DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,62
BIST 9,7897
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Mevzi Sağanak

Mahkeme Kararlarına İtirazda Parasal Sınırlar

27.05.2020
A+
A-
Mahkeme Kararlarına İtirazda Parasal Sınırlar

Çalışma hayatına ilişkin olarak işverenlere 4857 sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanuna istinaden uygulanan idari para cezalarına itirazda iki aşama vardır.

Birincisi idareye itiraz, ikincisi ise mahkemeye itiraz. 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi uyarınca SGK Müdürlükleri tarafından uygulanan idari para cezalarına karşı aynı müdürlüğe itiraz başvurusu yapılabilir. İtiraz ünite itiraz komisyonu tarafından değerlendirilir. İtirazın reddi halinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Aynı durum prim borçları için yapılacak itiraz ve iş mahkemesinde açılacak dava açısından da geçerlidir (Bkz. SGK İdari Para Cezalarına ve Primlere İtiraz). Uygulanan idari para cezasına karşı Kuruma itirazda bulunmak zorunlu olmayıp, doğrudan mahkemede dava da açılabilir (Bkz. İdari Para Cezasına İtiraz Etmeden Doğrudan Mahkemeye Gidilebilir mi ?)

4857 sayılı İş Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa istinaden Çalışma ve İş Kurumu Müdürlükleri tarafından uygulanan idari para cezaları ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine tabi olduğundan, SGK idari para cezalarından faklı olarak cezayı uygulayan müdürlüğe başvuru imkanı olmayıp, doğrudan Sulh Ceza Mahkemesinde dava açılması gerekir. (Bkz. 4857 ve 6331 Sayılı Kanun Para Cezalarına İtiraz Süreci)

Yukarıda linkleri verilen yazılarda SGGK müdürlükleri, idare mahkemesi, iş mahkemesi ve sulh ceza mahkemesine itiraz konuları ve süreleri hakkında gerekli bilgilere yer verilmiş olduğundan, bu yazıda sadece mahkeme kararlarına karşı yapılacak itiraz ve temyiz başvuruları hakkında bilgilere yer verilmiştir.

İstinaf uygulaması başlamadan önce adli yargıda mahkeme kararlarına karşı tek itiraz mercii Yargıtay’dı. Ancak artık ikili bir sistem var. Yeni sisteme göre parasal sınırlar da dikkate alınarak ilk derece mahkemeleri (iş mahkemesi, sulh ceza mahkemesi) kararlarına karşı önce bölge adliye mahkemesine, bölge adliye mahkemesinin verdiği kararına karşı da Yargıtay’a itiraz başvurusunda bulunulması gerekir. Aynı şekilde idare mahkemelerinin kararlarına karşı da önce bölge idare mahkemesine, bölge idare mahkemesi kararına karşı da Danıştay’a itiraz başvurusunda bulunulması gerekir.

Aşağıda istinaf ve temyiz başvurusu için sınır olarak belirtilen tutarlar 2020 yılı için geçerli tutarlardır. Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artmaktadır.

İstinaf Nedir ? İstinaf, ilk derece mahkemelerinin (ilk başvuru yapılan mahkemenin) henüz kesinleşmemiş son kararlarının hem maddi hem de hukuki yönden denetlenmesini, hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan bir itiraz yoludur.

Önemli Açıklama: Aşağıda belirtilen parasal sınırlar 2020 yılı içerisinde yapılacak itirazlar için geçerli olup, söz konusu parasal sınırlar her yıl 1 Ocak tarihinde yeniden değerleme oranında artmaktadır.

İdare ve Vergi Mahkemesi Kararlarına Karşı İtiraz

Bu konudaki süreç 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabidir.

Konusu 7.000 (yedi bin) Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz yani bölge idare mahkemesine itirazda bulunulamaz. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi ile 6631 sayılı Kanunun 26/1-e maddesine (iş kazası ve meslek hastalığını süresinde bildirmeme) istinaden SGK müdürlükleri tarafından uygulanan idari para cezalarına karşı idare mahkemesinde açılan davalar başta olmak üzere idare mahkemelerinde açılan davalar ile vergi mahkemelerinde açılan davalarda eğer dava konusu tutar 7.000 (yedi bin) lirayı geçmiyorsa mahkemenin verdiği karar kesindir. Bu karara karşı başka herhangi bir yere itiraz edilemez.

Miktar veya değeri 7.000 (yedi bin) lirayı geçen davalarda ise idare mahkemesi veya vergi mahkemesi kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir yani mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itirazda bulunulabilir. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. Yani davanın ilk derece mahkemesinde tekrar görülmesi gerekmez. Ancak, bölge idare mahkemesi ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulmuş olmakla birlikte, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye geri gönderir, bu durumda ilk derece mahkemesinde davaya tekrar bakılması gerekir ve bölge idare mahkemesinin bu şekildeki kararları kesindir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararlarına İtiraz

Miktar veya değeri 176.000 (yüz yetmiş altı bin) lirayı geçmeyen davalara ilişkin olarak bölge idare mahkemesi tarafından verilen kararlar kesindir. Başka bir yere itiraz edilemez. Konusu 176 bin lirayı geçen davalara ilişkin olarak ise bölge idare mahkemesi tarafından verilen karara karşı, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabilir.

İş Mahkemesi ve Sulh Ceza Mahkemesi Kararlarına Karşı İtiraz

Gerek iş mahkemesi, gerekse sulh ceza mahkemesi adli yargı alanında yer aldığından, her iki mahkeme tarafından verilecek kararlara ilişkin itiraz süresi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. Adli yargıda ger alan sulh hukuk, asliye hukuk ve asliye ceza gibi diğer mahkemelerin kararlarına itiraz da aynı şartlara tabidir.

Aşağıda belirtilen sınırlamalar konusu parayla ölçülebilen, miktar ve değeri olan davalar için geçerlidir. Konusu parayla ölçülemeyen, herhangi bir miktar ve değeri olmayan işlem ve uygulamalarla ilgili olarak açılacak davalarda herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Kanunlarda belirtilen istisnalar hariç, ilk derece mahkemesi kararına karşı bölge adliye mahkemesine itirazda bulunulabilir, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunulabilir.

Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sağlık hizmet sunucuları arasından yapılan sözleşme veya protokollerle ilgili olarak SGK tarafından uygulanan ceza ve yaptırımlar sosyal güvenlik hukuku düzenlemeleriyle ilgili olmayıp haksız fiil ve protokol – sözleşme hükümlerine aykırı işlemlerle ilgili olduğundan, Kurumun bu konudaki işlem ve uygulamalarına karşı Asliye Hukuk Mahkemelerine itiraz edilmesi gerekmekte olup, aşağıda belirtilen rakamsal sınırlamalar bu davalar için de geçerlidir.

SGK müdürlükleri tarafından uygulanan idari para cezaları dışında kalan iş ve işlemler (başta prim borçları olmak üzere) ile ilgili olarak iş mahkemelerinde; 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa istinaden Çalışma ve İş Kurumu Müdürlükleri tarafından uygulanan idari para cezalarına istinaden sulh ceza mahkemelerinde açılan davalarda, eğer dava konusu 5.390 (beş bin üç yüz doksan) lirayı geçmiyorsa mahkeme tarafından verilen karar kesindir, yani herhangi bir yere itiraz edilemez. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması sınır alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda ise kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 5.390 Türk Lirasını geçmeyen taraf da istinaf yoluna başvuramaz. Örneğin dava konusu tutar 10 bin TL ise mahkeme talebin 5 bin TL’lik kısmını kabul etmiş 5 bin TL’lik kısmını reddetmişse, bu durumda mahkeme kararı kesinleşmiş sayılır, istinaf yoluna başvurulamaz, yani bu mahkeme kararına karşı herhangi bir yere itiraz edilemez.

Miktar veya değeri 5.390 (beş bin üç yüz doksan) lirayı geçen davalara ilişkin iş mahkemesi ve sulh ceza mahkemesi kararlarına karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir yani bölge adliye mahkemesine itiraz edilebilir. İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 üncü maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesi duruma göre ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulup istinaf başvurusunu yani itirazı reddebilir, kararı hukuka uygun bulmayıp dosyayı tekrar görüşülmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderebilir veya dava hakkında kendisi bir karar verebilir.

– Miktar veya değeri 72.070 (yetmiş iki bin yetmiş) Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin olarak bölge adliye (istinaf) mahkemesinin kararı kesindir. Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunulamaz. Miktar veya değeri 72.070 (yetmiş iki bin yetmiş) Türk Lirasını geçen bölge adliye (istinaf) mahkemesi kararlarına karşı ise kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yoluna başvurulabilir. İki haftalık sürenin nasıl hesaplanacağı konusunda Mevzuatta Belirtilen Sürelerin Hesaplanması başlıklı yazıya bakabilirsiniz. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun “Temyiz edilemeyen kararlar” başlıklı 8 inci maddesine göre de başta işe iade davaları olmak üzere (Bkz. Yeni Düzenlemelere Göre İşe İade Süreci) maddede sayılan konularla ilgili davalarda Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılamaz, yani temyiz yolu kapalıdır. Şartlar tutuyorsa İş Mahkemesi kararına karşı bölge adliye mahkemesine itiraz edilebilir.

Diğer İstisnai Kanun Yolları

Belirtilen tutarlar altında kalması nedeniyle bir üst mahkemeye itiraz edilememesi veya bir üst mahkemeye itiraz edilmesi üzerine üst mahkeme tarafından nihai kararın verilmesi nedeniyle mahkeme kararının kesinleşmesi durumunda, kanunlarda öngörülen şartlar var ise çok istisnai olarak başvurulabilecek iki kanun yolu daha bulunmaktadır.

Birincisi kanun yararına temyiz, ikincisi yargılamanın iadesi (yargılamanın yenilenmesi).

Kesinleşmiş mahkeme kararlarından niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerle sınırlı olmak üzere kanun yararına temyiz başvurusunu sadece Adalet Bakanlığı ile Yargıtay ya da Danıştay Cumhuriyet Başsavcılığı yapabilir. Bu başvuru sonucu Yargıtay veya Danıştay tarafından verilecek karar kesinleşmiş mahkeme kararını etkilemez, karar Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı konuya ilişkin daha sonraki davalarda dikkate alınır.

Yargılamanın iadesi başvurusunu ise şartların varlığı halinde davanın tarafları yapabileceği gibi ilgisi olan üçüncü kişiler de yapabilir. (isvesosyalguvenlik.com)

Esman DİLLİ *

———–

* Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu

YORUMLAR - Kısa sorular imkanlar ölçüsünde cevaplandırılır. Emeklilikle ilgili, daha önce yazılmış veya cevaplandırılmış konularla ilgili sorular cevaplandırılmaz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.