Anasayfa / Makale / Sosyal Güvenlik Mevzuatımızda İşverenin Yükümlülükleri

Sosyal Güvenlik Mevzuatımızda İşverenin Yükümlülükleri

Sponsorlu Bağlantılar

GİRİŞ : Bilindiği üzere, çalışanlar için sosyal güvenlik sistemine dahil olma Anayasal anlamda da zorunlu, devredilemez ve vazgeçilemez olmasına karşın, bu dahil olmada beyan esası bulunmaktadır.

Diğer taraftan, sosyal güvenlik sistemimizde genel anlamda üç ayrı statü bulunmakta olup; bu statüler, “bir işverenin yanında hizmet akdi ve ücretle çalışanlar”, “tarım da dahil kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar” ve “kamu idarelerinde görev yapan kamu görevlileri” olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu statülerden işçi olarak çalışanlarla kamu görevlisi olanların sosyal güvenlik beyanları ve yükümlülükleri, işverenleri ve kamu idareleri tarafından yerine getirilmektedir.

KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

2.1) Genel Açıklamalar

Yazının giriş bölümünde de kısaca bahsedildiği gibi, sosyal güvenlik sistemimiz esas olarak beyana dayanmakta ve sistemde farklı statüler bulunmaktadır.

Bu statüler;

– Hizmet akdiyle işverenin emrinde ve ücretle çalışanlar (5510 SK.ya göre 4/a sigortalıları),

– Tarımsal faaliyetler de dahil kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar ve isteğe bağlı sigortaya pim ödeyenler (5510 SK’ya göre 4/b sigortalıları),

– Kamu idarelerinde çalışan kamu görevlileri (5510 SK’ya göre 4/c sigortalıları),

olarak karşımıza çıkmaktadır.

Diğer taraftan, sosyal güvenlik sistemine dahil olma Anayasa ve kanunlarla zorunlu hale getirilmiş olmakla birlikte, sosyal güvenlik sisteminde yer alanlarca mevzuat gereğince yerine getirilecek yükümlülüklerin kimler tarafından yerine getirileceği konusunda farklılıklar söz konusudur.

Şöyle ki, hizmet akdiyle ve kamu görevlisi statüsünde çalışanlar için sosyal güvenlik yükümlülükleri, işverenleri ve kamu idareleri tarafından yerine getirilme zorunluluğu bulunmaktadır.

Bu yazımızda da sadece özel işyerlerinde hizmet akdiyle çalışanların yani özel sektör işçi işverenlerinin sosyal güvenlik yükümlülükleri üzerinde durulacaktır.

Çalışma ilişkilerini düzenleyen mevzuata bakıldığında, işçiler için hizmet akdi; “bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme” olarak tanımlanmıştır.

Hizmet akdinin bu tanımı, aslında sosyal güvenlik açısından da yükümlülüklerin hangi tarafça yerine getirilmesi gerektiği konusuna da açıklık getirmektedir.

Daha açık ifadelerle, madem ki işveren bir ücret karşılığında ve emri altında işçi çalıştırmakta, o zaman sosyal güvenlik yükümlülüklerinin de işveren tarafından yerine getirilmesi doğal ve mantıklıdır.

Nitekim, sosyal güvenlik mevzuatına göre de “bir istisna hariç” emri altında çalışan işçilerin sosyal güvenlik yükümlülüklerinin tamamı işverene aittir.

Genel anlamda, bu yükümlülükleri;

– İşyerinin bildirimi,

– Çalışmaya başlayan işçinin SGK’ya bildiriminin yapılması,

– Bir aylık dönem içinde çalıştırılan işçilerin çalışma gün sayılarının ve kazançlarının SGK’ya bildirilmesi (emekli olanların sosyal güvenlik destek primi olarak bildirimi, ay içinde eksik gün bildirimleri, fiili hizmet zammı bildirimi),

– Bir aylık dönem için çalıştırılan işçilerin primlerinin belirlenen süreler dahilinde SGK’ya ödenmesi,

-İ şten çıkan veya çıkarılan işçinin 10 gün içinde işten çıkışının SGK’ya bildirilmesi,

– İş kazası ve meslek hastalığı vakalarında bu vakaların en geç 3 gün içinde SGK’ya bildiriminin yapılması,

– Çalıştırılan sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde SGK’ca istenen bildirimlerin belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılması,

– SGK’nın denetim elemanlarının bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zamanın gidilmesi, gerekli olan defter, belge ve delillerin gösterilmesi ve verilmesi, bu denetim elemanlarının görevlerini yapmaları için her türlü kolaylığın sağlanması ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirilmesi,

– İşyeri defter, kayıt ve belgelerinin ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle saklanması ve SGK’nın denetim elemanlarınca istenilmesi halinde 15 gün içinde ibraz edilmesi,

olarak sayabiliriz.

Bunlar arasında tamamlayıcı olarak işçilere, sadece işe girmeleri halinde işverenin bildirimi yanında kendileri tarafından işe girişlerinin en geç bir ay için SGK’ya bildirimleri öngörülmüş, ancak bunun için herhangi bir müeyyide getirilmemiştir. Bu uygulamada temel amaç ise işe giriş açısından kayıt dışılığın önlenmesidir.

Bu bildirim ve yükümlülüklerin işveren tarafından yerine getirilmemesi halinde, işverene idari para cezası uygulanmakta ve bildirimin zamanında yapılmamasından dolayı gerçekleşen ve olası SGK giderlerinin rücu edilmesi gibi ağır müeyyideler söz konusu olmaktadır.

2.2) İşveren Yükümlülükleri

Yazımızın “giriş” bölümünde hizmet akdiyle çalışan sigortalılar için, aslında müeyyidesi de olmayan bir yükümlülük dışında diğer tüm yükümlülüklerin işverenleri tarafından yerine getirilmesinden bahsedilmiştir.

Bu konuya geçmeden önce işverence bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için bazı bilgi ve belgelerin gönderilmesinde, mevzuat gereği zorunluluk arz eden “e-Sigorta” uygulamasından bahsedilmesi uygun olacaktır.

2.2.1) e- Sigorta

 Bilindiği gibi, günümüzde diğer kurum ve kuruluşlarda olduğu SGK tarafından işlemlerin kağıt ortamından kurtarılarak elektronik ortamda yapılması yönünde gelişmeler kaydedilmekte ve elektronik yapılan işlem sayısı her geçen gün artırılmaktadır.

Buna göre, işverenlerce, iş bu yazımızda ayrıntılarıyla açıklanacak olan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla SGK ile işveren veya yetkili kişiler tarafından usulüne uygun olarak doldurulmuş ve imzalanmış “e-Sigorta Hizmetleri İnternet Kullanıcı Kodu ve Kullanıcı Şifresi Başvuru Formu”yla SGK’nın ilgili birimine (sosyal güvenlik il müdürlüğü veya sosyal güvenlik merkezi) başvurulması ve işveren veya yetkili kişiler tarafından “e-Sigorta Sözleşmesi”nin imzalanması gerekmektedir.

İşveren haricindeki kişilerce bu uygulamalardan yararlanmak için işveren vekili veya işvereni temsile yetkili olunması ya da işveren adına SGK’da her türlü işlemi yapmaya yetkili olunduğuna dair özel vekâletnamenin bulunması icap etmektedir.

Alt işvereni olan işyerlerinde de hem işveren, hem de alt işverenlerin her birinin ayrı ayrı “e-Sigorta” için başvuruda bulunma ve yine ayrı ayrı kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresi alma zorunluluğu bulunmaktadır.

Apartman yönetimlerince yapılacak olan başvurularda ise ayrıca, kullanıcı kodu ve şifresinin yönetici adına verilmesinin talep edilmesi halinde, “noter onaylı karar defteri”, “binaya ilişkin bilgilerin yer aldığı ilk sayfası” ve “yönetici seçimine ilişkin kat malikleri kurul kararının yer aldığı sayfa”nın da birer fotokopilerinin, “e-Sigorta Sözleşmesi”yle birlikte başvuru formuna eklenmesi mecburiyeti söz konusudur. Apartman yönetimlerinde eğer şifre bir başka kişi adına alınacaksa, bu durumda yetki verilecek kullanıcı için çıkartılmış vekâletnamenin aslı veya noter onaylı sureti ya da ilgili idarelerce onaylı sureti de yukarıda bahsedilen belgelere eklenecektir.

 “e-Sigorta Sözleşmesi”nde de yazılı “iptal” nedenlerin varlığı halinde, durumun yazılı olarak ilgili SGK birimine bildirilmesi gerekmektedir. Bunun üzerine SGK’nın ilgili birimince kullanıcı kodu ve şifre iptal edilerek bu husus (sözleşme ve şifrenin iptal edildiği) bir yazıyla işveren veya yetkilisine bildirilmektedir.

İşveren veya yetkilisi tarafından kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresinin; çalındığı, kaybolduğu veya unutulduğu gibi hususların yazılı olarak SGK’nın ilgili birimine bildirilmesi halinde ise şifre sistemden iptal edilmekte ve işveren veya yetkilisi tarafından aynı işyeri için yeni kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresi verilmesinin yazılı olarak talep edilmesi halinde, SGK’ca sistemden iptal edilen kullanıcı kondu ve şifrenin tekrar verilmesi sağlanmaktadır.

2.2.2) İşveren Yükümlülüklerinin Tür ve Esasları

a) İşyeri bildiriminin yapılması

Bir işyerinin 5510 sayılı Kanuna göre işyeri sayılması için o işyerinde her şeyden önce en az bir kişinin çalıştırılması gerekmektedir. Dolayısıyla, bir işyerinde hizmet akdiyle çalışan yoksa bu işyeri 5510 sayılı Kanun kapsamında “işyeri”, işyeri sahibi/sahipleri de “işveren” olarak sayılmamaktadır.

İşyerinin bildirim yükümlülüğü bir işyerini devralan veya işyeri kendisine intikal eden işverenler için de geçerlidir.

Dolayısıyla, işyerinde hizmet akdiyle sigortalı çalıştıran, sigortalı çalıştırılan bir işyerini devir alan ya da bu nitelikte işyeri kendisine intikal eden işveren, örneği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek-6’sında bulunan “İşyeri Bildirgesi”ni en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte SGK’ya e-sigorta ile göndermek zorundadır.

Ancak, henüz bu bildirgeler internet üzerinden gönderilemediğinden, SGK’ya elden veya posta yoluyla gönderilebilmektedir.

Bu bildirimlerin süresi, bazı işyerlerinin özelliğine göre değişiklik arz etmektedir.

Şöyle ki;

– Eğer işyeri şirket niteliğinde ise bu şirketin kuruluş aşamasında çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri aynı zamanda SGK’ya da yapılmış sayılmaktadır.

–  Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini, adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden 10 içinde işyeri bildiriminin SGK’ya yapılması gerekmektedir.

– İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde, işyerinin nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı tarihi takip eden 10 içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde ise mirasçıların, ölüm tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde işyerini bildirmeleri gerekmektedir.

Aynı işverenin, birden fazla işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi hâlinde her işyeri için ayrı ayrı “işyeri bildirgesi” düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

İşverence, işyerinin bildiriminin yapılmasından, yani işyeri bildirgesinin gönderilmesinden sonra her işyerine SGK’ca bir işyeri numarası verilmektedir.

İşverenin, işyeri bildirgesi ekinde;

– Daimi mahiyetteki işyerleri için işyerinin adresini gösterir yerleşim belgesini,

– Gerçek kişi işverenleri için kendilerinin, tüzel kişi işverenler yönünden ise tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin imza sirkülerini,

bir ay içinde SGK’ya gönderme yükümlülüğü bulunmaktadır. SGK’nın ilgili birimine bizzat müracaat edilerek, kimliklerin tespitiyle imza beyanlarının alınmasının sağlaması halinde imza sirküleri ayrıca istenilmemektedir.

İşverenden iş alan alt işveren (taşeron), 5510 sayılı Kanundan doğan yükümlülükleri başlamadan önce, imza sirküleri ve asıl işverenle yapmış olduğu sözleşmenin bir örneğini SGK’nın ilgili birimine elden veya posta yoluyla göndermek zorundadır.

Yukarıda belirtilen belgelerin yanı sıra; işyeri tüzel kişilik ise “hükmi şahsiyetin tescil edildiği ticaret sicil gazetesi”, işyeri adi ortaklık niteliğinde ise “noter onaylı ortaklık sözleşmesi”, işyerinin faaliyet konusu ihale konusu iş ise “işin sözleşmesi veya işin üstlenildiğini gösterir idarenin yazısı”, işyerinin faaliyet konusu inşaat ise “yapı ruhsatının fotokopisi”, varsa arsa sahibi ile müteahhit arasındaki inşaat yapım sözleşmesi”nin de SGK’ya verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Belirli yerde yapılmayan ve belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işler için işyeri bildirgesi; sigortalı çalıştırılmaya başlanılan, devir alınan veya başka bir işverene intikal eden işin, belirli bir yerde yapılmaması hâlinde işverenin ikametgâhının bulunduğu, bir ‘il’den diğer bir ‘il’e geçmesi ve devam etmesi hâlinde ise işin başladığı yeri çevresine alan SGK’nın ilgili birimine verilmesi gerekmektedir. Belirli bir yerde yapılmayan işlerde işverenin ikametgâhı ile işin görüldüğü yerler SGK’ya ait ayrı birimlerin sorumluluk alanında bulunuyorsa, işverenin yazılı başvurması üzerine, işin yapıldığı yeri çevresine alan SGK’nın ilgili birimi tarafından işlemlerin yürütülmesine SGK’ca izin verilebilmektedir.

İşveren “alt işveren” statüsünde ise işlemler, asıl işverene ait işyeri sicil numarasına ilave olarak verilecek üç haneli “alt işveren numarası”yla asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden yerine getirilmekte ve alt işveren adına işyeri dosyası açılmamaktadır.

Bu bölümde bahsedilen yükümlülüğü, yani işyeri bildirgesi verme yükümlülüğünü süresinde yerine getirmeyen işyerlerine, bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında, diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, defter tutmakla yükümlü olmayanlar için ise bir aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Diğer yandan, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca, genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak zarar gören işverenlerin, afetin olduğu tarihten afetin olduğu tarihi takip eden ayın sonuna kadar Kanuna göre vermekle yükümlü oldukları işyeri bildirgesi de dahil diğer belgelerin, afetin meydana geldiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar verilmesi halinde bu belge süresi içinde verilmiş sayılmaktadır.

b) Sigortalı bildiriminin yapılması

İşverenler, işyerlerinde çalıştırmaya başladıkları kişileri SGK’ca belirlenen süreler dahilinde “Sigortalı İlk İşe giriş Bildirgesi” veya “Sigortalı Tekrar İşe Giriş Bildirgesi”yle bildirmek zorundadır. “İlk bildirge” daha önce SGK’ya bildirimleri ve sigorta sicil numaraları olmayan, “tekrar bildirge” ise daha önce SGK’ya bildirimleri ve sigorta sicil numarası bulunan çalışanları kapsamaktadır.

Buna göre asıl ve genel kural olarak, işverenlerin sigortalı sayılanları, çalışmaya başladıkları tarihten (en az bir gün) önce SGK’ya e- sigorta yoluyla bildirme zorunluluğu bulunmaktadır.

Ancak, kural olan bu bildirim süresinin bazı istisnaları söz konusudur. Şöyle ki;

– İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için en geç çalışmaya başlatıldığı gün,

– Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında işe alınan sigortalıların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde,

– SGK’ya ilk defa işyeri bildirgesi veren işyerlerinde, ilk defa sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde, bu bir ay içinde işe alınacak olanların da bu bir aylık sürenin sonuna kadar,

bildirimleri yapılabilmektedir.

– Ayrıca, ilk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi SGK’ya verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlaması veya işyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde, sigortalı işe giriş bildirgesi yeni işyeri numarası üzerinden yasal süresi dışında verilebilmektedir.

Bu bildirim yükümlülüğü, SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin ekinde yer alan Ek:4 belgesi ve e-sigortayla SGK’ya gönderilmesiyle yerine getirilmekte ve “Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi” dışında, başka biçimlerde yapılan bildirimler geçerli sayılmamaktadır.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde ise;

– Sigortalı işe giriş bildirgelerini belirtilen süre içinde ya da SGK’ca belirlenen şekle ve usulüne uygun vermeyenler veya e-sigorta ortamında göndermeyen işyerlerine her bir sigortalı için asgari ücret tutarında,

– Sigortalı işe giriş bildirgelerinin verilmediğinin, mahkeme kararından veya SGK’nın denetim elemanlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bu bildirgeyi vermekle yükümlü olan işyerleri her bir sigortalı için asgari ücretin 2 katı tutarında,

– İşyeri esas alınmak suretiyle bu bildirgelerin verilmediğine ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, SGK’nın denetim elemanlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin SGK’ya intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde yukarıdaki bir önceki maddede sayılan durumlardan biriyle tekraren bildirgelerin verilmediğinin anlaşılması halinde, bildirgeyi vermekle yükümlü olan işyeri hakkında bu defa her bir sigortalı için asgari ücretin 5 katı tutarında,

idari para cezası uygulanmaktadır.

Diğer yandan, 7269 sayılı Umumi Hayatı Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca, genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak zarar gören işverenlerin, afetin olduğu tarihten afetin olduğu tarihi takip eden ayın sonuna kadar Kanuna göre vermekle yükümlü oldukları sigortalı işe giriş bildirgeleri de dahil diğer belgelerin, afetin meydana geldiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar verilmesi halinde bu belge süresi içinde verilmiş sayılmaktadır.

c) Bir aylık dönem içinde çalıştırılan işçilerin çalışma gün sayılarının ve kazançlarının SGK’ya bildirilmesi

1) Genel olarak Aylık prim ve Hizmet Belgesi

İşverenler, her ay cari ay içinde çalıştırılan işçilerin çalışma gün sayıları ile kazançlarını, belirlenen süreler dahilinde SGK’ya bildirilmek zorundadır.

SGK’ya yapılan bu bildirim sonucu elde edilen bilgilerden, sigortalıların kısa vadede sağlık yardımlarına ve ödeneklere müstehak olup olmadıkları belirlenmekte, uzun vade de emeklilik şartları tespiti yapılmakta ve emeklilik aylıkları hesaplanmaktadır.

Bu bildirimin, SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek:9’unda yer alan “Aylık Prim ve Hizmet Belgesi”yle yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.

İşveren/alt işveren/geçici iş ilişkisi kurulan işverenlerce gönderilecek bu belgede;

– İşveren/ alt işveren/geçici iş ilişkisi kurulan işverenin adı soyadı/unvanının,

– İşyerinin adresinin,

– İşyeri telefon numarası ve e-posta adresinin,

– İşyerinin vergi kimlik numarası veya işverenin T.C. kimlik numarasının,

– Sigortalıların sosyal güvenlik sicil numaralarının,

– Sigortalıların ad ve soyadları ile ikinci soyadı almış olan sigortalıların ilk soyadlarının,

– Sigortalıların ay içindeki prim ödeme gün sayılarının,

– Sigortalıların prime esas kazanç tutarlarının (hak edilen ücretler ile prim, ikramiye ve bu nitelikteki ödemeler olarak ayrı ayrı),

– Sigortalıların ay içindeki işe başlama ve işten çıkış tarihleri ile işten çıkış nedenlerinin,

– Sigortalıların ayın bazı günlerinde çalışmamış olmaları halinde, eksik gün sayısı ve eksik çalışma nedenlerinin,

– Sigortalıların sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin,

– APHB’sinin ilişkin olduğu yıl ve ayın,

– APHB’sinin mahiyetinin (asıl, ek veya iptal nitelikte olduğununun),

– APHB’sinin türünün,

– APHB’sinin varsa düzenlenmesine esas kanun numarasının,

– APHB’sinin toplam sayfa sayısının,

belirtilmesi zorunludur.

2) Süresinde gönderilmeyen aylık prim ve hizmet belgesi

Aylık prim ve hizmet belgeleri cari, yani süresinde olanların e-sigortayla gönderilmesi zorunludur. Ancak eğer belge süresinde verilmemişse, e- sigorta yoluyla kabul edilmemekte, bunların kağıt ortamında düzenlenerek SGK’ya elden verilmesi veya posta kanalıyla gönderilmesi gerekmektedir.

3) Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinde kimlik numaraları

Belgenin “Sosyal Güvenlik Sicil Numarası” bölümüne, sigortalıların 11 haneli T.C. kimlik numaraları kaydedilmekte, ancak sigortalıların yabancı uyruklu olması halinde ise söz konusu bölüme, bu kişiler için İçişleri Bakanlığınca verilecek olan kimlik numarası girilmektedir.

4) Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinde yer alan gün sayıları ve kazançlar

– Sigortalı kazançları türlerine göre sosyal güvenlik mevzuatında farklı değerlendirildiğinden, ay/dönem içinde ücret almaya hak kazanılan süreler “prim ödeme günü” bölümüne, hak edilen ücretler “prime esas kazanç” bölümüne, ay içinde ödenen prim – ikramiye ve bu nitelikteki istihkaklar ise “prim, ikramiye ve bu nitelikteki istihkak” bölümüne kaydedilecektir.

– Ay veya dönem içindeki çalışmaları tam olan sigortalıların prim ödeme gün sayılarının, ay veya dönemin kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün olarak sisteme girilmesi gerekmektedir.

– Ay veya dönemin ilk gününde işe giren ve o ayda tam çalışan sigortalılar hariç, ay veya dönem içinde işe giren sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işe giriş tarihleri ve ay/dönemin kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

– Ay veya dönemin son gününde çalıştıktan sonra işten ayrılan sigortalılar hariç olmak üzere, ay içinde işten ayrılan sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işten çıkış tarihleri ve ay veya dönemin kaç gün olduğuna bakılarak yine parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

– İşe başladığı ay veya dönem içinde işten ayrılan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları (ay veya dönemin ilk günü işe başlayıp son günü işten ayrılanlar hariç), sigortalının işe giriş tarihi ve işten çıkış tarihleri dahil kaç gün olduğuna bakılarak, parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

– Ay veya dönem içinde işe girişi veya işten çıkışı bulunmayan, çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay veya dönemin bazı günlerinde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları, ilgili ay veya dönemdeki gün sayısından, ücret almaya hak kazanılmamış gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanacaktır.

Ay veya dönem içinde işe başlayan veya işten ayrılan sigortalıların, aynı zamanda çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay/veya dönem içinde hak kazanılmış hafta tatili dışında, çalışmadığı ve çalışmadığı günler içerisinde ücret almadığı günlerin bulunması durumunda, ilgili ay veya dönemdeki prim ödeme gün sayısı, ücret alınan gün sayısı esas alınmak suretiyle, başka bir ifade ile ilgili ay/dönemdeki gün sayısından, işe başladığı tarihten önceki gün sayısı, işten ayrıldığı tarihten sonraki gün sayısı ve ücret alınmayan gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanacaktır.

– Hak kazanılmadığı halde kullanılmış olan hafta tatili için ücret ödenmesi halinde, bu sürelere ilişkin ücretler de prime esas kazanca dahil edileceğinden, bu durumda bahse konu süreler prim ödeme gün sayısına dahil edilecektir.

– İşverenlerce Kurumdan geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara, Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile normal günlük kazançları arasındaki fark ücretleri veya Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmaksızın ayrıca normal günlük ücretlerinin ödendiği durumlarda, yani işvereni tarafından bu süreler için SGK’ca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmaksızın tam ücretinin ödenmesi durumunda, söz konusu sigortalı için prim ödeme gün sayısı tam olarak gösterilecek, istirahatli sürelerde işverence ücret ödenmemesi halinde ise sigortalının geçici iş göremezlik süresi düşülerek prim ödeme gün sayısı belirlenecektir.

– Sigortalıların işe başladığı ay veya dönemdeki prim ödeme gün sayılarının ve prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu da göz önüne alınacak ve hak kazanılan hafta tatili prim ödeme gün sayısına dahil edilecektir.

– Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve çalıştırılmadığı günler için ücret ödenmeyen sigortalıların eksik çalışma nedenlerinin aylık prim ve hizmet belgesine kaydedilmesi gerekmektedir.

– Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve çalıştırılmadığı günler için de ücret ödenmediği beyan edilen sigortalılara ilişkin olarak, aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı eksik gün nedeni hanesine, sigortalının durumunu açıklayan kod numarasının kaydedilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

5) Eksik gün bildirimi

– 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşların işyerleri ve toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile 30 ve üzerinde sigortalının çalıştırıldığı aylara ilişkin özel sektör işyerleri hariç olmak üzere, ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların eksik çalıştıklarını ispatlayan belgelerin SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek:10’unda yer alan belge ile aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde işyerinin bağlı bulunduğu SGK’nın ilgli birimine elden verilmesi veya aynı süre içinde posta ile gönderilmesi gerekmektedir.

– 30 ve üzerinde sigortalı çalıştırılıp çalıştırılmadığının tespiti sırasında, ay içinde hizmet akdi devam eden sigortalılarla birlikte; alt işverenler tarafından çalıştırılan sigortalılar, ay içinde çeşitli nedenlerle çalışması olmayan sıfır gün ve sıfır kazançlı sigortalılar ve ay içinde işe giren ve işten ayrılan sigortalılar da hesaplamaya dahil edilmektedir.

– Eksik gün nedenlerine ilişkin bilgi ve belgelerin SGK’ya verilmemesi veya verilmesine rağmen SGK’ca geçerli sayılmaması halinde, işverenden/alt işverenlerden eksik bildirilen günlere ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin bir aylık süre içinde verilmesi 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ edilecek yazı ile istenilecek, ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin söz konusu yazının tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde yine verilmemesi halinde, bahse konu prim belgeleri SGK’ca re’sen düzenlenerek, tahakkuk eden primler yazı ile işverene/alt işverenlere tebliğ edilecektir.

– İşyerlerinde kısmi zamanlı (part-time) olarak çalışan sigortalılar için düzenlenmiş olan yazılı sözleşmenin noterden tasdikli olması zorunluluğu bulunmamaktadır. Kısmi süreli çalışmalara ait iş sözleşmesi noterden onaysız ve yasal süresi dışında verilmiş ise verildiği ay ve sonrası için hüküm ifade edecektir. Kısmi iş sözleşmesinin, SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek:10’u ekinde yayınlanan “Eksik Gün Bildirim Formu” ekinde ve aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken yasal süre içinde Kuruma verilmiş olması kaydıyla, söz konusu form ve sözleşme işverenlerden, sözleşme süresi boyunca, her ay tekrar istenilmeyecektir.

6) Farklı statü ve özellikleri olanların bildirimlerinin farklı belgelerle yapılması

Aynı işyerinde çalışmakla birlikte, farklı nitelikleri olan sigortalılar, farklı belge türü seçilmek suretiyle SGK’ya bildirilecektir.

Bu durumda; ”tüm sigorta kollarına tabi olanlar”, “sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar” ve “fiili hizmet süresi zammına tabi olanlar” için SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin ekinde yer alan değişik (ayrı ayrı) aylık prim ve hizmet belgeleri düzenlenerek SGK’ya gönderilecektir.

Diğer taraftan, “işçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenler”, “bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar”, “2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar”, “24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar” ve “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar”dan hizmet akdine istinaden çalışmayanlar için SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek:13’ünde yer alan belge türü seçilecektir.

SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğin Ek:9’unda yer alan aylık prim ve hizmet belgesi arka sayfasında açıklanmış olan belge türlerini işverenlerin seçilebilmesi için, bahse konu belge türlerini seçebilmeleri amacıyla çalıştırdıkları sigortalıların niteliklerini de belirtmek suretiyle işyerlerinin bağlı bulunduğu SGK’nın ilgili birimine yazılı olarak başvurmaları gerekmekte olup, yapılan başvurular üzerine ilgili ünite tarafından gerekli kodlama yapılmak suretiyle, aylık prim ve hizmet belgesinin gönderilmesi sırasında ilgili belge türleri kendilerine açılacaktır.

 İşyerinin ve sigortalıların çeşitli teşvik kanunları kapsamına girmesi halinde, söz konusu kanunlar kapsamına giren sigortalılar ayrı ayrı belge türü ve kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgeleriyle SGK’ya bildirilecektir.

7) Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin Kuruma Verilmesi

Özel nitelikteki işyeri işverenleri cari aya ilişkin olarak düzenleyecekleri asıl, ek veya iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini, en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’ünde saat 23.59’a kadar e-Sigorta kanalıyla SGK’ya göndermek zorundadırlar. Belgenin gönderilmesi gereken sürenin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, aylık prim ve hizmet belgesi, son günü izleyen ilk iş günü saat 23:59 a kadar, SGK’ya e-Sigorta kanalıyla gönderilebilecektir.

Diğer taraftan, bazı özel nitelikteki işyeri işverenleri ayın 15’i ila müteakip ayın 14’ü arasında ücret alan sigortalılar çalıştırdığından, bu nitelikteki işyeri işverenlerince düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinin, en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 7’sinde SGK’ya gönderilmesi gerekmektedir.

Ayrıca;

– Toplu iş sözleşmeleri uyarınca geriye yönelik olarak ödenmesine karar verilen ücret farklarına ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin, toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihi,

– Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara, Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra istirahatli bulunulan süre için işverenlerince toplu iş sözleşmesine dayanılarak ücret ödenmesi hâlinde, bu ücretlere ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin istirahat süresinin sona erdiği tarihi,

– 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararların tebliğinden sonra, on iş günü içinde sigortalı, işe başlamak üzere işverene başvurduğu takdirde, iş mahkemeleri veya özel hakemlerce verilen karar uyarınca ödenmesine karar verilen ücretlere ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin, kesinleşen mahkeme kararının sigortalıya tebliğ edildiği tarihi izleyen onuncu iş gününün içinde bulunduğu ay veya dönemi,

– 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında bulunanlardan hizmet akdi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülenlere, enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik olarak yapılan ödemelere ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin, ödemenin yapıldığı tarihi,

– Toplu iş sözleşmelerine tabi işyeri işverenlerince veya kamu idarelerince ya da yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenen ücret dışındaki ödemelere ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihlerini,

– Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçları, aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma verilme süresi içinde Türkiye’ye dönmemişse, bu araçlarda çalıştırılan sigortalılara ait aylık prim ve hizmet belgesi, verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren bir ayı geçmemek şartıyla araçların Türkiye’ye dönüş tarihini,

takip eden ay veya dönemin 23’üne kadar SGK’ya, e-Sigorta kanalıyla gönderilmesi veya kağıt ortamında verilmesi halinde yasal süresi içinde verilmiş kabul edilecektir.

8) Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin afet durumunda verilme süresi

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca, genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak zarar gören işverenlerin, afetin olduğu tarihten afetin olduğu tarihi takip eden ayın sonuna kadar Kanuna göre vermekle yükümlü oldukları aylık prim ve hizmet belgeleri de dahil diğer belgelerin, afetin meydana geldiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar verilmesi halinde bu belge süresi içinde verilmiş sayılmaktadır.

9) Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin hiç verilmemesi veya geç verilmesi

Bu bölümde belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, yani aylık prim hizmet belgelerinin süresinde SGK’ya gönderilmemesi durumunda; SGK’ca belirlenen şekilde ve usulde vermeyenler ya da SGK’ca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;

– Belgenin asıl olması halinde aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin 1/5’i tutarında,

– Belgenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin 1/8’i tutarında,

– Ek belgenin SGK’ca re’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında,

– Belgenin mahkeme kararı, SGK’nın denetim elemanlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları SGK’ya bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin 2 katı tutarında,

idari para cezası uygulanmaktadır.

ç) Ay içinde çalıştırılanların primlerinin ödenme süreleri

1) Genel açıklamalar

İşverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay veya dönemin sonuna kadar SGK’ya ödemek zorundadırlar.

Ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, prim tutarları en geç son günü izleyen ilk iş günü içinde SGK’ya ödenebilmektedir.

Ayrıca;

– 6356 sayılı Kanuna göre toplu iş sözleşmesi akdedilen işyerlerinden dolayı, toplu iş sözleşmesine istinaden geriye yönelik olarak ödenen ücretlere ilişkin sigorta priminin, toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihi,

– Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerince toplu iş sözleşmesine dayanılarak istirahatlı bulunulan süre için ücret ödenmesi hâlinde, bu ücretlere ilişkin sigorta primlerinin, istirahat süresinin sona erdiği tarihi,

– 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı için kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının, sigortalıya tebliğinden sonra 10 iş günü içinde sigortalının işverene işe başlamak üzere başvurduğu takdirde, iş mahkemeleri veya özel hakemlerce verilen karar uyarınca ödenmesine karar verilen ücretlere ilişkin sigorta primlerinin, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren (tebliğ edilen gün hariç) onuncu iş gününün içinde bulunduğu ay veya dönemi,

– 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında bulunanlardan hizmet akdi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülenlere enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik olarak yapılan ödemelere ilişkin sigorta primlerinin, ödemenin yapıldığı tarihi,

– Toplu iş sözleşmelerine tabi işyeri işverenlerince veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenen ücret dışındaki ödemelere ilişkin sigorta primlerinin yukarıda, belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihlerini,

izleyen ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödenirse yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilmektedir.

2) Afet durumunda primlerin ödenme süresi

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak zarar gören işverenlerin, afetin olduğu tarihten afetin olduğu tarihi takip eden ayın sonuna kadar Kanuna göre ödemekle yükümlü oldukları primlerin, afetin meydana geldiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde primler süresi içinde ödenmiş sayılmaktadır.

3) Prim ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi

– Prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenler hakkında; primler süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için % 2 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılmakta, ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanmaktadır. Diğer yandan, dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilmektedir.

– SGK prim alacaklarını, işverenlere olan borçlarından mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye de yetkilidir.

– SGK süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerini uygulama yetkisine haiz olup, ayrıca 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanmaktadır.

– SGK, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek üzere Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme, taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahil olmak üzere her türlü teminat almaya yetkilidir.

– SGK’nın 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacak niteliğindedir.

d) İşten çıkan/çıkarılan işçilerin bildirimlerinin yapılması

Eğer işçi işten çıkarılmış veya çıkmış ise işçinin işten çıktığı tarihten itibaren 10 gün içinde bu çıkışın SGK’ya bildiriminin yapılması ve işten çıkarılan işçinin çalışma dönemine denk gelen aylık prim ve hizmet belgesinde de bu çıkış tarihinin belirtilmesi gerekmektedir.

İşçinin hizmet akdinin sona erdiği tarihte sigortalılığı sona ermekte ve bu sona erme bildiriminin, SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek-5’inde yer alan “Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi” ve e-sigortayla yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.

Naklen ve hizmet akdi sona ermeden, aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer bir işyerinde çalışmak üzere işten ayrılan sigortalılar için yasal süresi dışında verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesi veya işyerinin aynı il içinde SGK’nın başka bir biriminin görev bölgesine nakledilmesi halinde eski işyeri numarası üzerinden yasal süresi dışında verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesi de süresinde verilmiş sayılmaktadır.

Bu yükümlülüğün süresinde veya hiç yerine getirilmemesi durumunda aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

e) İş kazası ve meslek hastalığı bildirimlerinin yapılması

Bir işyerinde her zaman için iş kazası veya meslek hastalıkları ortaya çıkabildiğinden; bu durumlarda bu vakalardan doğan ve doğacak olan maddi ve manevi zararların önlenmesi amacıyla, iş kazası veya meslek hastalığına maruz kalan işçileri çalıştıran işverenlere belli yükümlülük ve sorumluluklar getirilmiştir.

İş kazası

Sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde, kaza olayının işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl, SGK’nın ilgili birimine ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde, SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek:7’sinde yer alan “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesi” ile e-sigorta yoluyla SGK’ya bildirilmesi veya doğrudan ya da posta yoluyla SGK’nın ilgili birimine gönderilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Ancak, işçilerin işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası geçirmeleri hâlinde, iş kazası ile ilgili bilgi alınmasına engel olacak durumlarda, bu bildirim süresinin başlangıcı iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlamaktadır.

 Belirtilen sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilmektedir.

Meslek hastalığı

Meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen sigortalı veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek:7’sinde yer alan “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesi” ile e-sigorta yoluyla SGK’ya bildirilmesi veya doğrudan ya da posta yoluyla SGK’nın ilgili birimine gönderilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

 Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverenden, SGK tarafından bu olayla ilgili yapılmış bulunan tedavi giderleri, yol gideri, gündelik, refakatçi giderleri ve diğer harcamalar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneği tahsil edilmektedir.

Hekim/sağlık kurulu raporları

Sigortalıların iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle istirahatlerinin raporla tevsik edilmesi durumunda, SGK’ca yetkilendirilen tek hekim veya sağlık kurulu tarafından verilecek istirahatler, örneği SGK tarafından belirlenen belge ile elektronik ortamda SGK’ya gönderildiğinden ve gönderilen bu belge işverence görüntülenebildiğinden, çalışılmadığına dair bildirimin SGK’ya gönderilmesi için yapılan tebligat yerine geçmektedir.

Geçici iş göremezlik ödeneği

Eğer sigortalıya iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle istirahatli kaldığı günler için geçici iş göremezlik ödeneği ödenecekse, sigortalının;

– Bir veya birden fazla işyerinde çalışan sigortalının istirahatli olduğu dönemde işverenleri tarafından işyerlerinde çalışıp çalışmadığının,

– Kazanç hesabına giren döneme ilişkin aylarda, prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemelerinin,

– Sağlık hizmet sunucusuna müracaat ettiği/istirahatın başladığı tarih itibarıyla prim ödeme hâlinin devam edip etmediğinin,

işveren tarafından istirahatın bittiği tarihten itibaren 5 gün içinde SGK’ya elektronik ortamda bildirilmesi gerekmektedir.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde;

– Belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde sigortalı başına asgari ücretin 10’da 1’i,

– Hiç yapılmaması halinde ise sigortalı başına asgari ücretin yarısı,

tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

İş kazası veya meslek hastalığında işverenin sorumluluğu

İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı sonucunda meydana gelmişse işveren Kuruma karşı sorumlu hâle gelmekte, eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali sorumluluğunu kaldırmamaktadır.

Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni yine SGK’ya karşı sorumlu hâle getirir.

İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

Süresinde bildirilmeyen sigortalılık

Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile SGK’ya bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının SGK’ca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı halleri sonucu, ilgililerin gelir ve ödenekleri SGK’ca ödenmekle birlikte, yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilmektedir.

İşveren aleyhine açılacak rücuan tazminat davalarına konu olabilecek tutar, sigortalı ve hak sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerine, SGK’ca yapılan veya ileride yapılması gereken diğer ödemeler eklenerek hesaplanmakta ve işveren, rücuan tazminat davalarına konu olan, bağlanacak ilk peşin sermaye değerli gelirlerin tamamından kusur oranı kadar sorumlu olmaktadır.

f) SGK’nın denetim elemanlarına bilgi verilmesi, gerekli olan defter, belge ve delillerin gösterilmesi ve verilmesi, bu denetim elemanlarının görevlerini yapmak için her türlü kolaylığın sağlanması

5510 sayılı Kanuna göre işyerlerinde denetim yapmak yetkisi asıl olarak SGK Müfettişleriyle denetmenlerine verilmiş olmakla birlikte, diğer kamu kurumlarının denetim elemanları da işyerlerinde sigortalılık denetimi yapma yetkisine haizdir.

İşverenler, SGK Müfettişleri ve denetmenleriyle diğer kamu kurumlarının denetim elemanlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.

Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen işverenler hakkında;

– SGK Müfettişleri ve denetmenlerinin inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında, bunların görevlerini yapmalarına ve denetime engel olan işverenlere ve işyeri sahiplerine, eylemleri başka bir suç oluştursa dahi, asgari ücretin beş katı tutarında,

– SGK Müfettişleri ve denetmenlerinin görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan işverenler ve işyeri sahipleri, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılmaları dışında bu suçu işleyenler hakkında ayrıca asgari ücretin on katı tutarında,

 idari para cezası uygulanmaktadır.

g) SGK denetim elemanlarınca istenen bilgi ve belgelerin ibrazı

İşveren ve işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yılbaşından başlamak üzere on yıl süreyle saklamak ve istenilmesi halinde de SGK’nın denetim elemanlarına 15 gün içinde ibraz etmek zorundadır.

Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda;

– Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık brüt asgari ücretin 12 katı tutarında,

– Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık brüt asgari ücretin 6 katı tutarında,

– Defter tutmakla yükümlü değil iseler, aylık brüt asgari ücretin üç katı tutarında,

– Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler için asgari ücretin 12 katı tutarında,

– İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunluluğu olup, belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında,

idari para cezası uygulanmaktadır.

3) SONUÇ

Yazımızda da belirtildiği üzere, sosyal güvenlik mevzuatımızda hizmet akdi kapsamında kişi çalıştıranlara, yani işverenlere, çalıştırdıkları kişilerin sosyal güvenliklerinin sağlanması konusunda birçok yükümlülük getirilmiştir. Daha açık ifadelerle, hizmet akdiyle çalışanların sosyal güvenlik sorumluluk ve ödevleri işverenlerine verilmiştir.

Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi bir yandan “hizmet akdi” tanımı ve içeriği gereği, kendilerine emanet edilen çalışanların kısa vadede sağlık yardımı almalarını, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gelir veya ödenek almalarını, uzun vadede de emekli olmalarını sağlamakta iken, diğer yandan da yükümlülükleri yerine getirmemekten daha ağır ve bedeli yüksek maliyetlerden kaçınmak anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla, hem sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi hem de uzun vadede daha ağır ve bedeli yüksek olası maliyetlerden kaçınmak için işverenlerce sosyal güvenlik yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmesinde yarar görülmektedir.(www.isvesosyalguvenlik.com)

Recep LEVENT*

——————————————-

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu

receplevent23@hotmail.com