık tesislerinde Biyometrik Kimlik Doğrulama sistemine geçileceğinin ve bu tarihten itibaren Biyometrik Kimlik Doğrulama sistemini kurmayan sağlık hizmet sunucularına MEDULA sistemi üzerinden provizyon verilemeyeceğinin daha önce duyurulduğu,

– 01.12.2013 tarihine çok kısa bir süre kaldığı dikkate alınarak, Biyometrik Kimlik Doğrulama sistemine ait cihazların satın alınması aşamasında, söz konusu firmalarla Sağlık Hizmet Sunucularının sözleşme imzalamasından önce, satın alınacak sistem ve cihazların, Kurumca yayınlanan kılavuz ekinde yer alan teknik özelliklerle uygunluğunun denetlenmesi gerektiği, teknik şartnameye uymayan cihazların satın alınarak kullanılması neticesi meydana gelecek güvenlik açıklarından, cihaz ve sistemden kaynaklı arızalar, kullanıcı hatalarından doğacak maddi ve cezai sorumlulukların sağlık hizmet sunucularına ait olduğu, bu sebeple oluşabilecek kurum zararlarının da sağlık hizmet sunucularından tahsili yoluna gidileceği,

belirtildi.