Anasayfa / Dosyalar / SGK - Sigorta Mevzuatı Dosyalar / Sigorta Primlerinin ve İdari Para Cezalarının Ödenmesi – Tecil ve Taksitlendirme – Erken Ödeme – Diğer Konular

Sigorta Primlerinin ve İdari Para Cezalarının Ödenmesi – Tecil ve Taksitlendirme – Erken Ödeme – Diğer Konular

Sponsorlu Bağlantılar

1-Yasal Düzenleme:

Sigorta primlerinin ve idari para cezalarının ödenmesi ile ilgili düzenlemeler; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 87 ila 91 inci maddelerinde Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin eski 115 ve 116, yeni 108 ve 109 uncu maddelerinde düzenlenmiş, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik, Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik ve İşveren Uygulama Tebliği’nde konuya yer verilmiştir.

2-Sosyal Güvenlik Reformu İle Gelen Değişiklikler:

2.1-4/a kapsamında çalışanlar için aylık prim ve hizmet belgelerini verme süresi takip eden ayın 23’ü olarak değiştirildiği halde, primleri en son ödeme tarihi eskiden olduğu gibi takip eden ayın sonu olarak kalmıştır.

2.2-SSK idari para cezalarında zaman aşımı süresi beş yıl iken, yeni dönemde idari para cezalarında da zamanaşımı süresi 10 yıla çıkarılmıştır.

2.3-İşyerleri yangın, su baskını, yer kayması, deprem gibi afete uğrayan, tabii afet nedeniyle tarımsal faaliyetinden dolayı zarar gören işverenler için primlerin ertelenebilmesi için ayrıca ödeme aczine düşmüş olma şartı getirilmiştir.

3-Genel Açıklamalar:

Prim, idari para cezası ve diğer Kurum alacaklarının ödenmesi ve tahsili ile ilgili düzenleme, 5510 sayılı Kanun, yönetmelik ve tebliğlerde yer almış olmakla beraber, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı, Kurumun 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanacağı belirtilmiştir, bu yetkilerin kullanımıyla ilgili olarak ayrıca yukarıda belirtilen yönetmelik yayımlanmıştır.

6183 sayılı Kanunun uygulanmayacak istisna maddeleri şunlardır:

• 51-Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı

• 102-Tahsil zamanaşımı

• 106-Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin

Bu konularla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

4-Prim Ödeme Yükümlüsü:

5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesine göre;

Kanunun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından;

a-4/a (işçi) ve 4/c (memur) kapsamında sigortalı olanlar ile 5 inci maddenin (a) bendine tabi olanlar (hükümlü ve tutuklular) için bunların işverenleri,

b-4/b kapsamında sigortalı olanlar ile bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar, isteğe bağlı sigortalı olanlar ve 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) (mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler) ve (g) (başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar)bentlerinde sayılan kişilerin kendileri,

c-5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan kişiler (harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olduğu için kendileri genel sağlık sigortası primi ödemeyecek vatandaşlar), için primi yılı merkezî yönetim bütçesinden karşılanmak üzere ilgili kamu idareleri,

d-5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan kişiler (4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler) ile 5 inci maddenin (e) bendinde belirtilenler (Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler) için Türkiye İş Kurumu,

e-5510 sayılı Kanununun 5 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim görenler ile meslek liselerinde staja tâbi tutulan öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar, yüksek öğrenim sırasında staja tâbi tutulan öğrenciler için öğrenim gördükleri yüksek öğretim kurumu,

f-5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (c) ve (g) bentlerine tabi olanlar (haklarında sadece bazı sigorta kolları uygulananlar) için işverenleri veya kendileri,

prim ödeme yükümlüsüdür. Dolayısıyla sigortalıların primlerini bu belirtilen prim ödeme yükümlüleri ödeyeceklerdir.

5-Primlerin Ödenmesi:

5.1-Kanunun 4 üncü Maddenin Birinci Fıkrasının (a) Bendi (4/a) Kapsamında Sigortalı Olanlar Yönünden Primleri Ödeme Süreleri:

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (4/a) kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hisselerine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ayın/dönemin sonuna kadar Kuruma ödemeleri gerekmektedir.

Ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde ise prim tutarlarının, en geç son günü izleyen ilk iş günü içinde ödenmesi gerekmektedir.

Öte yandan, sigorta primleri ilgili olduğu ayı/dönemi takip eden ay/dönem dışında (yasal süresi dışında) ödenmekle birlikte;

- Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi dışında kalan sigortalı personel ile toplu iş sözleşmesine tabi olmakla beraber sendikalara üye olmamaları sebebiyle özel sektöre ait işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele yapılan geriye dönük ücret artışlarına ilişkin sigorta primlerinin, kararların alındığı tarihleri,

- 2822 sayılı Kanuna göre toplu iş sözleşmesi akdedilen işyerlerinden dolayı toplu iş sözleşmesine istinaden geriye yönelik olarak ödenen ücretlere ilişkin sigorta priminin, toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihi,

- Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerince toplu iş sözleşmesine dayanılarak istirahatlı bulunulan süre için ücret ödenmesi hâlinde, bu ücretlere ilişkin sigorta primlerinin, istirahat süresinin sona erdiği tarihi,

- 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca, göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlaması halinde, davete ilişkin tebligatın alındığı tarihin veya işverenin işçiyi işe başlatmaması halinde, sigortalı personelin işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ay başını,

- Ücretleri Maliye Bakanlığının vizesine tabi olması sebebiyle ödenmesine sonradan karar verilen kamu sektöründe görevli sigortalı için vizenin gecikmesine bağlı olarak yasal süresi dışında verilmek zorunda kalınan ek prim belgelerine ilişkin sigorta primlerinin, vize işleminin gerçekleştiğine ilişkin yazının ilgili kuruluşa intikal tarihini,

- İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen sigortalı ile ilgili olarak, ödenmesine karar verilen ücretlere ilişkin sigorta primlerinin, mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden günü,

- Kamu kurumlarında 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (4/1-a) kapsamında çalışan sigortalılar için mahkeme kararları veya idarece verilen kararlar gereğince geriye yönelik ücret ve ücret niteliğinde ödeme yapılması halinde mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden günü veya idarenin karar tarihini,

- Toplu iş sözleşmelerine tabi işyeri işverenlerince veya kamu idarelerince ya da yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenen ücret dışındaki ödemelere ilişkin sigorta primlerinin (ücret dışındaki bu ödemeler hizmet akdinin devam ettiği en son ayın kazancına dahil edilecektir) yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihlerini,

- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (b) bendi (4/B) kapsamında bulunanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (4/1-a) kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülenlere enflasyon farkı veya başka ad altında geriye yönelik olarak yapılan ödemelere ilişkin sigorta primlerinin, ödemenin yapıldığı tarihi,

- 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun hükümlerine göre sözleşmeli olarak çalıştırılandan, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi (4/1-c) kapsamında sigortalı olan ve her ayın 1’i ila 30’u arasındaki maaş ödemeleri çalışılan ay sonuçlarının il sağlık müdürlüklerine bildiriminden itibaren onbeş gün içinde yapılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının primleri, maaş ödemelerinin yapılması gereken tarihi,

izleyen ayın/dönemin sonuna kadar Kuruma ödenirse yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilir.

Diğer taraftan, Kurum Yönetim Kurulunun almış olduğu 3/12/2010 tarihli ve 2010/282 sayılı kararla, Libya’da daimi işçi çalıştıran işverenlerin, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre her ay için sigortalılardan kesecekleri sigorta primlerini kendilerine ait prim tutarlarına da ekleyerek en geç ilgili olduğu ayı takip eden üç ay içinde ödemelerine karar verilmiştir. Bu nedenle, Libya’da iş yapan Türk işverenlerin çalıştırdıkları işçilerden 5510 sayılı Kanuna göre her ay kesecekleri sigorta primlerini, kendilerine ait prim tutarlarını da ekleyerek en geç ilgili olduğu ayı takip eden üç ay içinde Kuruma ödemeleri gerekmektedir. Bu süre içinde ödenmeyen primlere 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacaktır.

Prim ödeme yükümlüleri adına üçüncü kişiler tarafından yapılan ödemeler de kabul edilir. Bu durum prim ödeme yükümlüsünü değiştirmez ve üçüncü kişiler lehine bir hak doğurmaz.

Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçları, aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma verilme süresi içinde Türkiye’ye dönmemişse, bu araçlarda çalıştırılan sigortalıya/sigortalılara ait aylık prim ve hizmet belgesi, araçların Türkiye’ye dönüşünü takip eden ay içinde Kuruma verilir. Ancak, aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma verilmesi ve sigorta primlerinin ödenmesi, söz konusu belgenin Kurumca belirlenen verilme süresinin (özel sektör işyerleri için belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’ü normal verilme süresi olarak belirlenmiştir) sona erdiği tarihten itibaren bir ayı geçemez.

Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamaz.

Kurum, prim ve her türlü alacaklarını, işverenlere olan borçlarından mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye, primlerin özel ödeme şekilleri kullanılmak suretiyle ödenmesi zorunluluğunu getirmeye ve primlerin yatırılacağı tahsilât kuruluşlarını belirlemeye Kurum yetkilidir.

5.2-Kanunun 4 üncü Maddenin Birinci Fıkrasının (b) Bendi (4/b) Kapsamında Sigortalı Olanlar İle İsteğe Bağlı Sigortalılar Yönünden Primleri Ödeme Süreleri:

- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi olanların (4/b – kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların yani Bağ-Kur’luların),

- Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların (sosyal güvenlik destek primleri aylıklarından kesilenler hariç),

- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine tabi olanların (4/b-4 – kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanların),

- İsteğe bağlı sigortalı olanların,

her aya ait primlerini takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödemeleri gerekir.

Ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde ise prim tutarları, en geç son günü izleyen ilk iş günü içinde Kuruma ödenecektir. Özellikle dini bayram tatilleriyle birleşmek üzere verilen idari izinler resmi tatil sayılmamaktadır. 4/b kapsamında sigortalı sayılanların, her ay için otuz tam gün prim ödemesi zorunludur.

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların (kendi adına tarımsal faaliyette bulunanların) prim borçları, diğer tahsilat yolları dışında, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek şartıyla % 5 oranına kadar kesinti yapılarak tahsil de edilebilir.

5.3-Kanunun 4 üncü Maddenin Birinci Fıkrasının (c) Bendi (4/c) Kapsamında Sigortalı Olanlar Yönünden Primleri Ödeme Süreleri:

4/c kapsamında sigortalı (memur) çalıştıran kamu idareleri açısından primlerin ödenme süresi ve şekli, İşveren Uygulama Tebliği’nde ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

6-İdari Para Cezalarının Ödenmesi:

5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine göre;

İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz.

7-Son Günün Mali Tatile Denk Gelmesi:

5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesi uyarınca her yıl Temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) mali tatil olarak belirlenmiştir. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, mali tatil Temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlayıp 20’sinde (yirmisi dahil) sona erecektir.

Bu doğrultuda;

İşverenlerin Kurumca tebliğ edilen idari para cezalarını tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödemeleri veya aynı süre içinde itiraz etmeleri gerekmektedir. Yine aynı madde uyarınca tahakkuk ettirilen idari para cezalarının itiraz edilmeksizin veya yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, söz konusu idari para cezası tutarının dörtte üçü tahsil edilmektedir. Ancak, idari para cezaları ile ilgili ödeme ve itiraza ilişkin onbeş günlük sürenin son gününün mali tatile rastlaması halinde, bu süreler mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacaktır.

Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili birimince re’sen tahakkuk ettirilerek tebliğ edilen prim borcuna karşı işverenlerce tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde itiraz edilebilmekteyken, bir aylık sürenin son gününün mali tatile rastlaması halinde itiraz süresi, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacaktır.

Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili birimince yapılan araştırma sonucunda bulunan fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanarak işverene tebliğ edilen prim, gecikme cezası ve gecikme zammından oluşan borcun kabul edildiği ve müfettiş incelemesi istenmediğine dair işverence bir ay içinde taahhütname verilmesi halinde, borç idari aşamada kesinleşmektedir. Ancak söz konusu taahhütnamenin verilmesinin son gününün mali tatile rastlaması halinde taahhütname verme süresi, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacaktır.

Yangın, su baskını ve deprem gibi tabi afete uğrayan ve bunu belgeleyen işverenlerin, olayın meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde talepte bulunmaları halinde mevcut prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek üç aylık prim borçları, olayın meydana geldiği tarihten itibaren bir yıla kadar ertelenebilmektedir. Ancak, söz konusu ertelemeye ilişkin talep süresinin son gününün mali tatile rastlaması halinde, talepte bulunma süresi, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacaktır.

8-Gecikme Cezası ve Zammı Uygulanması:

5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı, sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Bu oran, 1/3/2010 tarihli ve 2010/260 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Kararın 1 inci maddesiyle 28/4/2010 tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere %2 olarak belirlendiğinden, 1/5/2010 tarihinden sonraki aylar için bu oran %2 olarak uygulanır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Bakanlar Kurulu, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilir.

9-Kurum Alacağının Tecil ve Taksitlendirilmesi:

Özel kanunlarla zaman zaman getirilen tecil ve taksitlendirme uygulamaları dışında, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre de Kurum alacaklarının tecil ve taksitlendirilmesi mümkündür. Ayrıca konuyla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik’in 13 üncü maddesinde konu düzenlenmiştir. Buna göre;

a-Kurum alacağının vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki yada haczedilmiş malların paraya çevrilmesi, Kurum borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, Kurum Yönetim Kurulunca veya Kurum Yönetim Kurulunun yetkisini devrettiği makamlarca, Kurum alacağı 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil faizi alınarak tecil edilebilir.

b-Tecil edilmesi için yazılı talepte bulunulan Kurum alacağının toplamı ellibin Türk Lirasını aşmadığı taktirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki Kurum alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Bakanlar Kurulunca teminat aranılmamasına ilişkin tutarının değiştirilmesi durumunda belirlenen bu yeni tutara göre işlem yapılır.

c-Tecile ilişkin usul ve esasları, tecil edilecek Kurum alacaklarını tür ve tutar olarak, borçlunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak, taksit zamanları ile diğer şartları Kurum Yönetim Kurulu belirler.

d-Tecil faizi, Maliye Bakanlığının belirlediği oranlarda uygulanır.

e-Tecil faizi oranında değişiklik yapılması hâlinde, bu değişikliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten önce tecil edilen alacaklara, değişikliğin yapıldığı tarihe kadar eski oranlar, değişiklik tarihinden itibaren ise belirlenen yeni oran üzerinden tecil faizi uygulanır. Ancak, tecil faizi oranının yükselmesi hâlinde değişikliğin yayımı tarihinden önce yapılan veya henüz sonuçlandırılmamış taleplere istinaden yapılacak tecillerde ise eski oranlar üzerinden tecil faizi alınır.

f-Tecilde ödemeler, borç aslı ve ferîlerine orantılı olarak mahsup edilir.

g-Tecil şartlarına uyulmaması, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması ya da yerlerine başkalarının gösterilmemesi hâllerinde alacak muaccel olur.

h-Tecilin bozulması durumunda, tahsil edilmiş bulunan tecil faizlerinin, tecile konu toplam borç içindeki gecikme cezası ve gecikme zammına isabet eden bölümü Kuruma irat kaydedildikten sonra, kalan tutar gecikme zammına mahsup edilir.

Bu konuda geniş ve ayrıntılı bilgi, Prim ve İdari Para Cezası Borçlarına Erteleme veya Taksitlendirme Yapılır mı? konulu bölümde yer almaktadır.

10-Afet Durumunda Primlerin Ertelenmesi:

5510 sayılı Kanunun 91 inci ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 109 uncu maddesi uyarınca;

İşyerleri yangın, su baskını, yer kayması ve deprem gibi afete uğrayan, tabii afet nedeniyle tarımsal faaliyetinden dolayı zarar gören işverenler ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi (4/b) kapsamındaki sigortalıların bu durumu belgelemeleri kaydıyla, afetin meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine yazılı talepte bulunmaları ve prim ödeme aczine düştüklerinin Kurumca yapılacak inceleme neticesinde tespit edilmesi halinde, afet tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek üç aylık prim borçlarının ödeme süresi, afetin meydana geldiği tarihten itibaren bir yıla kadar ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce/Sosyal Güvenlik Merkezince ertelenebilir. Prim borçlarının ertelenmesine karar verilen işverenlerce afetin meydana geldiği ayda verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgeleri, afetin meydana geldiği ayı takip eden üç ay içinde Kuruma verildiği takdirde yasal süresi içinde verilmiş kabul edilir.

Belirtilen sebeplerle prim borcunun ertelendiği sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına ertelendiği süre içinde gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.

15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak zarar gören işverenlerle sigortalı ve hak sahiplerinin, afetin olduğu tarihten afetin olduğu tarihi takip eden ayın sonuna kadar 5510 sayılı Kanuna göre vermekle yükümlü oldukları belgelerin ve bu belgelere bağlı olarak ödemekle yükümlü oldukları primlerin, afetin meydana geldiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar verilmesi ve primlerin de aynı süre içinde ödenmesi halinde; belgeler süresi içinde verilmiş, primler ise süresi içinde ödenmiş sayılır.

7269 sayılı Kanun uyarınca genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler nedeniyle, erteleme süresini ve 5510 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen belgelerin verilme süresi ile primlerin ödenme süresini uzatmaya Kurum yetkilidir. Kurum bu yetkiyi; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya prim türleri itibarıyla farklı süreler halinde tespit etmek suretiyle de kullanılabilir.

Kurum Yönetim Kurulu; genel hayatı etkilediğine karar verilen afetler dolayısıyla Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulaması bakımından prim ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren uzatmaya yetkilidir. Bu yetki, bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya prim türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de kullanılabilir.

11-Primlerde Erken Ödeme İndirimi:

5510 sayılı Kanunun 88 inci ve maddesine göre ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin eski 115, yeni 108 inci maddelerine göre;

Prim borçları yönünden erken ödeme indirimi sadece Kanunun 87 nci maddesi birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen prim ödeme yükümlülerinin üniteye yaptığı ödemelerde uygulanır. Bunlar; 4/b kapsamında olanlar (kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar) ile bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar, isteğe bağlı sigortalı olanlar ve 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılan genel sağlık sigortalısı kişilerdir.

Bu kişiler primlerini en fazla 360 günle sınırlı olmak üzere peşin olarak erken ödeyebilir. Erken ödeme halinde erken ödenen her gün için 6183 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesine göre erken ödeme indirimi hükümleri uygulanır. Söz konusu Kanunun ek 1 inci maddesine göre ise;

Amme alacağının kanuni ödeme süresinden önce ödenmesinde, aşağıda belirtilen indirim ve esaslar uygulanır:

1-Erken ödemelerde indirim, ödeme tarihinden kanuni ödeme süresinin son gününe kadar, her gün için aylık % 4 oranında uygulanır.

2-Kanuni ödeme süresinin sonunda artakalan tutarlar, erken ödeme sayılır ve diğer amme alacaklarına mahsup edilinceye kadar yukarıdaki maddeye göre işlem yapılır. Nakden iadelerde indirim uygulanmaz.

3-İndirim uygulanacak sürelerin hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir ve ödemenin yapıldığı gün dikkate alınmaz.

4-Bakanlar Kurulu; yukarıda (1) numaralı bentte yazılı oranı sıfıra kadar indirmeye % 8’e kadar artırmaya, amme alacaklarının nev’i ve vadeleri itibariyle farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir.

5-Bu madde hükümlerinden yararlanacak amme alacaklarını nev’ileri ve dönemleri itibariyle sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden amme alacakları için uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

6-Bu Kanunun (6183) 41 inci maddesine göre kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle komisyonsuz yapılan ödemelerde, bu madde hükmüne göre indirim uygulamasına esas alınacak ödeme tarihi, paranın alacaklı tahsil dairesi hesabına geçtiği gündür.

5510 sayılı Kanun ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine göre; yapılan erken ödeme indirimi, prime esas kazançtan indirilmez. Erken ödemede sigortalılık süresi, sigorta priminin ait olduğu her ayın ilk gününden itibaren, prim ödeme gün sayısına dahil edilir. Erken ödeme yapılan ve prim ödeme gün sayısına dahil edilmeyen sürede isteğe bağlı sigortalılığın sona ermesi halinde, sigortalılık süresinden sayılmayan günlere ait primler ilgililere iade edilir.

a-Bu kişiler, peşin olarak en fazla 360 güne kadar olan primlerini erken ödeyebilirler.

b-Erken ödeme indirimine ilişkin süre, ödemenin yapıldığı günü takip eden günden kanunî ödeme süresinin son gününe kadar (son gün hariç) geçen gün sayısı dikkate alınarak hesaplanır. Taksitler hâlinde yapılan ödemelerde, birden fazla taksitin erken ödenmesi hâlinde süre, erken ödenen her bir taksit içinde aynı şekilde belirlenir. Bu kişilerin ödeyeceği prim alacağının yasal ödeme süresinin hesabında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 18 inci maddesiyle uzayan süreler dikkate alınır.

c-Erken ödeme indirimi, ödemenin yapıldığı ayda ödeme vadesi başlamış ayın prim tutarı hariç olmak üzere takip eden ayların primlerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden başlamak üzere Bakanlar Kurulunca belirlenen indirim oranları dikkate alınarak günlük hesaplanır.

d-İndirim miktarı, ödemesi gereken prim borcunun erken ödenen gün sayısı ve tespit edilen aylık oranın bir günlüğü ile çarpımı suretiyle bulunur. Bu miktar, ödemesi gereken prim borcundan çıkarılarak ödenecek tutar hesaplanır.

e-Erken ödeme kapsamında prim alacaklarını dönemleri itibarıyla sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden prim alacakları için uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.

12-İdari Para Cezalarında Peşin Ödeme İndirimi:

5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine göre;

İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Dolayısıyla % 25 oranında peşin ödeme indirimi uygulanmış olur. Peşin ödeme yapılmış olması, idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez, eğer süresi geçmemişse peşin ödemeye rağmen yargı yoluna başvurulabilir. Ancak bu durumda, Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan % 25’lik ceza tutarı, 89 uncu maddenin ikinci fıkrası doğrultusunda gecikme cezası ve zammı uygulanarak tahsil edilir.

13-Prim ve İdari Para Cezalarının Hakedişten Mahsubu:

5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesine göre;

Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işte, işverenlerin hakedişleri, Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir. Kesin teminatları ise ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden (borcu olmadığına dair Kurumdan yazı alındıktan) sonra iade edilir. İşverenlerin, kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, bankalar ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar nezdindeki her çeşit alacak, teminat ve hakedişleri üzerinde işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Kurum alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.

Valilikler, belediyeler, il özel idareleri ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından, geçici iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce yapılan inşaat dolayısıyla, diğer kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ve bankaların ise Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek işlemlerinde Kuruma borçlarının bulunmadığına dair ilgililerden Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi zorunludur.

Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne veya belgeye dayanmayan genel düzenlemeler hariç olmak üzere, belirli bölgelere veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim, yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik ve desteklerin, daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayanlar hariç olmak üzere, verilmesinden önce işverenlerden Kuruma muaccel olmuş prim ve idari para cezası borçlarının bulunmadığına veya tecil ve taksitlendirildiğine ya da yapılandırıldığına dair belge ve bilgilerin istenmesi zorunludur. Tecil ve takside bağlanmış ya da yapılandırılmış olan borçlara ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden dolayı anlaşması bozulanlardan veya bu sebepler dışında söz konusu yardım, teşvik ve desteklerden yararlanmaması gerektiği sonradan anlaşılanlardan, yapılan devlet yardımı teşvik ve destek ödemeleri ilgili mevzuat çerçevesinde müeyyideleri ile birlikte geri alınır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.

Konuyla ilgili olarak ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik 29.09.2008 tarih – 27012 (2. mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

14-Prim Borçlarının Katma Değer Vergisi İade Alacağından Mahsup Suretiyle Ödenmesi:

Prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi durumunda, primin en geç ödenmesi gereken yasal süre; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenlerden; sigortalılara ait ücretleri her ayın 1’i ila sonu arasına ilişkin olarak ödeyen işverenler yönünden, primin ilişkin olduğu ayı takip eden ayın sonu (vade) yerine, vadeyi izleyen onbeşinci, sigortalılara ait ücretlerin her ayın 15’inden, ertesi ayın 14’üne kadarki döneme ilişkin olarak ödendiği işverenler yönünden ise primin ilişkin olduğu dönemi takip eden dönemin sonu (vade) yerine, vadeyi takip eden onbeşinci gün olacaktır.

Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen onbeş günlük süre içinde katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi sırasında, mahsup edilen tutarın prim borcunun tamamını karşılamaması durumunda, mahsup edilen kısım yasal süresi içinde ödenmiş sayılacak, buna karşın ödenmemiş kısmı, onbeş günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle ödenecektir.

Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen onbeş günlük süre geçirildikten sonra katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi halinde ise, söz konusu borçlara, yine onbeş günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacaktır.

Örnek-1: Ücretlerin her ayın 1’i ila sonu arasında geçen süreye ilişkin ödendiği özel sektöre ait bir işyerinde çalıştırılan sigortalılara ilişkin bulunan 2012/Nisan ayına ait prim borcunun, katma değer vergisi (KDV) iadesi alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi halinde, KDV iadesi alacağından mahsup talep edilmemiş olması durumunda prim borcu en geç ait olduğu 2012/Nisan ayını takip eden 2012/Mayıs ayı sonuna, diğer bir ifadeyle 31/05/2012 tarihine kadar ödenmesi gerekmekte iken, prim borcunun KDV iadesi alacağından mahsubu suretiyle ödenmesinin talep edilmiş olması nedeniyle söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının, ilgili vergi dairesince 15/6/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) Kuruma aktarılması halinde, bahse konu aya ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir. Onbeşinci günün resmi tatile rastlaması ve bu nedenle prim borçlarının onbeşinci günü takip eden ilk iş günü içinde mahsup edilmesi halinde de yine primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.

Örnek-2: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran resmi nitelikteki (B) Kamu Kurumu, 15/01/2012 – 14/02/2012 döneminde çalıştırmış olduğu sigortalıların primlerini en geç 14/3/2009 tarihine kadar ödenmesi gerekmekte iken, prim borcunun KDV iadesi alacağından mahsubu suretiyle ödenmesinin talep edilmiş olması halinde, söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının ilgili vergi dairesince 29/3/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) Kuruma aktarılması halinde, bahse konu döneme ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.

Örnek-3: Ücretleri her ayın 1’i ila 30’u arasında ödenen özel sektöre ait bir işyerinde çalıştırılan sigortalılara ilişkin 2012 /Mart ayına ait prim borcunun, katma değer vergisi (KDV) iadesi alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi halinde, söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının, ilgili vergi dairesince 15/5/2012 tarihine kadar Kuruma aktarılmaması halinde, bahse konu aya ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilmeyeceğinden, yasal ödeme süresinin sona erdiği 30/4/2012 tarihini takip eden günden, ödemenin yapıldığı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanacaktır.

15-İşyerini Devralanların Sorumluluğu:

5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine göre;

Sigortalının çalıştırıldığı işyeri aktif veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da başka bir işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim ile gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.

16-Zamanaşımı:

5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesine göre;

Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır.

Aynı şekilde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinde de idarî para cezalarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır. Bu doğrultuda, 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinde idari para cezaları için beş yıllık zaman aşımı süresi öngörülmüşse de cezayı gerektiren fiil 506 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde yani 30/09/2008 veya öncesi tarihlerde işlenmiş olsa bile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 30/09/2008 tarihi itibariyle beş yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olan idari para cezaları hariç bütün idari para cezaları için 10 yıllık zaman aşımı süresi uygulanmaya başlanmıştır. Ancak mahkemelerin 506 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde işlenmiş olan fiiller için beş yıllık zaman aşımı süresinin geçerli olduğu yönünde kararlar vermesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu uygulama değişikliğine gitmiştir. Buna göre 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihi veya sonrasında işlenen fiiller için uygulanacak idari para cezalarında zaman aşımı süresi 10 yıl olarak, 506 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde yani 30/09/2008 veya öncesi tarihlerde işlenmiş olan filler için uygulanacak idari para cezalarında ise beş yıllık zaman aşımı süresi dikkate alınmaktadır.

Zamanaşımına uğramış alacaklar ilgiliden talep edilemez, ilgili kişi ödemeye zorlanamaz, sadece zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer.

17-Yetkili Mahkeme:

Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. İdari para cezalarına itirazda ise yetkili mahkeme idare mahkemesidir. İtiraz süresi yazının/borcun tebliğinden ilgiliye tebliğinden itibaren idari para cezalarında 30 gün, re’sen tahakkuk ettirilen primlerde ise bir aydır.

18-Yanlış ve Yersiz Olarak Tahsil Edilen İdari Para Cezaları ve Primler:

5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine göre;

Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına ya da hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak 818 sayılı Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.

Prim iadesi nedeniyle sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan masraflar 96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır.

Madde metninde idari para cezalarından bahsedilmemiş olmakla beraber, aynı şekilde yanlış ve yersiz alınmış olduğu tespit edilen idari para cezalarının da ilgililere geri verilmesi gerekmektedir. Ancak gerek yanlış ve yersiz alınmış olduğu tespit primlerin, gerekse idari para cezalarının geri verilmesi için, ilgilinin Kuruma başka borcunun da olmaması gerekir. Eğer ilgilinin Kuruma borcu varsa ona mahsup edilir.www.isvesosyalguvenlik.com