Anasayfa / Bilgi / İşçi Alacak Davalarında Miktar Belirtmek Gerekir mi ?

İşçi Alacak Davalarında Miktar Belirtmek Gerekir mi ?

Sponsorlu Bağlantılar

Çalışanların işverenden, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilik alacaklarını alamamaları halinde başvuracakları yollardan biri şikayet, diğeri de dava yoludur.

Şikayet konusuyla ilgili ayrıntılı bilgi ve açıklamalar Çalışanlar İhbar ve Şikayet Başvurularını Nereye Yapmalı başlıklı yazıda yer almaktadır. Ancak özellikle çalışanın işçilik alacakları belgeye dayanmıyorsa, genelde şikayetten bir sonuç çıkmaz. Bu durumda ikinci seçenek İş Mahkemesinde alacak davası açmaktır (Bkz. Çalışanlar Davayı Neredeki İş Mahkemesinde Açabilir ?). Çalışan kişi isterse şikayet yoluna gitmeden doğrudan da dava açabilir. Ancak zaman aşımı süresine dikkat etmek gerekir (Bkz. İşçi Alacaklarında Zamanaşımı Süresi Var mıdır ?)

İş mahkemesine açılacak alacak davalarında da dava dilekçesinin talep bölümünde alacağın miktarını belirtmek gerekip gerekmeyeceği, zorunlu olup olmadığı konusu gündeme gelmektedir. Dava dilekçesinde alacak miktarı belirtilmeyen davalara belirsiz alacak davası denir. Alacak miktarının sadece bir kısmının dava dilekçesinde yer aldığı davalara ise kısmi dava denir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında da (Esas No. 2015/22-1156, Karar No. 2015/1598, Tarihi: 17.06.2015); işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinde belgeye bağlama görev ve yetkisinin işçide değil işverende olduğu, belge düzenleme yetkisi ve yükümlülüğü bulunmayan işçinin alacaklarını belirleyebilmesi için işveren tarafından düzenlenen yasaya uygun belgelere ihtiyaç duyacağı, ayrıca bazı işçilik alacaklarında (kıdem tazminatı gibi) giydirilmiş ücretin, bazı işçilik alacaklarında ise çıplak ücretin (fazla mesai, hafta tatili, yıllık ücretli izin alacakları gibi) esas alındığı, dolayısıyla eğitim durumları ve sosyal düzeyi birbirinden farklı olan işçilerden alacaklarını tam ve kesin olarak belirlemelerinin beklenemeyeceği, dolayısıyla burada belirtilen şartlar dikkate alınarak dava konusu alacağın belirli alacak olup olmadığının tespit edileceği, yani dava dilekçesine alacak miktarının yazılması gerekip gerekmeyeceğinin tespit edileceği belirtilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir başka kararında (Esas No. 2015/22-1074, Karar No. 2015/1623, Tarihi: 17.06.2015) davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden (çalışandan) beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini belirtmiştir.

Söz konusu Yargıtay kararları dikkate alındığında, duruma göre çalışan kişi dava dilekçesinde alacak miktarını belirtebileceği gibi, miktar belirtmeden de dava açabilecektir. Bu durumda da çalışanın alacak miktarı özellikle bilirkişi incelemesinden sonra mahkeme tarafından tespit edilecektir.

Çalışan kişinin alacak miktarını tam olarak hesaplayamadığı / belirleyemediği durumlarda kısmi dava yoluna da gidilebilir. Bunun için dava dilekçesinin talep bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” ifadesinin kullanılması yeterli olacaktır. (isvesosyalguvenlik.com)

Yorum yaz

E posta adresiniz yorumda görünmeyecek. Hakaret ve küfür içeren yorumlar yayımlanmayacaktır. YORUMLAR ONAYA TABİ OLUP, ONAYLANDIKTAN SONRA SAYFADA GÖRÜNECEKTİR. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir. *

*